Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Polis Memuruna Söylenen Siz Eşkıya Mısınız Sözünün Rahatsız Edici Ve Kaba Söz Niteliğinde Olup Hakaret Suçunu Oluşturmayacağına Ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Unsurlarına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 18. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Kamu davası niteliğindeki dosyada, kolluk görevlilerine yönelik görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından sanığın cezalandırılması talep edilmiştir. Davalı Cevabı: Sanık, polis merkezine şikayet amacıyla gittiğini, polisler tarafından darp edildiğini, hakaret veya direnme kastının bulunmadığını belirterek beraatini talep etmiş ve mahkumiyet kararlarını temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince sanığın görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 18. Ceza Dairesi; sanığın polis memuruna söylediği 'siz eşkıya mısınız' sözünün kolluk uygulamasına yönelik eleştiri ve kaba söz niteliğinde olup hakaret suçunu oluşturmadığını, ayrıca kamu görevini engellemeye yönelik bir eylemi bulunmadığından eylemin sair tehdit suçunu oluşturabileceğini, darp iddiaları doğrultusunda haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükümlerin BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Kat Malikleri Kurulunca Ortak Alanların Kiralanması İşletilmesi Yetkisinin Oy Birliği Olmaksızın Devredilemeyeceği Ve Yönetime Keyfi Gecikme Tazminatı Belirleme Veya Hizmet Kesme Yetkisi Verilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 20. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 10 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, anagayrimenkulün kat malikleri olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3, 6, 7, 12, 15 ve 17 nolu kararların Kat Mülkiyeti Kanunu'na ve emredici hükümlere aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı taraf, alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, 17 nolu kararın iptaline, diğer kararların (3, 6, 7, 12 ve 15 nolu kararlar) iptali isteminin reddine karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 20. Hukuk Dairesi; ortak alanların kiralanması veya işletilmesinin devri için tüm kat maliklerinin oy birliği gerektiği, kat malikleri kurulunun yönetime kanunda belirtilen oranı aşacak şekilde gecikme tazminatı belirleme yetkisi veremeyeceği ve ortak gider borcunu ödemeyenlerin hizmetlerden yararlandırılmasının durdurulması yönünde karar alınamayacağı gerekçesiyle 12. madde ve 15. maddenin ilgili kısımlarının da iptali gerektiğinden kararın BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| El Konulan Eşyanın Geç İade Edilmesi Nedeniyle Oluşan Değer Kaybının CMK 141 Maddesi Uyarınca Maddi Tazminat Olarak Ödenmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, haksız el koyma ve el konulan 27 adet cep telefonunun zamanında geri verilmemesi nedeniyle 300.000,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı / Cumhuriyet Savcısı Cevabı: Davalı idare davanın reddini savunmuş; temyiz aşamasında o yer Cumhuriyet Savcısı ise el konulan cep telefonları yönünden bilirkişi raporu dikkate alınarak uygun görülecek maddi tazminata karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 17.645,08 TL maddi tazminata karar verilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay'ın ilk bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince, suça konu olmayan telefonların yargılama sonunda davacıya iade edilmiş olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; 5271 sayılı CMK'nın 141/1-j maddesi uyarınca eşyanın zamanında geri verilmemesi durumunda el koyma tarihindeki piyasa fiyatı ile iade tarihindeki fiyatı arasındaki farkın (değer kaybının) bilirkişi marifetiyle tespit edilerek maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı | Yargıtay 5. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 14 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı, apartmanda bağımsız bölüm maliki olduğunu, binanın çatısından dairesine su sızması nedeniyle zarar gördüğünü, çatının Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca ortak yerlerden olması sebebiyle tamir edilmesini talep ettiğini, ancak kat malikleri kurulunca dairenin dubleks çatı katı olması gerekçesiyle bu talebin reddedildiğini belirterek kat malikleri kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı apartman yönetimi, çatının dubleks daireye eklenti olarak tapuya dahil edildiğini, ortak kullanımdan çıkıp şahsi mülkiyet niteliği kazandığını ve 634 sayılı Kanun'un ortak alan hükümlerinin bu alan için geçerli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, binanın çatısının ortak alan olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve ilgili kat malikleri kurulu kararının iptaline karar verilmiştir. Davalı apartman yönetiminin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi; anagayrimenkule ait yönetim planı hükümleri ve Kat Mülkiyeti Kanunu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Hakaret Suçunda Delil Yetersizliği Sokağa Çıkma Yasağında Aleniyet Unsurunun Oluşmaması Ve Fikri İçtima Kurallarının Uygulanmasına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 19 |
Oku
Davacı Talebi: Kamu davası niteliğindeki dosyada, katılan ve şikayetçiler sanıkların kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan cezalandırılmasını talep etmiştir. Davalı Cevabı: Sanıklar müdafileri temyiz dilekçelerinde; suçlamaları kabul etmeyerek olaya ilişkin tutanakların gerçeğe aykırı düzenlendiğini, camera kayıtlarında hakaret unsurunun bulunmadığını, haksız tahrik ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğini belirterek beraat kararı verilmesini ve mahkumiyet hükümlerinin bozulmasını talep etmişlerdir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanıkların hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiş; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 4. Ceza Dairesi; sanıklardan biri yönünden mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati gerektiğine, kabule göre ise eylemin Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile fikri içtima oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi için ilgili dosyanın araştırılması gerektiğine ve Covid-19 sokağa çıkma yasağı sırasında işlenen fiilde aleniyet unsurunun gerçekleşmediği gözetilmeden cezada artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna karar vererek Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Kişilik Haklarının İhlali Nedeniyle Manevi Tazminat Talep Edilmeksizin Tek Başına Kınama Ve Kararın Yayınlanmasının İstenemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, davalının sosyal medyada müvekkili hakkında hakaret içeren paylaşım yapması nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek TBK'nın 58. maddesi gereğince davalının kınanmasını ve kararın yayınlanmasını talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı, mahkemenin yetkisiz olduğunu ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir söz veya ifadesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, davalının hakaret içeren paylaşımı nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının kınanmasına ve kararın ilanına karar verilmiştir. Davalının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; kişilik haklarının ihlali sebebine dayanarak manevi tazminat talep edilmeksizin tek başına kınama kararı verilmesinin istenemeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, TBK'nın 58. maddesi uyarınca kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunulmadan doğrudan hâkimin takdirine bırakılan kınama talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Elektrik Dalgalanması Nedeniyle Hasar Gören Cihazlar Hakkında Yetkili Servis Tarafından Düzenlenen Fişlerin Bilirkişi İncelemesine Gerek Olmaksızın Kesin Delil Teşkil Ettiği Ve Cami İmamının Dernek Adına Hakem Heyetine Başvurabileceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı elektrik dağıtım şirketi, Muş İl Tüketici Hakem Heyeti tarafından elektrik dalgalanması sonucu sirkülasyon pompasının hasar gördüğü gerekçesiyle verilen 5.799,12 TL'lik kararın iptalini; başvurunun dernek yerine cami imamı tarafından yapıldığını, hasarın voltaj kaynaklı olduğunun ispatlanamadığını ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını ileri sürerek talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı cami imamı, 40 yıldır aynı camide görev yaptığını, yüksek gerilimden ötürü yanan cihazın sorumluluğunun kendisinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince, yetkili servis fişinde cihazın nötr hattına gelen elektrik nedeniyle arızalandığının belirtildiği, davacının kusursuzluğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Kanun Yararına Temyiz Kararı: Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; itiraz merciinin Tüketici Mahkemesi olmasında usulsüzlük bulunmadığını, dernek başkanı ve cami imamı olan davalının dernek adına başvuru ehliyetinin olduğunu ve yetkili servis tarafından düzenlenen fişin teknik bilgi içerip kesin kanaat oluşturması nedeniyle ayrıca bilirkişiye başvurulmamasının hukuka uygun olduğunu belirterek Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin REDDİNE oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Aracın Boya Kavlaması Gizli Ayıbında Tüketicinin Misli İle Değişim Talebinin Dürüstlük Kurallarına Aykırılık Oluşturması Halinde Satış Tarihi İtibarıyla Nispi Metoda Göre Bedel İndirimine Hükmedilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 13 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, sıfır kilometre olarak satın alınan aracın sağ arka direk bölümünde boya kalkması problemi meydana geldiğini, yetkili servisin bakımların dışarıda yaptırıldığı gerekçesiyle talebi reddettiğini, boya kavlamasının gizli ayıp olduğunu ve garanti kapsamında kaldığını ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı satıcı ve ithalatçı vekilleri; davacının periyodik bakımları özel serviste yaptırması sebebiyle ayıbın kendi kusurundan kaynaklandığını, garanti süresinin dolduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını ve 5 yıl sorunsuz kullanılan araçta değişim isteminin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, araçtaki boya kavlamasının imalattan kaynaklı gizli ayıp olduğu, ancak misli ile değişimin orantısız güçlük yaratacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve dava tarihi itibarıyla belirlenen 12.724 TL bedel indiriminin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; davacının misli ile değişim talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu onaylanmış, ancak değer kaybının dava tarihi yerine satış tarihi itibarıyla nispi metoda göre 3.332 TL olarak hesaplanması gerektiği belirtilerek karar kaldırılmış ve davanın 3.332 TL bedel indirimi üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; ayıbın niteliğine göre misli değişim yerine bedel indirimine hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olduğunu ve değer kaybının satış tarihindeki değer esas alınarak nispi metoda göre hesaplanmasında bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Açılır Tavandan Gelen Ayıplı Ses Nedeniyle Misli İle Değişimine Karar Verilen Aracın İnfaz Aşamasındaki İİK 24 Hükmünde Fatura Bedeli Sınırlaması Yapılamayacağına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 16 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin satın aldığı sıfır kilometre aracın açılır tavanından gelen ses şikayetiyle defalarca servise götürülmesine rağmen ayıbın giderilemediğini ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalılar vekilleri, araçta ayıp bulunmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini ve ücretsiz onarım hakkının kullanılması nedeniyle misli ile değişim talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile aracın ayıpsız misli ile değişimine, bunun mümkün olmaması halinde İİK 24 uyarınca fatura bedelinden az olmamak üzere işlem yapılmasına karar verilmiştir. Davalıların istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; araçta ses ölçüm aleti ile yapılan tespitle ayıbın sabit olduğunu belirterek davalıların tüm temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ancak hüküm fıkrasına eklenen '(fatura bedeli olan 395.132,52 TL'den az olmamak üzere)' ibaresinin infaz aşamasında tereddüt oluşturabileceği ve tarafların haklarını kısıtlayabileceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını bu ibareyi çıkartmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR. |
| Aracın Ses Şikayeti İçin Ses Ölçüm Cihazı Kullanılmaksızın Ve Yetersiz Bilirkişi Raporuna Dayanılarak Dava Açılmadan Önce Onarım Hakkının Kullanıldığı Gerekçesiyle Davanın Reddedilmesinin Hatalı Olduğuna İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 14 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin satın aldığı sıfır kilometre aracın motor arızası vermesi ve araçtan ses gelmesi nedeniyle servise götürüldüğünü, arızanın giderildiği söylenerek teslim edilmesine rağmen aynı sesin devam ettiğini ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değişimine, mümkün olmaması halinde bedel iadesi ve tazminat alacağına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalılar vekilleri, araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, ses şikayetinin ücretsiz onarım ile giderildiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığı, arızanın basit parça değişimiyle giderildiği ve araçta üretim kaynaklı ayıp veya değer kaybı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; bilirkişinin ses şikayetine yönelik incelemede ses ölçüm cihazı kullanmaksızın subjektif değerlendirmede bulunduğunu, aracın ses ölçüm cihazı kullanılarak uzman heyetçe keşfen incelenmesi ve taraf itirazlarını karşılayan denetime elverişli rapor alınması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |