Anayasa Mahkemesinin Kendisinden İstifade Edilememe Kuralını İptal Etmesi Nedeniyle Uzman Çavuşun Sözleşme Feshinin Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Danıştay Kararı
Davacı Talebi: Denizli 11. Komando Tugay Komutanlığında sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapan davacı, disiplinsizliği nedeniyle askerlik mesleği değerlerini sergilemede istenilen seviyeye ulaşamadığından bahisle kendisinden istifade edilemeyeceği gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı: Davalı idarece ilk derece mahkemesinde savunma verilmemiş; temyiz aşamasında ise davacının operasyon öncesi sağlık raporları alarak görevden kaçtığı ve işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince, davacının aldığı sağlık raporlarının gerçeği yansıtmadığına dair idarece bir tespit yapılmadığı ve hakem hastaneye sevk edilmediği gerekçesiyle işlemin iptaline ve parasal hakların ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise davacının operasyon öncesinde göreve dönmeyerek askerlik mesleğinin manevi değerlerine aykırı davrandığı ve takdir yetkisi kapsamında tesis edilen fesihte hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Danıştay Onikinci Dairesi; dayanak 3269 sayılı Kanun'un 12/3 ve 19. maddelerindeki 'kendisinden istifade edilememe' ibarelerinin Anayasa Mahkemesi'nin E:2022/4, K:2022/64 sayılı kararıyla iptal edildiğini, Anayasa'nın bağlayıcılık ilkesi gereğince iptal edilen yasa kuralına dayalı Yönetmelik hükmü uyarınca tesis edilen fesih işleminde hukuka uyarlık bulunmadığını belirterek Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı Esas No: 2021/3849 Karar No: 2025/3273
"İçtihat Metni"
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/3849 Karar No: 2025/3273
TEMYİZ EDEN (DAVACI): [GİZLENDİ]
VEKİLİ: Av. [GİZLENDİ]
KARŞI TARAF (DAVALI) : [GİZLENDİ] Bakanlığı
VEKİLİ: Av.[GİZLENDİ]
İSTEMİN KONUSU: Bölge İdare Mahkemesi [GİZLENDİ] İdari Dava Dairesinin [GİZLENDİ] tarih ve E:[GİZLENDİ], K:[GİZLENDİ] sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Denizli 11. Komando Tugay Komutanlığında sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapan davacının, disiplinsizliği nedeniyle askerlik mesleği değerlerini sergilemede istenilen seviyeye ulaşamamasından dolayı kendisinden istifade edilemeyeceğinden bahisle 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesi ve Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesi uyarınca, 19/11/2019 tarihi itibarıyla sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin [GİZLENDİ] tarih ve [GİZLENDİ] sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının sözleşme fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: [GİZLENDİ] İdare Mahkemesinin [GİZLENDİ] tarih ve E:[GİZLENDİ], K:[GİZLENDİ] sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacıya 01/08/2019 tarihinden başlamak üzere toplam 29 (yirmi dokuz) gün evlilik, yıllık ve mehil izni verildiği, davacının izin süresinin bittiği tarih olan 30/08/2019 tarihinden bir gün önce özel bir hastaneden 1 (bir) ay sağlık kurulu, bu rapor bitiminde 5 (beş) gün tek hekim, yine bu raporun bitiminde 10 (on) gün tek hekim raporu aldığı ve bu nedenle birliğine katılmadığı, davacının görevden kaçtığı ve bu nedenle kendisinden istifade edilemeyeceği gerekçesiyle davacının sözleşmesi feshedilmiş ise de davacının almış olduğu sağlık raporlarının ve raporlarda belirtilen hastalıkların gerçeği yansıtmadığı hususunda davalı idarece yapılmış bir tespit olmadığı gibi davacının hakem hastaneye de yönlendirilmediği, bu bağlamda davacının görevden kaçmak amacıyla rapor aldığı hususunun açık olmadığı, davacının sağlık mazeretlerine binaen almış olduğu geçerli sağlık raporlarına rağmen sırf bu nedenle kendisinden istifade edilememe şartının gerçekleştiğinin kabulüne olanak bulunmadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin feshine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük (parasal) haklarının, dava konusu işlem tesis edilmeseydi ödenmesi gereken tarihlerden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: [GİZLENDİ] Bölge İdare Mahkemesi [GİZLENDİ] İdari Dava Dairesince; davacının 29 gün izin kullandıktan sonra harekat ve operasyonda personele ihtiyaç bulunan dönemde, farklı tanı ve teşhislerle arka arkaya sağlık raporları aldığı, davacının Barış Pınarı Harekatı kapsamında ihtiyaç nedeniyle bu göreve atandığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının iç emri gereğince harekatın kısa zaman içinde başlayacağı göz önünde bulundurularak, istirahat ve hava değişimi raporu bulunanlardan; ağır hasta olanlar haricinde olanların, Tugay toplanma bölgelerine çağrılarak istirahatlerini burada geçirmelerinin emredildiği, söz konusu emrin 09/10/2019 tarihinde amirleri tarafından, telefonla aranarak davacıya bildirildiği ve derhal birliğe katılmasının emredildiği, bu emre rağmen davacının göreve dönmediği de dikkate alındığında; davalı idarece, davacının bu eylemleriyle operasyon bölgesinden kaçmak amacıyla sağlık durumunu kullanmaya çalıştığı kanaatine varıldığından, kendine özgü özel kural ve değerleri olan askerlik mesleğinin manevi değerlerine aykırı bu davranışlarının, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde olumsuz örnek teşkil ettiği ve kendisinden istifade edilemeyeceği dikkate alınarak takdir yetkisi kapsamında, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka ve ilgili mevzuata aykırı olduğu, birliğine katılış yapmasına rağmen operasyona alınmadığı, hakkında başlatılan adli veya idari herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı, hizmet safhasının başarılı olduğu, insan haklarına ve hakkaniyete aykırı işlem tesis edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : [GİZLENDİ]
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Denizli 11. Komando Tugay Komutanlığında sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapan davacının, görev yaptığı birliğin Barış Pınarı Harekatı kapsamında görevlendirilmesi üzerine, harekata katılmak istemeyip birliğini izinsiz terk ettiği, kendine menfaat sağlamak saikiyle sağlık raporunu istismar ederek askerlik mesleği değerlerini sergilemede istenilen seviyeye ulaşamaması nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceğinden bahisle, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesi Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesi ve Uzman Erbaş Yönergesi'nin 6. Bölümünün 4. maddesinin (b) fıkrası uyarınca, [GİZLENDİ] tarih ve [GİZLENDİ] sayılı işlemle sözleşmesinin feshedilmesi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT : 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.", 19. maddesinde, "Personelde aranacak nitelikler, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi sebepleri, verilecek sicilin şekil ve usulleri görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlem şekli, sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslar, uzman onbaşıların uzman çavuş olabilmeleri için gerekli şartlar, astsubay sınıfına geçirilecekler için uygulanacak esaslar, astlık üstlük münasebetleri ile bu hususlardaki işlem şekli ve ilgili diğer hususlar kanunun yürürlüğe girmesini takip eden 6 ay içerisinde Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilir." hükmü öngörülmüştür. Anılan Kanun'un 12. ve 19. maddeleri dayanak alınarak hazırlanan ve 20/09/2005 tarih ve 25942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri" başlıklı 13. maddesinin ikinci fıkrasında, "Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır." düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen "... kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir." ibaresi ile 19. maddesinde yer alan "...kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlem şekli..." ve "...yönetmelikte gösterilir." ibaresinin itiraz yoluyla iptali istemiyle yapılan başvuruda, Anayasa Mahkemesinin 10/06/2022 tarih ve 31862 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 01/06/2022 tarih ve E:2022/4, K:2022/64 sayılı kararıyla; "Anayasa'nın İkinci Kısmı'nın Dördüncü Bölümü'nde 'IV. Kamu hizmetlerine girme hakkı' üst başlığı altında 70. maddede kamu hizmetlerine girme hakkına yer verilmiştir. 'Hizmete girme' başlıklı maddenin birinci fıkrasında 'Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir' denilmek suretiyle hakkın tanımının yapıldığı, ikinci fıkrasında ise 'Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez' denilmek suretiyle hizmete alınmada sadece görevin gerektirdiği nitelikler itibarıyla ayrım yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesinın, anılan hakkın sadece kamu hizmetlerine girmeyi değil, kamu hizmetlerinde bulunmayı/kalmayı da güvence altına aldığına karar verdiği (AYM, E.2021/104, K.2021/87, 11/11/2021, §§ 42-48), Kanun'un 12. maddesinin ikinci fıkrasında kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiklerinin kesilmesinin öngörüldüğü, itiraz konusu kurallarla da kendilerinden istifade edilememe hâllerinin Yönetmelikte gösterilmesi hükme bağlandığından kuralların, uzman erbaşların kamu hizmetlerinde kalma hakkını sınırladığı; Anayasa'nın 13. maddesinde 'Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.' hükmüne yer verildiği, buna göre kamu hizmetlerinde kalma hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılmasının, anılan hakka sınırlama getirilebilmesinin ilk şartını oluşturduğu; Anayasa'nın 13. ve 70. maddeleri uyarınca kamu hizmetlerinde kalma hakkını sınırmaya yönelik kanuni bir düzenlemenin şeklen var olmasının yeterli olmadığı, kuralların keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olması gerektiği; esasen temel hakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olmasının, Anayasa'nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, hukuk devletinde, kanuni düzenlemelerin, hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerektiği, kanunda bulunması gereken bu niteliklerin hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunlu olduğu, zira bu ilkenin hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154), dolayısıyla Anayasa'nın 13. ve 70. maddelerinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanuniliğin, Anayasa'nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanması gerektiği; itiraz konusu kurallarla ise uzman erbaşların kendilerinden istifade edilememe hâllerinin ve yapılacak işlemlerin, çıkarılacak yönetmelikte düzenleneceğinin hükme bağlandığı, bu itibarla kuralların, kamu hizmetlerinde kalma hakkına ilişkin bir konuda herhangi bir yasal çerçeve çizmeden ve temel ilkeleri belirlemeden düzenlemenin yönetmeliğe bırakılmalarını öngörmeleri nedeniyle temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması gerekliliğiyle bağdaşmadığı, açıklanan nedenlerle kuralların Anayasa'nın 13. ve 70. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle, anılan ibarelerin iptaline karar verilmiştir. Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan yasa kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemelerine yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur. Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır. Bu duruma göre, Anayasa Mahkemesinin yukarıda sözü edilen iptal kararı; gerekçesi dikkate alındığında, uzman erbaş olarak hizmet sözleşmesi ile görev yapan personelin kamu hizmetlerinde kalma hakkına ilişkin bir konuda herhangi bir yasal çerçeve çizmeden ve temel ilkeleri belirlemeden düzenlemenin yönetmeliğe bırakılmalarını öngörmeleri nedeniyle, temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması gerekliliğiyle bağdaşmadığını ortaya koymuştur. Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin yasal dayanağını oluşturan kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı 10/06/2022 tarihinden başlayarak 9 ay sonra, yani 10/03/2023 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda; Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmü dayanak alınarak hazırlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesi hükümlerine göre davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının sözleşme fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine İlişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan; Anayasa Mahkemesinin anılan kararı sonrasında 28/06/2024 tarih ve 32586 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7517 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesi ile 3269 sayılı Kanun'un "Başarı gösteremeyenler ve ceza alanlar" başlıklı 12. maddesinin üçüncü fıkrası; "Görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hallerinde yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir." şeklinde değiştirilmiş, 34. maddesi ile 3269 sayılı Kanun'a, bu Kanun'un 12. maddesinden sonra gelmek üzere "Kendilerinden istifade edilememe halleri" başlıklı 12/C maddesi eklenmiş, 36. maddesi ile de; 3269 sayılı Kanun'un 19. maddesi; "Personelde aranacak nitelikler, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi sebepleri, verilecek sicilin şekil ve usulleri, görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hallerinde yapılacak işlemler, sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslar, uzman onbaşıların uzman çavuş olabilmeleri için gerekli şartlar, astsubay sınıfına geçirilecekler için uygulanacak esaslar, astlık üstlük münasebetleri ile bu hususlardaki işlem şekli ve ilgili diğer hususlar Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenir." şeklinde değiştirilmiştir.
KARAR SONUCU Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu [GİZLENDİ] Bölge İdare Mahkemesi [GİZLENDİ] İdari Dava Dairesinin [GİZLENDİ] tarih ve E:[GİZLENDİ], K:[GİZLENDİ] sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi [GİZLENDİ] İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 19/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Uzman Erbaş Sözleşmesinin Kendisinden İstifade Edilememe Sebebiyle Feshine İlişkin İşlemin Kanuni Dayanağının Anayasa Mahkemesince İptal Edilmesi Nedeniyle İptali Danıştay Kararı Emsal Karar
- İdlib Görevlendirmesinde İstirahat Raporu Alan Uzman Çavuşun Sözleşmesinin Feshedilmesinde Dayanak Kanun Hükmünün İptali Sebebiyle İşlemin İptaline İlişkin Danıştay Kararı Emsal Karar
- Mazeretsiz Göreve Gelmediği Gerekçesiyle Sözleşmesi Feshedilen Sözleşmeli Erin Dayanak Kanun Hükmünün Anayasa Mahkemesince İptal Edilmesi Sebebiyle İşlemin İptaline İlişkin Danıştay Kararı Emsal Karar
- Komando Olamaz Raporu Alan Jandarma Uzman Çavuşun Başka Sınıf veya Branşta Değerlendirilmeden Sözleşmesinin Feshedilmesinin Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Danıştay Kararı Emsal Karar
- Komando Olamaz Raporu Alan Uzman Onbaşının Başka Sınıf veya Branşta Değerlendirilmeden Sözleşmesinin Feshedilmesinin Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Danıştay Kararı Emsal Karar
- Komando Olamaz Sınıfı Görevini Yapar Raporu Alan Uzman Onbaşının Başka Sınıf Veya Branşta İstihdamı Değerlendirilmeden Sözleşmesinin Feshedilemeyeceğine İlişkin Danıştay Kararı Emsal Karar
- Komando Olamaz Uzman Erbaş Olur Raporu Alan Uzman Onbaşının Başka Sınıf Veya Branşta İstihdamı Değerlendirilmeden Sözleşmesinin Feshedilemeyeceğine İlişkin Danıştay Kararı Emsal Karar
- Komando Olamaz Raporu Nedeniyle Sözleşmesi Yenilenmeyen Uzman Onbaşı Davasında Göreve İade Şartlarının Eksik İnceleme İle Değerlendirilmesine İlişkin Danıştay Kararı Emsal Karar
- Komando Niteliğini Kaybeden Uzman Onbaşının Sözleşmesinin Sağlık Sebebiyle Feshedilmesinde Vazife Sebeb Ve Tesiri İncelemesi İle Sınıf Değişikliği Değerlendirmesi Yapılması Gerektiğine İlişkin Danıştay İDDK Kararı Emsal Karar
- Komando Olamaz TSK'da Görev Yapır Raporu Alan Uzman Erbaşın Feshinde İptal Kararı Onanırken Parasal Ve Özlük Haklar Yönünden Karar Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 132 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 127 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 114 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 111 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 96 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 93 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 81 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 80 kez okundu
- İş Kazası, Hizmet Tespiti, Maluliyet ve Tazminat Davaları Usulü ve İlişkisi 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 197 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 135 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 125 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 116 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 106 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 98 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 94 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 92 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 92 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 90 kez okundu