Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı
Dava ve Talep: Davacı vekili, tarafların evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmaz, araçlar ve şirket kar payı alacağına ilişkin olarak edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklı alacağın tahsilini talep etmiştir.
Cevap: Davalı vekili, tarafların anlaşmalı boşanma protokolü gereğince birbirlerinden başkaca maddi ve manevi tazminat taleplerinin olmadığını, bu beyanların mahkeme içi ikrar niteliğinde olup kesin hüküm teşkil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Kararı: İlk Derece Mahkemesi, protokoldeki beyanların ve mahkeme içi ikrarın boşanmanın fer'ileri dışındaki hususları da kapsadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Özel Daire ve Direnme Süreci: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, anlaşmalı boşanma protokolündeki mali beyanların boşanmanın fer'ilerine yönelik olduğunu ve açıkça mal rejimini kapsamadığını belirterek kararı bozmuş; ancak İlk Derece Mahkemesi önceki kararında direnmiştir.
Temyiz/Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mal rejiminin tasfiyesinin boşanmanın fer'isi niteliğinde olmadığını, protokoldaki ibarelerin mal rejiminden feragati açıkça içermediğini belirterek Özel Daire bozma kararı doğrultusunda direnme kararının bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki "edinilmiş mallara katılma rejimi alacağı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir 5. Aile Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 30.04.1999 tarihinde evlendiklerini, İzmir 5. Aile Mahkemesinin 05.02.2013 tarihli kararı ile boşanmalarına karar verildiğini, kararın 21.01.2013 tarihinde kesinleştiğini, evlilik birliği içerisinde davalı adına kayıtlı gayrimenkulün 1/2 hissesi, iki adet daire, 3 adet plaka sayılı araçlar, [SANTRA] Otomasyon adlı şirkette mevcut kar payı alacağı hissesinin edinildiği, müvekkilinin bu mallar yönünden davalıdan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklı alacağının bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 166. maddesinin 3. fıkrası uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiğini, buna göre birbirlerinden maddi ve manevi tazminat taleplerinin bulunmadığını, mahkeme içi ikrar niteliği bulunan beyanı doğrultusunda davacının eldeki davayı kesin hüküm nedeni ile açamayacağını, kaldı ki dava konusu edinilen malların müvekkilinin kişisel mal grubu niteliğinde sayılan mallardan olduğunu, davacının bu mal grubuna giren dava konusu mallar yönünden bir hak talep edemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararı:
6. İzmir 5. Aile Mahkemesinin 09.09.2014 tarihli kararı ile; tarafların yapılan protokol sonucunda anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiğini, imzalanan bu protokolün duruşmada doğru olduğunu kabul ettiklerini, protokolde "boşanmanın fer'isi niteliğindeki velayet, nafaka, kişisel ilişki dışında davalının davacıya ait evde oturmaya devam edeceği, evde bulunan eşyaların davalı [M.A.]'a ait olacağı ve birbirlerinden başkaca maddi manevi taleplerinin olmadığının" belirtildiği, bu protokol uyarınca taraflar arasında boşanmanın fer'îleri dışında kalan yönlerden de anlaşma sağlandığı, bu beyanların mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Özel Daire Kararı:
7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı yasal süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
8. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.03.2016 tarihli kararı ile; Dava, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Davacının boşanma protokolündeki beyanı boşanmanın fer'i niteliğindeki mali konulara yönelik olup, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bir açıklama içermemektedir. Mal rejiminin tasfiyesi boşanma davasının eki niteliğinde olmadığından taraf delilleri toplanarak esasa ilişkin karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
9. İzmir 5. Aile Mahkemesinin 21.06.2017 tarihli kararı ile önceki gerekçeyle direnme kararı verilmiştir.
10. Direnme kararı yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda tarafların TMK'nın 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiği gözetildiğinde, eşlerin boşanma kararında yer alan "birbirlerinden başkaca maddi ve manevi tazminat talepleri bulunmamaktadır" şeklindeki beyan ve ifadenin edinilmiş mallara katılma mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkını kapsayıp kapsamadığı noktasında toplanmaktadır.
III. GEREKÇE
12. Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar vardır.
13. Mal rejimi; eşlerin evlenmeden önce sahip oldukları ve evlilik birliği devam ettiği sürece edindikleri mallar üzerindeki hakları, birbirlerine ve üçüncü kişilere karşı sorumlulukları ile evlilik birliği sona erdiğinde bu malların paylaştırılması yönündeki kurallar bütününü ifade etmektedir.
14. TMK'nın 202. maddesinin 1. fıkrası uyarınca eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır.
15. Edinilmiş mallara katılma rejiminde tasfiye davasının görülebilmesi için eşler arasındaki mal rejiminin sona ermiş olması gerekir. TMK'nın 225/2. maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla mal rejimi sona erer.
20. Anlaşmalı boşanmada boşanmanın fer'i niteliğindeki mali sonuçlar kavramı mal rejiminin tasfiyesini kapsamaz. Boşanmanın mali sonuçları TMK m. 174'teki tazminatlar ve yoksulluk nafakası ile TMK m. 182'deki iştirak nafakasıdır.
21. Mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın fer'isi niteliğinde olmayıp anlaşmada ayrıca açıkça yer verilmemişse sırf anlaşmalı boşanmış olmaları mal rejimini tasfiye ettikleri anlamına gelmez.
24. Eşler boşanma davasında mal rejiminin tasfiyesi hususunda da anlaşma yapmak istiyorlarsa, bu hususun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta olması gerekmektedir. Soyut, muğlak ve müphem ifadeler sonradan açılan davanın görülmesine engel teşkil etmez.
25. Somut olayda tarafların boşanma protokolündeki ifadelerden ve duruşmadaki beyanlarından aralarındaki mal rejimini tasfiye ettikleri sonucuna varılamaz.
26. Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
IV. SONUÇ:
Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 07.06.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Anlaşmalı Boşanma Duruşmasındaki Soyut Sözlü Beyanların Yasal Mal Rejiminin Tasfiyesinden Feragat Sayılamayacağı ve Tasfiye Alacağı Haklarını Ortadan Kaldırmayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Emsal Karar
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Anlaşmalı Boşanma Sonrasında Türk Medeni Kanunu'nun 174. Maddesi Uyarınca Maddi ve Manevi Tazminat İstenemeyeceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Emsal Karar
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Açıkça İsmen Sayılmayan Mal Rejimi Tasfiyesi ve Ziynet Eşyası Alacağından Feragat Edilmiş Sayılamayacağına İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Anlaşmalı Boşanma Kararı Kesinleşinceye Kadar Tarafın Anlaşma İradesinden Dönebileceği ve Davanın Çekişmeli Boşanma Olarak Görülmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Müşterek Çocukların Eğitim Giderlerini Üstlenen Babanın Taahhüdünün Velayetin Anneye Değiştirilmesi Halinde de Geçerliliğini Koruyacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Emsal Karar
- Anlaşmalı Boşanma Davasında Tarafların Mali Sonuçlar ve Çocukların Durumu Hakkında Yeterli Beyanının Alınması ve Anlaşma İradesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Emsal Karar
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Boşanma Davasında Mal Rejimi Tasfiyesi ve Katılma Alacağı Hesaplama (Örnekli Anlatım) Makale
- Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi ve Protokolü Örneği Makale
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 131 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 96 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 78 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 76 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 193 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 131 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 123 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 96 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 91 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 90 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu