Sel Zararında Tazminat Kimden İstenir? Belediye ve DSİ’nin Sorumluluğu

Yazar: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 16.10.2026
41

Sel nedeniyle evinizi, iş yerinizi veya aracınızı su bastığında; tarım ürünleriniz ya da hayvanlarınız zarar gördüğünde, gerekli koşullar varsa tazminat isteyebilirsiniz. Ölüm ve yaralanma meydana gelmesi halinde de maddi ve manevi tazminat gündeme gelebilir. Ancak her sel olayı kendiliğinden tazminat hakkı doğurmaz. Zararın oluşmasında hangi kurumun veya kişinin sorumluluğunun bulunduğu, alınması gereken önlemler ve zarar ile ihmal arasındaki bağlantı araştırılmalıdır.

Osmaniye Avukat Mücahit Çelik tarafından hazırlanan bu yazıda, sel zararlarında kimlere başvurulabileceği, dava açma süreleri ve Danıştayın konuya ilişkin iki önemli kararı açıklanmaktadır.

Sel Doğal Afet Olduğu İçin Tazminat İstenemez mi?

Selin doğal afet olması, idarenin her durumda sorumluluktan kurtulduğu anlamına gelmez. Yağmur suyu tahliye sistemlerinin yetersizliği, bakım ve temizlik eksikliği, gerekli dere ıslahının yapılmaması veya yapılaşmaya ilişkin hukuka aykırılıklar zararın oluşmasına katkıda bulunmuş olabilir.

Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi hizmet kusuru oluşturabilir. Sel zararlarında özellikle bu hizmet kusurunun ve zararla bağlantısının ortaya konulması gerekir.

Belirleyici soru şudur: İlgili kurum görevini gerektiği gibi yerine getirseydi zarar önlenebilir veya azaltılabilir miydi? Zarar bütünüyle önlenemez bir doğa olayından kaynaklanmış ve kamu hizmetiyle nedensellik bağı kesilmişse tazminat talebi reddedilebilir. Buna karşılık altyapı veya önlem eksikliği zarara katkı sağlamışsa yalnızca yağışın çok şiddetli olması sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Sel Zararında Tazminat Kimden İstenebilir?

1. İlgili Belediye

Yağmur suyunun uzaklaştırılması, altyapının kurulması ve işletilmesi gibi belediyenin görev alanındaki hizmetlerin eksik yürütülmesi nedeniyle zarar meydana gelmişse ilgili belediyeden tazminat istenebilir. Tıkanmış mazgalların temizlenmemesi, yetersiz tahliye sistemi veya zararla bağlantılı imar ve ruhsat işlemleri bu kapsamda incelenebilir.

Ancak selin belediye sınırları içinde gerçekleşmesi tek başına belediyeyi sorumlu yapmaz. Sorun yaşanan tesisin kime ait olduğu, bakım yükümlülüğü ve belediyenin somut ihmali belirlenmelidir.

2. Büyükşehir Belediyesi ve Su ve Kanalizasyon İdaresi

Büyükşehir bulunan illerde büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi ve su ve kanalizasyon idaresinin görevleri birlikte değerlendirilir. Yağmur suyu tesislerinin yapımı, işletilmesi, finansmanı ve bakımı bakımından birden fazla idarenin sorumluluğu ortaya çıkabilir. Her olayda yalnızca tek kuruma başvurulması gerektiği söylenemez.

3. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü

Dere ıslahı, taşkın koruma tesisleri veya DSİ’nin görev alanındaki diğer çalışmaların yapılmaması ya da eksik yapılması zarara neden olmuşsa Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden tazminat istenebilir. Önceden yaşanan taşkınlar, kurumlara yapılan uyarılar ve ıslah gerekliliğini gösteren teknik raporlar bu tür davalarda özellikle önemlidir. Bununla birlikte her dere taşkınından doğrudan DSİ sorumlu tutulamaz; ilgili dere ve tesis bakımından görev dağılımı araştırılmalıdır.

4. Diğer Sorumlu İdareler veya Özel Kişiler

Yol, menfez veya başka bir kamu tesisindeki eksiklik zarara yol açmışsa tesisin sorumlusu kamu idaresi de değerlendirilir. Özel bir kişinin dere yatağına müdahalesi, suyun akışını engellemesi veya kusurlu inşaat faaliyeti zarara neden olmuşsa ilgili kişi ya da şirketin özel hukuk sorumluluğu gündeme gelebilir. Yapım eksikliği bulunan binalarda yüklenici veya yapı malikinin sorumluluğu da hukuki ilişkinin niteliğine göre incelenir.

5. Sigorta Şirketi

Konut, iş yeri, kasko veya tarım sigortasında sel ve su baskını teminatı varsa poliçe koşulları çerçevesinde sigorta şirketine başvurulabilir. Teminat kapsamı, limit, muafiyet ve istisnalar kontrol edilmelidir. Zorunlu Deprem Sigortası ise yağıştan kaynaklanan, depremle bağlantısız sel zararını karşılamaz.

Sigortadan ödeme alınması halinde aynı zarar ikinci kez tahsil edilemez. Sigortacının ödediği tutar yönünden sorumlu kişiye veya idareye başvurma hakkı ile zarar görenin karşılanmayan zararları birlikte değerlendirilmelidir.

Danıştayın Sel Tazminatına İlişkin Emsal Kararları

Danıştay 8. Daire: Olağanüstü Yağış, Altyapı Eksikliğini Ortadan Kaldırmaz

Danıştay 8. Dairesinin 22.04.2025 tarihli, E.2021/7240, K.2025/3899 sayılı kararı, Ordu’nun Perşembe ilçesinde sel sularına kapılarak yaşamını yitiren kişinin yakınlarının tazminat talebine ilişkindir.

Alt derece yargılamasında yağışın olağanüstü olduğu ve mücbir sebep oluşturduğu gerekçesiyle talep reddedilmiştir. Danıştay ise su tahliye kanalları ve hendeklerdeki yetersizlikler ile ruhsatlandırmaya ilişkin eksiklikleri değerlendirmiş; zararın yalnızca doğal afetten kaynaklanmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Daire, büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi ve su ve kanalizasyon idaresinin hizmet kusurları ile zarar görenin kusurunun birlikte incelenmesini, gerçek zararın ve kusur oranlarının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini gerekli görerek kararı bozmuştur.

Kararın önemi: Yağışın olağanüstü şiddette olması, zarara katkıda bulunan hizmet eksiklikleri araştırılmadan davanın reddedilmesini haklı kılmaz. Bu karar doğrudan belirli bir tazminatın ödenmesine ilişkin nihai hüküm değil, yeniden inceleme yapılmasını gerektiren bir bozma kararıdır.

Danıştay 10. Daire: Bilinen Taşkın Riskine Rağmen Önlem Alınmaması Hizmet Kusurudur

Danıştay 10. Dairesinin 21.03.2024 tarihli, E.2022/4071, K.2024/1031 sayılı kararı, derenin taşması sonucunda 79 küçükbaş hayvanın telef olmasına ilişkindir.

Dosyada bölgede daha önce de seller yaşandığı, derenin ıslah edilmesi gerektiğine ilişkin raporlar bulunduğu ve yöre halkının başvurular yaptığı belirlenmiştir. Buna rağmen olay tarihine kadar gerekli ıslah ve taşkın koruma çalışmalarının yapılmaması DSİ yönünden hizmet kusuru kabul edilmiştir.

Danıştay, somut olayda DSİ’nin yüzde 70, zarar görenin ise yüzde 30 kusurlu olduğunu değerlendirerek idarenin yüzde 70 kusur oranı dikkate alınmak suretiyle maddi zararın karşılanması gerektiğini belirtmiş ve ret kararını bozmuştur.

Kararın önemi: Önceki sel olayları ve yazılı uyarılar, riskin bilindiğinin gösterilmesinde güçlü delillerdir. Ancak yüzde 70 ve yüzde 30 oranları yalnızca bu olayın özelliklerine ilişkindir; bütün sel davalarında uygulanacak sabit oranlar değildir.

Hangi Zararlar Talep Edilebilir?

  • Ev ve iş yeri zararları: Yapıdaki hasar, onarım giderleri, zarar gören eşya, makine ve ticari mallar.
  • Araç zararları: Onarım giderleri veya aracın tamamen zarar görmesi halinde gerçek zarar esas alınarak hesaplanacak bedel.
  • Tarımsal zararlar: Ürün, sera, ekipman ve hayvan kayıpları.
  • Gelir kayıpları: Sel ile bağlantısı ve miktarı somut olarak kanıtlanabilen kazanç kayıpları ile gerekli ek giderler.
  • Yaralanma: Karşılanmamış tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı, bakım ihtiyacı ve koşulları varsa manevi tazminat.
  • Ölüm: Cenaze giderleri, destekten yoksun kalma tazminatı ve koşulları bulunan yakınlar için manevi tazminat.

Her zarar kaleminin gerçekten oluştuğu ve olayla bağlantılı olduğu gösterilmelidir. Yalnızca eşyanın zarar görmesi, kendiliğinden manevi tazminata hak kazandırmaz. Zarar görenin olayın oluşmasına veya büyümesine katkıda bulunan davranışları da tazminatın azaltılmasına neden olabilir.

Sel Tazminatı Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Kamu hizmetindeki kusurdan kaynaklanan zararlar için kural olarak idare mahkemesinde tam yargı davası açılır. Özel kişi veya şirketin sorumluluğuna dayanan talepler adli yargıda görülür. Sigorta uyuşmazlıklarında ise ilişkinin niteliğine göre görevli mahkeme, dava şartı arabuluculuk ve şartları varsa sigorta tahkimi değerlendirilir.

Doğru davalı ve görevli mahkeme belirlenirken yalnızca selin gerçekleştiği yere değil, zarara yol açan hizmete ve hukuki ilişkiye bakılır.

İdareye Başvuru ve Dava Açma Süresi Nedir?

İdari eylemden doğan zararlar bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca dava öncesinde ilgili idareye tazminat başvurusu yapılması gerekir. Genel kural, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde başvurulmasıdır. Zararın veya eylemin idari niteliğinin sonradan öğrenildiği olaylarda başlangıç ayrıca değerlendirilir.

  • Başvuru açıkça reddedilirse ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren genel olarak 60 gün içinde dava açılır.
  • Başvuruya 30 gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bitiminden sonra genel olarak 60 günlük dava açma süresi işler.

Bu açıklama idari eylemden kaynaklanan talepler içindir. Zararın idari işlemden kaynaklandığı durumlarda farklı usul ve süreler gündeme gelebilir. Sigorta başvurusu, hasar tespit talebi veya ceza soruşturması idari dava sürelerini kendiliğinden durdurmaz. Sadece yardım ya da hasar tespiti isteyen dilekçenin tazminat başvurusu yerine geçtiği varsayılmamalıdır.

Sel Sonrasında Hangi Deliller Toplanmalıdır?

  1. Önce can güvenliği sağlanmalı; güvenli koşullarda olay yerinin, su giriş noktalarının ve hasarlı eşyaların fotoğraf ve videoları çekilmelidir.
  2. İtfaiye, kolluk, belediye ve diğer kurumların tutanakları ile hasar tespit belgeleri alınmalıdır.
  3. Zarar gören malların listesi, faturaları, servis raporları ve onarım teklifleri saklanmalıdır.
  4. Mazgal, kanal, dere yatağı ve menfezlerdeki tıkanıklık veya yetersizlik mümkün olduğunca belgelenmelidir.
  5. Önceki taşkınlara ilişkin kayıtlar, şikâyet dilekçeleri ve kurum cevapları temin edilmelidir.
  6. Delillerin kaybolma ihtimali varsa uygun yargı merciinden delil tespiti istenmesi değerlendirilmelidir.
  7. Sigorta şirketine poliçedeki bildirim yükümlülükleri gözetilerek gecikmeden başvurulmalıdır.

Acil temizlik ve onarım zorunlu olabilir. Ancak mümkün olduğu ölçüde işlemlerden önce hasarın belgelenmesi, sonradan zarar miktarının ispatını kolaylaştırır.

Osmaniye’de Sel Zararları İçin Hukuki Değerlendirme

Osmaniye merkez ve ilçelerinde meydana gelen sel zararlarında sorumlu kurum, olayın gerçekleştiği yer ve ilgili altyapının görev dağılımı üzerinden belirlenmelidir. Belediye, DSİ veya başka bir kurumun sorumluluğu araştırılmadan yalnızca genel bir tazminat dilekçesi verilmesi yeterli olmayabilir.

Osmaniye Avukat Mücahit Çelik tarafından yapılacak dosya değerlendirmesinde; selin oluş biçimi, önceki uyarılar, altyapı ve bakım kayıtları, zarar belgeleri, sigorta kapsamı ve başvuru süreleri birlikte ele alınabilir. Tazminat talebinin sonucu, somut olayın delillerine ve hukuki sorumluluğun ortaya konulmasına bağlıdır.

Kaynaklar ve Hukuki Dayanaklar

  • Anayasa, madde 125.
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle maddeler 7, 12 ve 13.
  • 5393 sayılı Belediye Kanunu, madde 15/e.
  • 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, madde 7/r.
  • 2560 sayılı Kanun, maddeler 2, 25 ve Ek 5.
  • DSİ’nin taşkın koruma ve dere ıslahı görevlerine ilişkin mevzuat; incelenen 2024 tarihli kararda olay tarihinde yürürlükteki 6200 sayılı Kanun’un 2. maddesi.
  • Danıştay 8. Dairesi, 22.04.2025, E.2021/7240, K.2025/3899.
  • Danıştay 10. Dairesi, 21.03.2024, E.2022/4071, K.2024/1031.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Başvuru ve dava süreleri ile sorumluluk değerlendirmesi her olay bakımından ayrıca yapılmalıdır.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve somut olayınıza özgü bir avukatlık ilişkisi kurmaz. Güncel mevzuat ve olayınızın özellikleri için bir avukata danışmanız önerilir.

Yorumlar (0)

Bu makaleye henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

İlgili Yazılar
Popüler Makaleler
Popüler Kararlar
Av. Mücahit Çelik