Mirasçılıktan Çıkarmanın (Iskatın) İptali Davasında Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüklerin İhlali ve Iskat Sebebinin İspatı Yargıtay Kararı
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin babası olan murisin noter vasiyetnamesi ile müvekkilini mirasçılıktan çıkardığını, vasiyetnamede ailevi yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddia edilmişse de bu hususa dayanak somut bir vakıa sunulmadığını, müvekkilinin murisle 26 yıl boyunca aynı evde yaşayıp evlatlık görevlerini yerine getirdiğini belirterek mirasçılıktan ıskatın iptalini talep etmiştir.
Davalı Cevabı: Davalı anne davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Davalı kardeş vekili ise davacının borçları nedeniyle murisi icra tehditleriyle baş başa bıraktığını, murisin bu borçları ödemek için mallarını satmak zorunda kaldığını, davacının murise bakmadığını ve aile huzurunu bozduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi, muris ile davacının birlikte yaşadıklarını ve mirastan çıkarma sebebinin varlığının davalı tarafça ispatlanamadığını gerekçe göstererek davanın kabulüne, ölüme bağlı tasarrufun davacı mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesine karar vermiştir.
İstinaf Kararı: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, taraf vekillerinin istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
Temyiz Kararı: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, davacının kendi borçlarını ödemeyerek murisi icra tehdidi altında bıraktığı, borçları ödeterek ekonomik zarara uğrattığı, murisi sık sık azarlayarak aile huzursuzluğuna sebep olduğu ve aynı evde yaşamanın bu tutumların affedildiği anlamına gelmediği gerekçesiyle TMK m. 510/2 uyarınca ıskatın haklı nedene dayandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası muris ...'in, vefatından önce Noterliğinin 19.11.2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetname ile müvekkilini mirasçılığından çıkardığını, ilgili vasiyetnamenin Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/1837 Esas sayılı dosyası ile açılıp okunduğunu, müteveffanın mirasçıları müvekkilinin annesi davalı ile kardeşleri ve olduğunu, düzenlenen vasiyetnamenin her yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu vasiyetnamenin saklı pay sahibi ve murisin yasal mirasçısı olan müvekkilinden mal kaçırma gayesiyle hazırlanmış olduğunu ve bu vasiyetnamenin yasal şartları taşımadığını, müvekkilinin son 26 yıldır (murisin vefatına kadar) murisin babası, annesi, eşi ve çocukları ile aynı evde yaşadığını, murise karşı ailevi yükümlülüklerini yerine getirmemesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, murisin ailesine her zaman destek olduğu ve evlatlık vazifesini sonuna kadar yerine getirdiğini, her ne kadar muris müvekkilinin aile hukukundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle onu mirasından çıkartmışsa da bu iddiasına dayanak olabilecek bir vakıayı vasiyetnamesinde sunmadığını ileri sürerek Noterliğinin 19.11.2014 tarihli ve yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile müvekkilinin mirastan ıskatının iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı cevap dilekçesinde; muris tarafından Noterliğinin 19.11.2014 tarihli ve yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyeti ile oğlu ...'i mirasçılığından çıkardığını, murisin oğlu ...'in babasına karşı olumsuz tutum ve davranışının bulunmadığını, vasiyetnamede yazılı olan nedenlerin ve vasiyetnamenin içeriğinin doğru olmadığını belirterek davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; muris ...'i ölümünden sonra davacı oğlu tarafından miras haklarının müsrifçe harcanmasına engel olmak adına oğlunu mirastan çıkardığını, muris davacının borçlarını ödeyebilmek adına satmış olduğu malları göz önüne aldığındandır ki davacıyı mirasından çıkardığını ve daha fazla emeklerinin boşa çıkmasına engel olmak istediğinin aşikar olduğunu, davacının muris ile aynı evde yaşamış olması tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunun kesin delili olmadığını ayrıca sırf aynı konutta yaşamış olması davacı tarafın murise karşı bakım yükümlülüklerini karşıladığı anlamına da gelmediğini, davacı ile dava dışı ... kendi arzusu ile muris ve diğer davalı ile bir arada yaşamayı talep ettiğini, bunun üzerine 6 odalı evde ortak yaşamlarını sürdürdüklerini, muris ...'in herhangi bir bakıma ihtiyacının olmadığını, muris vefatından kısa bir süre önce hastalandığını, bu aşamada ise eşi ile oğlu sözde bakımıyla ilgilenmesi gereken murisle ilgilenmediğini, davacının sık sık ailenin geçimini zora sokacak borçlar yaptığını, bu hususta evin tek erkek çocuğu zihniyeti ile tüm hatalarının üstü diğer davalı anne tarafından kapatıldığını, murisin yaşadığı psikolojik çöküntüyü anlatabilmek adına "bu çocuk beni bitirdi, ben dişimle tırnağımla kazandım, oğlum dağıttı" gibi serzenişlerde bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı, miras bırakan ...'in mirasçısı olup miras bırakan tarafından ..... Noterliğinin 19/11/20...... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesi ile mirasçılıktan çıkarıldığını, mirasçılıktan çıkarma sebebi olarak aile bağından doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği hususu nedeni ile ailesine karşı olumsuz örf, adet ve geleneklere aykırı davranışlar ve geçim hayatını huzursuz hale getirecek davranışlarda bulunmasının gösterildiğini, çıkarma sebebini ispat yükü davalı tarafta olup tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanıkların beyanları bir bütün olarak irdelendiğinde mirastan çıkarma sebebinin varlığının davalı tarafça ispatlanamadığı, murisin ve davacının murisin vefatına kadar birlikte yaşadıkları anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerektiği ve ölüme bağlı tasarrufta çıkarma sebebinin gösterildiği ancak davalı tarafça bunun ispatlanamadığı nazara alınarak TMK'nın 512. maddesi uyarınca düzenleme şeklinde vasiyetname/mirasçılıktan çıkarma ile yapılan ölüme bağlı tasarrufun davacı mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulü ile Noterliğinin 19.11.2014 tarihli ve yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetname/mirasçılıktan çıkarma ile yapılan ölüme bağlı tasarrufun davacı mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ...'ın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. Eldeki davada ispat yükünün genel kurala tâbi olduğunu, davacının iddialarını ispatlayamadığını,
2. Taraflarınca mirasçılıktan çıkarma sebebinin tanık beyanları ile ispatlandığını beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirastan ıskatın iptali istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu'nun 510. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mirasbırakan, aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile dinlenen tanık anlatımlarına göre; davacı ile murisin aynı evde yaşadığı, ancak davacının kendi borçlarını ödemediği, murisin defalarca icra tehdidi altında kaldığı, bu borçları ödemek zorunda bırakıldığı, davacının ekonomik yükümlülüklerini yerine getirmediği, ayrıca babası olan murisi sık sık azarladığı ve aile birliğini huzursuz hale getirdiği anlaşılmaktadır.
Bu hâliyle, davacının davranışlarının aile hukukundan doğan yükümlülüklerle bağdaşmadığı; murisin ekonomik ve manevi bakımdan sıkıntıya düşmesine neden olduğu, aile birliği ve saygı unsurunu zedelediği görülmektedir.
Murisin bu koşullarda davacıyı mirastan çıkarması, TMK m. 510/2 anlamında haklı nedene dayanmaktadır.
Mahkemece, tarafların aynı evde birlikte yaşamış olmaları gerekçe gösterilerek iskat sebebinin varlığı kabul edilmemiştir. Oysa, birlikte yaşama olgusu, murisin davacının yukarıda belirtilen tutumlarını affettiği veya onayladığı anlamına gelmez.
Murisin iskat iradesini vasiyetnameyle açıkça ortaya koyduğu da dikkate alındığında davacının bu davranışlarını hoşgördüğünü değil, artık tolere edemediğini göstermektedir.
Bu durumda, Mahkemece tanık anlatımları ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, davacının aile hukukundan doğan yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal ettiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Evlatlığın Saklı Payını İhlal Kastıyla Yapılan Bağışlamalarda Tenkis Talebinin Kabulü Kararı Emsal Karar
- Miras Taksim Sözleşmesine Dayalı Tapu İptali Davasında İntikal İşleminin Taksim Sözleşmesinden Dönme Anlamına Gelmeyeceği Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Mirasbırakanın Erkek Evladına Yaptığı Taşınmaz Temliklerinin Mirasçıdan Mal Kaçırma Amaçlı Ve Muvazaalı Olduğu Gerekçesiyle Tapu İptal Ve Tescil Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sadakat Yükümlülüğünü İhlal Ederek Başka Erkeklerle Müstehcen Yazışmalar Yapan Kadının Ağır Kusurlu Bulunması Karşısında Erkeğin Boşanma Ve Tazminat Davasının Kabulü Kararı Emsal Karar
- Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinden Doğan Bakım Borcunun Yerine Getirilmemesi Nedeniyle Sözleşmenin Feshi ve Tapu İptal Tescil Davası Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Reddi Miras Davası: Üç Aylık Süre ve Hükmen Ret Makale
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 129 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 91 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu