Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Takip Tarihindeki Asıl Alacak Miktarının Brüt Asgari Ücretin Üstünde Olması Halinde Tazyik Hapsi Uygulanabileceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.10.2026 | 23 |
Oku
Taraflar ve Dava Türü: Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, borçlunun ödeme şartını ihlali suçundan tazyik hapsi cezasına dair mahkeme kararı Yargıtay incelemesine taşınmıştır. Uyuşmazlık: İcra ve İflas Kanunu'nun 354/4. maddesi gereğince, takip tarihindeki asıl alacak miktarının Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalması halinde disiplin ve tazyik hapsi uygulanıp uygulanamayacağı hususundadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; icra takip dosyasında takibe konulan asıl alacak miktarının, o yıl için belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının üzerinde olduğunu tespit etmiştir[span_0](start_span)[span_0](end_span). Kanunda öngörülen tazyik hapsi engeli için asıl alacak miktarının brüt asgari ücretin altında kalması gerektiği, somut olayda ise bu koşulun gerçekleşmediği vurgulanmıştır. Bu gerekçeyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine oy birliğiyle karar verilmiştir. |
| Ödeme Taahhütnamesinde Tebligat Gideri, Peşin Harç ve Diğer Kalemlerin Belirsiz Olması Halinde Taahhüdün Geçerli Olmayacağına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.10.2026 | 22 |
Oku
Taraflar ve Dava Türü: Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, borçlunun ödeme şartını ihlali suçundan tazyik hapsi cezasına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii kararı Yargıtay incelemesine taşınmıştır. Uyuşmazlık: İcra takibine ilişkin ödeme taahhütnamesinde tebligat gideri, peşin harç ve diğer takip giderlerinin ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmemesi ve belirsizlik bulunması durumunda taahhüdün geçerli olup olmadığı ve borçlunun beraat etmesi gerekip gerekmediği hususundadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; ödeme şartını ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti ile icra harç ve giderlerinin açıkça gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda ödeme taahhütnamesinde tebligat gideri ve peşin harcın ayrı ayrı gösterilmediği, diğer takip giderlerinin hangi kalemi kapsadığının belirtilmediği ve bu nedenle taahhüdün geçerli olmadığı tespit edilmiştir. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilerek merci kararı bozulmuş, tazyik hapsinin kaldırılmasına ve sanığın CMK m. 223/2-a uyarınca beraat etmesine oy birliğiyle karar verilmiştir. |
| Ödeme Taahhüdünü İhlal Suçunda Taksitler Yönünden Tazyik Hapsi Sınırı ve Taahhütnamede Masrafların Açık Olmasının Gerekmesi Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.10.2026 | 19 |
Oku
Taraflar ve Dava Türü: Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, borçlunun ödeme şartını ihlali suçundan tazyik hapsi cezasına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii kararı Yargıtay incelemesine taşınmıştır. Uyuşmazlık: Ödeme şartını ihlal suçunda ilk taksit nedeniyle verilen tazyik hapsinin infazı beklenilmeden diğer taksitler için yeniden tazyik hapsi verilip verilemeyeceği ve taahhütnamede masraf miktarının neleri içerdiği açıkça yazılmadığından suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; bir borçtan dolayı tazyik hapsinin toplam süresinin üç ayı geçemeyeceğini, ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle verilen tazyik hapsinin infaz sonucu beklenmeden diğer taksitler nedeniyle yeniden tazyik hapsine hükmedilemeyeceğini vurgulamıştır. Ayrıca taahhütnamede 'masraf miktarı' başlığı altında yazılan tutarın nelerden ibaret olduğunun açık olmaması nedeniyle taahhüdün geçerli olmadığını, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir. Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek merci kararı bozulmuş, sanık hakkında tazyik hapsinin kaldırılmasına ve CMK m. 223/2-a uyarınca beraat etmesine oy birliğiyle karar verilmiştir. |
| Müştekinin Şikayetten Feragat Etmesi Durumunda Kanun Yararına Bozma İsteğinin Konsuz Kalacağına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.10.2026 | 30 |
Oku
