Yeraltı Maden İşyerlerinde Meslek Hastalığı Nedeniyle Açılan Rücuan Tazminat Davasında Kusur Tespiti Ve 32 Yıl Formülünün Uygulanmasına İlişkin Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 27.09.2026
10
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Esas: 2015/22202 Karar: 2017/8293
Özet

Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Davacı Sosyal Güvenlik Kurumu, yeraltı maden işyerinde çalışması neticesinde meslek hastalığına tutulan ve sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan kurum zararının, 506 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca işverenden rücuan tahsilini talep etmiştir. Uyuşmazlık, yeraltı maden işçisinde gelişen meslek hastalığı sebebiyle işverenin kusur durumunun ve kaçınılmaz maluliyet oranının tespitinde esas alınacak hesaplama metoduna (32 yıl formülü) ilişkindir.

Davacı (SGK) Talebi: Davacı Kurum, meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan bağlanan gelirlerden oluşan kurum zararının rücuan davalı işverenden tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabı: Davalı işveren vekili, sigortalının emekli olduğu tarihteki maluliyet oranının kaçınılmaz maluliyet oranından düşük olduğunu, dolayısıyla işverene atfedilecek bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş ve kararı temyiz etmiştir.

İlk Derece ve Yargıtay Süreci: İlk Derece Mahkemesi (İş Mahkemesi), 32 yıl formülüne uygun düşmeyen bilirkişi raporlarını esas alarak davanın kabulüne karar vermiştir. Temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 10. Hukuk Dairesi; yeraltı maden işyerlerindeki çalışmalarda kaçınılmaz maluliyet oranının öteden beri uygulanan 32 yıl formülü esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, 22 yaşında yeraltı madeninde çalışmaya başlayan ve 22 yıl çalıştıktan sonra emekli olan sigortalının 32 yıl formülüne göre belirlenen kaçınılmaz maluliyet oranının, emekli olduğu tarihteki maluliyet oranından (%6,85) daha yüksek olduğunu, bu durumda işverene yüklenebilecek bir kusur bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR.

Tam Orijinal Karar Metni

10. Hukuk Dairesi
2015/22202 E., 2017/8293 Κ.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi İş Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığına dayalı olarak rücuan tazminat istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava, meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelir nedeniyle uğranılan kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesidir.

Meslek hastalığı, 506 sayılı Kanunun 11. maddesinde açıkça ifade edildiği gibi; işin niteliğine göre tekrarlanan sebepler veya işin yürütüm şartlarına göre ortaya çıkan hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir. Kusur incelemesi yapılırken, meslek hastalığının bu özelliği dikkate alınarak ve öteden beri uygulanan şekliyle yeraltı maden işyerlerinde çalışan sigortalılar bakımından 32 yıl formülü esas alınmak suretiyle belirleme yapılmalıdır. Bilindiği üzere, sigortalının İşyerlerinde 32 yıldan daha kısa bir süre çalışması halinde, kaçınılmaz maluliyet oranı; çalışılan yıl sayısı: 32, yıl ortalaması ile çarpılarak kaçınılmaz maluliyet oranı belirlenmelidir. Sigortalının 18 yaşından sonra çalışmaya başlaması halinde ise; her yıl için 32 yıldan 3 yıl indirilerek kaçınılmaz maluliyet belirlenmeli, artık yaşlar için orantılama yoluyla indirime gidilmelidir.

Somut olayda sigortalının 21.06.1977 yılında 22 yaşında hazırlık işçisi olarak yeraltı kömür madeninde çalışmaya başladığı, 22 yıl fiilen çalışarak 25.03.1997 tarihinde emekli olarak işten ayrıldığı, emekli olduğu tarihte 01.10.2013 tarihli tıp bilirkişisi raporu ile maluliyet oranı % 6,85 olarak belirlendiği, dosyada alınan 15.09.2014 tarihli bilirkişi raporu ile kaçınılmaz maluliyet oranının % 7,53 olarak tespit edilerek, işçinin emekliye ayrıldığı tarihteki maluliyet oranından kaçınılmaz maluliyet oranı büyük olduğundan işverenin kusurunun bulunmadığının belirtildiği, mahkemece 32 yıl formülüne uygun olarak hazırlanmayan 01.12.2014 ve 13.02.2015 tarihli bilirkişi raporları esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda kaçınılmaz maluliyet oranı ile işten ayrıldığı tarihteki maluliyet oranı karşılaştırıldığında kaçınılmazlık maluliyet oranı daha fazla olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, taraf vekillerin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik