Derdest Boşanma Davasında Ara Kararla Hükmedilen Tedbir Nafakasında Ayrı Bir Dava Yoksa Bilirkişi İncelemesinin Bekletici Mesele Yapılamayacağı Yargıtay Kararı
Taraflar ve Dava Türü: Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, tedbir nafaka hükümlerine uymamak suçundan tazyik hapsi verilmesine dair karar ve itirazın reddine ilişkin mercii kararı Yargıtay incelemesine taşınmıştır.
Uyuşmazlık: Derdest boşanma davası içinde ara kararla hükmedilen tedbir nafakasına ilişkin olarak, nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda bağımsız ayrı bir dava açılmamışsa, boşanma dosyasındaki gelir tespiti için yapılan bilirkişi incelemesinin tazyik hapsi bakımından bekletici mesele yapılıp yapılamayacağı hususundadır.
Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bağımsız bir davanın bulunması halinde bekletici mesele yapılabileceğini, ancak somut olayda derdest boşanma davasında ara karar niteliğinde hükmedilen tedbir nafakasının söz konusu olduğunu ve bunun dışında bağımsız açılmış nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası bulunmadığını belirtmiştir[span_0](start_span)[span_0](end_span). Bu nedenle derdest boşanma dosyasında sanığın gelir durumunun tespiti için yapılan bilirkişi incelemesinin bekletici mesele yapılamayacağı vurgulanmıştır[span_1](start_span)[span_1](end_span). Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görülmeyerek reddine oy birliğiyle karar verilmiştir[span_2](start_span)[span_2](end_span).
12. Hukuk Dairesi
"İçtihat Metni"
2026/227 E. , 2026/222 K.
Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ...'nin, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 6. İcra Ceza Mahkemesinin 20/05/2025 tarihli ve 2025/35 esas, 2025/126 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 7. İcra Ceza Mahkemesinin 19/06/2025 tarihli ve 2025/9 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 12.12.2025 gün ve 94660652-105-34-31741-2025-KYB sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 gün ve KYB-2025/150567 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, borçlu sanık hakkında eşi ile aralarındaki boşanma davasına ilişkin yargılama esnasında, Bakırköy 6. Aile Mahkemesinin 2024/400 Esas sayılı dosyasından verilen 16.10.2024 tarihli ara karar ile toplam 65.000,00 Türk Lirası tedbir nafakasına hükmedildiği, anılan tedbir nafakasına istinaden borçlu sanık hakkında Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2024/13971 Esas sayılı dosyası ile takibe başlandığı, ödeme emrinin 06.12.2024 tarihinde borçlu sanığa tebliğ edildiği ve sanığın ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra yasal süresi içinde birikmiş nafaka borcunu ödememesi üzerine alacaklı müşteki vekili tarafından 05.02.2025 tarihinde yapılan şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda yazılı şekilde tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği nazara alındığında,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.04.2005 tarihli ve 2005/17-7 Esas, 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun'la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerektiği,
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası:" başlıklı 344/2. maddesinde yer alan, "...Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir." şeklindeki düzenleme ile,
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 14.01.2025 tarihli ve 2024/6854 Esas, 2025/131 Karar sayılı ilamında yer alan, "... borçlu sanık tarafından Ankara 5. Aile Mahkemesinin 2022/187 Esasına kayden 23.03.2022 tarihinde nafakanın azaltılması istemli dava açıldığı ve Ankara 8. İcra Ceza Mahkemesinin karar tarihi itibariyle derdest bulunduğu, anılan nafakanın azaltılması davasının sonuca etkili olduğu ve bu nedenle bekletici mesele yapılması gerektiği gözetilmeksizin," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda borçlu sanık ile alacaklı müşteki arasındaki boşanma davasının (Bakırköy 6. Aile Mahkemesinin 2024/400) derdest olduğu ve anılan davanın 10.09.2025 tarihli celsesinde de borçlu sanığın gelir durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi istendiğinin anlaşılması karşısında, anılan derdest davanın sonuca etkili olduğu ve bu nedenle bekletici mesele yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın anılan yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmuş ise de;
5358 sayılı Kanun'la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.04.2005 tarihli ve 2005/17-7 Esas, 2005/37 Sayılı kararındaki yukarıda belirtilen diğer şartların yanı sıra borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması ve dava açılmış ise anılan nafakanın kaldırılması veya azaltılması davasının sonuca etkili olması nedeniyle bekletici mesele yapılarak sonuçlanmasının beklenmesi gerektiği hususu tartışmasızdır.
Tedbir nafakasının taraflar arasından görülen boşanma davasında yapılan yargılama esnasında İlk Derece Mahkemesince TMK'nın 169. maddesine göre kadın ve çocuklar lehine ara kararla verilen bir tedbir mahiyetinde nafaka olduğu, somut olayda mahkemenin 16.10.2024 tarihli ara kararla tedbir nafakasına hükmettiği ve yine aynı mahkemenin 10.09.2025 tarihli celsesinde borçlu sanığın gelir durumunun tespiti için bilirkişi incelemesine yönelik ara karar kurduğu anlaşılmış olup, dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunması halinde bekletici mesele yapılarak sonuçlanmasının beklenmesi gerekir ise de; somut olayda halen derdest olan boşanma davasında ara karar niteliğinde hükmedilen tedbir nafakasının söz konusu olduğu ve bunun dışında ayrıca bağımsız olarak açılmış nafakanın azaltılması ya da kaldırılması davası bulunmadığından, mahkemenin borçlu sanığın gelir durumunun tespiti için bilirkişi incelemesine yönelik bu husus bekletici mesele yapılamayacaktır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; borçlu sanık hakkında eşi ile aralarındaki boşanma davasına ilişkin Bakırköy 6. Aile Mahkemesinin 2024/400 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılama esnasında verilen 16.10.2024 tarihli ara karar ile toplam 65.000,00 Türk Lirası tedbir nafakasına hükmedildiği ve borçlu sanık ile alacaklı müşteki arasındaki boşanma davasının halen derdest olduğu ve ayrıca bağımsız olarak açılmış nafakanın kaldırılması veya azaltılması davasının söz konusu olmadığı anlaşıldığından[span_3](start_span)[span_3](end_span), yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 20/01/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Nafakanın Azaltılması veya Kaldırılması Davası Derdestken Nafaka Hükümlerine Uymamak Suçundan Tazyik Hapsi Verilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Şikayete Konu Nafaka Borçlarının İcra Dosyasına Ödenmiş Olması Halinde Tazyik Hapsi Verilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Müştekinin Şikayetten Feragat Etmesi Durumunda Kanun Yararına Bozma İsteğinin Konsuz Kalacağına İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Nafaka Hükümlerine Uymamak Suçunda İcra Emrinin Borçlu Vekiline Tebliğ Edilmeden Önce Yapılan Şikayet Üzerine Tazyik Hapsi Verilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Takip Tarihindeki Asıl Alacak Miktarının Brüt Asgari Ücretin Üstünde Olması Halinde Tazyik Hapsi Uygulanabileceğine İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Eşine Şiddet Uygulayan Ve Cimri Olan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Toptan Yoksulluk Nafakası Ve Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Eşinin Sağlık Sorunlarıyla İlgilenmeyen Ve Evdeki Odaları Gezerek Başka Erkek Arayan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Nafaka Ve Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Kesinleşmesinden Sonra Denetim Süresinde İşlenen Suç Nedeniyle Açıklanan Hükme Karşı İstinaf Değil İtiraz Kanun Yoluna Başvurulabileceğine İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Nafaka Hukukunun Genel Esasları ve Nafaka Türleri (Örnekli Anlatım) 2026 Makale
- Reddi Miras Davası: Üç Aylık Süre ve Hükmen Ret Makale
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 95 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 129 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 90 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu