Uzlaştırma Teklifinin Telefonla Yapılamayacağı Ve Usulüne Uygun Tebligat Yapılmadan İletişim Kurulamadığından Bahisle Uzlaşmanın Sağlanamadığına Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı
Dava ve Talep: Tehdit suçundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK m. 106/1-1 uyarınca açılan davada Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma ihbarında bulunulmuştur.
Cevap ve Savunma: Dosya kapsamında kanun yararına bozma ihbarına ilişkin işlemler yürütülmüştür.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının TCK m. 58/6 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiştir.
Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 6. Ceza Dairesi; uzlaştırmacı tarafından sanığa telefon ile ulaşılamaması üzerine uzlaştırma bürosunca gönderilen tebligatın bila tebliğ iade edilmesi gerekçesiyle uzlaşma sağlanamadığına dair rapor düzenlenmesini hukuka aykırı bulmuştur. Uzlaştırma teklifinin telefonla yapılması imkanının bulunmadığı, taraflara öncelikle açıklamalı ihtar içeren tebligat yapılması, tebligatın dönmesi halinde ise MERNİS şerhi verilerek Tebligat Kanunu m. 21/2 uyarınca tebliğ edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca tekerrüre esas alınan ilamın kanun yararına bozma sonucu kesinleşme tarihinin değişmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ifade edilmiş ve karar sanık yararına BOZULMUŞTUR.
T.C. YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ
Esas No: 2025/1814
Karar No: 2025/5330
Tebliğname No: KYB 2025/44797
Tehdit suçundan sanık [C.M.]'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/444 Esas, 2017/810 sayılı Kararına karşı, Adalet Bakanlığının 07.04.2025 günlü ve 94660652-105-09-15389-2024-KYB sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2025 günlü ve 2025/44797 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre,
1. 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." şeklindeki,
5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphenin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır." şeklindeki,
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez." şeklindeki,
Aynı Yönetmeliğin 29/7. maddesinde yer alan, "Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez." şeklindeki,
Anılan Yönetmeliğin 29/6. maddesinde yer alan, "uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır." şeklindeki,
Bahsi geçen Yönetmeliğin 29/5. maddesinde yer alan, "Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir." şeklindeki,
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1 maddesinde yer alan, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." şeklindeki,
Aynı Kanun'un 21/1-2. maddesinde yer alan, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnameyi kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnameyi kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde;
Somut olayda, uzlaştırmacı tarafından sanığa telefon ile ulaşılamaması üzerine uzlaştırma bürosu tarafından sanığın en son adresine gönderilen ve uzlaştırma teklifini içeren tebligatın bila tebliğ iade edildiğinden bahisle uzlaşma sağlanamadığına ilişkin rapor düzenlenmiş ise de; öncelikle sanığın ve müştekinin bilinen son adreslerine uzlaştırma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararlarını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılacağını içeren ihtarlı tebligat yapılması gerektiği, bu tebligatın bila tebliğ dönmesi durumunda mernis adresi bulunup bulunmadığı sorularak mernis şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmesi gerektiği cihetle, uzlaştırma işlemlerinin yeniden yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
Kabule göre de;
2. 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda tekerrüre esas alınan Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2013 tarihli ve 2013/30 Esas, 2013/825 sayılı Kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24.10.2016 tarihli ve 2016/18194 Esas, 2016/14138 Karar sayılı ilâmı ile yeniden hüküm kurmak suretiyle kanun yararına bozulması sonucunda kesinleşme tarihinin 24.10.2016 olarak değiştiği gözetildiğinde, inceleme konusu 02.04.2014 tarihli eylem yönünden tekerrüre esas alınamayacağı gibi, adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başka bir mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile;
Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/444 Esas, 2017/810 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Müştekilerin Şikayetten Vazgeçtiği Gözetilmeden Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Sanığın Mahkum Edilmesi Ve Savunması Alınmadan Hüküm Kurulmasının Kanun Yararına Bozmayı Gerektirdiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Kontak Anahtarı Üzerinde ve Kilitsiz Araç Çalma Eyleminin Basit Hırsızlık Suçunu Oluşturacağına ve Suç Vasfında Yanılgıya Düşülemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Usulsüz Tebliğ Ve Eksik Evrak Sebebiyle Dosyanın Yerel Mahkemeye İadesi Kararı Emsal Karar
- Düğünde Etnik Sloganlar Atarak Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Etme Ve Tehdit Suçlarının Yargılaması Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Araç Hırsızlığı Esnasında veya Sonrasında Araca Verilen Zarardan Dolayı Ayrıca Mala Zarar Verme Suçundan Ceza Verilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Hakaret Suçunda Ön Ödeme Düzenlemesi ve Kanun Yararına Bozma Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Bilişim Sistemi Aracılığıyla Hesabına Aktarılan Parayı Komisyon Karşılığı Yurtdışına Gönderen Sanığın Suç Kastının Bulunmaması Nedeniyle Beraat Etmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Hükmün Kesinleşmesi Ve İnfaza Geçilmesiyle Yurt Dışına Çıkış Yasağı Adli Kontrol Tedbirinin Kendiliğinden Sona Ereceğine İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Avukatın Barolar Birliğine Verdiği Fotoğrafının Rızası Dışında Web Sitesinde Paylaşılmasının Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Suçunu Oluşturabileceği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Faydalanma Amacı Olmadan Cep Telefonu Kırma Eyleminin Yağma Suçunu Oluşturmayacağı Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 130 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 91 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu