Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| HAGB İle Birlikte Verilen Müsadere Kararının İnfazına Karşı Açılan Davanın Adli Yargının Görevinde Olduğu Kararı | Danıştay 8. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 16 |
Oku
Dava Türü: Zoralımına (Müsaderesine) Karar Verilen Konteynerin Teslimi İşleminin İptali Davacı Talebi: Davacı vekili, orman alanına konteyner koymaktan hakkında açılan ceza davasında verilen HAGB kararı ile birlikte zoralımına karar verilen 1 adet konteynerin idareye teslimi aksi halde masrafların tahsil edileceğine ilişkin Orman İşletme Şefliği işleminin iptalini talep etmiştir. Davalı İdare Cevabı: Davalı idare vekili, ormanlık alandaki kaçık yapılaşmaya el koyma yetkisi uyarınca işlemin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İdare Mahkemesince HAGB kararına bağlı zoralım kararının da askıda olduğu ve infaz kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal edilmiş; Bölge İdare Mahkemesi ise idarenin ormanlık alanı koruma yetkisi dahilinde davanın reddine karar vermiştir. Temyiz (Danıştay 8. Dairesi) Kararı: Danıştay 8. Dairesi, adli yargı ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen müsadere kararının infazına yönelik idari bildirimin bağımsız bir idari işlem sayılamayacağını, uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girdiğini belirterek davanın görev yönünden reddi gerekirken esasa girilerek karar verilmesini hatalı bulmuş ve Bölge İdare Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Mağdur Beyanındaki Çelişkiler ve Delil Yetersizliği Nedeniyle Cinsel İstismar Suçundan Beraat Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 13 |
Oku
Suç Türü: Çocuğun Nitelikli/Basit Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Katılan / Mağdur Talebi: Mağdur ve katılan Bakanlık vekilleri, suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin sabit olduğunu belirterek cezalandırılmasını ve mahkûmiyet kararının onanmasını talep etmişlerdir. Suça Sürüklenen Çocuk Savunması: Suça sürüklenen çocuk müdafii, suçlamaları kabul etmeyerek olayın vukubulduğu iddia edilen tarihlerde yatılı okulda olduğunu, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğunu ve iftiraya uğradığını belirterek beraat kararı verilmesini savunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay Süreci: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi, suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar vermiş ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Direnme kararı üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu; olayın üzerinden uzun yıllar geçtikten sonra adli mercilere intikal etmesi, mağdurun eylemin gerçekleştiği yer ve sayı hususundaki çelişkili beyanları ve görgü tanığının bulunmaması karşısında, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince suçun sabit olmadığını belirterek direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. |
| Geçirilmiş Nevrotik Bozukluk Tanısı Sebebiyle Uzman Erbaş Adaylığının Sonlandırılmasının Hukuka Uygun Olduğu Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: Sağlık Sebebiyle Adaylığın Sonlandırılması İşlemi ile Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin İlgili Maddesinin İptali Davacı Talebi: Davacı vekili, sınavları kazanan müvekkilinin 'geçirilmiş anksiyete/nevrotik bozukluk' tanısı nedeniyle 'uzman erbaş olamaz' raporı verilerek adaylığının sonlandırılmasına ilişkin işlem ile dayanağı TSK, Jandarma ve Sahil Güvenlik Sağlık Yeteneği Yönetmeliği EK-C III. Bölüm 16/A-1 maddesindeki 'Geçirilmiş nevrotik bozukluklar' ibaresinin iptalini talep etmiştir. Davalı İdarelerin Cevabı: Davalı idareler vekilleri, Jandarma teşkilatının zorlu görev şartları nedeniyle adaylarda ruh sağlığı açısından tam sağlamlık şartı arandığını, düzenleyici işlem ve bireysel işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Danıştay (12. Dairesi - İlk Derece) Kararı: Danıştay 12. Dairesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılamada; askerlik ve kolluk hizmetinin niteliği gereği sağlık şartlarının katı belirlenmesinde kamu yararı bulunduğunu, iki ayrı sağlık kurulu raporu ile sağlık şartını taşımadığı saptanan davacı hakkında tesis edilen adaylığın sonlandırılması işlemi ile dayanağı Yönetmelik düzenlemesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle DAVANIN REDDİNE oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Kesinleşmemiş Diğer Disiplin Cezasının İptal Edilen Meslekten Çıkarma İçin Tazminata Engel Oluşturmayacağı Kararı | Danıştay 2. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: Disiplin Cezasının İptali ve Yoksun Kalınan Hakların Tazmini Davacı Talebi: Davacı polis memuru vekili, 'gördüğü suçu bildirmemek' iddiasıyla verilen meslekten çıkarma cezasının iptali ile yoksun kalınan özlük ve maddi hakların yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. Davalı İdare Cevabı: Davalı idare vekili, disiplin soruşturmasında fiilin sübut bulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İdare Mahkemesince fiilin sübut bulmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline; ancak davacı hakkında başka bir fiilden verilen meslekten çıkarma cezasının reddedildiği gerekçesiyle parasal hakların tazmini isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise iptal kararını onamış, tazminat reddini ise kaldırarak parasal hakların faiziyle ödenmesine karar vermiştir. Temyiz (Danıştay 2. Dairesi) Kararı: Danıştay 2. Dairesi, iptal kararına yönelik temyiz istemini REDDEDEREK kararın bu kısmını ONAMIŞTIR. Ancak tazminat yönünden; davacının diğer fiiline ilişkin meslekten çıkarma cezasının henüz kesinleşmediğini (Danıştayca bozulduğunu) belirterek, Bölge İdare Mahkemesince diğer davanın kesinleşmesi beklenerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle tazminat kararı yönünden kararı BOZMUŞTUR. |
| Eşe Karşı Basit Yaralamadan HAGB Kararının Jandarma İhtisaslaşmaya Engel Teşkil Etmediği Kararı | Danıştay 2. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 15 |
Oku
Dava Türü: Bireysel İşlemin ve Jandarma Genel Komutanlığı İhtisaslaşma Yönergesi'nin İlgili Maddelerinin İptali Davacı Talebi: Davacı vekili, Jandarma Astsubay olan müvekkilinin ihtisas seçimi başvurusunun, eşine karşı işlediği kasten basit yaralama suçundan verilen HAGB kararı gerekçe gösterilerek reddedilmesine ilişkin bireysel işlem ile dayanağı JGY 52-11 (C) Jandarma Genel Komutanlığı İhtisaslaşma Yönergesi'nin 11. maddesinin ve Ek-2 cetvelindeki ilgili ibarelerin iptalini talep etmiştir. Davalı İdarelerin Cevabı: Davalı idareler vekilleri, ihtisaslaşma şartlarını belirleme konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğunu, katalog suçlardan verilen HAGB kararlarına hukuki sonuç bağlanmasının hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir. Danıştay (2. Dairesi - İlk Derece) Kararı: Danıştay 2. Dairesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılamada; Yönerge düzenlemesinin kamu hizmetinin etkinliği ve idarenin takdir yetkisi kapsamında hukuka uygun olduğuna karar vererek Yönerge'nin iptali istemini REDDETMİŞTİR. Ancak bireysel işlem yönünden; davacının eyleminin TCK m. 86/2 kapsamında 'basit yaralama' niteliğinde olduğunu, eşe karşı işlenmesinin (m. 86/3-a) cezayı artıran nitelikli hal olduğunu ve Yönerge'de basit yaralama suçunun ihtisaslaşmaya engel suçlar dışında (istisna) tutulduğunu belirterek Yönerge'nin hatalı uygulanmasıyla tesis edilen bireysel işlemin İPTALİNE karar vermiştir. |
| Poliçede İsmi Bulunmayan İşçinin Riziko Tarihinde Teminat Kapsamında Olmaması ve Temlik Yasağı Kararı | İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Dava Türü: Sigorta Poliçesinden Doğan Tazminatın Alacağın Temliki Hükümleri Uyarınca Tahsili Davacı Talebi: Davacı şirket vekili, müvekkilinin tüm işçileri lehine işveren sorumluluk ve ferdi kaza sigortası yaptırdığını, iş kazasında ölen işçi ...'ün mirasçılarının alacaklarını davacıya temlik ettiğini belirterek Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi kapsamındaki 20.000,00 TL tazminatın avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı sigorta şirketi vekili, ölen işçinin ana poliçe ve zeyilnamelerde isminin yer almadığını, kaza günü saat 09:30'da ölen işçi için aynı gün saat 12:00'den sonra geçerli olmak üzere zeyilname düzenlendiğini, bu nedenle riziko tarihinde teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince, ölen işçinin isminin riziko tarihinde teminat kapsamında yer almadığı ve 7251 sayılı Kanun ile Sigortacılık Kanunu'na eklenen Ek 6. madde uyarınca sigorta alacaklarının temlik edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi de yerel mahkeme gerekçelerini usul ve yasaya uygun bularak davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Mahkemece Usulüne Uygun Olarak Kaldırılan İhtiyati Tedbir Nedeniyle Hakimin Hukuki Sorumluluğunun Bulunmadığı Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 13 |
Oku
Dava Türü: Hâkimlerin Yargılama Faaliyetinden Dolayı Devlet Aleyhine Tazminat Davası (HMK m. 46) Davacılar Talebi: Davacılar vekili, tapu iptali ve tescil davası sonucunda lehlerine tesciline karar verilen bağımsız bölüm üzerindeki ihtiyati tedbirin mahkemece usulsüz ve kendilerine bildirilmeden kaldırılması sonucu taşınmazın üçüncü kişiye satıldığını ve zarara uğradıklarını ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın Hazineden tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı Hazine vekili, hangi sorumluluk sebebine dayanıldığının belirtilmediğini, zaman aşımı bulunduğunu ve hâkimin hukuki sorumluluk şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Temyiz (Hukuk Genel Kurulu) Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla bakan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma sonrası verdiği kararı incelemiştir. Yapılan değerlendirmede; mahkemece ilamın ilgili bağımsız bölüm yönünden kesinleşmesi sonrasında ihtiyati tedbirin yasal düzenlemeler çerçevesinde kaldırıldığı, tedbirin kaldırılmasının tarafların talebine bağlı olmadığı ve taraflara bildirilmesi yönünde mahkemeye yüklenmiş bir görev bulunmadığı, HMK m. 46 anlamında hakimin sorumluluğunu gerektirir bir durumun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın ONANMASINA oy birliğiyle karar verilmiştir. |
| Epilepsi Tanısı Sebebiyle Uzman Erbaş Adaylığının Sonlandırılması Temyiz İsteminin Reddi Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 15 |
Oku
Dava Türü: Uzman Erbaş Adaylık İşlemlerinin Sonlandırılması İşleminin İptali Davacı Talebi: Davacı vekili, Jandarma Uzman Erbaş alımı sınavlarında başarılı olan müvekkilinin sağlık durumunun uzman erbaşlığa elverişli olmadığı gerekçesiyle adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptalini talep etmiştir. Davalı (İdare) Cevabı: Davalı idare vekili, kararın usul ve mevzuata uygun olduğunu, temyiz isteminin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İdare Mahkemesince, hakem hastane olarak sevk edilen Ankara Şehir Hastanesince düzenlenen raporda 'epilepsi tanısıyla Uzman Erbaş Olamaz' kararı verildiği, sağlık şartını taşımadığı sabit olduğundan davanın reddine karar verilmiş; Bölge İdare Mahkemesi ise istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir. Ardından temyiz talebi de Bölge İdare Mahkemesince reddedilmiştir. Temyiz (Danıştay 12. Dairesi) Kararı: Danıştay 12. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek kararın ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Hakem Hastane Raporuyla Uzman Erbaşlığa Engel Sağlık Şartı Tespiti ve İlişik Kesmenin Onanması Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 11 |
Oku
Dava Türü: Uzman Erbaş Aday İşlemlerinin Sonlandırılması İşleminin İptali Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin uzman erbaş alımında başarılı olmasına rağmen başvuru niteliklerini taşımadığı gerekçesiyle görevle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir. Davalı (İdare) Cevabı: Davalı idare vekili, davacının askerlik hizmetini tamamlayamamış olması ve 'askerliğe elverişli değildir' kararlı sağlık raporunun bulunması nedeniyle başvuru şartlarını taşımadığını, adaylığının sonlandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İdare Mahkemesince, hakem hastane olarak belirlenen Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan sağlık kurulu raporunda davacı hakkında 'uzman erbaş olamaz' tespiti yapıldığından davanın reddine karar verilmiş; Bölge İdare Mahkemesi ise istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Temyiz (Danıştay 12. Dairesi) Kararı: Danıştay 12. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu, kararın bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığını belirterek temyiz isteminin reddi ile istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Başka Bir Şirketin Arşivinde Saklanan Defterlerin Kaçırıldığı İddiasıyla Zayi Belgesi Verilemeyeceği Kararı | İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 13 |
Oku
Dava Türü: Ticari Defter ve Belgelerin Ziyaı Nedeniyle Zayi Belgesi Verilmesi İstemli Hasarsız Yargı İşi Davacı Talebi: Davacı şirket vekili, davacı şirkete ait saklanması zorunlu ticari defter ve evrakların şirket ortağının tek başına sahip olduğu diğer bir şirketin arşivinde saklandığını, boşanma davası ve aradaki husumet nedeniyle verilmediğini ve kaçırıldığını ileri sürerek ticari defterler için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. İlgili Kişi Beyanı: İlgili kişi şirket ortağı vekili, ticari defter ve belgelerin davacı şirket müdürüne imza karşılığı teslim edildiğini, kötüniyetli olarak delil karartılmaya çalışıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince, defterlerin mücbir sebep veya irade dışı bir suç nedeniyle kaybolduğunun ispatlanamadığı, gerekli tedbir ve özenin gösterilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi ise bizzat adres belirtilerek defterlerin diğer şirkette olduğunun iddia edilmesinin defterlerin zayi olduğu anlamına gelmeyeceğini belirterek davacı vekilinin istinaf başvurusunu ESASTAN REDDETMİŞTİR. |