Müştekilerin Şikayetten Vazgeçtiği Gözetilmeden Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Sanığın Mahkum Edilmesi Ve Savunması Alınmadan Hüküm Kurulmasının Kanun Yararına Bozmayı Gerektirdiği Hakkında Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 11.09.2026
17
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Esas: 2016/10603 Karar: 2017/93
Özet

İddia ve Suç: Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ve konut dokunulmazlığını ihlal etmek suçlarından kamu davası açılmıştır.

Savunma: Sanığın savunması alınmamıştır.

İlk Derece Kararı: Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı her iki suçtan ayrı ayrı TCK m. 134/1 ve TCK m. 116/4 uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırmış ve mükerrirlere özgü infaz rejimine karar vermiştir.

Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi; TCK m. 134 kapsamındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun takibinin şikayete bağlı olduğunu, duruşmada müştekilerin şikayetten vazgeçtiklerini, bu nedenle kamu davasının CMK m. 223/8 uyarınca düşürülmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca hak yoksunluğunun uygulanmasındaki hukuka aykırılığı ve sanığın savunması alınmadan karar verilmesini usul ve kanuna aykırı bularak yerel mahkeme kararını Kanun Yararına BOZMUŞTUR.

Tam Orijinal Karar Metni

Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkesi
Karar Tarihi: 28/05/2015

Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ve konut dokunulmazlığı suçlarından sanık [A.]'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 134/1, 116/4, 62. maddeleri uyarınca her iki suçtan ayrı ayrı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının aynı kanunun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Lüleburgaz 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2015 tarihli ve 2015/257 esas, 2015/657 karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

1- Sanığa isnat edilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesi kapsamında kalan özel hayatın gizliliği suçunun aynı Kanun'un 139. maddesi uyarınca takibi şikâyete bağlı suçlardan olmasına nazaran, müştekiler [B.] ile [C.]'ın 21/05/2015 tarihli celsede şikâyetlerinden vazgeçtikleri gözetilerek, sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi hükmünce düşürülmesine karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında,

2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/2. maddesinde yer alan "Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz." ve 3. fıkrasındaki "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından bu yoksunluğun şartla tahliye tarihine kadar devamına karar verilmesinde,

3- Sanığın atılı suçlardan savunması alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 11.02.2016 gün ve 94660652-105-39-55-2016-kyb sayılı ve 02.08.2016 gün ve 94660652-105-39-55-2016-kyb yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrakı tevdi kılınmakla;

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamelerdeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2015 tarihli ve 2015/257 esas, 2015/657 karar sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik