Etnik Temizlik İddiasını İçeren Broşür Dağıtma Eyleminin Devletin Askeri Ve Emniyet Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı
İddia ve Suçlama: Sanıklar hakkında, bölgede yaşanan olaylarla ilgili devletin etnik temizlik yaptığını iddia eden broşürleri vatandaşlara dağıtarak halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suretiyle açık ve yakın tehlikeye yol açma (TCK m. 216/1) suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
Sanık Savunması: Sanıklar savunmalarında broşürleri dağıttıklarını kabul etmekle birlikte suç işleme kasıtlarının olmadığını beyan etmişlerdir.
İlk Derece Kararı: Ahlat Asliye Ceza Mahkemesince sanıkların TCK m. 216/1 uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; broşür dağıtma eyleminde halkı kin ve düşmanlığa tahrik açısından somut açık ve yakın tehlikenin oluşmadığını, eylemin Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Bu doğrultuda TCK m. 301/1 ve 301/4 uyarınca Adalet Bakanlığından soruşturma izni alınarak yargılamaya devam edilmesi gerektiğini ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı uyarınca lehe basit yargılama usulünün (CMK m. 251) değerlendirilmesi zorunluluğunu vurgulayarak mahkumiyet kararlarını BOZMUŞTUR.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/19 Esas, 2016/186 Karar
SUÇ : Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafiileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suretiyle açık ve yakın tehlikeye neden olma suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2016 tarihli iddianamesiyle sanıkların halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suretiyle açık ve yakın tehlikeye yol açma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli kararıyla sanıkların halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suretiyle açık ve yakın tehlikeye yol açma suçundan 6.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanıkların "Cizre, Nusaybin, Silopi, Dargeçit, Derik, Sur ve diğer bölgelerde devletin son dönemlerde tank, top, helikopter ve ağır silahlarla .... halkına karşı yaptığı etnik temizlik (bir halkın topyekün yok edilmesi) bütün acımasızlığı ile genç yaşlı çoluk çocuk ayırt etmeksizin devam etmektedir. İnsanlığa karşı yapılan bu zulüm ve baskıya karşı çıkmak bir insanlık görevidir. Baskı ve zulüm altında olan .... halkına destek ve diyalog sürecinin başlaması için 23.12.2015 tarihinde düzenlenecek destek yürüyüşü ve basın açıklamasına tüm halkımız davetlidir." şeklinde bölgedeki vatandaş ve esnafa broşür dağıtmak suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Sanıklar söz konusu broşürleri kendilerinin dağıttıklarını ancak suç işleme kasıtlarının olmadığını beyan etmişlerdir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin birinci fıkrası " Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. Açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkması; suçun oluşumu için gerekli unsurlardan biridir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıkların "Cizre, Nusaybin, Silopi, Dargeçit, Derik, Sur ve diğer bölgelerde devletin son dönemlerde tank, top, helikopter ve ağır silahlarla .... halkına karşı yaptığı etnik temizlik (bir halkın topyekün yok edilmesi) bütün acımasızlığı ile genç yaşlı çoluk çocuk ayırt etmeksizin devam etmektedir. İnsanlığa karşı yapılan bu zulüm ve baskıya karşı çıkmak bir insanlık görevidir. Baskı ve zulüm altında olan ... halkına destek ve diyalog sürecinin başlaması için 23.12.2015 tarihinde düzenlenecek destek yürüyüşü ve basın açıklamasına tüm halkımız davetlidir." yazısını içeren broşür dağıtmak şeklindeki eylemleri nedeniyle açık ve yakın tehlikenin ortaya çıktığına dair tutanak, iddia veya başkaca bir delil tespit edilemediği gibi halkın bir kesiminin de "sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge" bakımından kin ve düşmanlığa tahrik edilmediği; ancak, sanıkların devletin .... Halkına zulmettiğine, etnik temizlik yaptığına dair beyanları içeren bildiri dağıtmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Devletinin alenen aşağıladığı anlaşıldığından, sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 301 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca aynı maddenin dördüncü fıkrası gereğince Adalet Bakanlığından soruşturma izni alındıktan sonra muhakemeye devam olunması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. (1) nolu bozma nedenine göre; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (...H.S) 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerekliliği; nedenleriyle sanıklar hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- 15 Temmuz Sonrası Askerlerin Durumuna İlişkin Sosyal Medya Paylaşımlarının Devletin Askeri Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturabileceği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Etnik Kökene Dayalı Hakaret İçeren Paylaşımların TCK 216/2 Maddesindeki Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Düğünde Etnik Sloganlar Atarak Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Etme Ve Tehdit Suçlarının Yargılaması Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medyada Dini Değerleri Aşağılama Suçunda Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı Sonrası Basit Yargılama Usulünün Değerlendirilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Halkın Bir Kesiminin Benimsediği Dini Değerleri Alenen Aşağılama Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmünün Onanması Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Siyasi Parti Seçmenlerine Yönelik Sosyal Medya Eleştirilerinin Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Veya Aşağılama Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçunda Kamu Güvenliği Açısından Somut Tehlikenin Tartışılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medyadaki Dua Ve Diyanet Eleştirilerinin Dini Değerleri Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sendika Başkanının Sosyal Medya Paylaşımının Şiddete Çağrı İçermediği Ve Düşünce Özgürlüğü Kapsamında Kaldığı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Belediye Başkanı Ve Milletvekillerine Eskişehirspor Nedeniyle Hakaret Edilmesinde Görev Nedenselliği Bulunmadığı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 129 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 90 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu