Eşinin Ziynet Eşyalarını İş Yeri Açarken Alıp Harcayan Ve İade Etmediği Anlaşılan Erkeğin Ziynet Alacağını Ödemekle Yükümlü Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı
Dava ve Talep: Davacı kadın, erkeğin kendisini aldattığını, fiziksel şiddet uyguladığını ve düğünde takılan ziynetleri rızası dışında aldığını belirterek zina ve evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, tazminatlara ve 20 adet burgu bileziğin (90.400 TL) iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap ve Savunma: Davalı erkek, kadının asılsız iddialarda bulunduğunu, aldatma olmadığını, ziynetlerin evlilik içinde harcandığını ve büyük kısmının kadında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Kararı: Mahkemece erkeğin zina eylemi tam ispatlanamadığından zina davası reddedilmiş; ancak erkeğin başka bir kadınla görüşerek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, fiziksel şiddet uyguladığı ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmaya, kadın lehine 25.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Ziynet alacağı davası yönünden ise tanık beyanları ile ziynetlerin iş yeri açılırken erkek tarafından alındığı ve iade edilmediği sabit görüleyerek 90.400,00 TL bedelin iadesine karar verilmiştir.
İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kadın lehine manevi tazminatı 75.000,00 TL'ye yükseltmiş, diğer talepleri reddetmiştir. Kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle ONANMASINA karar vermiştir.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: [A.] Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Tokat Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki boşanma ve ziynet alacağı davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince boşanma davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'ilerine, ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, dosyanın yeniden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince boşanma davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'ilerine, ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kısmen kaldırılarak bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin müvekkiline fiziksel şiddet uyguladığını, eve geç saatlerde geldiğini, başka bir kadınla aldattığını, düğünde müvekkiline takılan ve rızası dışında elinden alınan ziynetlerin iade edilmediğini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 161 inci ve 166 ncı maddesi birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesine, çocuk için aylık 1.000 TL tedbir ve iştirak nafakasına, müvekkili yararına 25.000 TL maddî ve 100.000 TL manevî tazminata, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20'şer gram ağırlığında 20 adet burgu bileziğin aynen mümkün değilse şimdilik 1.000 TL bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı erkekten alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı kadın vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın cevap dilekçesini ve iddialarını kabul etmediklerini, davalı tarafın müvekkilini aldattığının dosyaya sundukları yazışma içerikleri ve fotoğraflarla sabit olduğunu, müvekkilinin fiziksel şiddet nedeni ile hastanede tedavi gördüğünü beyan etmiştir.
3. Davacı kadın vekili 10.02.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile ziynet alacağı talebini yasal faizi ile birlikte 90.400 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı erkek cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, davacı kadının surat astığını, küstüğünü, gittiği yerleri haber etmediğini, yatakları ayırdığını, saygı göstermediğini, müşterilerini telefonla arayarak ağır hakaretler ettiğini, aşağıladığını, evi sebepsiz yere terk ettiğini, davacı kadını aldatmadığını, darp etmediğini, ziynetlerin bir kısmının müşterek giderlere harcandığını, büyük bir kısmının ise davacıda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı erkek ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın cevaba cevap dilekçesini kabul etmediklerini, sunulan delillere muvafakat etmediklerini, beyanlarının maddî gerçeklikten uzak olduğunu savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2020 tarih ve 2019/169 esas, 2020/571 karar sayılı kararı ile davalı erkeğin bahsedilen eylemlerinin üzerinden 2 yıl geçtiği, evliliğin devam ettiği, affeden tarafın dava hakkı bulunmadığından zina sebebine dayalı davanın reddedildiği, buna karşın davalı erkeğin eylemlerinin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yönelik olduğu taraf beyanları, tanık beyanları ve dosyaya sunulan diğer belge ve evraklardan anlaşıldığı, dava dilekçesinde talep edilen ziynetlerin davacı kadına takıldığı, ziynetlerin geri verilmemek üzere alındığının davalı erkek tarafından ispat edilemediği, tanık beyanları ile ziynetlerin davalı erkek tarafından alındığının sabit olduğu gerekçe ile davacı tarafın zina sebebine dayalı boşanma davasının reddine, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuk [B.]'ın velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuk için aylık 500,00 TL iştirak nafakasına, davacı kadın yararına 25.000,00 TL maddî, 25.000,00 TL manevî tazminata, davacı kadının ziynet alacağı davasının kabulü ile 20 adet 20'şer gram ağırlığında burgu bileziğin aynen iadesine mümkün olmaması halinde 90.400 TL bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın tarafından zina sebebine dayalı davasının reddi, tazminatların miktarı, vekâlet ücreti yönünden, davalı erkek tarafından hükmün tamamı yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2021 tarih ve 2021/672 esas, 2021/1880 karar sayılı kararı ile mahkemece tarafların boşanmasına karar verilmesine karşın taraflara yüklenen kusurların belirtilmediği gibi kusur derecelendirilmesinin de yapılmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başka bir kadınla ilişkisi sabit ise de bu eylemin zina boyutuna ulaştığı hususu dosya kapsamındaki delillerle ispat edilemediği, davacının dava dilekçesinde sunmuş olduğu fotoğrafın davalıya ait olup olmadığı hususunun tespit edilemediği, ayrıca mesaj kayıtlarından zinaya dair bulgu elde edilmediği, davalının bu eylemlerinin güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığı, bu nedenle zina sebebine dayalı davanın reddine karar verildiği, tanık beyanları kapsamında davalı erkeğin başka bir kadınla görüşmek suretiyle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, fiziksel şiddet uyguladığı, eve geç saatlerde geldiği hususlarının sabit olduğu, ayrıca dava dilekçesinin ekinde bulunan mesaj kayıtları ve davacı hakkında alınan doktor raporuyla da davalı erkeğin güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve fiziksel şiddet uyguladığı hususlarının sübut bulduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin tamamen kusurlu olduğu, müşterek çocuk yargılama sırasında reşit olduğundan velâyet ve iştirak nafakası hususu konusuz kaldığından bu hususta karar verilmediği, boşanmaya sebep olan olaylarda maddî tazminat isteyen davacının en azından davalı erkeğin maddî desteğinden yoksun kalacağı sabit olmakla davacı kadının maddi tazminat talebinin kısmen kabul edildiği, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceği, somut olayda davalı erkeğin eşine karşı şiddet uygulaması, güven sarsıcı davranışlarının, davacı kadının kişilik haklarını zedelendiği, bu kapsamda davacı kadının manevî tazminat talebinin de kısmen kabulüne karar verildiği, tanık [C.]'ın beyanları kapsamında dava konusu ziynetlerin işyeri açılırken davalı tarafından alındığı, davalının cevap dilekçesinde ziynetlerin evlilik birliği içerisinde harcandığını beyan etmiş ise de bunu kanıtlamaya yönelik bir delil sunmadığı, davalı tarafından bozdurulan ziynet eşyalarının geri verilmemek üzere alındığı hususunun da ispatlanamadığı, kuyumcu bilirkişiden alınan raporlar, dosyaya sunulan düğün görüntüleri tanık beyanları doğrultusunda ziynet alacağı davasının kabul edildiği belirtilerek, davacı kadının zina sebebine dayalı davasının reddine, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuk yargılama sırasında olduğundan velâyeti hususunda karar verilmesine yer olmadığına, davacı kadın yararına 25.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminata, davacı kadının ziynet alacağı davasının kabulü ile 20 adet 20'şer gram ağırlığında burgu bileziğin aynen iadesine mümkün olmaması halinde 90.400,00 TL bedelinin 1.000,00 TL'sinin dava, 89.400,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanları ve dosyaya sunulan yazışma kayıtları, resimler kapsamında davalının zina eyleminin sabit olduğunu, davalı tarafça zina iddiasına dayanak gösterilen delillerin aksine bir delil sunulamadığını, davalının halen aynı bayan ile birlikte olduğunu, davalının kusurlu davranışları nazara alındığında maddî ve manevî tazminatın kısmen kabul edilmesinin doğru olmadığını, daha yüksek miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, zina sebebine dayalı davasının reddi, maddî ve manevî tazminatın miktarı yönünden ilk derece mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kadının boşamaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğunu, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın iddialarının somut bir delile dayanmadığını, müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı kadının tüm ziynetleri alıp evden ayrıldığını, müvekkilinin iş yeri açarken kredi kullandığını, tanık Tuncay'ın beyanları kapsamında bu hususun da sabit olduğunu belirterek, kusur belirlemesi, müvekkili aleyhine hükmedilen tazminatlar ve ziynet alacağı davasının kabulü yönünden ilk derece mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevî tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığının anlaşılmasına nazaran davacı kadın yararına hükmedilen manevî tazminatın az olduğu, dava dosyası içeriğine, dosyadaki yazılara göre İlk Derece Mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin dava dosyası içinde bulunduğu, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçe ile davacı kadının manevî tazminatın miktarına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile davacı kadın yararına 75.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, erkeğin tüm, kadının sair istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü kararının hatalı olduğu belirtilerek istinaf dilekçesindeki talep ve beyanlarının tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının zina sebebine dayalı davasının reddi, maddî ve manevî tazminatın miktarı yönünden bozulması talep edilmiştir.
2. Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü kararının hatalı olduğu belirtilerek istinaf dilekçesindeki talep ve beyanlarının tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar ve ziynet alacağı davasının kabulü yönünden bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zina sebebine dayalı boşanma davasının koşullarının oluşup oluşmadığı, taraflar arasında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kusurun kimden kaynaklandığı, kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatın yasal koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve miktarı ile davacı kadının ziynet alacağı davasının kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 inci, 2 inci, 6 ncı, 161 inci, 166 ncı maddesi, 174 üncü maddesi, 220 nci, 222 nci, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Düğünde Takılan Ziynet Eşyalarının Erkek Tarafından Bozdurulduğunun Tanıklık Beyanlarıyla İspatlanması Halinde Ziynet Alacağı Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Boşanmaya Neden Olan Olaylarda Tam Kusurlu Olan Erkeğin Boşanma Davası Açamayacağı Ve Kadına Atfedilecek Kusur Bulunmadığı Halde Davanın Reddi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Münhasıran Zina Sebebine Dayanarak Açılan Boşanma Davasında Hakim Taleple Bağlı Olduğundan Genel Boşanma Sebebiyle Boşanma Kararı Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Anlaşmalı Boşanma Kararının İki Yıl Geçtikten Sonra Tebliğe Çıkarılmasının Dürüstlük Kuralına Aykırı Olduğu ve Temelden Sarsılma Olgusunun Gerçekleşmediğini Gösterdiği Gerekçesiyle Davanın Reddi Gerektiği Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Boşanma Davasında Düğün Ziynetlerinin Aidiyeti, İspat Yükünün Değişmesi ve Yeni Yargıtay İçtihadı İlkesi Uyarınca Ziynet Alacağının Kabulü Gerektiği Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Eşinin Maaş Kartına El Koyarak Ekonomik Şiddet Uygulayan Ve Küserek Yatağını Ayıran Erkeğe Kusur Yüklenmesi Ve Tazminatın Artırılması Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Dayanarak Açılan Tapu İptali ve Tescil Davasının Maktu Harca Tabi Olması Nedeniyle Davacı Lehine Maktu Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Eşinin Sağlık Sorunlarıyla İlgilenmeyen Ve Evdeki Odaları Gezerek Başka Erkek Arayan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Nafaka Ve Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sosyal Medya Üzerinden Başka Kadınlarla Güven Sarsıcı Yazışmalar Yapan Ve Fotoğraflar Çektiren Erkeğin Tam Kusurlu Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Sadakat Yükümlülüğünü İhlal Ederek Başka Erkeklerle Müstehcen Yazışmalar Yapan Kadının Ağır Kusurlu Bulunması Karşısında Erkeğin Boşanma Ve Tazminat Davasının Kabulü Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 129 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 91 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu