Nişanın Bozulması Nedeniyle Manevi Tazminat ve Düğün Hazırlıkları Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 13.10.2026
26
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2025/10904 Karar: 2026/4780
Özet

Asıl dava ve karşı dava, nişanın bozulmasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat ile hediyelerin geri verilmesi istemine ilişkindir. Düğün hazırlıklarının tamamlandığı, davetiyelerin dağıtıldığı ve kına gecesinin yapıldığı aşamada, erkeğin ailesinin olumsuz davranışlarına sessiz kalarak nişanın bozulmasına sebebiyet vermesi kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu durumun olağan bir nişan bozulmasının doğurduğu üzüntünün ötesine geçerek manevi tazminat koşullarını oluşturduğunu belirterek, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini bozmuştur

Tam Orijinal Karar Metni

2. Hukuk Dairesi
"İçtihat Metni"
2025/10904 Ε. 2026/4780 Κ.
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1677 E., 2025/1821 Κ.
DAVA TÜRÜ: Nişan Bozulmasına Dayalı Tazminat ve Hediyelerin Geri Verilmesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI: 2017/322 E., 2024/42 Κ.
Taraflar arasındaki asıl dava (nişanın bozulmasından kaynaklı hediyelerin geri verilmesi, maddî ve manevî tazminat), karşı dava (nişanın bozulmasından kaynaklı maddî ve manevî tazminat) ve birleşen davadan (maddî tazminat) dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalılar vekili tarafından davacı-davalı yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle verilen ret kararı, manevi tazminat talebinin reddi, birleşen davada kısmen kabul edilen maddi tazminat, faizin karşı dava tarihinden itibaren başlatılması, ziynetlerin reddedilen kısmı, ziynet bedelleri yönünden dava tarihinin esas alınması, kabul edilen ziynetler yönünden faizin başlangıç tarihi" yönünden; davalı-davacılar vekili tarafından ise "asıl dava yönünden verilen kısmen kabul kararı, reddedilen manevî tazminat talebi ve buna bağlı olarak vekâlet ücreti takdir edilmemesi, maddî tazminatın reddedilen kısmı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda:
Davacı-davalılar vekilinin "davacı-davalı ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle verilen ret kararı, birleşen davada kısmen kabul edilen maddî tazminat ve faizin karşı dava tarihinden başlatılması" yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre "davacı-davalı yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle verilen ret kararı" yönünden temyize konu edilen miktar asıl dava olan 03.07.2017 itibariyle kesinlik sınırının, "birleşen davada kısmen kabul edilen maddî tazminat ve faizin karşı dava tarihinden başlatılması" yönünden ise temyize konu edilen miktar birleşen dava tarihi olan 19.02.2018 itibari ile temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmakla, davacı-davalılar vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı-davacılar vekilinin tüm, davacı-davalılar vekilinin ise reddedilen yön dışındaki diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalılar vekilinin tüm, davalı-davacılar vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; tarafların 31.01.2016 tarihinde nişanlandıkları, 29.04.2017 tarihinde düğün yapmak üzere hazırlıkların tamamlandığı, düğün davetiyelerinin basılıp dağıtıldığı, tarafların farklı illerde ikamet etmeleri sebebiyle kız tarafının yaşadığı yerde düğün gününden bir gün önce kına gecesi yapıldığı, bu kına töreninde gelinlik giyildiği, kınanın yapılacağı gece ailelerin kalıp ertesi gün gelin alma töreni ile İstanbul'a düğün için gidileceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığı, ne var ki kına töreninin olduğu salonda taraflara ziynet eşyaları takıldıktan sonra tarafların kostüm değiştirmek için geçtikleri odada tartışma yaşandığı, takıların istendiği, yaşanan bu olaylarda erkeğin yeterli müdahalede bulunmadığı, durumun düzelmesi için kız tarafının erkek tarafını eve davet ettikleri ancak tehdit olaylarının yaşandığı, kına merasiminden sonra gelin adayının boşanıp boşanmadığının çevreden sorulduğu tanık beyanlarından anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 121 inci maddesi gereğince; "Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir." Görüldügü üzere nişanın bozulmasından dolayı manevî tazminata hükmedilebilmesi için en önemli koşul nişanın bozulması sebebiyle manevî tazminat isteyenin kişilik haklarının saldırıya uğramış olmasıdır.
Manevî tazminat, haksız bir eylemin yarattığı üzüntünün, duyulan elem ve acıların giderilmesini amaçlayan bir ödencedir. Manevî zarar, mal varlığına dokunmayan, yaşam, sağlık, namus, sır, aile mahremiyeti gibi mal varlığı harici varlıklarda meydana gelen azalma olup, bu zarar manevî tazminatla giderilmeye, azaltılmaya çalışılmıştır.
Diğer yandan, davetiyeler dağıtılıp düğünün çevreye duyurulmuş olmasından veya düğün günü belirlenip düğüne çok kısa bir süre kalmasından sonra; nişanın ortada haklı bir sebep olmadan bozulması veya bir tarafın haklı sebeple nişanı bozması durumlarında, kişinin toplum içindeki saygınlığı ve manevi huzuru zedeleneceğinden, kişilik haklarının saldırıya uğramış olduğunu ve bu durumda kişilik hakkı saldırıya uğrayanın manevi tazminat isteminde bulunabileceğini kabul etmek gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; düğün hazırlıklarının tamamlandığı, davetiyelerin dağıtıldığı, tarafların evleneceklerinin sosyal çevrelerince bilindiği, hatta gelinin gelinlik giydiği bir kına töreninin düzenlendiği ve düğünün hemen öncesine denk gelen bir aşamada erkeğin, ailesinin olumsuz davranışlarına sessiz kalarak nişanın bozulmasına sebebiyet vermesi, olağan bir nişan bozulmasının doğurduğu üzüntünün ötesine geçerek kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder. O halde, manevî tazminat isteminin kabulüyle, hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı-davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının "reddedilen manevi tazminat talebi" yönünden BOZULMASINA,
3. Tarafların sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

İlgili Yazılar
Popüler Makaleler
Popüler Kararlar
Av. Mücahit Çelik