Taraflar ve Dava Türü: Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, nafaka hükümlerine uymamak suçundan tazyik hapsi verilmesine dair merci kararı Yargıtay incelemesine taşınmıştır. Uyuşmazlık: Şikayete konu nafaka borçlarının ödendiği iddiasıyla verilen kararlar aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunulduktan sonra, şikayetçi vekilinin feragat etmesi nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesi gereğince cezanın düşmesine karar verilmesi halinde kanun yararına bozma isteminin incelenip incelenemeyeceği hususundadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; Eskişehir 2. İcra Ceza Mahkemesinin ek kararıyla şikayetçi vekilinin feragat etmesi sebebiyle İİK m. 354 uyarınca sanık hakkındaki cezanın bütün neticeleri ile düşürülmesine karar verildiğini tespit etmiştir. İnceleme konusu dosyada yasaya aykırılığı ve hükmün infazını engelleyen düşme kararının bulunması nedeniyle kanun yararına bozma isteğinin konusuz kaldığı vurgulanmıştır. Bu gerekçeyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine oy birliğiyle karar verilmiştir. |
| Şikayete Konu Nafaka Borçlarının İcra Dosyasına Ödenmiş Olması Halinde Tazyik Hapsi Verilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.10.2026 | 33 |
Oku
Taraflar ve Dava Türü: Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, nafaka hükümlerine uymamak suçundan tazyik hapsi cezasına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii kararı Yargıtay incelemesine taşınmıştır. Uyuşmazlık: Şikayete konu edilen aylara ait nafaka borçlarının şikayet tarihinden önce icra dosyasına ödenmiş olması durumunda, İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi gereğince tazyik hapsi uygulanıp uygulanamayacağı ve düşme kararı verilip verilmeyeceği hususundadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; şikayete konu edilen Ocak, Şubat ve Mart aylarına ait nafaka alacaklarının icra dosyasına süresinde yatırıldığının anlaşıldığını vurgulamıştır. Borcun ödendiği gözetilerek düşme kararı verilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilmiştir. Kanun yararına bozma istemi yerinde görülerek merci kararının CMK m. 309/4-d uyarınca bozulmasına ve tazyik hapsinin kaldırılmasına oy birliğiyle karar verilmiştir. |
| Derdest Boşanma Davasında Ara Kararla Hükmedilen Tedbir Nafakasında Ayrı Bir Dava Yoksa Bilirkişi İncelemesinin Bekletici Mesele Yapılamayacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.10.2026 | 23 |
Oku
Taraflar ve Dava Türü: Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, tedbir nafaka hükümlerine uymamak suçundan tazyik hapsi verilmesine dair karar ve itirazın reddine ilişkin mercii kararı Yargıtay incelemesine taşınmıştır. Uyuşmazlık: Derdest boşanma davası içinde ara kararla hükmedilen tedbir nafakasına ilişkin olarak, nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda bağımsız ayrı bir dava açılmamışsa, boşanma dosyasındaki gelir tespiti için yapılan bilirkişi incelemesinin tazyik hapsi bakımından bekletici mesele yapılıp yapılamayacağı hususundadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bağımsız bir davanın bulunması halinde bekletici mesele yapılabileceğini, ancak somut olayda derdest boşanma davasında ara karar niteliğinde hükmedilen tedbir nafakasının söz konusu olduğunu ve bunun dışında bağımsız açılmış nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası bulunmadığını belirtmiştir[span_0](start_span)[span_0](end_span). Bu nedenle derdest boşanma dosyasında sanığın gelir durumunun tespiti için yapılan bilirkişi incelemesinin bekletici mesele yapılamayacağı vurgulanmıştır[span_1](start_span)[span_1](end_span). Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görülmeyerek reddine oy birliğiyle karar verilmiştir[span_2](start_span)[span_2](end_span). |
| Nafakanın Azaltılması veya Kaldırılması Davası Derdestken Nafaka Hükümlerine Uymamak Suçundan Tazyik Hapsi Verilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.10.2026 | 25 |
Oku
Taraflar ve Dava Türü: Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, nafaka hükümlerine uymamak suçundan tazyik hapsi verilmesine dair karar ve itirazın reddine ilişkin mercii kararı Yargıtay incelemesine taşınmıştır. Uyuşmazlık: Borçlu tarafından açılan nafakanın azaltılması veya kaldırılması davasının henüz sonuçlanmamış (derdest) olması durumunda, İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi kapsamında tazyik hapsi uygulanıp uygulanamayacağı ve bu davanın bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı hususundadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi ve tazyik hapsine hükmedilebilmesi için aranan yasal şartlar arasında, borçlu tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir dava varsa bu davanın sonuçlanmış olması gerektiğini vurgulamıştır[span_0](start_span)[span_0](end_span). Somut olayda borçlu tarafından açılan nafakanın azaltılması istemli davanın karar tarihi itibarıyla derdest olduğu ve sonuca etkili bulunduğu, bu nedenle bekletici mesele yapılması gerektiği gözetilmeden itirazın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilmiştir[span_1](start_span)[span_1](end_span). Kanun yararına bozma istemi yerinde görülerek merci kararının bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir[span_2](start_span)[span_2](end_span). |
| Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesine İlişkin Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarının Temyiz Edilemeyeceği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.10.2026 | 22 |
Oku
Taraflar ve Dava Türü: Davacı veli tarafından açılan, velayeti altındaki çocuğun adının değiştirilmesi (nüfus kaydının düzeltilmesi) davasında, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık: Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı temyiz kanun yolunun açık olup olmadığı ve Yargıtayca esastan inceleme yapılıp yapılamayacağı noktasındadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-d maddesi uyarınca, soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin olduğunu ve bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağını vurgulamıştır. Ayrıca HMK m. 23/2 uyarınca göreve ilişkin kesinleşen kaldırma kararının mahkemeyi bağladığı hatırlatılmıştır. Bu gerekçelerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. |
| Boşanma Sonrası Çocuğun İsim Değişikliği Davalarında Aile Mahkemesinin Değil Asliye Hukuk Mahkemesinin Görevli Olduğuna İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.10.2026 | 41 |
Oku
Taraflar ve Dava Türü: Davacı anne tarafından boşandığı eşine karşı açılan, velayeti altındaki müşterek çocuğun adının değiştirilmesi davasında, yerel Asliye Hukuk Mahkemesince davanın Aile Mahkemesinin görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık: Anne ve babası boşanan ve velayeti anneye verilen çocuğun adının TMK m. 27 kapsamındaki haklı sebeplere dayanılarak değiştirilmesi talepli davada görevli mahkemenin Aile Mahkemesi mi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi mi olduğu noktasındadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi; boşanma ile evlilik birliği sona erdiğinden TMK m. 195 gereğince Aile Mahkemesi hâkiminin müdahalesinin istenemeyeceğini, çocuğun adının değiştirilmesi davalarının 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesi kapsamında nüfus kaydının düzeltilmesi niteliğinde olduğunu ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle işin esasına girilip karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunarak karar bozulmuştur. |
| Çocuğun Çevresinde Tanındığı İsmi Benimsemesi ve Annenin Beyanı Alınmadan Ad Değişikliği Talebinin Reddedilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 18. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.10.2026 | 28 |
Oku
Taraflar ve Dava Türü: Davacı baba vekili tarafından, velayeti altındaki küçük çocuk adına açılan adın değiştirilmesi davasında, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık: Çocuğun okul ortamında ve çevresinde 'Sudenaz' ismiyle tanındığı ve mevcut ismini benimsemediği iddiasıyla açılan davada, annenin duruşmaya çağrılarak beyanı alınmadan ve TMK m. 27 kapsamındaki haklı nedenler değerlendirilmeden davanın reddedilip reddedilemeyeceği noktasındadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi; adın kişiliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu, kişinin benimsemediği ismi değiştirmesinin en doğal hakkı bulunduğunu ve bu tür davalarda tercih ve arzunun ön planda tutulması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkemece küçüğün annesinin usulüne uygun duruşmaya çağrılarak beyanının alınması ve gösterilen tüm deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anne dinlenmeden ve ismin zor duruma düşürücü nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunarak hüküm bozulmuştur. |