Valeye / İşyeri Çalışanına Teslim Edilen Aracın Çalınmasında Araç Sahibinin Özen Yükümlülüğüne Aykırı Davranmadığı Ve Rizikonun Kasko Sigortası Teminatı Kapsamında Kaldığına İlişkin Yargıtay Kararı
Davacı Talebi: Davacı vekili; müvekkilinin kahvaltı yapmak amacıyla gittiği davalı restoran/işyerinde aracının çalışan park görevlilerince (valece) park edildiğini, sonrasında aracın bu işyerinden çalındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araç bedeli ve uğranılan zararın davalı restoran şirketi ile kasko sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıların Cevabı: Davalı Sigorta Şirketi; kasko poliçesinde hırsızlık riskinin teminat altında olduğunu ancak olayın dolandırıcılık ve emniyeti suistimal niteliğinde bulunduğunu, aracın kendi anahtarı ile çalınmasının poliçe özel şartları uyarınca teminat dışı kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı Restoran Şirketi ise; aracın trafiği engellemesi nedeniyle şirket yetkilisince park edilip anahtarın panoya asıldığını, gözetim ve muhafaza sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 130.000,00 TL araç rayiç bedelinin davalı restoran şirketinden tahsiline, kasko poliçe özel şartlarına göre ek prim ödenmeksizin kendi anahtarı ile çalınan araçtan sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; restoran veya tamirhane gibi yerlere gidildiğinde aracın anahtarının işyeri çalışanına/valeye teslim edilmesinin hayatın olağan akışına, örf ve adete uygun olduğunu, araç sahibinin özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışının bulunmadığını belirtmiştir. Dolayısıyla aracın sahibinin rızası dışında çalındığı ve rizikonun kasko poliçesi teminatı kapsamında kaldığı kabul edilerek sigorta şirketi yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesini hatalı bulmuş ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir.
3. Hukuk Dairesi "İçtihat Metni" 2021/6918 Ε., 2022/2467 Κ. MAHKEMESİ: TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince duruşma talepli olmak üzere taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; duruşma talebi miktar itibariyle reddedilerek temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, 11.03.2007 tarihinde kahvaltı yapmak amacı ile davalı [GİZLENDİ] Ltd. Şti.nin işyerine gittiğinde işyerinde çalışan park görevlilerinin aracını park ettiklerini, aracın bu iş yerinden çalındığını ileri sürerek uğradığı zararın, 160.350,00 TL'lik kısmının olayın vuku bulduğu 11.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalı [GİZLENDİ] Ltd. Şti.'den, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL'nin davalı [GİZLENDİ]'den ticari reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı [GİZLENDİ] Sigorta A.Ş. davacının kasko poliçesinde hırsızlık için teminat verildiğini, davacının olayının ise dolandırıcılık olduğunu, dolandırıcılığın teminat dışında olduğunu, ayrıca aracın kendi anahtarının ele geçirilmesi suretiyle yapılmış çalınmaların da teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalı [GİZLENDİ] Ltd. Şti. ise davacıya ait aracın iş yeri önüne trafiği engelleyici bir şekilde park edilmesi üzerine şirket yetkilisi [GİZLENDİ]'ın bizzat aracı alarak arka taraftaki yere aracı park ettiğini ve kontak anahtarını da panoya astığını, davacının aracını teslim almadıklarını, araç üzerinde gözetim ve muhafaza amaçlı sorumluluklarının da bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkeme ilk kararında, davanın kısmen kabulü ile 130.000,00 TL'nin 11.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte [GİZLENDİ] Ltd. Şti.'den alınıp davacıya verilmesine, davalı [GİZLENDİ] açısından açılan davanın reddine dair karar davacı ve davalı [GİZLENDİ] Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 25.04.2014 tarih 2014/6074 2014/13287 sayılı ilamı ile tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 130,000,00 TL'nin 11.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalı [GİZLENDİ] Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, davalı [GİZLENDİ] Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda davacının kardeşi [GİZLENDİ] soruşturma ve kovuşturmada yer alan ifadesinde olay günü saat 14:00 sıralarında ailesi ile birlikte kahvaltı için [GİZLENDİ] kahvaltı salonuna gittiğini aracıyla iş yerinin önüne geldiğinde kolunda kırmızı şeritler olan [GİZLENDİ], adındaki iş yeri çalışanın arabayı kendilerinin arkaya çekeceğini söylediğini bir süre arabanın içinde beklediğini anahtarı davalı iş yeri çalışanı [GİZLENDİ]'a verdiğini, diğer çalışan [GİZLENDİ]'ın aracı arka tarafa çektiğini kahvaltı yaptıktan sonra gitmek istediğinde arka tarafa geçip davalı iş yeri çalışanı [GİZLENDİ]'dan aracın anahtarını istediğini ancak bir başkasına verildiğini ve aracının çalındığını öğrendiğini aracının halen bulunamadığını belirterek 11.03.2007 tarihinde şikayetçi olmuştur.
Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/699- 2009/294 sayılı kararında; "sanık [GİZLENDİ]'ın işlettiği lokantaya giden şikayetçinin aracının arka tarafa çekilmesi için anahtarını burada çalışan sanıklara teslim etttiği daha sonra başka bir kişinin aracın plakasını rengini ve modelini söyleyerek aracın sahibi gibi davranmak suretiyle arcın anahtarını alarak aracı çaldığı otoparkta görevli sanıkların bu suça bilerek karıştıklarına dair delil bulunmadığı olayda ihmalleri sözkonusuysa da emniyeti suistimal suçunun kasten işlenebilecek bir suç olduğu..." olduğu gerekçesiyle iş yeri sahibine ve iş yeri çalışanlarının beraatlerine karar verilmiş söz konusu karar Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 13/01/2014 tarih 2012/10699-2014/123 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Sigorta poliçesinin özel şartında;araç anahtarının aşağıda belirtilen hallerde ele geçirilmest suretiyle aracın çalınması ve/veya çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek ziya ve hasarlar teminat kapsamı dışındadır. Aracın çalışır bir vaziyette olduğu ya da durduğu sırada anahtarının üzerinde ya da içinde bırakılması nedeniyle meydana gelecek her türlü ziya ve hasarlar, aracın sahibinin sürücüsünün güven oluşturan görüntü davranış ve sözlerle yanıltılarak aracın veya anahtarlarının alınması / ele geçirilmesi suretiyle meydana gelecek her türlü ziya ve hasarlar ile aracın gönül rızası ile kullandırmak ya da emanet edilmek suretiyle teslim edildiğikişiler tarafından çalınması (emniyeti suistimal) ya da çalınmaya teşebbüs edilmesi, dolandırıcılık yolu ile yapılan hırsızlık ya da hırsızlığa teşebbüs edilmesi sonucunda meydana gelecek her türlü ziya va hasarlar, araç anahtarlarının başkalarınca zor kullanmadan ya da zor kullanma gerektirmeyecek şekilde açıkta bırakılmış olması veya açık bırakılmış kapı ya da pencereden kapalı bir mekana zor kullanmadan girilip ele geçirilmesi sureti ile aracın çalınması yada çalınmaya teşebbüs edilmesi, meydana gelecek her türlü ziya ve hasarlar teminat dışında bırakıldığı belirtilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan raporunda; davacıya ait aracın Mercedes marka, CLS 350 tipinde, 2005 model araç olduğunu, aracın 11.03.2007 tarihinde çalındığını, çalınma tarihinde kasko bedeli; 138.000,00 TL olduğunu, çalınma tarihinde ikinciel piyasa rayiç değeri; 130.000,00TL olduğunu, davacının talebinin davalı [GİZLENDİ] Sigorta A.Ş.ye ait kasko sigorta poliçesi teminatında bulunmadığını, davalılardan [GİZLENDİ] Ltd. Şti.nin bu zarardan sorumlu olduğunu, davacının aracının çalınma tarihindeki piyasa rayiç değerinin 130.000,00 TL olduğu, 11.03.2007 tarihinde çalınan [GİZLENDİ] plakalı aracın, 11.03.2007 tarihinde ki piyasa rayiç değeri olan 130.000,00 TL'nin davalılardan [GİZLENDİ] Ltd. Şti. Tarafından 11.03.2007 tarihi itibariyle faiziyle tanzim edilmesi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlıkta kimliği bilinmeyen bir kimsenin iş yerindeki denetimsiz ve kilitsiz dolabın içinden zor kullanımdan kolayca davacıya ait aracın kontak anahtarını alarak ve otopark görevlisinin de rızası ile aracı çaldığını, olayın oluş şekli poliçe özel şartında sayılmış olan teminat dışında kalan haller arasında bulunduğundan davalılardan [GİZLENDİ] Sigorta A.Ş.nin davacının talebinden sorumlu bulunmadığını belirtmişlerdir.
Mahkemece, kasko poliçesinde aracın çalınması teminatta olduğu tespitine yer verip kendi anahtarı ile çalınmasının ise teminatta olabilmesi için ek prim ödenmek sureti ilè bu teminatinda alınması gerektiği, ek prim ödenmediği ve aracın kendi anahtarı ile çalınması sonucu sigorta şirketinini sorumlu olamayacağı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar vermiştir.
Olay günü kahvaltı yapmak amacıyla gidilen salon da iş yeri çalışanına aracı teslim edilmiş, iş yeri çalışanları, başka bir kişinin gelerek aracın plakasını rengini ve modelini söylemek suretiyle aracı istediğini aracın sahibi olduğunu düşünerek anahtarı teslim ettiklerini beyan etmişlerdir.
Bu durumda tamirhane, restauran vs amacıyla gidilen yerlerde aracın anahtarını iş yeri çalışanına teslim etmek hayatın olağan akışı içerisinde olup örf ve adet gereğidir. Aracın sahibi özen yükümlülüğüne aykırı davranmamıştır. Hal böyle olunca aracın, sahibinin rızası dışında çalındığı ve rizikonun teminat kapsamında kaldığının kabulü ile sigorta şirketi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 6100 sayılı HMK'nin geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nin 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/03/2022gününde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 56 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 49 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 44 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 32 kez okundu
- Boşanma Davasında Mal Rejimi Tasfiyesi ve Katılma Alacağı Hesaplama (Örnekli Anlatım) 18 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 57 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 52 kez okundu
- Eşini Genç Sekreteriyle Aldatan Koca Aleyhine 200.000 TL Manevi Tazminat Onaması 45 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 45 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 45 kez okundu