Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Maddi Zarar Doğurmayan İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Somut Zarar Belirlenmeden Zararın Karşılanmadığı Gerekçesiyle HAGB Uygulanmamasına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 5. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 7 |
Oku
Davacı (Müşteki/Katılan) Talebi: Katılan, vekili sıfatıyla dosyasını takip eden sanık avukatın bozma sonrası verilen kararı temyiz etmeyerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini ve cezalandırılması gerektiğini iddia etmiştir. Davalı (Sanık) Cevabı: Sanık avukat; katılan aleyhine reddedilen kısmın Yargıtay bozma kararı kapsamı dışında olduğunu, temyiz edilmesinin sonucu değiştirmeyeceğini, katılanın kararın temyizi yönünde talimatı ve vekalet ücreti ödemesi bulunmadığını belirterek suçun unsurlarının oluşmadığını ve beraatına karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hapis cezası verilerek ertelenmesine ve zararın karşılanmadığı gerekçesiyle HAGB uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesi; HAGB için aranan zarar koşulunun somut ve belirlenebilir maddi zarar olduğunu, somut eylem nedeniyle oluşan maddi zararın nelerden ibaret olduğu denetime imkan verecek şekilde kararda tartışılmadan 'katılanın zararı karşılanmamış olduğundan' şeklindeki yasal ve yetersiz gerekçeyle HAGB uygulanmamasını ve suç tarihinin kararda hatalı gösterilmesini hukuka aykırı bularak hükmün BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Ev Sahibinin Kesinleşen Tahliye Kararını İcraya Koymadan Kiracının Evine Çilingirle Girip Kilidi Değiştirmesi Sebebiyle Konut Dokunulmazlığını İhlal Ve Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçlarına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 7 |
Oku
Davacı (Kullanıcı/Müşteki/Katılan) Talebi: Kiracı olan katılan, kira borcu ve tahliye davası süreci devam ederken ev sahibi sanığın eve girerek kapı kilidini değiştirdiğini ve içeri girmesini engellediğini belirterek sanığın cezalandırılmasını talep etmiştir. Davalı (Sanık/Şüpheli) Cevabı: Sanık müdafii; kiracının kira borcunu ödememesi üzerine tahliye davası açıldığını ve kararın alındığını, katılanın evi boşalttığını komşulardan ve avukatından teyit ederek eve girdiğini, evin boş ve oturulamaz halde olması sebebiyle konut vasfı taşımadığını, ev sahibi olması nedeniyle hakkı olmayan yere tecavüz suçunun oluşmadığını belirterek beraat kararı verilmesini savunmuştur. İlk Derece ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesi, sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkûmiyet kararı vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın kesinleşen tahliye kararını yasal icra yollarından infaz etmek yerine çilingirle eve girip kilit değiştirmesini hukuka aykırı bularak konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının ONANMASINA; hakkı olmayan yere tecavüz suçunda ise temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasında alt sınırdan uzaklaşılmasını çelişki kabul ederek hükmün adli para cezası yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Bozma Kararından Sonra Yapılan Islahın 7251 Sayılı Kanun Değişikliğinden Önce Tamamlanmış İşlemlere Uygulanamayacağına Ve Maddi Manevi Tazminat Davası İçin Ayrı Vekalet Ücretine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 10. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 7 |
Oku
Davacı Talebi: İş kazasında vefat eden sigortalının hak sahipleri, maddi ve manevi zararlarının giderilmesi amacıyla tazminat ödenmesini talep etmiş, bozma kararı sonrasında ise 03.10.2016 tarihinde dava değerini ıslah etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı taraf davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece ve Bozma Süreci: İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı vekilinin bozmadan sonra 03.10.2016 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi; 6100 sayılı HMK m. 177'ye 7251 sayılı Kanun ile eklenen ve bozmadan sonra da ıslah yapılabilmesine imkan tanıyan düzenlemenin 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe girdiğini, kanun değişikliğinden önce tamamlanmış işlemlere uygulanamayacağını belirtmiştir. Bu nedenle davacının bozmadan sonra yaptığı ıslah dikkate alınmaksızın karar verilmesi gerekirken ıslaha itibar edilmesini; ayrıca hakkında ıslah talebi bulunmayan davalı kurum yönünden ıslah edilen miktardan sorumluluk yüklenmesini ve maddi-manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücreti verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. |
| Güvenlik Soruşturması İptali Sonrası Göreve Başlatılan Subay Adayının Sağlık Raporundaki Diskromatopsi Tanısı Ve İptal Kararına İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 2. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 9 |
Oku
Davacı Talebi: Güvenlik soruşturmasının iptali üzerine subay temel askerlik eğitimine başlatıldıktan sonra sevk edildiği hastane raporunda diskromatopsi (renk görme bozukluğu) tespit edildiği gerekçesiyle eğitimine son verilerek ilişiğinin kesilmesine dair 25/07/2019 tarihli işlemin iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Yargı kararı sonrası idarece sağlık şartlarının yeniden incelenmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, subay adayının güncel sağlık raporunda mevzuatta aranan şartları taşımadığının sabit olduğunu belirterek davanın reddini ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesi, aradan geçen süreçte sağlık şartlarının yeniden değerlendirilebileceği ve alınan raporlarla diskromatopsi tanısının sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise yaptırdığı ara kararı üzerine Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan raporda davacının renkli görmesinin doğal ve 'muvazzaf subay olur' kararlı olduğu tespitiyle davanın reddi kararını kaldırarak işlemin iptaline karar vermiştir. Temyiz Kararı: Danıştay İkinci Dairesi, Bölge İdare Mahkemesince alınan hakem hastane raporu doğrultusunda tesis edilen iptal kararını usul ve hukuka uygun bularak kararın ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Güvenlik Soruşturması İptal Kararı Sonrası Göreve İade Aşamasında Yeniden Sağlık Raporu İstenilmesi Ve Hakem Hastane İncelemesi Yapılması Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 2. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 7 |
Oku
Davacı Talebi: Güvenlik soruşturması iptali üzerine verilen yargı kararı gereğince astsubaylık eğitimine kaldığı yerden devam etmesi gerekirken, yeniden sağlık kuruluna sevk edilmesi ve 'muvazzaf astsubay olur' raporu alamadığından bahisle ilişik kesme kararının uygulanarak eğitime başlatılmamasına ilişkin 19/03/2019 tarihli işlemin iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu, sağlık raporu geçerlilik süresi dolan adayın yeniden sağlık kuruluna sevk edilmesinin yasal zorunluluk olduğunu belirterek davanın ve temyiz isteminin reddini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesi, iptal kararının amacının hukuka aykırı işlemin tüm sonuçlarını ortadan kaldırmak olduğunu belirterek yeniden rapor istenemeyeceği gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise askeri öğrencilerin her zaman sağlık kontrolüne tabi tutulabileceğini ve muharip sınıf için aranan sağlık şartlarını taşımadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Danıştay İkinci Dairesi, uzun süre statü dışında kalan adayın göreve iadesinde yeniden sağlık raporu istenmesini hukuka uygun bulmuş; ancak raporda konulan tanı ve sağlık durumu teknik bilgi gerektirdiğinden hakem hastane incelemesi yaptırılması gerektiği gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Geçirilmiş Anksiyete Bozukluğu Tanısı Sebebiyle Sözleşmeli Uzman Erbaş Adaylığının Reddi İle Sağlık Yeteneği Yönetmeliği İptali İstemine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 9 |
Oku
Davacı Talebi: Sözleşmeli uzman erbaş alımı sınavlarında başarılı olan davacı, 'geçirilmiş anksiyete bozukluğu' tanısı sebebiyle sağlık şartlarını taşımadığından bahisle başvurusunun reddine ilişkin idari işlemin, buna dayanak oluşturan iki ayrı Sağlık Kurulu raporunun ve TSK, Jandarma Gn.K. ve S.G.K. Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin Ek-C Hastalıklar Listesi III-16/A-1 maddesinin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının iadesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idareler, davanın süresinde açılmadığını, askerlik mesleğinin özelliği gereği uzman erbaş olarak alınacak personelde aranacak sağlık şartlarının yönetmelikle düzenlenmesinin hizmet gereklerine ve hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkeme Süreci: Dava ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay Onikinci Dairesinde incelenmiştir. Temyiz / Nihai Karar: Danıştay Onikinci Dairesi, atanmanın kabulü veya reddine ilişkin asıl işlemin hazırlayıcı işlemi niteliğinde olan sağlık kurulu raporlarının iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin REDDİNE; askerlik mesleğinin niteliği gereği düzenlenen Sağlık Yeteneği Yönetmeliği maddesi ile bu hükme dayanılarak tesis edilen uzman erbaşlık başvurusunun reddine ilişkin bireysel işlem yönünden ise davanın REDDİNE Danıştay İdari Dava Dairesi Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Anksiyete Bozukluğu Tanısı Bulunan Sözleşmeli Erin İstirahat Süresi Sebebiyle Sözleşmesinin Feshedilmesinde Hakem Hastane İncelemesi Yapılması Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 7 |
Oku
Davacı Talebi: Sözleşmeli er olarak görev yapan davacı, son bir yıl içerisinde toplam 3 aydan fazla istirahat ve hava değişimi aldığından bahisle 6191 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 8. fıkrasının (b) bendi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarına karşılık şimdilik 20.000,00-TL'nin yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idare vekili, davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiğini, esas yönünden ise tesis edilen fesih işleminin Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu ileri sürerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesi, anksiyete bozukluğu tanısı konulan davacının rahatsızlığının uzun süreli tedavi gerektirip gerektirmediği araştırılmadan tesis edilen fesih işlemini iptal etmiş, parasal hak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, davalı idarenin istinaf başvurusunu reddetmiş; davacının istinaf başvurusunu ise kabul ederek parasal ve özlük hakları hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyayı Mahkemesine iade etmiştir. Temyiz Kararı: Danıştay Onikinci Dairesi, davacının rahatsızlığının 6191 sayılı Kanun kapsamında uzun süreli tedavi gerektiren hastalıklar arasında yer alıp almadığı yönünde hakem hastane incelemesi yaptırılmadan doğrudan fesih işlemi tesis edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Sözleşmeli Erin Hava Değişimi ve İstirahat Süresi Sebebiyle Sözleşmesinin Feshedilmesinde Ruh ve Sinir Hastalıkları Raporlarının Değerlendirilmesine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 8 |
Oku
Davacı Talebi: Piyade sözleşmeli er olarak görev yapan davacı, bir sözleşme yılı içerisinde 3 aydan fazla hava değişimi ve istirahat raporu aldığından bahisle 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Yönetmeliği uyarınca 22/05/2019 tarihi itibarıyla sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idare vekili, işlemin ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiğini ve idare aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini savunarak Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesi, davacının aldığı ruh ve sinir hastalıkları ('uyum bozukluğu') kapsamındaki heyet raporlarının son bir yıllık süreçteki 3 aylık istirahat hesabına dahil edilemeyeceği ve idarece gerekli inceleme yapılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise Mahkeme kararını usul ve esas yönünden hukuka uygun bularak istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Danıştay Onikinci Dairesi, İlk Derece Mahkemesinin ruh ve sinir hastalıklarına ilişkin heyet raporlarının 3 aylık hesaplamaya dahil edilemeyeceği yönündeki gerekçesinde hukuka uygunluk bulunmadığını belirtmekle birlikte, karardaki diğer iptal gerekçeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesini düzelterek ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| İdlib Görevlendirmesinde İstirahat Raporu Alan Uzman Çavuşun Sözleşmesinin Feshedilmesinde Dayanak Kanun Hükmünün İptali Sebebiyle İşlemin İptaline İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 7 |
Oku
Davacı Talebi: Tekirdağ 3. Zırhlı Tugay Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacı vekili, 3269 sayılı Kanun'un 12. maddesi ve Yönetmelik uyarınca kendisinden istifade edilemeyeceğinden bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin idari işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idare vekili, davacının İdlib görevlendirmesi tebliği üzerine görevden kaçmak amacıyla rapor aldığını, askerlik mesleğinin değerlerini sergilemede zafiyet gösterdiğini ve takdir yetkisi çerçevesinde tesis edilen fesih işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak kararın bozulmasını istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesi, davacının aldığı sağlık raporunun gerçeği yansıtmadığına dair idarece yapılmış bir tespit bulunmadığını ve sağlık mazeretine dayalı geçerli raporlar sebebiyle kendisinden istifade edilememe şartının gerçekleşmediğini belirterek işlemin iptaline ve yasal faiz ödenmesine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Danıştay Onikinci Dairesi, fesih işleminin dayanağı olan 3269 sayılı Kanun'un 12 ve 19. maddelerindeki 'kendilerinden istifade edilememe halleri' ibarelerinin Anayasa Mahkemesinin E:2022/4, K:2022/64 sayılı kararı ile iptal edildiğini, Anayasa'nın üstünlüğü uyarınca iptal edilen kanun kuralına dayalı yönetmelik hükmüne göre tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığını belirtmiştir. Daire, işlemin iptaline ilişkin kararı gerekçesini değiştirerek, yasal faizin başlangıç tarihini ise dava tarihi olarak düzeltilerek ONANMASINA oyçokluğuyla karar vermiştir. |
| Hipotiroidi Tanısı Sebebiyle POMEM'den İlişiği Kesilen Adayın Sağlık Raporları Arasındaki Çelişkinin Giderilmesi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 2. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 8 |
Oku
Davacı Talebi: Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğüne (POMEM) geçici kaydı yapılan davacı, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği'nin EK-3-1-B-1-a maddesinde yer alan 'hipotiroidi' tanısı gerekçe gösterilerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin 12/06/2023 tarihli işlemin iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idare vekili, mevzuata uygun biçimde alınan sağlık kurulu raporunda davacının POMEM öğrencisi olamayacağının tespit edildiğini, hakem hastane raporunun bilimsel gerçeklere aykırı olduğunu savunarak temyiz isteminin kabulünü ve kararın bozulmasını istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesi, sevk edilen hakem hastane raporunda davacının Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği'nin Ek-3-1-A-1-c maddesine uyduğu ve Polis Meslek Eğitim Merkezi öğrencisi olabileceği yönünde tıbbi görüş bildirildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise Mahkeme kararını usul ve esas yönünden hukuka uygun bularak istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Danıştay İkinci Dairesi, dava konusu işleme dayanak olan sağlık kurulu raporu ile hakem hastane raporundaki TSH değerleri arasında çok kısa bir zaman diliminde oluşan çelişkinin tedavi olmaksızın nasıl gerçekleştiğinin bilimsel olarak açıklanması ve hakem hastaneden alınacak ek rapor veya yeni bir sağlık kurulu raporu ile giderilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesini hukuka aykırı bularak Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |