Maddi Zarar Doğurmayan İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Somut Zarar Belirlenmeden Zararın Karşılanmadığı Gerekçesiyle HAGB Uygulanmamasına İlişkin Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 18.09.2026
3
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Esas: 2024/10894 Karar: 2026/6439
Özet

Davacı (Müşteki/Katılan) Talebi: Katılan, vekili sıfatıyla dosyasını takip eden sanık avukatın bozma sonrası verilen kararı temyiz etmeyerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini ve cezalandırılması gerektiğini iddia etmiştir.

Davalı (Sanık) Cevabı: Sanık avukat; katılan aleyhine reddedilen kısmın Yargıtay bozma kararı kapsamı dışında olduğunu, temyiz edilmesinin sonucu değiştirmeyeceğini, katılanın kararın temyizi yönünde talimatı ve vekalet ücreti ödemesi bulunmadığını belirterek suçun unsurlarının oluşmadığını ve beraatına karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hapis cezası verilerek ertelenmesine ve zararın karşılanmadığı gerekçesiyle HAGB uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesi; HAGB için aranan zarar koşulunun somut ve belirlenebilir maddi zarar olduğunu, somut eylem nedeniyle oluşan maddi zararın nelerden ibaret olduğu denetime imkan verecek şekilde kararda tartışılmadan 'katılanın zararı karşılanmamış olduğundan' şeklindeki yasal ve yetersiz gerekçeyle HAGB uygulanmamasını ve suç tarihinin kararda hatalı gösterilmesini hukuka aykırı bularak hükmün BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir.

Tam Orijinal Karar Metni

5. Ceza Dairesi "İçtihat Metni" 2024/10894 E. , 2026/6439 K.

MAHKEMESİ : Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/[GİZLENDİ] Esas, 2024/242 Karar

SUÇ İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

[GİZLENDİ] 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2023 tarihli ve 2023/92 Esas, 2023/325 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51. maddesi gereği cezasının ertelenmesine hükmolunmuştur.

B. İstinaf

[GİZLENDİ] Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 31.01.2024 tarihli ve 2023/2787 Esas, 2024/242 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmaması aleyhe istinaf talebi bulunmadığından eleştiri konusu yapılmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

Katılanın vekili sıfatıyla takip ettiği dosyada ilk kararı temyiz ettiğine, katılan aleyhine reddedilen kısmın Yargıtay bozma kararı kapsamı dışında olduğuna, bu nedenle bozma sonrasında verilen kararın temyizinin sonucu değiştirmeyeceğine, katılanın kararın temyizi yönünde talimat vermediğine, katılanın vekalet ücreti ödemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın giderilmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/ 13... .04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinin (c) bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu gözetilerek, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, sübutu kabul edilen eylem nedeniyle oluşan maddi zararın nelerden ibaret olduğu ve miktarı denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılıp gösterilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeden "katılanın zararı karşılanmamış olduğundan" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, "19.03.2020" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında hatalı olarak "17.10.2019" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden [GİZLENDİ] Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca [GİZLENDİ] 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise [GİZLENDİ] Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik