Düğünde Etnik Sloganlar Atarak Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Etme Ve Tehdit Suçlarının Yargılaması Hakkında Yargıtay Kararı
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında, katılanın kız kardeşinin nişan töreninde Kürtçe müzik çalınması üzerine etnik sloganlar atarak topluluğu kışkırttığı ve sonrasında mağdurun evinin önüne giderek tehdit ettiği iddiasıyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) ve tehdit (TCK m. 106/1) suçlarından kamu davası açılmıştır.
Sanık Savunması: Sanık temyiz dilekçesinde, atılı suçların unsurlarının oluşmadığını ve beraatine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Kararı: Biga Asliye Ceza Mahkemesince sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan 10 ay hapis, tehdit suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve HAGB kararı verilmiş; denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi üzerine hükümler açıklanmıştır.
Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ONAMIŞTIR. Tehdit suçu yönünden ise suçun sonradan uzlaşma kapsamına alınması (CMK m. 253) ve lehe olan basit yargılama usulünün (CMK m. 251) uygulanması zorunluluğu karşısında kararı BOZMUŞTUR.
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/1215 Esas, 2016/313 Karar
SUÇLAR: Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme, tehdit
SUÇ TARİHLERİ: 22.09.2009, 24.09.2009
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2009 tarihli iddianamesiyle sanık [S. A.]'nın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Biga Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2012 tarihli kararıyla sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, tehdit suçundan ise 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 10.09.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde 07.10.2015 tarihinde kasıtlı suç işlediğinin ve mahkumiyet kararı verilip kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınmış ve hükümlerin 10 ay hapis cezası ve 5 ay hapis cezası olarak açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; atılı suçların unsurlarının oluşmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur [M. A.]'in kız kardeşinin nişanında kürtçe müzik çalınması nedeniyle temyiz incelemesine gelen sanık ve diğer sanıkların karışıklık çıkarması üzerine olay yerine yaklaşık 150 kişinin daha gelmesi ve "Burası Biga buradan çıkış yok. Biga kürtlere mezar olacak." şeklinde bağırmaları suretiyle sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Olaydan iki gün sonra sanığın müşteki [M. A.]'in evinin önünde müştekiye hitaben "Burada barınamayacaksınız, buradan gideceksiniz." şeklinde bağırmak suretiyle atılı tehdit suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. Olay esnasında mağdurun evinin camına taş atarak mala zarar verme suçunu işlemiş ise de şikayet yokluğundan bu suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
3. Tanık [T. A.] aşamalarda "Benim düğünde olan olaylarla ilgili bir bilgim yoktur, gece saat.04.30 sıralarında evimizin camına taş atılıp cam kırılmıştı, camı [S.] kırmıştı, burda barındırmayacağım sizi gibi sözler söylemişti, benim bilgim bundan ibarettir şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. 02.12.2009 tarihli CD çözüm tutanağına göre; sanık düğünde slogan atarak kalabalığı tahrik eden kişilerdendir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Somut bir tehlike suçu olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve kamu düzenini, toplum huzurunu/barışını himaye eden, esas itibariyle nefret söylemini sınırlandırmayı hedefleyen halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçu; halkı, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde düşmanlığa veya kin beslemeye alenen tahrik edilmesini cezalandırmaktadır.
Oluş, tüm dosya kapsamı, katılanların ve tanıkların beyanları ile CD çözüm tutanağı birlikte değerlendirilmiştir. Sanığın, katılanın kız kardeşinin nişan töreninde Kürtçe müzik çalınmasına temyiz incelemesine gelmeyen diğer sanıklarla birlikte "Burası Biga buradan çıkış yok. Biga kürtlere mezar olacak." şeklinde bağırarak tepki göstererek, insanların toplanmasına ve güvenlik güçlerince engellenebilen şekilde açık ve yakın tehlike ortaya çıkmasına neden olarak atılı halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçunu işlediğine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik incelemede ise;
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçunun 22.09.2009 tarihinde; tehdit suçunun ise 24.09.2009 tarihinde işlendiği; suçların mağdurlarının ve tarihlerinin farklı olması gözetildiğinde birlikte işlenmediği nazara alınarak inceleme yapılmıştır.
Oluş, tüm dosya kapsamı ve tanık [T. A.]'in aşamalardaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 6763 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 254 üncü maddesi uyarınca aynı kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, aynı sayılı Yasa'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "Hükme bağlanmış" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 nci ve 5271 sayılı Kanunun 251 ve devamı maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu gözetilmemesi,
3. Tehdit suçu yönünden suç tarihinin 24.09.2009 olduğunun gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi sebepleriyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçu yönünden yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik incelemede ise;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2024 tarihinde karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Siyasi Parti Seçmenlerine Yönelik Sosyal Medya Eleştirilerinin Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Veya Aşağılama Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Etnik Kökene Dayalı Hakaret İçeren Paylaşımların TCK 216/2 Maddesindeki Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçunda Kamu Güvenliği Açısından Somut Tehlikenin Tartışılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medyada Dini Değerleri Aşağılama Suçunda Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı Sonrası Basit Yargılama Usulünün Değerlendirilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Etnik Temizlik İddiasını İçeren Broşür Dağıtma Eyleminin Devletin Askeri Ve Emniyet Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Alevi Vatandaşların Kendilerini Saldırılara Karşı Koruması Yönündeki Sosyal Medya Paylaşımlarının Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- 15 Temmuz Sonrası Askerlerin Durumuna İlişkin Sosyal Medya Paylaşımlarının Devletin Askeri Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturabileceği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Halkın Bir Kesiminin Benimsediği Dini Değerleri Alenen Aşağılama Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmünün Onanması Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Uzlaştırma Teklifinin Telefonla Yapılamayacağı Ve Usulüne Uygun Tebligat Yapılmadan İletişim Kurulamadığından Bahisle Uzlaşmanın Sağlanamadığına Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sendika Başkanının Sosyal Medya Paylaşımının Şiddete Çağrı İçermediği Ve Düşünce Özgürlüğü Kapsamında Kaldığı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 130 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 91 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu