Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Düğünde Etnik Sloganlar Atarak Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Etme Ve Tehdit Suçlarının Yargılaması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 7 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında, katılanın kız kardeşinin nişan töreninde Kürtçe müzik çalınması üzerine etnik sloganlar atarak topluluğu kışkırttığı ve sonrasında mağdurun evinin önüne giderek tehdit ettiği iddiasıyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) ve tehdit (TCK m. 106/1) suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık temyiz dilekçesinde, atılı suçların unsurlarının oluşmadığını ve beraatine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Biga Asliye Ceza Mahkemesince sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan 10 ay hapis, tehdit suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve HAGB kararı verilmiş; denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi üzerine hükümler açıklanmıştır. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ONAMIŞTIR. Tehdit suçu yönünden ise suçun sonradan uzlaşma kapsamına alınması (CMK m. 253) ve lehe olan basit yargılama usulünün (CMK m. 251) uygulanması zorunluluğu karşısında kararı BOZMUŞTUR. |
| 15 Temmuz Sonrası Askerlerin Durumuna İlişkin Sosyal Medya Paylaşımlarının Devletin Askeri Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturabileceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 6 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık ve müdafii temyiz dilekçesinde, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, suç işleme kastı bulunmadığını ve eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 216/1 uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın ifadelerinin devletin askeri teşkilatını alenen aşağılama niteliğinde olduğunu, bu nedenle TCK m. 301/1 ve 301/4 uyarınca Adalet Bakanlığından soruşturma izni alındıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiğini gözetmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülmesini ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı uyarınca lehe basit yargılama usulünün (CMK m. 251) değerlendirilmesi zorunluluğunu belirterek kararı BOZMUŞTUR. |
| Etnik Kökene Dayalı Hakaret İçeren Paylaşımların TCK 216/2 Maddesindeki Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 7 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabı üzerinden katılan şahsı etiketleyerek etnik kökene yönelik hakaret ve tehdit içerikli yazılar yazması nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) ve hakaret suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık savunmasında olay günü alkollü olması nedeniyle söz konusu paylaşımları yaptığını beyan etmiştir. İlk Derece Kararı: Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesince eylem nedeniyle somut açık ve yakın tehlikenin oluşmadığı gerekçesiyle TCK m. 216/1 suçundan beraat kararı verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi; TCK m. 216/2 fıkrasında yer alan halkın bir kesimini ırk veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçunda açık ve yakın tehlike şartının aranmadığını, sanığın paylaşımlarının TCK m. 216/2 uyarınca mahkumiyetini gerektirdiğini ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda lehe olan basit yargılama usulünün (CMK m. 251) değerlendirilmesi gerektiğini belirterek beraat kararını BOZMUŞTUR. |
| Siyasi Parti Seçmenlerine Yönelik Sosyal Medya Eleştirilerinin Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Veya Aşağılama Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 9 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla siyasi parti gruplarını ve seçmenlerini hedef alarak halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. İddia Makamı / İtiraz: Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, sanığın eyleminin TCK m. 216/2 uyarınca halkın bir kesimini alenen aşağılama suçunu oluşturduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında beraat kararı verilmiş; Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince başvuru esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın ifadelerinin bir siyasi partinin seçmenlerine yönelik olduğunu, bu kitle TCK m. 216 maddesinde sayılan "sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge bakımından farklı bir kesim" niteliğinde bulunmadığından suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek Beraat kararının ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Sosyal Medyadaki Dua Ve Diyanet Eleştirilerinin Dini Değerleri Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 7 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabı üzerinden Diyanet İşleri Başkanlığı'nı, hoparlörden okunan duaları ve dini inançları hedef alan paylaşımı nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık savunmasında suç kastının bulunmadığını, paylaşımlarının eleştiri mahiyetinde olduğunu belirterek beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesince suç vasfı değiştirilerek sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK m. 216/3) suçundan 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın İslam dinince kutsal sayılan değerleri aşağılamaya yönelik paylaşımının kamu barışını bozmaya elverişli olduğunu ve TCK m. 216/3 maddesindeki suçun unsurlarının oluştuğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Sendika Başkanının Sosyal Medya Paylaşımının Şiddete Çağrı İçermediği Ve Düşünce Özgürlüğü Kapsamında Kaldığı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 10 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sendika şube başkanı olan sanık hakkında Facebook hesabından yaptığı siyasi eleştiri niteliğindeki paylaşım sebebiyle tehdit, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme ve halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (TCK m. 213) suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık müdafileri temyiz dilekçesinde suçun unsurlarının oluşmadığını, kararın gerekçesiz olduğunu ve eylemin ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığını savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesince ek savunma verilerek sanığın halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; suça konu ifadelerin halkın bir kesimine veya tamamına yönelik olmaması nedeniyle TCK m. 213 ve TCK m. 216 suçlarının oluşmadığını, paylaşımın şiddet veya tehdit çağrısı içermediği ve sivil itaatsizlik/protesto iması taşıdığı, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlayıcı değil özgürlükçü yorumlanması gerekliliği karşısında eylemin düşünce özgürlüğü kapsamında kaldığını belirterek mahkumiyet hükmünü BOZMUŞTUR. |
| Sosyal Medyada Dini Değerleri Aşağılama Suçunda Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı Sonrası Basit Yargılama Usulünün Değerlendirilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 7 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında Twitter adlı sosyal paylaşım sitesinden yapılan paylaşımlarla halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK m. 216/3) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık müdafii temyiz dilekçesinde; eylemin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, suçun manevi unsurunun oluşmadığını ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 216/3, 43/1 ve 62 uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; Anayasa Mahkemesinin CMK Geçici 5. maddesindeki "hükme bağlanmış" ibaresine ilişkin iptal kararı neticesinde, sanık lehine olan basit yargılama usulünün (CMK m. 251/3) uygulanma imkanının doğduğunu ve yerel mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Halkın Bir Kesiminin Benimsediği Dini Değerleri Alenen Aşağılama Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmünün Onanması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 12 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK m. 216/3) suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık müdafii temyiz dilekçesinde suçun unsurlarının oluşmadığını, sanıkta suç kastı bulunmadığını, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, Anayasa'nın 24. maddesi ile AİHS'e aykırı olduğunu ve aleniyet unsurunun gerçekleşmediğini belirterek beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Kararı: Asliye Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; toplanan delillere, oluşa ve mahkemenin takdirine göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarını reddederek usul ve kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA karar vermiştir. |
| Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçunda Kamu Güvenliği Açısından Somut Tehlikenin Tartışılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 8 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle devletin egemenlik alametlerini alenen aşağılama (TCK m. 300/1) ve halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/2) suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık müdafii temyiz dilekçesinde suçlama ve mahkumiyet kararlarına karşı çıkarak kararın bozulması gerektiğini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Van 3. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın her iki suçtan mahkumiyetine karar verilmiş; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Van Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Ceza Dairesi; devletin egemenlik alametlerini alenen aşağılama suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ONAMIŞTIR. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçu yönünden ise TCK m. 216/2 anlamında kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkıp çıkmadığının mahkemece tartışılması gerektiğini belirterek, yetersiz gerekçe ile kurulan mahkumiyet hükmünü BOZMUŞTUR. |
| Birden Fazla Kadınla Otellerde Konaklayan Ve Duygusal Yazışmalar Yapan Erkeğin Eylemlerinin Zina Sayılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 10 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, zina (TMK m. 161) olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1) sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Yerel Mahkemece erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı kabul edilerek davanın TMK m. 166/1 uyarınca kabulü ile boşanmaya karar verilmiş, zina sebebine dayalı talep reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin evlilik süresince sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek farklı tarihlerde kadınlarla otellerde kaldığı, telefon kayıtlarında birden fazla kadınla olağan dışı sayıda görüşmesinin bulunduğu ve sosyal medyada duygusal yazışmalar yaptığının sabit olduğunu belirtmiştir. Bu durum karşısında kadının zinaya dayalı (TMK m. 161) boşanma davasının kabulü gerekirken yetersiz gerekçe ile reddini usul ve kanuna aykırı bularak kararı BOZMUŞTUR. |