15 Temmuz Sonrası Askerlerin Durumuna İlişkin Sosyal Medya Paylaşımlarının Devletin Askeri Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturabileceği Hakkında Yargıtay Kararı
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
Sanık Savunması: Sanık ve müdafii temyiz dilekçesinde, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, suç işleme kastı bulunmadığını ve eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek beraat kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece ve İstinaf Kararları: Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 216/1 uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın ifadelerinin devletin askeri teşkilatını alenen aşağılama niteliğinde olduğunu, bu nedenle TCK m. 301/1 ve 301/4 uyarınca Adalet Bakanlığından soruşturma izni alındıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiğini gözetmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülmesini ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı uyarınca lehe basit yargılama usulünün (CMK m. 251) değerlendirilmesi zorunluluğunu belirterek kararı BOZMUŞTUR.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ceza Dairesi
SAYISI: 2017/308 Esas, 2018/167 Karar
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2017 tarihli iddianamesiyle sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suretiyle açık ve yakın tehlikeye neden olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli kararıyla sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suretiyle açık ve yakın tehlikeye neden olma suçundan 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Sanık müdafiinin kararı istinaf etmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.11.2018 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyiz talebine konu olan karar Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.11.2018 tarihli, 2018/1290 Esas, 2018/3264 Karar sayılı kararı olup Tebliğnamede bu husus sehven yanlış belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme yapıldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın kendisine ait "..." isimli sosyal paylaşım sitesinde 15 Temmuz darbe girişiminden yakın süre sonra "Demokrasi için yürüyen sivil irade dedikleri işte bu içimizdeki IŞİD', 'sakın sokağa çıkmayın bütün tecavüzcüler dışarda', 'bu çocuklar rütbesiz er yani bu çocuğun tek suçu 18 bin lirasının olmayıp askere gitmesidir millete kendi askerini kemerle dövdürttünüz ya yazıklar olsun.', 'Sokağa davet edilenlerin bayrak sevgisi ne sevgiymiş gözlerimiz yaşardı değilmi; benimde.', 'Asker kafası kesmeye çalışan orospu çocuklarılana kuzularına kemerle işkence eden vatan hainleri! hiçbirşeyden haberi olmayan günahsız 20 yaşındaki çocuğa benim Allahım benim dinimi kullanıp, tekbir getirerek sopalarla dalan piç kuruları!biz Hakkari'de çatışırken evde çarkıfelekizleyen şerefsizler ve halkı askere düşman eden buna sebep olan kansızlar!umarım biriniz bu yazıyı okuyorsunuzdur. Allah en kötü ölümü size üç kuruşluk cesedinize tükürmeyi bana nasip etsin İnşallah.!, 'Bir daha şehitler ölmez vatan bölünmez diyebilecekmisiniz eyy halkım o askerler emir kulu onları siz öldürdünüz kafasını kestiniz köprüden attınız terörle mücadele edenlerin yüzüne nasıl bakarsınız.!, ! Ayaklanma yaparsanız sonunuz böyle olur görüntüsü verdiler halka, ama böyle bitmez cevabını mutlaka alacaktır hükümet, sarıklı cübbeli yobazların benim toprağımda benim askerimin başını kestiğini kemerle meydan dayağı attığınıgöreceğime ölseydim ben.', 'Halkına kurşun sıkmamak için teslim olan silahsız askerleri, linç eden yaratıklar tutuklansın,', 'Bu zulmü paylaşın çocuğu askerde olan aileler çocuğunuz ağır işkence altında!akp 12 eylül darbesinden farksiz emir kulu askerler ağır işkencede'.' şeklinde paylaşımlar yapmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık savunmasında; halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçunu işleme kastı olmadığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Somut bir tehlike suçu olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen fiil, kamu düzenini, toplum huzurunu/barışını himaye eden, esas itibariyle nefret söylemini sınırlandırmayı hedefleyen halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek suçu; halkı, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde düşmanlığa veya kin beslemeye alenen tahrik edilmesini cezalandırmaktadır.
Somut olayda; sanığın eyleminde halkın bir kesiminin sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak aşağılanmadığı ancak "...asker kafası kesmeye çalışan orospu çocuklarılana kuzularına kemerle işkence eden vatan hainleri! hiçbirşeyden haberi olmayan günahsız 20 yaşındaki çocuğa benim Allahım benim dinimi kullanıp, tekbir getirerek sopalarla dalan piç kuruları!biz Hakkari'de çatışırken evde çarkıfelekizleyen şerefsizler ve halkı askere düşman eden buna sebep olan kansızlar! umarım biriniz bu yazıyı okuyorsunuzdur., 'Bir daha şehitler ölmez vatan bölünmez diyebilecekmisini!, ! Ayaklanma yaparsanız sonunuz böyle olur görüntüsü verdiler halka, ama böyle bitmez cevabını mutlaka alacaktır hükümet, sarıklı cübbeli yobazların benim toprağımda benim askerimin başını kestiğini kemerle meydan dayağı attığınıgöreceğime ölseydim ben.', 'Halkına kurşun sıkmamak için teslim olan silahsız askerleri, linç eden yaratıklar tutuklansın,', 'Bu zulmü paylaşın çocuğu askerde olan aileler çocuğunuz ağır işkence altında akp 12 eylül darbesinden farksiz emir kulu askerler ağır işkencede.." şeklindeki sözlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinde; sanığın, devletin askeri teşkilatına yönelik ağır eleştiri amacını aşan aleni aşağılama niteliğindeki sözleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 301 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca aynı maddenin dördüncü fıkrası gereğince Adalet Bakanlığından soruşturma izni alındıktan sonra cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. (1) nolu bozma nedenine göre; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerekliliği; nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.11.2018 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak Sayın [A. B.] ve [C. D.]'ın değişik gerekçesiyle ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanığın sarf ettiği sözlerin 5237 sayılı Kanun'un 301 nci maddesinde düzenlenen suçu mu oluşturacağı; ifade özgürlüğü kapsamında sanığın beraatine mi karar verileceği noktasındadır. Sanığın davaya konu edilen cümlelerinin ağır eleştiri niteliğinde olduğu ancak ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı ve atılı suçun unsurları oluşmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyoruz.
AİHS'nin 10. maddesinde ifade özgürlüğü düzenlenmiştir. AİHM 1976 tarihli Handyside- Birleşik Krallık kararında; "İfade özgürlüğü demokratik bir toplumun temel taşlarından biri olup bu özgürlüğü olmadığı bir toplumu demokratik olarak nitelendirmek mümkün değildir. İfade özgürlüğü bir toplumun ilerlemesinin ve her insanın gelişiminin temel koşullarından biridir. Bu fikirler toplum tarafından hoş görülmeyen, şok edici, rahatsız edici, beğenilmeyen görüş ve düşüncelerin de özgürce ifadesini kapsar. Bu durum demokratik bir toplumun olmazsa olmazları olan çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleridir." ifadelerine yer verilmiştir.
İfade özgürlüğü bilgi ve fikir alma ve verme özgürlüğünü de kapsamaktadır. Fotoğraflar, tıbbi sırlar, mülakat görüşmelerindeki olgusal ifadeler de bilgi ve fikir kapsamındadır.
İfade özgürlüğü konusunda hükümete karşı yapılacak eleştiriler konusunda daha geniş bir takdir marjının olduğunun da kabulü gerekir. Zira yürütme organı içerisinde olup icracı makamlardaki şahısların yaptıkları icrai faaliyetler konusunda eleştiriye açık olmaları gerekir. Olayımızda da hükümetin bir bürokratı mesabesindeki devlet yetkilisi olan katılanın da eleştirilirken bu takdir marjı çerçevesinde eliştirilmesi ve yapılacak sınırlamanın başka şahıslara göre daha dar tutulması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda; UYAP kayıtlarına göre terör örgütüyle ilgili herhangi bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan ve suç tarihinde 43 yaşında olan sanığın " ...bu çocuklar rütbesiz er yani bu çocuğun tek suçu 18bin lirasının olmayıp askere gitmesidir millete kendi askerini kemerle dövdürttünüz ya yazıklar olsun.', '.... 'Asker kafası kesmeye çalışan orospu çocuklarılana kuzularına kemerle işkence eden vatan hainleri! hiçbirşeyden haberi olmayan günahsız 20 yaşındaki çocuğa benim Allahım benim dinimi kullanıp, tekbir getirerek sopalarla dalan piç kuruları!biz Hakkari'de çatışırken evde çarkıfelekizleyen şerefsizler ve halkı askere düşman eden buna sebep olan kansızlar!umarım biriniz bu yazıyı okuyorsunuzdur. .... 'Bir daha şehitler ölmez vatan bölünmez diyebilecekmisiniz eyy halkım o askerler emir kulu onları siz öldürdünüz kafasını kestiniz köprüden attınız terörle mücadele edenlerin yüzüne nasıl bakarsınız.!,! hükümet, sarıklı cübbeli yobazların benim toprağımda benim askerimin başını kestiğini kemerle meydan dayağı attığınıgöreceğime ölseydim ben.', 'Halkına kurşun sıkmamak için teslim olan silahsız askerleri, linç eden yaratıklar tutuklansın,', 'Bu zulmü paylaşın çocuğu askerde olan aileler çocuğunuz ağır işkence altında..." şeklindeki sözlerinin bütün olarak değerlendirilmesinde; bedelli askerlik hizmeti ücretini ödemeyerek rütbesiz olarak askerlik görevini yapan ve darbe teşebbüsü ile ilgili bilgisi olmayan askerlerin bir kısım vatandaşlardan gördüğü basına da yansıyan eziyetlerden etkilenerek ve kendi kanaatine göre masum askerleri benimseyerek milli duygularla yazılmış sözler olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar yazının içeriğinde ağır eleştiri ve kaba söz olarak nitelendirilebilecek ifadeler yer alsa da bu suçun oluşumu için yeterli değildir. Bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyoruz.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Etnik Temizlik İddiasını İçeren Broşür Dağıtma Eyleminin Devletin Askeri Ve Emniyet Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sendika Başkanının Sosyal Medya Paylaşımının Şiddete Çağrı İçermediği Ve Düşünce Özgürlüğü Kapsamında Kaldığı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçunda Kamu Güvenliği Açısından Somut Tehlikenin Tartışılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medyadaki Dua Ve Diyanet Eleştirilerinin Dini Değerleri Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Siyasi Parti Seçmenlerine Yönelik Sosyal Medya Eleştirilerinin Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Veya Aşağılama Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medyada Dini Değerleri Aşağılama Suçunda Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı Sonrası Basit Yargılama Usulünün Değerlendirilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Etnik Kökene Dayalı Hakaret İçeren Paylaşımların TCK 216/2 Maddesindeki Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medyadaki Anlık Öfke Ürünü Tepkisel Yorumların Suç İşlemeye Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Alevi Vatandaşların Kendilerini Saldırılara Karşı Koruması Yönündeki Sosyal Medya Paylaşımlarının Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Düğünde Etnik Sloganlar Atarak Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Etme Ve Tehdit Suçlarının Yargılaması Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 130 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 91 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu