Evlilikte Bozdurulan 7 Bilezik İçin Yargıtay Kararı: İade Edilmemek Üzere Verildiğini İspat Yükü Erkekte
Konu: Boşanma sürecindeki ziynet eşyalarının iadesi davasında, evlilik içinde araba alımında kullanılan 7 adet bileziğin iade edilip edilmeyeceği.
Taraflar ve Uyuşmazlık: Davacı kadın, altınlarını davalı kocaya verdiğini, bir kısmının borç ödemede ve araba alımında kullanıldığını, kalanların ise izni olmadan kocanın annesinin evine götürüldüğünü ileri sürerek ziynet eşyalarının aynen iadesini, olmazsa bedelinin ödenmesini istemiştir. Davalı koca ise ikinci el araç alımı için kadının kendi isteğiyle 6 bileziğini bozdurduğunu savunmuştur.
Yargılama Süreci: İlk Derece Mahkemesi 7 adet bilezik için aynen iade, olmazsa 10.000 TL bedel yönünde karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise bileziklerin kadın tarafından isteğiyle iade edilmemek üzere erkeğe verildiği gerekçesiyle bilezik talebini reddetmiş, 22 adet çeyrek altın yönünden davayı kabul etmiştir. Davacı kadın yalnızca reddedilen bilezikler yönünden temyiz etmiştir.
Yargıtayın Gerekçesi: Türk Medeni Kanunu m. 6 ve HMK m. 190 uyarınca iddia ettiği olgudan lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altındadır. Hayat deneylerine göre bu tür eşyanın kadının üzerinde ya da evde saklanması olağandır; erkeğin veya annesinin zilyetliğine bırakılması olağana aykırıdır. Bileziklerin araba alımında kullanıldığı erkeğin ikrarı ve işyerinden gelen kartla sabittir. Ancak erkek, bileziklerin iade edilmemek üzere kendisine verildiğini ve kadının isteği ve onayıyla bozdurulup harcandığını ispatlayamamıştır.
Sonuç: Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin 7 bilezik yönünden verdiği ret hükmünü oy birliğiyle bozmuş, diğer temyiz itirazlarını reddetmiş ve dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermiştir.
2. Hukuk Dairesi 2025/7140 E. , 2026/1076 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/823 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından reddedilen ziynet eşyaları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesi tarafından ziynet eşyasının iadesi davasının kısmen kabulü ile "7 adet, her biri 15'er gr 22 ayar bileziğin davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde 10.000,00 TL bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine" karar verilmiş, taraf vekillerinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bileziklerin kadın tarafından isteği ile iade edilmemek üzere erkeğe verildiği, bu nedenle bilezikler yönünden kabul kararı verilemeyeceği, talep edilen 22 adet çeyrek altının da evlilik sürecinde kadından alınıp kullanıldığı, erkek tarafından iade istenmeksizin kendisine verildiği iddia ve ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile "22 adet çeyrek altının davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde değeri olan 5.874,00 TL'nin dava tarihi olan 12.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine " şeklinde karar verilmiştir. Karara karşı davacı kadın vekilince temyiz talebinde bulunulmuştur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde; "...müvekkilinin altınları davalıya verdiğini, davalının araba aldığını ve arabayı kendi adına tescil ettiğini, bu şekilde davalının önce borçlarını ödeyebilmek ve evin iaşesini sağlamak üzere altınların bir kısmını alıp, bir kısmı ile de araba aldığını, kalan ziynetleri ise "eve er geç geliyoruz, hırsız girer, altınları çalar" diyerek müvekkilinin izni ve onayı olmaksızın kendi annesinin evine götürdüğünü, bu arada bir kez düğüne gitmek durumunda kalıp altınları takmak istediğinde davalının annesinin evinde kalan altınları müvekkilinin takması için müvekkiline teslim edildiğini, düğün sonrası yine davalının annesinin evine gidilip davalının ısrarı üzerine takıları çıkarıp davalıya teslim ettiğini..." iddia ederek ziynet eşyalarının aynen iadesine aksi halde bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı erkek ise "...tarafların arabası olmadığı için ikinci el araba almak istendiğini, davacının ısrarları ile müvekkilinin yamaha marka motorunu satıp davacının da 6 adet bileziğini bizzat kendisi bozdurup bu paraları birleştirerek ikinci el bir araç alındığını, aracın alınmasını bizzat söyleyen, müvekkiline motorunu sattıran kişi davacı iken şimdi aksi beyanlarda bulunmasını anlayamadıklarını, davacının kendi isteğiyle ve iradesiyle 6 adet bileziğini bizzat kendi tanıdıkları sarrafa gidip bozdurmak suretiyle parasını satıcıya ödediğini, davacının müşterek haneyi sık sık yıllardan beri terkedip kendi ana-babasının evine gittiğini, her gidişinde altınlar ile kılık kıyafetlerini bile götürdüğünü..." savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olan, bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalının veya annesinin zilyetlik ve siyanetine terk edilmiş olması olağana ters düşer. Diğer taraftan, söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’idendir. Onun için kadının bunları önceden götürmesi gizlemesi her zaman mümkündür. Ne var ki somut uyuşmazlıkta; dava konusu 7 bileziğin araba alımında kullanıldığı birbiri ile örtüşen davalı erkek eşin ikrarı ile ... isimli işyerinden gelen ... kaşeli 14.04.2021 havale tarihli kart ile sabittir. Erkek bu bileziklerin iade edilmemek üzere kendisine verildiğini iddia ve savunma doğrultusunda ispat yükü altında olup kadın tarafından bu eşyaların iade edilmemek üzere verildiği, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup harcandığı hususu davalı tarafça kanıtlandığı takdirde, erkek bunları iadeden kurtulur. Toplanan delillerden davalı erkek kadının geri verilmemek üzere altınları verdiğini ispatlayamamıştır. Hal böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince 7 bilezik yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bilezikler yönünden ret hükmü kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı kadın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının reddedilen 7 adet bilezik yönünden BOZULMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Boşanma Davasında Düğün Ziynetlerinin Aidiyeti, İspat Yükünün Değişmesi ve Yeni Yargıtay İçtihadı İlkesi Uyarınca Ziynet Alacağının Kabulü Gerektiği Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Düğünde Takılan Ziynet Eşyalarının Erkek Tarafından Bozdurulduğunun Tanıklık Beyanlarıyla İspatlanması Halinde Ziynet Alacağı Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Ziynet Eşyası Davasında Banka Kasası Araştırması Yapılması ve Balayı İçin Bozdurulan Altınların İadesi Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Harici Taşınmaz Satış Bedelinin İadesi Talebinde İspat Yükü, Senetle İspat Zorunluluğu ve Göndereni Tespitedilemeyen WhatsApp Ekran Görüntülerinin Delil Başlangıcı Sayılamayacağı Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Bizzat Davalının İkrarını Duyan Komşu Tanığın Beyanı İle Ziynet Alacağının İspatı Kararı Emsal Karar
- Mal Ayrılığı Rejiminde Ev İçi Katkının İspatlanamaması Sebebiyle Onama Kararı Emsal Karar
- Belediyelerde Hizmet Alım Sözleşmesiyle Çalıştırılan Şoförün Muvazaa İddiası Bulunmadıkça Asıl İşveren Davalı Belediyenin İşçisi Sayılamayacağına Ve Husumetli Tanık Beyanlarına Karşılık Emsal Yargıtay Kararlarıyla Fazla Çalışmanın İspatlanabileceğine İlişkin karar Emsal Karar
- Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Dayanarak Açılan Tapu İptali ve Tescil Davasının Maktu Harca Tabi Olması Nedeniyle Davacı Lehine Maktu Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Eşine Fiziksel Sözlü Ve Ekonomik Şiddet Uygulayan Erkeğin Ağır Kusurlu Sayılması Karşısında Kadın Lehine Hükmedilen Tazminatların Artırılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Yurtdışı Boşanma Kararının Kesinleşmesi ve Mal Rejimi Tasfiyesi Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 95 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 129 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 90 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu