Anlaşmalı Boşanmada Şarta Bağlı Ödeme Taahhüdü İtirazın Kaldırılmasına Dayanak Olamaz

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 21.10.2026
28
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Esas: 2024/7631 Karar: 2025/1055
Özet

Uyuşmazlığın Konusu

Uyuşmazlık, anlaşmalı boşanma kararında ve kararın eki sayılan protokolde yer alan, taşınmaz hissesinin devredilmemesi hâlinde 800.000 TL ödenmesine ilişkin düzenlemenin, ilamsız icra takibinde borçlunun itirazının kaldırılmasına dayanak oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 12.02.2025 tarihli, 2024/7631 Esas ve 2025/1055 Karar sayılı kararında, ödeme yükümlülüğünün bir şarta bağlanmış olması nedeniyle dayanak ilamın İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesi anlamında belge sayılamayacağını kabul etmiştir.

Boşanma Kararında Yer Alan Düzenleme

Ankara 7. Aile Mahkemesinin 2021/1320 Esas ve 2022/255 Karar sayılı ilamının hüküm bölümünde, evlilik birliği içerisinde alınan bir meskenin yarı hissesinin boşanmadan itibaren altı ay içinde diğer tarafa tapuda devredileceğinin tespitine karar verilmiştir. Aynı bentte, yarı hissenin devredilmemesi hâlinde evin yarı hisse değeri olarak belirlenen 800.000 TL maddi tazminatın nakden ödeneceğinin tespitine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Hükmün başka bir bendinde ise tarafların 31.03.2022 tarihli anlaşmalı boşanma protokolünün onaylanmasına ve kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.

İcra Takibi ve İlk Derece Mahkemesi Kararı

Alacaklı, söz konusu düzenlemeye dayanarak ilamsız icra takibi başlatmıştır. Borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine alacaklı, itirazın kaldırılması talebiyle icra mahkemesine başvurmuştur. İlk derece mahkemesi bu talebi reddetmiştir. Yargıtay kararında ilk derece mahkemesinin ret gerekçesinin ayrıntıları aktarılmamıştır.

Bölge Adliye Mahkemesinin Değerlendirmesi

Alacaklının istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi, aile mahkemesi ilamını ve ilamın eki sayılan anlaşmalı boşanma protokolünü değerlendirmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, ilgili düzenlemelerin açıkça kayıtsız ve şartsız borç ikrarı içerdiğini kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmıştır. Davanın kabulüyle borçlunun itirazının kaldırılmasına ve takibin devamına karar vermiştir. Borçlu bu kararı temyiz etmiştir.

Yargıtayın Hukuki Değerlendirmesi

Yargıtay, aile mahkemesi kararı ile protokolün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu değerlendirme sonucunda, öncelikle taşınmaz hissesinin devrinin kararlaştırıldığını; 800.000 TL ödeme yükümlülüğünün ise taşınmaz hissesinin devredilip devredilmemesi şartına bağlandığını tespit etmiştir. Dolayısıyla para ödeme yükümlülüğü kayıtsız ve şartsız bir borç ikrarı olarak kabul edilmemiştir.

Daire, İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesinde düzenlenen, imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış borç ikrarını içeren senetler ile resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri kapsamında ve usulüne uygun düzenledikleri makbuz veya belgelere ilişkin çerçeveyi esas almıştır. Somut takipte ödeme borcunun taşınmaz devrinin gerçekleşmemesi şartına bağlı olması nedeniyle, dayanak ilamın bu madde anlamında itirazın kaldırılmasına elverişli belge sayılamayacağı sonucuna ulaşmıştır.

Kararın Sonucu

Yargıtay, ilk derece mahkemesinin ret kararını yerinde bulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmesi gerekirken itirazı kaldırarak takibin devamına karar vermesini hukuka aykırı değerlendirmiştir. Borçlunun temyiz itirazları kabul edilerek Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 26.09.2024 tarihli, 2023/1753 Esas ve 2024/1315 Karar sayılı kararı bozulmuştur. Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Kararın Uygulamadaki Önemi

Karar, anlaşmalı boşanma protokolünün mahkeme tarafından onaylanmış ve kararın eki sayılmış olmasının, protokoldeki her ödeme düzenlemesini kendiliğinden kayıtsız ve şartsız borç ikrarına dönüştürmediğini göstermektedir. Özellikle taşınmaz devredilmezse belirli bir tutarın ödeneceğini öngören düzenlemelerde, ödeme yükümlülüğünün şarta bağlı niteliği itirazın kaldırılması bakımından önem taşımaktadır.

İncelenen uyuşmazlık, ilamsız icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasına ilişkindir. Bozma gerekçesi, yalnızca hükümde tespit ifadesinin kullanılması değil, para ödeme yükümlülüğünün taşınmaz hissesinin devredilmemesi şartına bağlanmış olmasıdır. Kararda 800.000 TL alacağın hiç doğmadığına veya hiçbir yolla talep edilemeyeceğine ilişkin bir hüküm kurulmamıştır. Taşınmazın fiilen devredilip devredilmediği konusunda da karar metninde açık bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle karar, alacağın varlığı hakkında genel bir ret sonucu olarak değil, somut belgenin İİK'nın 68. maddesi kapsamında itirazın kaldırılmasına elverişli bulunmaması yönünden değerlendirilmelidir.

Tam Orijinal Karar Metni

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

İlgili Yazılar
Popüler Makaleler
Popüler Kararlar
Av. Mücahit Çelik