Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmelerinde Araç Malikinin İşleten Sıfatının Sona Erip Ermediğinin Araştırılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı
Dava ve Talep: Davacılar vekili, murislerinin davalı sürücü idaresindeki aracın çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek malik, kiracı ve sigorta şirketinden destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talep etmiştir.
Cevap: Araç maliki şirket vekili, aracın uzun süreli kiralandığını, fiili hakimiyet ve işleten sıfatının kiracıda olduğunu belirterek husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Kararı: Mahkemece, davanın kabulü ile maddi ve manevi tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; 2918 sayılı KTK m. 3 ve m. 85 uyarınca araç malikinin uzun süreli kiralama ile fiili hakimiyeti ve ekonomik yararlanmayı kiracıya devretmesi durumunda işleten sıfatının kalmayacağını belirtmiştir. Mahkemece kiralama sözleşmesi, ek protokoller, araç teslim durumu, vergi ve ticari defter kayıtları incelenerek malik şirketin işleten sıfatının devam edip etmediği belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasını eksik inceleme olarak değerlendirip kararı araç maliki şirket yararına bozmuştur.
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili ile [X.] Serv ve Tic A.Ş. ve vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkillerinden [A.B.]'in eşi, diğerlerinin annesi olan muris [C.B.]'ın 17.11.2009 tarihinde davalılardan [D.E.] sevk ve idaresindeki [Y.] plaka sayılı aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalı tarafın kusurlu olduğunu, diğer davalılardan [X.] Servis ve Tic. A.Ş.'nin aracın maliki, [Z.] Gemi Acenteliği A.Ş.'nin ise kiracı olması sebebiyle sorumluluklarının bulunduğunu, davalı [T.] Sigorta A.Ş.'nin kaza yapan aracın sigorta şirketi olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 45.000,00 TL manevi tazminatın, diğer müvekkilleri için ayrı ayrı 7.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı [T.] Sigorta A.Ş. vekili, kusur ve gelir kaybı hesabı yapılması gerektiğini, ayrıca davacı tarafın kendilerine herhangi bir ihbarda bulunmadıkları için faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, manevi tazminat istemi yönünden müvekkilinin sorumluluğu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı [X.] Servis ve Tic. A.Ş. ve [Z.] Gemi Acenteliği A.Ş. vekili, müvekkili [X.] Servis ve Tic. A.Ş'nin kazaya karışan aracı diğer davalı müvekkili [Z.] Gemi Acenteliği A.Ş.'ye kiraladığını, bu sebeple işleten sıfatının [Z.] Gemi Acenteliği A.Ş'ye ait olduğunu, [X.] Servis ve Tic. A.Ş'ye husumet yöneltilemeyeceğini, kazanın oluşumunda kusurun [C.B.]'a ait olduğunu, manevi tazminat istemlerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı [D.E.] vekili, merhumun tamamen kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile 1.000 TL nin (davalılardan [T.] Sigorta A.Ş. poliçesindeki limit ile sınırlı ve faizden dava tarihi olan 25/03/2010 tarihinden itibaren sorumlu olmak, diğer davalıların ise faizden olay tarihi olan 17/11/2009 tarihinden itibaren sorumlu olmak üzere) işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı [A.B.]'e ödenmesine, davacının maddi tazminattan fazlaya ilişkin 23.701,57 TL'lik talep ve dava hakkının saklı tutulmasına, manevi tazminat yönünden [T.] Sigorta A.Ş. hakkındaki manevi tazminat talebinin reddine, diğer davalılar hakkındaki manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacılar için toplam 22.000 TL manevi tazminatın da olay tarihi olan 17/11/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi haricindeki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar [D.E.] vekili, [X.] Servis ve Tic AŞ ile [Z.] Gemi Acenteliği A.Ş. vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar [D.E.] ve davalı [Z.] Gemi Acenteliği A.Ş. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davalı [X.] Servis ve Tic AŞ vekilinin husumete(işletenliğe) ilişkin temyiz itirazları yönünden;
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun hükümlerine göre, trafik kaydı "işleten"i kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, kaza tarihi 17/11/2009 olup, 06/12/2006 tarihli adi yazılı kira sözleşmesine göre davalı [X.] Servis ve Tic A.Ş'nin maliki olduğu ve dava konusu kazaya karışan araç 36 aylığına dava dışı [M.] Denizcilik ve Nak A.Ş. tarafından kiralanmış olup 01.01.2009 tarihli ek protokol ile araç kiralama sözleşmesi kiracı sıfatı ile davalılardan [Z.] Gemi Acenteliği A.Ş.'ye devredilmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurularak, bahsi geçen adi yazılı kira sözleşmesine ve ek protokole göre davalı araç maliki [X.] Servis ve Tic A.Ş'nin aracını davalı [Z.] Gemi Acenteliği A.Ş.'ye kiraladığına göre, tanzim edilen adi yazılı kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın gerçekten kiracıya teslim edilip edilmediği, sözleşme süresinin bitiminden önce sözleşmenin feshedilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalı [X.] Servis ve Tic A.Ş'nin işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davalı [X.] Servis ve Tic A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar [D.E.] ve davalı [Z.] Gemi Acenteliği A.Ş. vekillerinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı [X.] Servis ve Tic A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı [X.] Servis ve Tic A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 537,33 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar [D.E.] ve [Z.] Gemi Acenteliği A.Ş.'den alınmasına 31.1.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Araç Malikinin İşleten Sıfatının ve Sigortanın Sorumluluğunun Tespiti İçin Araştırma Yapılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Emsal Karar
- Araç Kayıt Malikinin İşleten Sıfatı ve Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Sorumluluğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Araç İşleteni Olan Eşin Kendi Sigorta Şirketinden Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talep Edemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Trafik İşaretlerinin Eksikliğinden Kaynaklanan Araç Hasarı Davalarında Görevli Yargı Yeri Hakkında Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı Emsal Karar
- Mürevvis Sürücünün Tam Kusuruyla Vefat Etmesi Halinde Üçüncü Kişi Konumundaki Yakınların Sigorta Şirketinden Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İsteyebileceği ve İndirim Yapılamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- 01.06.2015 Tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları Uyarınca Tek Taraflı Kazada Sürücünün Tam Kusuruna Denk Gelen Destek Tazminatından Güvence Hesabının Sorumlu Olmadığı Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davasında SGK Tarafından Yapılan Geçici İş Göremezlik Ödemesinin Hesaptan Düşülmesi ve Kusur Tespiti İçin Bilirkişi Raporu Alınması Gerektiği Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Karayolu Dışında ve Park Halindeki Araçta İş Kazasında Trafik Sigortasının Sorumluluğu ve Taleple Bağlılık İlkesi Emsal Karar
- Kat Malikleri Kurulunca Ortak Alanların Kiralanması İşletilmesi Yetkisinin Oy Birliği Olmaksızın Devredilemeyeceği Ve Yönetime Keyfi Gecikme Tazminatı Belirleme Veya Hizmet Kesme Yetkisi Verilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 130 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 91 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu