Siyasi Parti Seçmenlerine Yönelik Sosyal Medya Eleştirilerinin Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Veya Aşağılama Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla siyasi parti gruplarını ve seçmenlerini hedef alarak halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
İddia Makamı / İtiraz: Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, sanığın eyleminin TCK m. 216/2 uyarınca halkın bir kesimini alenen aşağılama suçunu oluşturduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
İlk Derece ve İstinaf Kararları: Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında beraat kararı verilmiş; Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince başvuru esastan reddedilmiştir.
Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın ifadelerinin bir siyasi partinin seçmenlerine yönelik olduğunu, bu kitle TCK m. 216 maddesinde sayılan "sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge bakımından farklı bir kesim" niteliğinde bulunmadığından suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek Beraat kararının ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1227 E. 2021/461 K.
SUÇ: Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme
HÜKÜM: Beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin birinci fıkrası, uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiştir.
3. Bu kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosya üzerinden yapılan incelemede, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 216 nci maddesinin ikinci fıkrasına uyduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, hesabından 16.07.2016 tarihinde yaptığı paylaşımda "Kimse bana inanç özgürlüğünden bahsetmesin başlığı altında video Boğaz Kesen partililer: 4 ünü öldürdük sıra 5.ye geldi." 17.07.2016 tarihinde yaptığı paylaşımda " Bir adım geri adım atmak yok. Medyasıyla, meclisiyle, polisiyle yırtındılar. Dışarı çağırdılar insanları. Şimdi haziran direnişindeki halk kitleleriyle bu güruhları bir karşılaştırın. Eskişehirde haziranın en coşkulu zamanında parti. önüne 40. Bin insan yürümüştü, dünse en fazla 2 bin kişilik bir güruh çıktı dışarı şimdide arabalarla konvoy yapıp sayılarını belli etmeye çalışıyorlar, Ses kirliliği, Akli açıdan değerlendirildiğinde ise tartışmaya gerek yok. Sonuç olrak aydınlıkçı emekçi halkla gerici yobaz kafa kesen işkenceci küfurbaz aşağılık güruh karşılaştırılamaz bile. Ama algı yönetimi işte. Haziranda penguenleri gösteren cnn dün 2 tane videoyu onlarca defa döndü yayında kanmıyoruz, korkmuyoruz, bir adım geri atmayacağız, kafa kesen şeriatçılara alan bırakmayacağız, bu memleket bizim. Biz çok daha fazlayız, Bunu yakında göreceksiniz yeterki örgütlenelim..."şeklinde yaptığı paylaşımlar ile, halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Somut bir tehlike suçu olarak 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve kamu düzenini, toplum huzurunu/barışını himaye eden, esas itibariyle nefret söylemini sınırlandırmayı hedefleyen halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçu; halkı, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde düşmanlığa veya kin beslemeye alenen tahrik edilmesini cezalandırmaktadır.
Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; suçu oluşturan "tahrik", soyut saygısızlık ve reddin ötesinde, bir halk kesimine karşı düşmanca tavırlar gösterilmesini sağlamaya veya bu tür tavırları pekiştirmeye objektif olarak elverişli olmalıdır. Fail sübjektif olarak da bu amacı gütmeli; halk kesimini kin ve nefrete tahrik etmelidir. Bu kapsamda salt yüz çevirme, soyut bir ret veya saygısızlık ifade eden bir davranışta bulunma veya bu yönde sözler sarfetme, suçun gerçekleşmesi bakımından yeterli değildir.
5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme ile ise kamu barışını korumak amacıyla halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge bakımından farklı bir kesiminin alenen aşağılanması suç sayılmıştır. Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere suçun oluşabilmesi için halkın bir kesimini oluşturan gayrimuayyen sayıdaki kişilerin sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak aşağılanması, tahkir edilmesi gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, sosyal medya hesabında kullandığı ifadelerin bir siyasi partinin seçmenlerine yönelik olup bu seçmen kitlesinin maddede belirtilen "sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge bakımından farklı bir kesim" kategorisinde bulunmadığı ve eleştiri niteliğinde ifadeler içerdiği anlaşıldığından yerel mahkemece verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmuş, aynı gerekçe ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi de yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Alevi Vatandaşların Kendilerini Saldırılara Karşı Koruması Yönündeki Sosyal Medya Paylaşımlarının Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçunda Kamu Güvenliği Açısından Somut Tehlikenin Tartışılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medyada Dini Değerleri Aşağılama Suçunda Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı Sonrası Basit Yargılama Usulünün Değerlendirilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medyadaki Anlık Öfke Ürünü Tepkisel Yorumların Suç İşlemeye Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- 15 Temmuz Sonrası Askerlerin Durumuna İlişkin Sosyal Medya Paylaşımlarının Devletin Askeri Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturabileceği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sendika Başkanının Sosyal Medya Paylaşımının Şiddete Çağrı İçermediği Ve Düşünce Özgürlüğü Kapsamında Kaldığı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Düğünde Etnik Sloganlar Atarak Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Etme Ve Tehdit Suçlarının Yargılaması Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medyadaki Dua Ve Diyanet Eleştirilerinin Dini Değerleri Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Belediye Başkanı Ve Milletvekillerine Eskişehirspor Nedeniyle Hakaret Edilmesinde Görev Nedenselliği Bulunmadığı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Etnik Temizlik İddiasını İçeren Broşür Dağıtma Eyleminin Devletin Askeri Ve Emniyet Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 130 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 91 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu