Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Uyuşturu Madde Ticareti Suçunda Etkin Pişmanlık ve Ceza Tayini Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Suç Türü: Uyuşşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Yapma Suçu Sanıklar Talebi / Temyiz Sebepleri: Sanıklar müdafileri; suçun unsurlarının oluşmadığını, delillerin hukuka aykırı toplandığını, aramanın usulsüz olduğunu, etkin pişmanlık indirim oranının yetersiz olduğunu ve beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmişlerdir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: Ağır Ceza Mahkemesince sanık ... hakkında TCK 188/3, 188/4-a, 62/1 uyarınca 15 yıl hapis ve 45.000 TL adli para cezası; sanık ... hakkında ise etkin pişmanlık uygulanarak TCK 188/3, 188/4-a, 192/3, 58 uyarınca 12 yıl hapis ve 36.000 TL adli para cezası verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, önleme araması kararı, olay ve arama tutanakları ile ele geçirilen uyuşdurucu maddelerin sübut için yeterli olduğunu, sanık ... hakkında diğer sanığın suçunun ortaya çıkarılmasına yardım etmesi sebebiyle 1/3 oranında etkin pişmanlık indirimi uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümleri ONAMIŞTIR. |
| İrade Fesadı ve Aşamalı Hak Kaybına Yol Açan İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının Geçersizliği Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 16 |
Oku
Dava Türü: İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının İptali (Geçersizliğinin Tespiti) Davası Davacı Talebi: Davacı işçi vekili, müvekkilinin psikolojik rahatsızlığı (anksiyete ve depresif bozukluk) ve kullandığı ilaçların ağır yan etkileri altında bulunduğu gün işveren tarafından apar topar arabulucuya götürüldüğünü, fahiş oranda eksik ödemeyi içeren arabuluculuk tutanağının gabin ve irade fesadı nedeniyle iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı işveren vekili, davacının kendi isteğiyle çalışmak istemediğini, sürecin usulüne uygun yürütüldüğünü ve davacının rahatsızlığının iradesini sakatlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince, fesih tarihi ile arabuluculuk tutanağının aynı gün düzenlendiği, işçiye düşünme süresi verilmediği, makul yarar sağlanmadığı gerekçesiyle tutanağın geçersizliğine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince işverenin dayatmasıyla aynı gün süreç yürütüldüğü, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, arabuluculuğun salt işçinin dava açmasını engellemek amacıyla kullanılamayacağını belirterek kararı ONAMIŞTIR. |
| Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Taşınmazın İdare Adına Tescili Kararı | Yargıtay 5. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Dava Türü: 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. Maddesine Dayanan Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescil Davası Davacı Talebi: Davacı idare vekili, Batman ili merkez köyünde bulunan 231 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescilini ve tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili ile terkinine karar verilmiştir. Davacı idarenin fahiş bedel, kapitalizasyon faiz oranı (%4) ve objektif değer artışına (%300) yönelik istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde, kapitalizasyon faiz oranında ve objektif değer artışı uygulanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR. |
| Çocuğun Baba İle Kişisel İlişkisini Sürekli Engelleyen Anneden Velayetin Alınması Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 16 |
Oku
Dava Türü: Velayetin Değiştirilmesi Davası Davacı Talebi: Davacı baba vekili, boşanma kararı ile velayeti anneye verilen müşterek çocukla kişisel ilişki kurulmasına rağmen annenin çocuğu göstermediğini, 2 yıldır icra yoluyla görebildiğini ve çocuk teslimine muhalefetten yaptırım uygulandığını belirterek velayetin anneden alınarak kendisine verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı anne vekili, iddiaların asılsız olduğunu, çocuğun anne yanında mutlu ve huzurlu olduğunu, babanın nafaka dahi ödemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece ve Direnme Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesi, çocuğun anne yanında bakım ve ihtiyaçlarının karşılandığı ve gelişim için anne yanında kalmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; Yargıtay bozması sonrasında da önceki gerekçelerle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, TMK'nın 324. maddesi uyarınca velayet sahibi velinin diğer tarafın kişisel ilişkisini engellememekle yükümlü olduğunu, davalı annenin babayla görüşmeyi sürekli engelleyerek çocuk teslimine muhalefetten yaptırıma maruz kaldığını ve bu durumun velayet hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu kabul ederek direnme kararını BOZMUŞTUR. |
| Azami Tamir Süresi Aşılan Ayıplı Sanayi Malında Fatura Bedelinin İadesi Kararı | Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 19 |
Oku
Dava Türü: Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Kararının İptali ve Fatura Bedelinin İstirdadı Davacı Talebi: Davacı tüketici, satın aldığı cep telefonunun garanti süresi içinde arızalandığını, tamir için teslim edilmesine rağmen yasal 30 günlük azami tamir süresinde onarılmadığını belirterek Tüketici Hakem Heyetinin tamir ve teslim yönündeki kararının iptalini ve ürün bedelinin iadesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı taraf yargılamaya katılmamıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla), Hakem Heyeti kararından sonra üründeki arızanın giderildiği ancak davacının telefonu teslim almadığı gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Kanun Yararına Temyiz (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz başvurusunu incelemiş; 4077 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca 30 günlük azami tamir süresinin aşılması durumunda tüketicinin bedel iadesi seçimlik hakkını kullanabileceğini, servis raporunda kullanıcı hatası bulunmadığını ve sürenin aşıldığını belirterek mahkemenin reddine ilişkin kesin kararını KANUN YARARINA BOZMUŞTUR. |
| İş Akdini Haklı Nedenle Fesheden İşçinin İhbar Tazminatı Alamayacağı Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 18 |
Oku
Dava Türü: İşçilik Alacakları (İhbar Tazminatı, Fazla Çalışma, Tatil Ücretleri) Davacı Talebi: Davacı işçi vekili, iş akdinin haksız feshedildiğini, primlerin ödenmediğini ve gerçek ücretin sigortaya yansıtılmadığını ileri sürerek ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı işveren vekili, davacının izinsiz ve mazeretsiz işe gelmediğini, gönderilen ihtarnameye cevap vermediğini ve iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İş Mahkemesince feshin davalı tarafından haklı nedenle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ihbar tazminatı ve diğer alacakların tahsiline karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyadaki tanık beyanlarından davacının primlerin dağıtılmaması ve sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmaması sebebiyle işi kendisinin bıraktığını tespit etmiştir. Ücretin sigorta kayıtlarına eksik yansıtılmasının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-f maddesi uyarınca işçiye haklı fesih imkanı verdiğini; ancak iş akdini kendisi haklı nedenle dahi olsa fesheden tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceğini belirterek ihbar tazminatının kabulünü usul ve yasaya aykırı bulup kararı BOZMUŞTUR. |
| Şiddet Dışındaki Dayanılmayan Vakıaların Kusur Sayılamayacağı ve Tazminat Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 23 |
Oku
Dava Türü: Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması Nedenine Dayalı Boşanma Davası Davacı Talebi: Davacı erkek, eşinin şiddet uyguladığı iddiasıyla boşanma kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı kadın, iddiaları reddederek davanın reddini, boşanmaya karar verilmesi halinde lehine tazminat ve nafaka verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesince, tarafların karşılıklı hakaret ettiği, kadının agresif, kıskanç olduğu, kocasını bıçakla yaraladığı; erkeğin ise başka kadınlarla gezdiği ve ailesine bakmadığı gerekçesiyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş, kadının tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davacı erkeğin dilekçesinde yalnızca şiddet vakıasına dayandığını, dayanılmayan vakıaların kusur yüklenemeyeceğini (HMK m. 25/1) belirtmiştir. Erkeğin gerçekleşen kusurlarının kadına nazaran daha ağır olduğunu, erkeğin ağır kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini belirterek kadın lehine maddi ve manevi tazminat verilmesi, yoksulluk nafakası talebi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi ve re'sen tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı davalı kadın yararına BOZMUŞTUR. |
| Vekaletname Sunulmasa da Duruşmaya Birlikte Katılan Beraat Eden Sanık Lehine Vekalet Ücreti Verilmesi Kararı | Yargıtay 3. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Suç Türü: Terör Örgütü Propagandası Yapma Sanık / Müdafi Talebi: Sanık müdafii, yargılama sürecindeki tüm duruşmalara sanık ile birlikte katıldıklarını, sanığın buna bir itirazı olmadığını ancak dosyada yazılı vekaletname bulunmaması gerekçesiyle beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararı temyiz etmiş ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince sanığın beraatine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sanığın iradi olarak tayin ettiği müdafii ile duruşmalara katıldığı ve müdafiine bir itirazının bulunmadığı hallerde, avukatlık sözleşmesinin yazılı olması şart olmadığından dosyaya onaylı vekaletname ibraz edilmemiş olsa dahi beraat eden sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuş ve yeniden yargılama gerektirmediğinden sanık lehine maktu vekalet ücreti eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar vermiştir. |
| Bozma Kapsamı Dışında Kalarak Kesinleşen Vekalet Ücreti Hakkında Yeniden Hüküm Kurulamayacağı Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 19 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası (Bozma Sonrası Vekalet Ücreti) Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı erkek vekili, boşanma, velayet, tazminat ve fer'ilerine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Davacı Cevabı ve Talebi: Davalı-davacı kadın vekili, erkeğin davasının reddini, kendi davasının kabulü ile tazminat ve nafakaya hükmedilmesini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulüne ve taraflar yararına vekalet ücretine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Bozma ve Sonrası Süreç: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, nafaka miktarlarının azlığı gerekçesiyle kararı nafaka yönünden bozmuş, vekalet ücretine ilişkin kısmı ise bozma kapsamı dışında bırakarak kesinleştirmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduktan sonra verilen kararda tekrar vekalet ücretine hükmedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vekalet ücretine ilişkin ilk hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğini, bozma sonrası yeniden vekalet ücreti hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını vekalet ücreti yönünden BOZMUŞTUR. |
| Tüketici Hakem Heyeti Kararının İptali Davasında Görev ve Yargılama Gideri Kararı | Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 22 |
Oku
Dava Türü: Konut Sigortasından Kaynaklanan Tüketici Hakem Heyeti Kararının İptali Davacı Talebi: Davacı sigorta şirketi vekili, su basması zararına ilişkin sigortalıya ödeme yapılmasına rağmen Tüketici Hakem Heyetince eşyaların yenilenmesine karar verildiğini belirterek kararın iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı tüketici davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Asliye Hukuk Mahkemesi, uyuşmazlığın meydana geldiği yer itibarıyla Hakem Heyetinin yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile kararın iptaline karar vermiş, yargılama giderlerini ise Bakanlığa yüklemiştir. Kanun Yararına Temyiz (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığının talebi üzerine yaptığı incelemede; davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini, tüketicinin 6502 sayılı Kanun'un 68/3 maddesi gereğince yerleşim yeri hakem heyetine başvurma seçimlik hakkı bulunduğunu ve iptal davasını kazanan sigorta şirketi lehine davalı tüketici aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini belirterek hükmü KANUN YARARINA BOZMUŞTUR. |