Uyuşmazlık Konusu Uyuşmazlıkta Delillerle Sabit Olan Suçta Sanık Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanamayacağına İlişkin Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 09.10.2026
7
Yargıtay 10. Ceza Dairesi Esas: 2026/3444 Karar: 2026/6122
Özet

Taraflar ve Dava Türü: Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne karşı Cumhuriyet savcısı, sanık ve sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay incelemesi yapılmıştır.

Uyuşmazlık: Sanığın cep telefonu incelemesi, tanık beyanları ve ihbar sonucu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi karşısında, kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet etmeyen ikrarı nedeniyle TCK m. 192/3 uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olup olmadığı noktasındadır.

Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 10. Ceza Dairesi; CMK m. 134 uyarınca sanığın cep telefonunda yapılan incelemede ticarete ilişkin görüşmelerin bulunması, tanık beyanları ve uyuşturucu maddelerin ihbar üzerine teslim edilmesi hususları dikkate alındığında, sanığın ikrarı olmasa dahi uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminin sabit olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle sanık hakkında TCK m. 192/3 uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

Tam Orijinal Karar Metni

10. Ceza Dairesi
2026/3444 E. , 2026/6122 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ceza Dairesi
SAYISI: 2025/4366 E., 2025/330 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
2. Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Tarsus 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında yasal şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Eksik inceleme yapıldığına,
5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
İlişkindir.

III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik ve yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte bir eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığın, kendi suçunun meydana çıkmasına yardım ettiği gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi gereğince, sanık hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; somut olayda, sanığın cep telefonunda 5271 sayılı CMK'nın 134. maddesi uyarınca yapılan incelemede ticarete yönelik görüşmelerin tespit edilmesi, bu hususa ilişkin tanık ...'in soruşturma aşamasında müdafi eşliğindeki savunması ve sanığın annesi hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan tanık tarafından oğlu olan sanığa ait uyuşturucu maddelerin ihbar edilerek görevlilere teslim edildiği hususları dikkate alındığında, sanığın uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğuna yönelik ikrar mahiyetindeki savunmaları bulunmasa dahi eyleminin sabit olduğu ve bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına da yer olmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Tarsus 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2026 tarihinde karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik