Anlaşmalı Boşanma Kararının İki Yıl Geçtikten Sonra Tebliğe Çıkarılmasının Dürüstlük Kuralına Aykırı Olduğu ve Temelden Sarsılma Olgusunun Gerçekleşmediğini Gösterdiği Gerekçesiyle Davanın Reddi Gerektiği Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 07.09.2026
9
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2018/2880 Karar: 2018/14800
Özet

Davacı Talebi: Davacı erkek, tarafların TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarını talep etmiştir.

Davalı Cevabı ve Temyiz Talebi: Davalı kadın; gerekçeli kararın iki yılı aşkın süre sonra tebliğ edilmesi üzerine süresinde temyiz etmiş, dilekçesinde boşanmaktan vazgeçerek evliliklerini devam ettirme kararı aldıklarını beyan etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesince 30.11.2015 tarihinde tarafların TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmiş, gerekçeli karar iki yılı aşkın bir süre geçtikten sonra 13.03.2018 tarihinde tebliğe çıkarılmıştır.

Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kararın iki yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra tebliğe çıkarılmasının evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı olgusunun gerçekleşmediğini gösterdiğini, ayrıca TMK m. 2'de düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek, boşanma iradesinin samimi olmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmek üzere hükmü BOZMUŞTUR.

Tam Orijinal Karar Metni

Davacı erkek tarafından açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda 30.11.2015 tarihinde tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmiş, mahkemenin gerekçeli kararı, aradan iki yılı aşkın bir süre geçtikten sonra tebliğe çıkartılmış, 13.03.2018 tarihinde davalı kadına tebliğ edilmesi üzerine, davalı süresi içerisinde kararı temyiz etmiştir. Davalı temyiz dilekçesinde boşanmaktan vazgeçerek evlililiklerini devam ettirme kararı aldıklarını ileri sürmüştür. Kararın iki yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra tebliğe çıkarılması, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı olgusunun gerçekleşmediğini gösterdiği gibi bu durum ayrıca, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırı ve "Hakkın kötüye kullanılması" niteliğindedir. Türk Medeni Kanunu'nun 2/2. maddesinde belirtildiği gibi bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanma iradesinin samimi olmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.12.2018 (Salı)

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik