Yüzde Sabit İz Kalması Nedeniyle Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından Doğan Tazminatın Uzman Bilirkişice Belirlenmesi Ve SGK Sorumluluğundaki Belgeli Tedavi Giderinden Sigortanın Sorumlu Olmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı
Dava me Talep: Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu aracın kazasında yaralandığını, yüzünde sabit iz kaldığını belirterek estetik ameliyat masrafı, belgeli tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılması sebebiyle tazminat ile manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu savunmuş; davalı sürücü davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Kararı: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 16.512,48 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; yüzünde iz kalan üniversite öğrencisi davacının meslekte yükselme me kariyer imkanları araştırılarak ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararın uzman bilirkişi tarafından hesaplanması gerekirken takdiri indirimle hüküm kurulmasını hatalı bulmuştur. Ayrıca 6111 sayılı Kanun uyarınca belgeli tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini vurgulayarak bu kalemin reddi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı [X.] Sigorta A.Ş. Vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili; 12/08/2012 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı [A.B.]'ın sürücüsü olduğu ve diğer davalı tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazada davacının kolunda, omuzunda ve yüzünde ciddi yaralanmaların meydana geldiğini, uzun süre tedavi gördüğünü ve ameliyatlar olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın [X.] Sigorta A.Ş. poliçe limit ile sınırlı olmak üzere davalılardan, ayrıca 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı [A.B.]'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 16/06/2014 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davacı [C.D.]'in uğramış olduğu 20.000,00 TL müstakbel gelir kaybından doğan maddi tazminatın, 6.331,00 TL tedavi giderinin ve 181,48 TL geçici iş görmezlikten doğan maddi tazminatının davalı [A.B.]'dan kaza tarihinden itibaren diğer davalı [X.] Sigorta A.Ş. den ise poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı [X.] Sigorta A.Ş. vekili; tedavi masraflarından [Y.]'nun sorumlu olduğunu ve geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin taleplerin poliçe kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı [A.B.]; duruşmadaki beyanında kaza yapan aracın sürücüsü olduğunu ve davacıya 6 ay maddi ve manevi yardımda bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 16.512,48 TL maddi tazminatın davalı [A.B.]'dan olay tarihi olan 12/08/2010 tarihinden, diğer davalı [X.] Sigorta A.Ş.'den ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı [A.B.]'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı [X.] Sigorta A.Ş. Vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava Borçlar Kanunu'nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK m. 54) gereğince bedensel zarara uğranılması nedeniyle maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali BK m. 46/I'de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince "Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir". Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu'nun 46. maddesinde belirtilen "bütün masraflar" deyimi çok geniş kapsamlıdır. Bu giderlere zarara uğrayanın katlanmak zorunda kaldığı bütün giderler dahildir. Ayrıca kural olarak ileride yapılması zorunlu tedavi giderlerinin önceden istenmesi de mümkündür. "Estetik zarar" olarak nitelendirilebilecek tedavi gideri niteliğindeki yapılması zorunlu estetik ameliyat giderlerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı vekilinin, maddi tazminata ilişkin talebini de açıkladığı 16.06.2014 tarihli ıslah dilekçesinde müvekkilinin trafik kazası sonucu yaralandığını, kaza sonucu yüzünde sabit iz kaldığını belirterek estetik ameliyat gideri 6.000,00.-TL, tedavi gideri 331,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat 20.000,00 TL ve geçici iş görmezlikten doğan 181,48 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Dosya kapsamında bu hususta aldırılan [Z.] Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 22/05/2014 tarih ve 1070 sayılı raporunda davacı [C.D.]'in vücudundaki tüm skarların kalıcı olup, sol malor bölgeye "skar revizyonu", sol yüz yarısına "dermaabrasyon" yapılabileceği, bu operasyonların izlerinin de kalıcı olacağı, operasyonların maliyetinin 5.000-6.000 TL arasında olabileceğinin tahmin edildiği mütalaa olunmuştur.
Tedavi yalnızca tam sıhhate kavuşma için değil kısmen de olsa yapılacak tıbbi müdahale ile iyileşme sağlanmasının mümkün olduğu hallerde zorunlu ise insanın bedensel ve ruhsal sağlığı için gereklidir. Görüldüğü üzere bilirkişi raporunda davacının yüzündeki sabit izlerin kısmen de olsa yapılacak tıbbi uygulamalar ile giderilebileceğinin değerlendirildiği göz önüne alınarak davacının yüzündeki izlerin kısmen de olsa giderilmesi bedensel ve ruhsal sağlığı bakımından zorunlu olup bilirkişi raporlarında belirtilen bu tedavi için gereken giderin belirlenerek hüküm kurulmuş olduğu gözetilerek davalı [X.] Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan (3.bent hariç) estetik ameliyat giderleri nedeniyle hükmedilen 6.000 TL ve 10 günlük geçici iş gücü kaybı nedeniyle hükmedilen 181,48 TL tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Vücut bütünlüğü ihlal edilen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar BK m. 46/I'de "iktisaden mahrum kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zararlar" şeklinde ifade edilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere vücut bütünlüğü ihlal edilen kişinin bu ihlal nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Vücut bütünlüğü ihlal edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlalden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır. Hatta bu kişiler ihlal fiili neticesinde işlerinden tamamen de çıkarılabilirler. Olayımızdaki gibi zarar görenin genç bir kız olması halinde bu kişinin evlenme şansının azalması veya beden şeklinin önemli derece değişmesi nedeniyle kaybetmesi ya da mesleğinde yükselmesine engel olması gibi hallerde de zarar görenin ekonomik geleceğinin sarsıldığından bahsedilir.
Vücut bütünlüğünün ihlali nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılması özellikle mesleği nedeniyle toplumla sürekli iç içe olan kişiler bakımından ayrıca önem arz etmektedir. Örneğin, vücut bütünlüğü ihlal edilen bir bayan sinema sanatçısının, halkla ilişkiler bölümünde çalışan bir kişinin ya da sağlık alanında doktor, hemşire olarak görev yapmakta olan kişilerin yüzünde sabit bir iz kalması, bu kişilerin çalışma güçlerinde fiilen bir eksiklik meydana getirmemekle birlikte iş bulmalarını imkansızlaştırabilecek, zorlaştırabilecek ya da kariyer olarak yükselmelerine engel olabilecektir. Bu gibi durumlarda zarar gören ekonomik geleceği sarsılarak zarara uğratılmış olur.
Somut olayda davacı vekilince davacının kaza sonucu yüzünde sabit iz kaldığından ekonomik geleceğin sarsılması nedeni ile 20.000,00 TL maddi tazminat talep edilmiş, mahkemece davacının Sosyal Hizmetler Bölümü öğrencisi genç bir kız olması, iş hayatında çehrede sabit eser oluşması nedeniyle sıkıntı yaşayacağı, Borçlar Kanunu'nun 42/2. maddesi uyarınca uğranılan maddi zararın kapsamının ve parasal değerinin mahkemece takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle 10.000,00 TL müstakbel gelir kaybı nedeniyle tazminata hükmedilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan davacının fotoğraflarından yüzündeki izlerin sabit nitelikte olduğu anlaşılması bakımından, davacının Sosyal Hizmetler Bölümü öğrencisi olup ileride yüzündeki izlerin mesleğe kabulden sonra yapmış olduğu işin sosyal nitelikte insanlarla sürekli iletişim içerisinde olmasını gerekli kıldığı da gözönüne alındığında kişinin yüzündeki yaralanma sonucu oluşan izlerin yalnızca mesleğe kabulde değil kariyer olarak mesleğinde yükselmesinde de etkileri değerlendirilip açıklanan yönlerden gerekli araştırma yapılarak davacının yüzündeki sabit iz niteliğindeki yaralanma nedeni ile ekonomik geleceğin sarsılması sonucu oluşan zararın uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa'nın 59. maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın [Y.] tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin [Y.] tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili [X.] şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'na göre zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. [X.] şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. [X.] şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı [Y.]'na geçtiğinden kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden [X.] şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
Somut olayda mahkemece davacı tarafça dosyaya ibraz edilen fatura içeriklerine göre kabul edilen 331,00 TL tedavi gideri (300,00 TL özel oda ücreti+31,00 TL poliklinik muayene ücreti) 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi kapsamında olup dava dışı [Y.]'nın sorumluluğunda olduğundan, zarara neden olan aracın davalı sigortacısı sorumlu olmayıp, belgeli tedavi gideri yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı [X.] Sigorta A.Ş. Vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı [X.] Sigorta A.Ş. Vekili ve davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı [X.] Sigorta A.Ş. Vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı [X.] Sigorta A.Ş. ve davacıya geri verilmesine 24.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- 01.06.2015 Tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları Uyarınca Tek Taraflı Kazada Sürücünün Tam Kusuruna Denk Gelen Destek Tazminatından Güvence Hesabının Sorumlu Olmadığı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Araç Malikinin İşleten Sıfatının ve Sigortanın Sorumluluğunun Tespiti İçin Araştırma Yapılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Emsal Karar
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davasında SGK Tarafından Yapılan Geçici İş Göremezlik Ödemesinin Hesaptan Düşülmesi ve Kusur Tespiti İçin Bilirkişi Raporu Alınması Gerektiği Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Araç İşleteni Olan Eşin Kendi Sigorta Şirketinden Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talep Edemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Mürevvis Sürücünün Tam Kusuruyla Vefat Etmesi Halinde Üçüncü Kişi Konumundaki Yakınların Sigorta Şirketinden Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İsteyebileceği ve İndirim Yapılamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Karayolu Dışında ve Park Halindeki Araçta İş Kazasında Trafik Sigortasının Sorumluluğu ve Taleple Bağlılık İlkesi Emsal Karar
- Anne ve Babanın Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Desteğin Evlenme İhtimaline Göre Kademeli Pay Ayrılması ve Vekalet Ücreti İle Yargılama Giderlerinin Doğru Hesaplanması Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- İş Kazasından Kaynaklanan SGK Rücu Davasında Gerçek Zarar Hesabı ve TRH2010 Tablosu Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları Makale
- Kira Hukukunda Hangi Davalar Açılabilir? Örnek Olaylar ve Yargıtay Kararları Makale
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 130 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 91 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu