İş Kanunu Ücret Ödeme Zamanı Kanun Yararına Bozma İsteminin Reddi Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 04.09.2026
11
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Esas: 2023/13776 Karar: 2026/7674
Özet

Dava Türü: 4857 Sayılı İş Kanunu'na Muhalefet ve İdari Para Cezasına İtiraz

Davacı (Kabahatli) Talebi: İşçi ücretlerini süresi içinde kasten ödemediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına karşı yapılan itirazın ve ardından yapılan üst itirazın reddi üzerine Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma yoluna başvurmuştur.

Davalı İdare / Cevap: İdari para cezasını uygulayan Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü kararı doğrultusunda alt derece sulh ceza hakimliklerince itirazın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece ve İtiraz Mahkemesi Kararı: Bursa 5. Sulh Ceza Hâkimliği itirazın reddine karar vermiş, bu karara yönelik yapılan itiraz da Bursa 6. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından reddedilmiştir.

Temyiz (Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Kanun Yararına Bozma) Kararı: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, delil takdiri ve hakimlikçe takdir edilerek verilen kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğini belirterek istemin reddine karar vermiştir.

Tam Orijinal Karar Metni

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ Esas No: 2023/13776 Karar No: 2026/7674

"İçtihat Metni"

HAKİMLİĞİ: Bursa 6. Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI: 2022/3856 Değişik İş
KABAHAT: 4857 sayılı İş Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

4857 sayılı İş Kanunu'na muhalefet eyleminden dolayı Isı ... ve Isı Ekipman Sanayi Ticaret Anonim Şirketi hakkında, anılan Kanun'un 102/1-a maddesi uyarınca 515.505,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Bursa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 28.09.2021 tarihli ve E-99601485-660- 0...4 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Bursa 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 31.05.2022 tarihli ve 2021/6647 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın Bursa 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20.06.2022 tarihli ve 2022/3856 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55677 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55677 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "...Dosya kapsamına göre; adı geçen işyerinde ücretlerin gecikmeli olarak ödendiğine ilişkin yapılan ihbar üzerine başlatılan inceleme sonunda, kabahatli hakkında 2020/3 ve 2021/4 aylarına ilişkin işçi ücretlerini süresi içinde kasten ödemediği gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32/5 ve 102/1-a maddeleri gereğince tek bir idarî yaptırım kararı ile toplam 515.505,00 Türk lirası idarî para cezası verildiği, kabahatli vekilinin idarî para cezasına yönelik başvurusu üzerine başvurunun ve itirazının reddedildiği anlaşılmış ise de;
Konu ile ilgili mevzuatın incelenmesinde,
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32/1. maddesinin "Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.", 32/5. maddesinin "Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir." ve 34/1. maddesinin "Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir." şeklinde düzenlendiği,
Yargıtay ilgili dairelerinin yerleşik içtihat oluşturmuş kararlarında ve bu kapsamda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 31/03/2015 tarihli ve 2014/20871 esas, 2015/12561 karar sayılı ilâmında "4857 sayılı İş Kanununa göre ücret en geç ayda bir ödenir (m.32/5). İş hukuku mevzuatımızda Basın İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç, ücretin peşin ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle ücret, çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel hale gelmektedir. Fazla mesai, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin muacceliyet tarihleri normal aylık ücret gibidir. İşçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelir." şeklinde açıklamalar yer aldığı, yine Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 29/03/2013 tarihli ve 2012/17011 esas, 2013/6806 karar sayılı ilâmında "Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Kanun maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir." şeklinde açıklamalara yer verildiği,
Buna göre ücretin en geç ayda bir ödenmesi gerektiği, bu sürenin kısaltılabileceği ancak uzatılamayacağı,
Bu haliyle, teftiş raporunda da kabul edildiği üzere kabahatli tarafından işçi ücretlerinin her ayın 12 ilâ 28. günü düzenli olarak banka aracılığı ile ödenmekte olduğu, işçilerle yapılan sözleşmelerde ücret ödeme gününün belirlenmediği anlaşılmış ise de, ücret ödemelerinin dönemsel olarak belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerinde en geç ayda bir ödeme kriterlerine uyulmuş olduğu ve bir gecikme söz konusu olmadığı, dosya kapsamına göre sözleşme ile bir ödeme günü belirlenmiş olduğuna dair bir tespit de yapılmadığı cihetle, kabahatlinin işçi ücretlerini süresi içinde kasten ödemediği gerekçesi ile idarî para cezası verilemeyeceği gözetilerek, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya Mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
Hakimlikçe kanun yararına bozma isteminde ileri sürülen nedenler yönünden dosya kapsamında tüm deliller tartışılıp takdir edilmek suretiyle karar verildiği ve delil takdiri yapılarak verilen kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik