Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Kesinleşmesinden Sonra Denetim Süresinde İşlenen Suç Nedeniyle Açıklanan Hükme Karşı İstinaf Değil İtiraz Kanun Yoluna Başvurulabileceğine İlişkin Yargıtay Kararı
Dava; nitelikli hırsızlık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine açıklanan hükme karşı başvurulacak kanun yolunun belirlenmesine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince denetim süresinde suç işlenmesi nedeniyle önceki hüküm açıklanarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş; sanığın bu karara karşı yaptığı başvuru üzerine İtiraz Merciince, kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle 'karar verilmesine yer olmadığına' karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi yaptığı incelemede; 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde yapılan düzenleme uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı itiraz kanun yoluna başvurulabileceğini, itiraz merciinin bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak inceleme yapması gerektiğini vurgulamıştır. Açıklanan hükme karşı istinaf yolunun değil itiraz yolunun açık olduğu gözetilmeden verilen kararı hukuka aykırı bularak kanun yararına bozmuştur.
2. Ceza Dairesi
"İçtihat Metni"
2026/2507 E. , 2026/5404 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2025/365 D. İş
SUÇ: Hırsızlık
KARAR: İtiraz başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığı
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
1. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2026 tarihli ve KYB-2026/1151 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın nitelikli hırsızlık suçundan cezalandırılarak 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bingöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2024 tarihli kararının kesinleşmesini takiben sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine Mahkemesince önceki hükmün açıklanması ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 231/ 11... /3-c madde ve fıkralarında yer alan açık düzenlemeye göre itiraz kanun yoluna tabi olduğu gözetilmeksizin, itirazın esastan incelenmek suretiyle bir karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sanık... hakkında hırsızlık suçundan Bingöl 3. Asliye Ceza Mahkmesinin 20.09.2024 tarihli kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e, 143, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 18.10.2024 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği; bilahare sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir başka suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine yapılan hüküm açıklama yargılaması sonucunda, sanığın Bingöl 3. Asliye Ceza Mahkmesinin 15.10.2025 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 143, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve sanık tarafından bu karara karşı yapılan itiraz başvurusu ile ilgili olarak itiraz merciince anılan kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğundan bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de;
01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi iken, 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesinde yapılan değişiklik ile "272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir." şeklinde düzenleme yapılarak ilk derece mahkemelerince 01.06.2024 tarihinde ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, olağan yasa yolu denetimi bakımından istinaf yoluna tabi tutulduğu, ancak anılan kararların istinaf incelemesinden geçsin ya da geçmesin kesinleşmesinden sonra hükmün açıklandığı durumlarda, açıklanan hükme itiraz edilebileceği; zira yine anılan yasa değişikliği ile 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinin "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir." şeklinde düzenlendiği, buna göre açıklanan hükme ilişkin merci tarafından itiraz incelemesi yapılması gerektiği gözetilmeden, anılan kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2025 tarihli ve 2025/365 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3 maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 81 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 76 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 66 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 63 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 54 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 76 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 71 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 61 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 59 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 59 kez okundu