Hastane Çalışanının Muvazaalı Alt İşveren Nezdinde Çalıştırılmasında Ulusal Bayram Ve Genel Tatil Çalışmalarının Nöbet Kayıtları Getirtilerek Belirlenmesi Gerektiğine Ve Arabuluculuk Ücretinin Haklılık Oranına Göre Paylaştırılacağına İlişkin Yargıtay Kararı
Davacı Talebi: Davacı vekili; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı hastanede alt işveren bünyesinde veri elemanı ve kayıt personeli olarak çalıştığını, iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle sonlandırdığını, asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu belirterek kıdem tazminatı, ücret, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil (UBGT), döner sermaye payı, fark ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı: Davalı vekili; alacakların zamanaşımına uğradığını, ihale makamı olduklarını, asıl işveren sıfatlarının bulunmadığını ve husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince; muvazaa iddiası kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, kıdem tazminatı, eksik/fark ücret, ilave tediye, döner sermaye ve UBGT alacaklarının tahsiline, fazla çalışma alacağının ise reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Temyiz Kararı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi; tanıkların davacının sadece nöbetçi olduğu UBGT günlerinde çalıştığını beyan etmesi karşısında, nöbet listeleri ve işe giriş kayıtları getirtilmeden soyut tanık beyanlarıyla tüm UBGT günlerinde çalışıldığının kabul edilmesinin eksik inceleme olduğunu belirtmiştir. Ayrıca davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle 7036 sayılı Kanun m. 3/14 ve HMK m. 326/2 uyarınca arabuluculuk yargılama giderinin haklılık oranına göre paylaştırılması gerekirken tamamının davalıya yüklenmesini hatalı bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir.
9. Hukuk Dairesi "İçtihat Metni" 2026/3081 Ε., 2026/6514 Κ. MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/3344 Ε., 2025/2431 Κ. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 33. İş Mahkemesi SAYISI: 2019/435 Ε., 2021/878 Κ.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.08.1999-01.11.2017 tarihleri arasında davalı Bakanlığa bağlı [GİZLENDİ] Hastanesinde veri elemanı ve kayıt personeli olarak çalıştığını, iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle sonlandırdığını, davacının hizmetinin geçtiği şirketler ile davalı Bakanlık arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, dolayısıyla davacının başından beri davalı Bakanlığın asıl işveren olduğunun kabulünün gerektiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil, döner sermaye payı, fark ücret ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili Bakanlığın ihale makamı konumunda olduğunu, asıl işveren sıfatının bulunmadığını, davacının müvekkilinin işçisi olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki belgelere göre emsal kararlar ile dosya kapsamında dinlenen davacı tanık anlatımları birlikte dikkate alındığında, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu ve davacının başından itibaren Bakanlık işçisi sayılması gerektiği, fesih ile ilgili olarak taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, emsali Bakanlık işçisine ödenen ücret ve sosyal haklardan yararlanacağı kabul edilerek bilirkişi raporu aldırıldığı, kıdem tazminatı, eksik ücret alacağı ile fark ücret alacağına, muvazaa nedeniyle Bakanlık işçilerine ilave tediye ödemesi yapıldığından davacının da işbu ödemeden faydalanması gerektiği, aynı şekilde döner sermaye payından da faydalanan Bakanlık işçileri gibi davacının da işbu ödemeye hak kazandığı, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından; davacının tüm resmî ve dinî bayramlarda çalıştığı kabul edilerek ulusal bayram ve genel tatil alacağına hak kazandığı ancak davacının 45 saati aşan çalışması bulunmadığından fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriği, tanık anlatımları, hizmet alım sözleşmeleri bir arada değerlendirildiğinde, davacının [GİZLENDİ] bildirimlerinde beden işçisi, temizlik görevlisi olarak gözüktüğü, ancak davacının değişen alt işverenlerde davalı Bakanlığa bağlı [GİZLENDİ] Hastanesinde bilgi işlem elemanı olarak kayıt işlerinde çalıştığı, davalı Bakanlık ile davacının hizmetinin geçtiği yükleniciler arasındaki İlişkinin muvazaaya dayandığı ve davacının başından beri davalı Bakanlığın işçisi olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı Bakanlık ile yüklenici firmalar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinde çalıştırılacak personelin her türlü işçilik alacaklarından yüklenici firmanın sorumlu olacağına dair düzenlemenin davacı işçi bakımından bağlayıcılığı bulunduğu, davacının hak kazandığı alacakların usulüne uygun kanıtlandığı ve bilirkişi raporu doğrultusunda hak ve alacaklara hak kazandığı gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Alacakların zamanaşımına uğradığını, 2. İhale makamı olduklarını, husumet yöneltilemeyeceğini, 3. Davacının diğer işverenler nezdinde tutulan işyeri kayıtlarına ulaşılmadan takdiren çalışma aralığının belirlenmesinin ve hesaplamalarında buna göre yapılmasının doğru olmadığını, 4. Davacının çalışmasının kesintisiz olup olmadığının araştırılmadığını, 5. Davacıya ait işyeri şahsi sicil dosyası getirtilerek kayıtlarda görünen işverenlerin müvekkil işverenle bağlantılarının tespitinin gerektiğini, 6. Ücret miktarının davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, 7. Davacı tanıkların müvekkili Kuruma karşı davası oldugunu ve davacı ile aynı dönemde çalışmış olmalarının gerektiğinin göz önüne alınmadığını, 8. Kıdem tazminatı için uygulanacak olan faizin "mevduata fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi" olması gerektiğini, faiz ve faiz türüne itiraz ettiklerini, 9. Feshin kim tarafından ne şekilde yapıldığının aydınlatılmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve buna göre davacının asıl işveren işçisi sayılıp sayılamayacağı, idari ve teknik şartnamelere göre davacı işçinin ücretinin eksik ödenip ödenmediği, ilave tediye alacağı, döner sermaye alacağı, genel tatil alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve alacakların hesaplanma yöntemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma dan dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının hizmet alım kapsamı dışında çalıştırıldığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece, davacının tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaplamadan %30 indirim yapılmak suretiyle ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Davacı tanıkları, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde nöbetçiyse çalıştığını, nöbetçi değilse çalışmadığını belirtmişlerdir. Görüldüğü üzere tanık beyanları ile davacının tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığından söz edilemez. Tanıklar davacının nöbetçi olması durumunda çalıştıklarını beyan ettiklerine göre hesaplama konusu dönemi kapsayan nöbet listesi dâhil işe giriş kayıtları temin edilerek sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile soyut tanık anlatımlarına göre alacağın ispatlandığının kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Diğer yandan İlk Derece Mahkemesi kararında, dava şartı olan arabuluculuk gideri bakımından hatalı şekilde hüküm kurulduğu saptanmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabul ve ret oranına göre ödenmesi gereken arabuluculuk giderinin davalıdan alınmasına karar verilmiş ise de 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/14 hükmünün son cümlesi uyarınca; arabuluculuk gideri yargılama gideri olup anlaşmaya varılamaması hâlinde, ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/2 hükmüne göre davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Yapılan açıklamalar doğrultusında, davanın kısmen kabulüne karar verilen eldeki davada, arabuluculuk yargılama giderinin davacıya isabet eden miktarının davacı üzerinde bırakılması gerekirken tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi bir diğer bozma sebebidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 56 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 49 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 44 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 32 kez okundu
- Boşanma Davasında Mal Rejimi Tasfiyesi ve Katılma Alacağı Hesaplama (Örnekli Anlatım) 18 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 56 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 52 kez okundu
- Eşini Genç Sekreteriyle Aldatan Koca Aleyhine 200.000 TL Manevi Tazminat Onaması 45 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 45 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 43 kez okundu