İkrarın Zina İspatına Yeterli Olmadığı Ve Erkeğin Ağır Kusurlu Sayılması Kararı
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası (Zina ve Evlilik Birliğinin Sarsılması)
Davacı-Karşı Davalı Talebi: Kadın eş, TMK m. 166/1 uyarınca evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmaya, tazminat ve nafakaya karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-Karşı Davacı Talebi: Erkek eş, zina (TMK m. 161) ve terditli olarak evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle karşı boşanma davası açmıştır.
İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince kadın zina sebebiyle ağır kusurlu sayılarak erkeğin zina davası kabul edilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince taraflar eşit kusurlu kabul edilerek erkeğin tazminat talepleri reddedilmiştir.
Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının eve bir erkeğin kitap getirdiğine dair beyanının zinayı ispata yeterli ikrar sayılamayacağını, zinanın kanıtlanamadığını vurgulamıştır. Kadının sosyal medya paylaşımı ile güven sarsıcı davranışta bulunarak az kusurlu olduğu, erkeğin ise kadına ekonomik ve psikolojik şiddet uygulayarak ağır kusurlu olduğu belirtilmiştir. Erkeğin zinaya dayalı davasının reddi ile kadının boşanması kesinleştiğinden erkeğin terditli davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kadın yararına kararı BOZMUŞTUR.
2. Hukuk Dairesi 2024/4091 E. , 2025/2705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2243 E., 2024/568 K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Uşak 3. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2020/139 E., 2021/483 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, zina hukuki sebebi ile açılan karşı boşanma davasının kabulü, kadın ve çocuk için kabul edilen nafaka miktarları, karşı davada aleyhe hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden; davalı karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi ve reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı-karşı davalı kadın tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak boşanma davası açılmış, erkek tarafından ise aynı Kanun'un 161. maddesinde düzenlenen zina hukuksal nedenine dayalı, bunun kabul edilmemesi halinde ise 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı karşı boşanma davası açılmıştır.
Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince, erkeğin kadına hitaben " babam hasta ameliyat olacak para ver bana... defol git yüzünü görmek istemiyorum... suratını şeytan görsün" şeklinde mesajlar attığı, kadından ekonomik olarak beklenti içinde bulunduğu ve para alabilmek için ısrarcı tavır sergilediği, bu eylemleri ile kadına karşı ekonomik şiddet uyguladığı, hakaret içeren anlatımları ve kadını kendi telefonuna "tombik" olarak kaydettiği, kadına duygusal şiddet uyguladığı, kadının ise zina eylemini gerçekleştirdiği, bu suretle boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine, karşı davanın ise zina hukuki sebebine dayalı olarak kabulü ile tarafların zina nedeniyle boşanmalarına ve ferilerine karar verilmiş, karar kadın vekilince istinaf edilmiş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince erkeğe sarsıcı davranışta bulunma eylemi nedeniyle kusur verilmesi gerektiği, yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı karşı davalı kadının da başka bir erkekle zina eylemini gerçekleştirdiği olgusunun sabit olduğu, davalı karşı davacı erkeğin Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen davacı karşı davalı kadına karşı ekonomik ve psikolojik şiddet uygulaması yanında sarsıcı davranışlarda da bulunduğu, gerçekleşen bu durum karşısında tarafların kusur karşılaştırması yapıldığında boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekirken yazılı şekilde davacı karşı davalı kadının daha ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile kusur belirlemesi, davalı karşı davacı erkek lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönünden kadının istinaf başvurusunun kabulü ile bu yönlerden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile kusurun gerekçesinin düzeltilmesine, erkeğin tazminat taleplerinin reddine, kadının sair istinaf istemlerinin ise esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir.
"Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m.161). Zina hukuki sebebi ile açılan boşanma davasının kabul edilmesi için cinsel ilişkinin gerçekleşmesi veya gerçekleştiğine delalet edecek hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde karinenin bulunması gerekir. Somut olayda dava dışı F. isimli erkeğin o gün ortak konutta olduğunun kabulü ikrara dayalıdır. Ancak Mahkeme vicdani kanaatine göre ikrarı delil olarak kabul edebilir. Kadının bu konudaki ikrarı F. isimli kişinin o gün eve kitap getirdiğine ilişkindir. Kadının kapıyı kilitlediği ve geç açtığına, F. isimli erkek ile aralarında zina eyleminin gerçekleştiğine dair bir ikrarı bulunmamaktadır. Kadının ikrarının dışına çıkılarak zina eyleminin gerçekleştiğinin kabulü doğru değildir. Aksine zina eyleminin gerçekleştiği iddia edilen F. isimli kişi Mahkemece tanık olarak dinlenmiş, kadının ikrarı doğrultusunda anlatımda bulunmuş ve kadının beyanlarını teyit etmiştir. Bu durumda zina davasının kanıtlandığından söz edilemez.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre kadına isnat edilen zina olgusu gerçekleşmemiş ise de özellikle dosyaya erkek tarafından süresinden sonra sunulan ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 145 nci maddesi kapsamında değerlendirilebilecek sosyal medya ekran görüntüsüne göre kadının yaptığı sosyal medya paylaşımı ile ... sarsıcı davranışlar sergilediği anlaşılmaktadır. Bu durumda boşanmaya sebep olan olaylarda ... sarsıcı davranışta bulunan davacı karşı davalı kadın kadın az, kadına karşı ekonomik ve psikolojik şiddet uygulayan ve sarsıcı davranışlarda bulunan erkek ağır kusurludur. Bu durumda erkeğin karşı davada zina hukuki sebebi ile açtığı davanın reddi ile terditli olarak açtığı evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının kabulü gerekir. Ne var ki, kadının aynı Kanun'nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı asıl boşanma davasında verilen hüküm boşanma yönünden kesinleşmiştir. Dolayısıyla erkeğin karşı davadaki TMK 166/1 maddesine dayalı boşanma talebi konusuz kalmıştır. O halde, erkeğin 4721 sayılı Kanun'nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı karşı boşanma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve erkeğin karşı davadaki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere bozmayı gerektirmiştir.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-karşı davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davacı karşı davalı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuğun ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkeğin zina hukuki sebebine dayalı boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadının reddedilen tazminat talepleri ile iştirak nafakasının miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Zina Talebi Ve Islah Olmadan Zina Sebebiyle Boşanma Kararı Verilemeyeceği Emsal Karar
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı Emsal Karar
- Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Otelde Ardışık Odalarda Konaklama Ve Eşini Ailesiyle Yaşamaya Zorlama Sebebiyle Kusur Belirlemesine İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Zina Sebebiyle Açılan Davada Genel Sebepten Hüküm Kurulamayacağı Kararı Emsal Karar
- Barışmadan Sonra Zina Fiilinin İspatlanamaması Sebebiyle Davanın Reddi Kararı Emsal Karar
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı Emsal Karar
- Birden Fazla Kadınla Otellerde Konaklayan Ve Duygusal Yazışmalar Yapan Erkeğin Eylemlerinin Zina Sayılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Erkeğin Evlilik Birliği İçinde Başka Bir Kadınla Birlikte Yaşamasının Zina Olgusunu İspatladığı Ve Zina Hukuki Sebebine Dayanarak Boşanma Kararı Verilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Özel Ve Genel Sebebe Dayalı Boşanma Talebinde Zina Yönünden Hüküm Kurulmaması Bozması Emsal Karar
- Süre gelen Zina Eylemlerinde Hak Düşürücü Sürenin Başlangıcı Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 129 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 90 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu