Mal Ayrılığı Rejiminde Ev İçi Katkının İspatlanamaması Sebebiyle Onama Kararı
Dava Türü: Katkı Payı Alacağı Davası
Davacı Talebi: Davacı kadın, evlilik birliği içinde alınan taşınmazın edinilmesine ziynet eşyaları, konfeksiyon ve temizlik işlerinde çalışarak elde ettiği gelirle katkıda bulunduğunu belirterek 150.000,00 TL katkı payı alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabı: Davalı erkek, taşınmazın kendisine miras kalan malların satışından elde edilen gelirle alındığını, davacının parasal bir katkısının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesi, mal ayrılığı döneminde yapılan katkının parasal bir değerle ispatlanması gerektiğini, ev içi katkının alacağa konu edilemeyeceğini ve tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığını belirterek davanın reddine karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dosyadaki delillerin değerlendirilmesinde ve hukuki nitekimde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR.
2. Hukuk Dairesi 2022/10205 E. , 2024/635 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
TARİHİ: 29.09.2022
SAYISI: 2021/1360 E., 2022/1896 K.
DAVA TARİHİ: 21.03.2016
KARAR: Esastan reddi
TEMYİZ EDEN: Davacı kadın vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 7. Aile Mahkemesi
TARİHİ: 02.04.2019
SAYISI: 2016/224 E., 2019/254 K.
Taraflar arasındaki katkı payı alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı kadın vekili dava dilekçesinde; evlilik birliği içinde edinilen malların tasfiyesi ile malların edinilmiş mallara katılma rejimine göre paylaştırılmasını talep ve dava etmiştir.
2. Davacı kadın vekili 02.05.2015 tarihli açıklama dilekçesinde; tasfiye konusu 978 ada 8 parselde (yeni 8920 ada 4 parsel) bulunan 4 katlı evin olduğunu, taşınmazın tahminin değerinin 300.000,00 TL olduğunu, dava değerinin de 150.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin öncelikli talebinin 3 ve 4 üncü kattaki taşınmazların müvekkiline verilmesi olduğunu, mümkün olmaması halinde paraya çevrilerek paylaşımın yapılmasını talep ettiklerini belirterek; yasal mal rejimin göre taşınmazın aynen, mümkün olmaması halinde tasfiye usulüne göre paylaştırılmasını talep etmiştir.
3. Davacı kadın vekili cevaba cevap dilekçesinde; davalının annesinin miras kalan tüm malları satarak davalıya hiçbir şey vermediğini, davalının miras payını alamadığını, davalının 1979 yılında askere gittiğini, askere gitmeden önce marangoz olarak çalıştığını, işten aldığı tazminatla bilezik aldığını, o dönemde müvekkilinin de düğünde takılan 4-5 adet bileziği ve bir kısım altınlarının olduğunu, müvekkilinin davalı askerde iken kabak çekirdeği ekip satarak gelir elde ettiğini, elde edilen para ve altınlarla İstanbul'daki arsanın satın alındığını, borç alınan para ve birikimden kalan paralarla evin yaptırıldığını, bu dönemde müvekkilinin ailesinin yanında kalarak ailesinin desteğinin olduğunu, sonra müvekkilinin konfeksiyonda 1 yıl çalıştığını, sonra 2 yıla yakın evlere temizliğe gittiğini, bakıcılık yaptığını, el işi yaparak sattığını, gelirlerini davalı eşine verdiğini beyan etmiştir.
4. Davacı kadın vekili ıslah dilekçesinde; cevaba cevap dilekçesinde ayrıntılı şekilde anlatıldığı üzere müvekkilinin 8920 ada 4 parsel sayılı taşınmazın edinilmesine katkısının olduğunu, belirtilen malvarlığının yasal mal rejimine göre tasfiye edilmesine yönelik davanın katkı payı alacağı olarak ıslah ettiklerini belirterek; 150.000,00 TL (fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla) katkı payının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde; tarafların evlilik birliği içinde edindikleri bir mallarının bulunmadığını 8920 ada 4 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline miras yoluyla kalan taşınmazların satışından elde edilen gelirle ile alındığını, müvekkilinin Nevşehir'de kalan miras malların bir kısmını satılarak önce İstanbul'da bir arsa alıp üzerine ev yaptığını, evin 1984 yılında bittiğini, sonrasında 1985-1990 yıllarında miras kalan taşınmazların kalanlarını satarak ikinci katı yaptığını, 1998 yılında Adana'ya taşınınca İstanbul'daki taşınmazı satarak Adana'daki 8920 ada 4 parsel sayılı üzerinde 4 katlı evi bulunan taşınmazı satın aldığını, 4 katlı evin sadece 2 nci katının yapılmamış olduğunu, 2 nci katı da müvekkilinin köyde miras kalan evini satarak yaptırdığını, davacının katkısının olmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı erkek vekili ıslaha karşı cevap dilekçesinde; ıslahın süresinde yapılmadığını, zamanaşımının dolduğunu, davacının taşınmazın edinilmesine katkısının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların mal ayrılığı rejimine tabi oldukları dönemde İstanbul'da arsa alındığı, üzerine 1983 yılında ev inşaatına başlandığı, 1984 yılında inşaatın sona erdiği ve tarafların bu evde yaşamaya başladığı, 1985-1991 yılları arasında 1 nci katın yapılarak tarafların bu katta yaşamaya başlayıp zemin katı kiraya verdikleri ve 1998 yılında bu binayı satıp tasfiyeye konu taşınmazın satın alındığı, davacının katkısına ilişkin tanık olarak dinlenen tarafların ortak çocuklarının belirtilen tarihlerde çok küçük olmaları nedeniyle beyanlarını görgüye dayalı olmadığı, duyuma dayalı olduğu, davalının ise evlilik birliğinin devamı süresince hastanede çalıştığı, daha sonra emekli olduğu, davalının maaşı dışında miras yoluyla kendisine kalan taşınmazların satışından gelir elde ettiği, mal ayrılığı rejiminde yapılan katkının mutlaka para ya da para ile ölçülebilen bir değer ile yapılmasının gerektiği, ev içi katkının alacağa konu edilemeyeceği, bu durumda davacının katkısını ispat edemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verildiğini, davalının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davalının babasından miras kalmadığını, İstanbul'daki taşınmazın müvekkili ve davalının ortak katkıları ile alındığını, müvekkilinin evlilik birliği içinde sigortasız çalışmasının olduğunu, tanık beyanlarıyla bu hususun ispatlandığını, tanıkların müvekkilinin çocukları olması nedeniyle itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin katkısının duraksamaya yer olmayacak şekilde olması halinde davanın reddine karar verilebileceğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Mahkemenin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesinin olay ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin ziynet eşyaları ve çalışarak İstanbul'daki taşınmazın edinilmesine katkısının olduğunu, işbu taşınmaz satılarak tasfiye konusu taşınmazın satın alındığını, bu hususların ortak çocukların beyanlarıyla sabit olduğunu, tanıkların yaşına bağlı olarak beyanlarına itibar edilmediği belirtilirken çocukların biyolojik ve pedagojik olarak hatırlayıp hatırlayamayacaklarına ilişkin maddî ve bilimsel temele dayanılmadığını, çocukların müvekkilinin çalıştığı dönemde 5-7 yaşlarında olduğunu, çocukların yetişkinlerin aksine çocukluk dönemine ilişkin yalan tanıklıklarını çok daha az olduğunu, müvekkilinin katkısının ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, katkının ispatı ve delillerin değerlendirilmesi noktasında toplanmaktadır. Dava, katkı payı alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 33 üncü maddesi, 190 ve devamı maddeleri, 240 ve devamı maddeleri 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 5 inci maddesi, 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi; 4722 Sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10 uncu maddesi; 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 152 nci maddesi, 153 üncü maddesi, 170 inci maddesi, 186 ncı maddesinin birinci fıkrası, 189 uncu maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesi, 544 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 646 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Bizzat Davalının İkrarını Duyan Komşu Tanığın Beyanı İle Ziynet Alacağının İspatı Kararı Emsal Karar
- Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Otelde Ardışık Odalarda Konaklama Ve Eşini Ailesiyle Yaşamaya Zorlama Sebebiyle Kusur Belirlemesine İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Boşanma Davasında Düğün Ziynetlerinin Aidiyeti, İspat Yükünün Değişmesi ve Yeni Yargıtay İçtihadı İlkesi Uyarınca Ziynet Alacağının Kabulü Gerektiği Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Evlilikte Bozdurulan 7 Bilezik İçin Yargıtay Kararı: İade Edilmemek Üzere Verildiğini İspat Yükü Erkekte Emsal Karar
- Yurtdışı Boşanma Kararının Kesinleşmesi ve Mal Rejimi Tasfiyesi Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Mal Rejiminin Tasfiyesi Davasında Bekletici Mesele Yapılması Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Anlaşmalı Boşanma Duruşmasındaki Soyut Sözlü Beyanların Yasal Mal Rejiminin Tasfiyesinden Feragat Sayılamayacağı ve Tasfiye Alacağı Haklarını Ortadan Kaldırmayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Emsal Karar
- Düğünde Takılan Ziynet Eşyalarının Erkek Tarafından Bozdurulduğunun Tanıklık Beyanlarıyla İspatlanması Halinde Ziynet Alacağı Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Harici Taşınmaz Satış Bedelinin İadesi Talebinde İspat Yükü, Senetle İspat Zorunluluğu ve Göndereni Tespitedilemeyen WhatsApp Ekran Görüntülerinin Delil Başlangıcı Sayılamayacağı Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Bozma Kapsamı Dışında Kalarak Kesinleşen Vekalet Ücreti Hakkında Yeniden Hüküm Kurulamayacağı Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 129 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 90 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu