Evliliği kurtarmak için yapılan iyi niyetli girişimler ve barışma görüşmeleri, tek başına af mıdır?

Yazar: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 11.10.2026
36

Boşanma Davasında Barışma Girişimi ve Affetme Arasındaki Fark

Evlilikte yaşanan sorunlardan sonra ortak eve dönmek, eşle görüşmek veya evliliği kurtarmaya çalışmak her zaman geçmişte yaşananları affetmek anlamına gelmez. Boşanma davalarında önemli olan, eşin hangi nedenle geri döndüğü ve ortak hayatın gerçekten yeniden kurulup kurulmadığıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.09.2025 tarihli, 2024/213 Esas ve 2025/557 Karar sayılı kararı, bu ayrımın boşanma ve kusur değerlendirmesini nasıl değiştirebildiğini göstermektedir.

Karara Konu Olayda Ne Yaşandı?

Karara konu uyuşmazlıkta kadın, eşiyle yaşadığı anlaşmazlıklar üzerine ortak konuttan ayrılmıştır. Bu süreçte ortak çocuğun bakımını babaanne üstlenmiştir. Babaannenin kanser hastalığı nedeniyle çocuğa bakamayacak duruma gelmesinin ardından kadın ortak eve dönmüştür. Yaklaşık bir ay sonra ise çocuğunu da alarak başka bir konuta taşınmıştır.

İlk derece mahkemesi, tarafların barıştığını ve kadının önceki olayları affettiğini kabul etmiştir. Kadının daha sonra eşini yeni konuta almamasını kusur sayarak kadının boşanma davasını reddetmiş, erkeğin karşı davasını kabul etmiştir. Uyuşmazlık, istinaf ve temyiz incelemelerinin ardından Hukuk Genel Kuruluna taşınmıştır.

Yargıtay: Zorunluluk Nedeniyle Eve Dönmek Tek Başına Af Değildir

Hukuk Genel Kurulu, kadının eve dönüş nedenini dosyanın bütünü içinde değerlendirmiştir. Çocuğun bakımını sağlayan babaannenin rahatsızlığı nedeniyle eve dönülmesi, somut olayda evlilik ilişkisinin yeniden kurulduğunu ve önceki kusurlu davranışların affedildiğini göstermemektedir.

Evliliği kurtarmak için yapılan iyi niyetli girişimler ve barışma görüşmeleri, tek başına affetme olarak kabul edilemez. Af iradesinin açık bir beyanla veya affetmeyi ortaya koyan tutum ve davranışlarla ispatlanması gerekir. Bu nedenle yalnızca aynı evde bulunulduğunun gösterilmesiyle sonuca gidilmemelidir.

Eşini Eve Almayan Kişi Her Zaman Kusurlu mudur?

Bu karara göre olayın nedenleri araştırılmadan böyle bir sonuca varılamaz. Dosyada erkeğin devam eden güven sarsıcı davranışları, eşine ilgisizliği ve kadının ailesini istememesi değerlendirilmiştir. Bu davranışlar karşısında kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla eşini yeni konuta almaması kadına kusur olarak yüklenmemiştir.

Hukuk Genel Kurulu, somut olayda erkeğin tam kusurlu olduğunu; kadının boşanma davasının kabulü, erkeğin karşı davasının ise reddi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Bu sonuç, her ayrı yaşama veya eve almama olayının haklı olduğu anlamına gelmez. Değerlendirme her dosyanın kendi olaylarına ve delillerine bağlıdır.

Boşanma Davasında Hangi Deliller Önem Taşır?

Kararda tanık anlatımları, seyahat kayıtları, kira sözleşmesi ve tarafların davranışları birlikte incelenmiştir. Benzer bir uyuşmazlıkta delillerin neyi göstereceği açıkça belirlenmelidir:

  • Tanık anlatımları: Eve dönüşün gerçek bir barışma amacıyla mı, çocuk bakımı gibi bir zorunlulukla mı gerçekleştiğini açıklayabilir. Tanığın doğrudan gördüğü ve duyduğu olaylar önemlidir.
  • Yazışmalar: Hukuka uygun elde edilmiş mesajlar, tarafların barışma görüşmelerini ve ortak hayatı sürdürme konusundaki iradelerini ortaya koyabilir.
  • Kira sözleşmesi ve taşınma tarihleri: Ayrı yaşamın ne zaman başladığını ve olayların sırasını gösterebilir.
  • Banka dekontları: Para gönderilmesinin amacı değerlendirilirken açıklama bölümü önem taşıyabilir. Tek başına para gönderilmesi barışıldığını kanıtlamaz.

Osmaniye’de Boşanma Davası Hazırlığında Nelere Dikkat Edilmeli?

Osmaniye’de boşanma davası hazırlayan kişiler açısından bu kararın temel mesajı, olayların tarih sırasıyla ve nedenleriyle açıklanmasıdır. Evden ayrılma, geri dönme, barışma görüşmeleri ve yeniden ayrı yaşama süreçleri birbirinden ayrılmalıdır. Hangi olayın hangi delille ispatlanacağı dilekçede somutlaştırılmalıdır.

Avukat Mücahit Çelik tarafından hazırlanan bu karar değerlendirmesinde vurgulandığı üzere, evliliği kurtarmaya çalışmak ile geçmiş davranışları affetmek aynı şey değildir. Bununla birlikte, gerçek bir affı gösteren davranışlar da göz ardı edilemez. Boşanma davasında kusur ve buna bağlı talepler değerlendirilirken dosyanın tamamı esas alınmalıdır.

Karar bilgisi: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 24.09.2025, 2024/213 E., 2025/557 K.

Resmî kaynak: UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı – Karar metni

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve somut olayınıza özgü bir avukatlık ilişkisi kurmaz. Güncel mevzuat ve olayınızın özellikleri için bir avukata danışmanız önerilir.

Yorumlar (0)

Bu makaleye henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

İlgili Yazılar
Popüler Makaleler
Popüler Kararlar
Av. Mücahit Çelik