Hatalı Enjeksiyondan Kaynaklanan Tazminat Davasında Bilirkişi Raporları Arasındaki Çelişkinin Giderilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı
Dava ve Talep: Davacılar, müşterek çocuklarının davalı sağlık kuruluşunda diğer davalı doktor tarafından uygulanan tedavisi ve enjeksiyon sonrasında sağ bacağında sinir hasarına bağlı hareket zorluğu ve uyuşukluk meydana geldiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmişlerdir.
Cevap: Davalı doktor, hastayı muayene edip reçetesini yazdığını, enjeksiyonu kendisinin yapmadığını, hastanın iğneyi acilde yaptırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Kararı: Mahkemece, savcılık soruşturmasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz/Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; Adli Tıp Kurumu raporunda tablonun enjeksiyon nöropatisi ile uyumlu olduğunun belirtilmesine karşın Yüksek Sağlık Şurası kararında durumun viral parilitik hastalığa bağlı olduğu ve enjeksiyon nöropatisi olmadığının bildirildiğini, her iki rapor arasında çelişki bulunduğunu tespit etmiştir. Raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, müşterek çocukları [M.Ç.]'nin davalı [X] kuruluşunda diğer davalı olan doktor tarafından tedavi edildiğini, uygulanan tedaviden kısa bir süre sonra çocuğun sağ bacağında hareket zorluğu ile takip eden uyuşukluk oluştuğunu,... Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde yapılan tetkik ve incelemeler sonrasında sorunun tedavi yönteminden ve uygulanan enjeksiyonlardan kaynaklı sinir hasarına dayalı olduğunu öğrendiklerini ileri sürerek; [M.Ç.] için 1.000 TL maddi, 100.000 TL manevi; davacı [A.Ç.] için 70.000 TL manevi; davacı [B.Ç.] için 70.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı diğer davalı [C.D.] ın yataklı tedavi kurumu olmadığını, bu kurumda hastayı muayene ettiğini, akciğer enfeksiyonu, raşitizm ve fimozis teşhisi koyarak reçetesini yazdığını, davacıların çocuklarına acilde iğne yaptırdıklarını, kendisinin iğne yapmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, müşterek çocuklarında davalı tıp merkezindeki tedavisi sırasında hatalı enjeksiyona bağlı olarak sinir hasarı meydana geldiğini, bu durumun davalı doktorun ihmali sonucu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, Mahkemece 25/09/2009 tarihli Adli Tıp Raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. İlke olarak, doktor, hastasının zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastasının durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır.
Davalı doktor hakkında takipsizlik kararının verildiği ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/5852 Soruşturma ve 2010/3170 Karar sayılı dosyasında alınan 25/09/2009 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; "2006 doğumlu [M.Ç.]'e akciğer enfeksiyonu nedeniyle intramüsküler uygulanmak üzere verilen pronapen ve amikosit Ampulün tıp kurallarına uygun olduğu, yarım Ampul amikosit sağ bacağa enjeksiyonu sonrasında oluşan güçsüzlüğün Enjeksiyon Nöropatisi ile uyumlu olduğu, enjeksiyonun yanlış yere yapıldığına dair tıbbi bir kayıt bulunmadığından oluşan patolojinin komplikasyon olarak değerlendirildiği, Dr. [C.D.] Ebe hemşire [E.F.] ve Ebe hemşire [G.H.] ın eylemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu oy birliği ile mütalaa olunur." denilmiştir. Aynı şekilde... Cumhuriyet Başsavcılık dosyasında alınan 20-25 Mart 2011 tarihli, Yüksek Sağlık Şurası Kararı'nda ise; "Dosyadaki bilgi ve belgeler,özellikle hastanın muayene bulguları ile elektrofizyolojik (EMG) ve radyolojik belgeler birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan nörolojik defisitlerin viral parilitik hastalığa bağlı olduğu ve enjeksiyon nöropatisi olmadığı anlaşılmakla Dr. [C.D.] (pediatri uzmanı).... (hemşire) ve [G.H.] ın (hemşire) kusurlu olmadıklarına şuramızca oy birliği ile karar verilmiştir." denilmiştir.
Savcılık soruşturması aşamasında alınan her iki raporda davalı doktora ve dava dışı hemşirelere kusur atfedilmemekle birlikte Adli Tıp Kurulu'ndan alınan raporda; sağ bacağa enjeksiyon sonrasında oluşan güçsüzlüğün enjeksiyon nöropatisi ile uyumlu olduğu, enjeksiyonun yanlış yere yapıldığına dair tıbbi bir kayıt bulunmadığından oluşan patolojinin komplikasyon olarak değerlendirildiği belirtilmekle, Yüksek Sağlık Şurası kararında; ortaya çıkan nörolojik defisitlerin viral parilitik hastalığa bağlı olduğu ve enjeksiyon nöropatisi olmadığına karar verildiği görülmüştür. Adli Tıp Kurumu Raporunda güçsüzlüğün enjeksiyon nöropatisi ile uyumlu olduğu söylenmesine rağmen Yüksek Sağlık Şurası kararında, ortaya çıkan nörolojik defisitlerin viral parilitik hastalığa bağlı olduğu ve enjeksiyon nöropatisi olmadığı kanaatine varılmıştır. Alınan iki raporda sinir hasarının meydana gelme sebebi hakkında çelişkili görüş bildirilmiş olmasına rağmen ilk raporun hükme esas alınma nedeni gerekçede belirtilmemiştir. Davacıların da yargılama sırasında itiraz ettiği savcılık soruşturması sırasında alınan her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 25/09/2009 tarihli rapor hükme esas alınarak karar verilmesi doğru değildir.
O halde mahkemece yapılacak iş, üniversitelerin ana bilim dallarından seçilecek uzmanlardan oluşacak bir bilirkişi kuruluna dosya tevdi edilerek, davalıların açıklanan hukuki konum ve sorumlulukları, dosyada mevcut delillerle ve raporlarla birlikte bir bütün olarak değerlendirilip, tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda davalıların sorumluluğunu gerektirecek ihmal ve hata bulunup bulunmadığını gösteren, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Araç Kayıt Malikinin İşleten Sıfatı ve Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Sorumluluğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Valeye / İşyeri Çalışanına Teslim Edilen Aracın Çalınmasında Araç Sahibinin Özen Yükümlülüğüne Aykırı Davranmadığı Ve Rizikonun Kasko Sigortası Teminatı Kapsamında Kaldığına İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Bilirkişi Raporları Arasındaki Çelişki Giderilmeden Ve Gerekçe İle Hüküm Arasında Çelişki Oluşturularak Karar Verilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Yargılama Sırasında Yürürlüğe Giren Yasa Değişikliği Nedeniyle Kayıp-Kaçak Bedeli Davasının Konusuz Kaldığının Tespiti Ve Yargılama Giderleri İle Vekalet Ücretinin Davacı Lehine Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davasında SGK Tarafından Yapılan Geçici İş Göremezlik Ödemesinin Hesaptan Düşülmesi ve Kusur Tespiti İçin Bilirkişi Raporu Alınması Gerektiği Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Ticari Kamyonun Karıştığı Trafik Kazasından Doğan Tazminatta Avans Faizine Hükmedilmesi ve Yargılama Giderlerinin Eksiksiz Hesaplanması Hakkında Yargıtay Düzeltilerek Onama Kararı Emsal Karar
- Aracın Ses Şikayeti İçin Ses Ölçüm Cihazı Kullanılmaksızın Ve Yetersiz Bilirkişi Raporuna Dayanılarak Dava Açılmadan Önce Onarım Hakkının Kullanıldığı Gerekçesiyle Davanın Reddedilmesinin Hatalı Olduğuna İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Kısmen Reddedilen Ziynet Alacağı Davasında Reddedilen Miktar Üzerinden Erkek Lehine Nispi Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Terditli Boşanma Davasında Asıl Talebin Kabul Edilmesi Halinde Reddedilen Terditli Talepler Nedeniyle Davalı Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Evlilik Öncesi Alınan Konutun Evlilikte Ödenen Kredi Taksitleri Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 130 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 91 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu