Sosyal Medyadaki Dua Ve Diyanet Eleştirilerinin Dini Değerleri Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabı üzerinden Diyanet İşleri Başkanlığı'nı, hoparlörden okunan duaları ve dini inançları hedef alan paylaşımı nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçundan kamu davası açılmıştır.
Sanık Savunması: Sanık savunmasında suç kastının bulunmadığını, paylaşımlarının eleştiri mahiyetinde olduğunu belirterek beraat kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece ve İstinaf Kararları: Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesince suç vasfı değiştirilerek sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK m. 216/3) suçundan 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın İslam dinince kutsal sayılan değerleri aşağılamaya yönelik paylaşımının kamu barışını bozmaya elverişli olduğunu ve TCK m. 216/3 maddesindeki suçun unsurlarının oluştuğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/2875 E., 2021/2471 K.
SUÇ: Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu (5271 sayılı Kanun) uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama suçundan 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Karara karşı sanık tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 23.11.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği suç kastının bulunmadığına, paylaşımlarının eleştiri mahiyetinde olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
1. Dava konusu olay, sanığın isimli sosyal paylaşım sitesinde "Diyanet; bir işe yaradığını isbat etmeye çalışıyor her akşam hoparlörden bir yalvarma bir yakarış... Neymiş dua zinciri oluşturuyorlarmış, sevsinler sizin zincirinize.. Sanırsın virüs ile konuşuyor mübarek! Ya da tanrı karşısında onu yalvarıyor bu arada sanırım Tanrı biraz yaşlandı kulağı az duyuyor gibime geldi, çünkü hoca efendi! ona sesini duyurmak için baya zorlanıyor adamın bağıra bağıra ses telleri bir haller oldu, yani hoca efendinin işi zor, bu bunak tanrı He ya Allah kolaylık versin diyecem olmacek.. İşi uzatmayalım konumuza dönelim biz Ey diyanet boşuna ağırma, bu hastalığın çaresi aşı bulmak öyle hoparlörde yalandan ağırma ile olmaz. Ha aşı bulunması için dua ediyorum diyorsan? o zaman bir dakka; duanı şunları da ekleme unutma.! Allah kafire zihin açıklığı versin diyecen çünkü aşı onlar bulacak sezar hakkını sezara verecen öyle dolambaçlı olmacen, olmacek duaya da vatandaşa amin dedirmecen. Bir de şu hoparlörin ses seviyesi bir ayarlayın ayıp hasta var çocuk var istirahat saati olan işçi kardeşin var herkes sizin gibi agirarak yatarak para kazanmıyor biraz edep saygı lütfen. Ha Allah duymuyor ise o zaman mesaj at kardeşim biraz çağa ayak uydur. Birde şunu öyleyim bu hastalık Müslümanlığın tam kalbinden yani Kabe'den geldi" şeklinde paylaşımda bulunarak atılı suçu işlediğine ilişkindir.
2. Bu paylaşımla ilgili Manisa İl Emniyet Müdürlüğü'ne e-posta yolu ile ihbarların gelmesi üzerine soruşturmaya başlanıldığı belirlenmiştir.
3. Sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, paylaşımı kendisinin yaptığını, 10 saat süre ile sayfasında kaldığını ancak çok sayıda tepki mesajı gelmesi üzerine paylaşımı sildiğini beyan ettiği görülmüştür.
4. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında takdiren basit yargılama usulü uygulanmamış ve sanığın üzerine atılı halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama suçu sabit görülerek sanığın 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince sanığın 28.03.2020 tarihli hazırlık ifadesinde beyan ettiği üzere 10 saat yayında kalan paylaşıma aşırı derecede tepkili yorum yapılmaya başlanması üzerine kaldırılması, paylaşımı yapan sanığın ikamet ettiği yerin dini ve kültürel hassasiyetleri ve emniyete yapılan ihbarlar üzerine soruşturmanın başlatıldığı birlikte değerlendirildiğinde, eylemin kamu barışını bozmaya elverişli boyuta geldiği kabul edilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üç fıkrasında üç ayrı suça yer verilmiştir. Maddenin birinci fıkrası ile halkın kin ve düşmanlığa alenen tahrik eylemi suç haline getirilirken ikinci fıkrası ile halkın bir kesimini alenen aşağılama, üçüncü fıkrası ile de halkın bir kesimini benimsediği dini değerlerden dolayı aşağılama suçları hüküm altına alınmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun hareket unsuru, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri kamu barışını bozmaya elverişli bir biçimde alenen aşağılamaktır. Madde metni, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 175 inci maddesinin üçüncü fıkrasına benzer şekilde düzenlenmiştir. Ancak 765 sayılı Kanun'un anılan hükmünde, dini değerden ne anlaşılması gerektiğini "Allah, dinler, dinlerin peygamberleri ve kutsal kitapları" şekilde sınırlı şekilde saymışken, 5237 sayılı Kanun'daki düzenlemede bu sınırlama kaldırılarak sadece "dini değerlerden" söz edilmiştir.
2. Maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun oluşması için bu dini değerlerin halkın bir kesimi tarafından benimsenmiş olmalıdır. Madde metnindeki asıl hareket unsuru, dini değerleri aşağılamaktır. Bu aşağılamanın, mutlaka alenen yapılması ve kamu barışını bozmaya elverişli nitelikte olması gerekir. Kamu barışını bozmaya elverişli olmaktan maksat, aşağılama fiilinin bireylerin taşıdıkları, barış esasına dayalı bir hukuk toplumunda yaşadıklarına dair duyguyu zedelemesi veya zedeleme ihtimalinin somut biçimde ortaya koymasıdır. Tehlike suçu olması nedeniyle eylemin yapılması ile halkın dini değerlerinin aşağılandığı duygusuna kapılması önemli değildir, objektif olarak eylemin aşağılayıcı nitelikte olması yeterlidir.
3. Sanığın, "Olay ve Olgular" başlığı altında belirtilen İslam dinince kutsal sayılan dini değerleri aşağılamaya yönelik paylaşımlarının, 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında, ülkemizin yapısı itibariyle İslam dinine mensup olan halk nazarında paylaşıma karşı yapılan ihbarlar da dikkate alındığında kamu barışını bozmaya elverişli olduğu ve bu nedenle objektif cezalandırılabilme koşulunun da oluştuğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 23.11.2021 tarihli kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Akıl Hastalığı Bulunan Sanık Hakkında Dini Değerleri Aşağılama Suçundan Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Ve Sağlık Tedbiri Kararının Onanması Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medyada Dini Değerleri Aşağılama Suçunda Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı Sonrası Basit Yargılama Usulünün Değerlendirilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- 15 Temmuz Sonrası Askerlerin Durumuna İlişkin Sosyal Medya Paylaşımlarının Devletin Askeri Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturabileceği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sendika Başkanının Sosyal Medya Paylaşımının Şiddete Çağrı İçermediği Ve Düşünce Özgürlüğü Kapsamında Kaldığı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Siyasi Parti Seçmenlerine Yönelik Sosyal Medya Eleştirilerinin Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Veya Aşağılama Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçunda Kamu Güvenliği Açısından Somut Tehlikenin Tartışılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medyadaki Anlık Öfke Ürünü Tepkisel Yorumların Suç İşlemeye Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Alevi Vatandaşların Kendilerini Saldırılara Karşı Koruması Yönündeki Sosyal Medya Paylaşımlarının Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Halkın Bir Kesiminin Benimsediği Dini Değerleri Alenen Aşağılama Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmünün Onanması Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Etnik Kökene Dayalı Hakaret İçeren Paylaşımların TCK 216/2 Maddesindeki Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 129 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 91 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu