Polis Memuruna Söylenen Siz Eşkıya Mısınız Sözünün Rahatsız Edici Ve Kaba Söz Niteliğinde Olup Hakaret Suçunu Oluşturmayacağına Ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Unsurlarına İlişkin Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 23.09.2026
2
Yargıtay 18. Ceza Dairesi Esas: 2017/6485 Karar: 2019/17210
Özet

Davacı Talebi: Kamu davası niteliğindeki dosyada, kolluk görevlilerine yönelik görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından sanığın cezalandırılması talep edilmiştir.

Davalı Cevabı: Sanık, polis merkezine şikayet amacıyla gittiğini, polisler tarafından darp edildiğini, hakaret veya direnme kastının bulunmadığını belirterek beraatini talep etmiş ve mahkumiyet kararlarını temyiz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince sanığın görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.

Temyiz Kararı: Yargıtay 18. Ceza Dairesi; sanığın polis memuruna söylediği 'siz eşkıya mısınız' sözünün kolluk uygulamasına yönelik eleştiri ve kaba söz niteliğinde olup hakaret suçunu oluşturmadığını, ayrıca kamu görevini engellemeye yönelik bir eylemi bulunmadığından eylemin sair tehdit suçunu oluşturabileceğini, darp iddiaları doğrultusunda haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükümlerin BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir.

Tam Orijinal Karar Metni

18. Ceza Dairesi 2017/6485 E. , 2019/17210 K.

'İçtihat Metni'

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre temyiz kapsamının sanık [GİZLENDİ]'ın hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından aldığı mahkumiyet hükümlerine ilişkin olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

A) Sanığın, daha önce gerçekleşen bir kavga olayı ile ilgili olarak, olay yerinde bulunmasına rağmen görevini yerine getirmediğini düşündüğü polis memurunu amirine şikayet etmek amacıyla Polis Merkezi'ne gitmesi ve aralarında çıkan tartışma sonucu müştekileri tehdit ettiği olayda, sanığın müştekilerin kamu görevlerini engellemeye yönelik eyleminin bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın eylemlerinin TCK'nın 106. maddesinin ikinci cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

B) Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını oluşturması gerekmektedir. Somut olayda sanığın söylediği kabul edilen 'siz eşkıya mısınız' şeklindeki sözünü, olayın bir bütün halinde kolluğun uygulamalarına eleştiri anlamında söylediği ve müşteki [GİZLENDİ]'ya yönelik tahrik altında söylediği sözün ise; müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,

C) Kabule göre de;

1- Sanığın aşamalardaki beyanlarında polis memurlarınca darp edildiğini iddia etmesi ve bu iddialarının adli rapor içeriği ve tanık beyanları ile doğrulanması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında direnme suçundan TCK'nın 29, hakaret suçundan aynı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2- Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilmesine rağmen, seçimlik ceza öngören hakaret suçundan kurulan hükümde yeterli gerekçe gösterilmeden hapis cezası tercih edilmek suretiyle çelişkiye yol açılması,

3- Sanığın Polis Merkezine gelerek önce polis memuru [GİZLENDİ]'ya, daha sonra da diğer polis memurlarına yönelik hakaret etmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, sanığın zincirleme olarak tek bir hakaret suçunu işlediği gözetilmeden sanık hakkında iki ayrı hakaret suçundan hüküm kurulması,

4- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,

Bozmayı gerektirmiş ve sanık [GİZLENDİ]'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik