Müştekinin Şikayetten Feragat Etmesi Durumunda Kanun Yararına Bozma İsteğinin Konsuz Kalacağına İlişkin Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 10.10.2026
29
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Esas: 2026/1226 Karar: 2026/1824
Özet

Taraflar ve Dava Türü: Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, nafaka hükümlerine uymamak suçundan tazyik hapsi verilmesine dair merci kararı Yargıtay incelemesine taşınmıştır.

Uyuşmazlık: Şikayete konu nafaka borçlarının ödendiği iddiasıyla verilen kararlar aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunulduktan sonra, şikayetçi vekilinin feragat etmesi nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesi gereğince cezanın düşmesine karar verilmesi halinde kanun yararına bozma isteminin incelenip incelenemeyeceği hususundadır.

Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; Eskişehir 2. İcra Ceza Mahkemesinin ek kararıyla şikayetçi vekilinin feragat etmesi sebebiyle İİK m. 354 uyarınca sanık hakkındaki cezanın bütün neticeleri ile düşürülmesine karar verildiğini tespit etmiştir. İnceleme konusu dosyada yasaya aykırılığı ve hükmün infazını engelleyen düşme kararının bulunması nedeniyle kanun yararına bozma isteğinin konusuz kaldığı vurgulanmıştır. Bu gerekçeyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine oy birliğiyle karar verilmiştir.

Tam Orijinal Karar Metni

12. Hukuk Dairesi
"İçtihat Metni"
2026/1226 E. , 2026/1824 K.
Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ...'nin, 2024 Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin nafaka borcunun ödemediğinden bahisle müşteki vekilinin yapmış olduğu şikayetin reddine dair Eskişehir 2. İcra Ceza Mahkemesinin 21.10.2024 tarihli ve 2024/111 esas, 2024/103 sayılı karara karşı müşteki vekilince yapılan itirazın kabulü, anılan kararın kaldırılması ile sanığın 2024 Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin nafaka borcunun ödemediğinden bahisle 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Eskişehir 3. İcra Ceza Mahkemesinin 26.12.2024 tarihli ve 2024/25 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 25.12.2025 gün ve 94660652-105-26-2646-2025-KYB sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/01/2026 gün ve KΥΒ- 2026/6350 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık tarafından şikayete konu nafaka borcunun ödendiğinden bahisle talepte bulunulması üzerine, merci mahkemesince, sanığın 2024 Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin nafaka borcunu bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/9399, 2021/1570 karar sayılı ilâmında yer alan "...somut olayda...takip dosyası ile...tarihleri arasında birikmiş tedbir nafakası borcunu ödenmediğinden dolayı şikâyette bulunulduğu, takip talebinde cari nafaka alacağı talep edilmeyip adi alacak niteliğindeki geçmiş dönem nafaka borçlarının tahsilinin talep edildiği, işleyecek aylık nafaka talebinin bulunmadığı, müşteki vekilinin...takip dosyasına konu nafaka alacaklarının hiç ödenmediği gerekçesiyle şikâyette bulunması neticesinde... sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle...kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla...BOZULMASINA" şeklindeki açıklamalar ile,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19/04/2005 tarihli ve 2005/17-7 esas, 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilâmda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikâyet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikâyet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde;
Somut incelemeye konu dosyada, müşteki vekilince sanık hakkında 2024 Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin nafaka bedelinin ödenmemesi nedeniyle şikâyette bulunduğu, dosyada mevcut Garanti Bankasına ait 20.06.2024, 16.07.20 24... .08.2024 tarihli ödeme makbuzlarında borçlu sanığın "2024 Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları nafakası" açıklamasıyla toplam 6.000,00 Türk lirası ödediği, sanığın icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında muaccel olan sadece 2024 Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ait nafaka borcunun bulunduğu ve şikayet tarihinden sonra muaccel olacak nafaka borçlarından sorumluluğunun bulunmadığının anlaşılması karşısında, ödeme nedeniyle sanık hakkındaki yapılan itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine konu dosya kapsamında, Eskişehir 2. İcra Ceza Mahkemesinin 13.01.2025 tarihli ve 2024/111 esas, 2024/103 Karar sayılı ek kararıyla şikayetçi vekilinin feragatı nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesi uyarınca, sanık hakkındaki cezanın bütün neticeleri ile düşürülmesine karar verildiği cihetle; incelenen dosyada yasaya aykırılığı ve hükmün infazını engelleyen düşme kararının bulunması nedeniyle kanun yararına bozma isteği kaldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

İlgili Yazılar
Popüler Makaleler
Popüler Kararlar
Av. Mücahit Çelik