Sosyal Medyadaki Anlık Öfke Ürünü Tepkisel Yorumların Suç İşlemeye Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabından bir Valilik haberi paylaşımının altına "nerede polis varsa topuğuna sıkmak lazım" şeklinde yorum yazdığı iddiasıyla suç işlemeye tahrik etme (TCK m. 214/1) suçundan kamu davası açılmıştır.
Sanık Savunması: Sanık temyiz başvurusunda yargılamaya konu edilen paylaşımı kendisinin yapmadığını, kabul edilse dahi cezanın seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
İlk Derece ve İstinaf Kararları: 14. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 214/1 uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve HAGB uygulanmasına karar verilmiş; denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi üzerine hüküm açıklanmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın paylaşımının kaba bir söylem niteliğinde olduğunu, somut bir suçun işlenmesine yönelik belirsiz sayıdaki insanı tahrik etmeye elverişli bulunmadığını, anlık öfke ürünü olup genel ve soyut kaldığını, kamu barışını somut olarak tehlikeye sokacak yoğunlukta olmadığını belirterek TCK m. 223/2-a gereğince BERAAT kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı BOZMUŞTUR.
MAHKEMESİ : Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/3465 Esas, 2024/1027 Karar
SUÇ: Suç işlemeye tahrik
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
1. [İst.] 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2020/409 Esas, 2021/453 Karar sayılı kararı ile sanığın suç işlemeye tahrik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 214/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; karar, 10.06.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde (23.03.2023 tarihinde) kasıtlı suç işlediğinin ve mahkumiyet kararı verilerek kararın kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine dava dosyası yeniden ele alınmıştır. Akabinde; 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli ve 2023/563 Esas, 2023/746 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 214/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar sanık tarafından istinaf edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 02.04.2024 tarihli ve 2023/3465 Esas, 2024/1027 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun "...Sanığın eylemi ... sosyal paylaşım sitesi üzerinden basın ve yayın yoluyla işlediği anlaşılmasına karşın cezasından TCK.'nın 218/1. maddesine göre arttırım yapılmayarak eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından istinaf nedeni yapılmayarak..." şeklindeki eleştiriyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Yargılamaya konu edilen paylaşımı kendisinin yapmadığına ve hapis cezasının seçenek yaptırımlardan para cezasına çevrilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, herkese açık olan "..." isimli sosyal paylaşım hesabından 03.09.2020 tarihinde "... Valiliği: ...'de maske takmayan kadını gözaltına alan polisler görevlerinden uzaklaştırıldı" şeklindeki paylaşımın altına "nerede polis varsa topuğuna sıkmak lazım" yorumunu yaptığı iddiasına ilişkin olarak;
5237 sayılı Kanun'un 214. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, bu suç iştirak hükümlerinden bağımsız, kamu barışını korumaya yönelik bir tehlike suçu olarak düzenlenmiştir. Ancak suç işlemeye tahrikin cezalandırılabilmesi için açıklamanın belirsiz sayıdaki kişilere yönelmesinin yanında, kamu güvenliği bakımından somut bir tehlike doğurmaya elverişli olması gerekir. Öğretide de aynı yönde değerlendirmeler yapılmaktadır. [Yazar/Eser] suç işlemeye tahrik suçunun oluşabilmesi için sözlerin kamu barışını somut olarak tehlikeye sokacak yoğunluk ve elverişlilikte olması gerektiğini, aksi halde düşünce açıklaması sınırları içinde kalacağını belirtmektedir (M. Emin Artuk - Ahmet Gökçen - A. Caner Yenidünya, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 20. Baskı, 2022, s. 602 vd). Centel/Zafer/Çakmut ise, belirli bir suça yönelmeyen, anlık öfke veya sloganik nitelikteki sözlerin suç işlemeye tahrik kapsamında değerlendirilmeyeceğini, kamu güvenliği açısından somut bir tehlike oluşturmaya elverişli olmadıkça mahkumiyet hükmü kurulamayacağını vurgulamaktadır (Nur Centel- Hamide Zafer - Özlem Çakmut, Türk Ceza Hukukuna Giriş, 12. Baskı, [İstanbul], 2023, s.513 vd.).
Bu açıklamalar ışığında somut olayda; sanığın sosyal medya hesabından yaptığı kabul edilen "nerede polis varsa topuğuna sıkmak lazım" şeklindeki ifade, her ne kadar rahatsız edici ve kaba bir söylem olsa da, somut bir suçun işlenmesine yönelik belirsiz sayıdaki insanı tahrik etmeye elverişli değildir. Zira sanığın paylaşımı destekten çok tepki görmüş, bir kadının maske takmaması nedeniyle gözaltına alınması sırasındaki görüntülere karşı anlık öfke ürünü olarak söylenmiş, genel ve soyut nitelikte kalmıştır. Ayrıca, paylaşımın belirsiz sayıdaki insanı suç işlemeye tahrik etme kastını taşıdığı hususu da şüphelidir. Bu itibarla, unsurları yönünden oluşmayan suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 02.04.2024 tarihli ve 2023/3465 Esas, 2024/1027 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Siyasi Parti Seçmenlerine Yönelik Sosyal Medya Eleştirilerinin Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Veya Aşağılama Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Alevi Vatandaşların Kendilerini Saldırılara Karşı Koruması Yönündeki Sosyal Medya Paylaşımlarının Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medyadaki Dua Ve Diyanet Eleştirilerinin Dini Değerleri Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- 15 Temmuz Sonrası Askerlerin Durumuna İlişkin Sosyal Medya Paylaşımlarının Devletin Askeri Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturabileceği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçunda Kamu Güvenliği Açısından Somut Tehlikenin Tartışılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sendika Başkanının Sosyal Medya Paylaşımının Şiddete Çağrı İçermediği Ve Düşünce Özgürlüğü Kapsamında Kaldığı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medyada Dini Değerleri Aşağılama Suçunda Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı Sonrası Basit Yargılama Usulünün Değerlendirilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Doktora Söylenen Okumuşsun Ama Adam Olamamışsın Şeklindeki Sözlerin Kaba ve Nezaket Dışı Olduğu Hakaret Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunda Haksız Tahrik ve Kazanılmış Hak Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Faydalanma Amacı Olmadan Cep Telefonu Kırma Eyleminin Yağma Suçunu Oluşturmayacağı Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 129 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 91 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu