Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Sosyal Medyadaki Anlık Öfke Ürünü Tepkisel Yorumların Suç İşlemeye Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 7 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabından bir Valilik haberi paylaşımının altına "nerede polis varsa topuğuna sıkmak lazım" şeklinde yorum yazdığı iddiasıyla suç işlemeye tahrik etme (TCK m. 214/1) suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık temyiz başvurusunda yargılamaya konu edilen paylaşımı kendisinin yapmadığını, kabul edilse dahi cezanın seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. İlk Derece ve İstinaf Kararları: 14. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 214/1 uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve HAGB uygulanmasına karar verilmiş; denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi üzerine hüküm açıklanmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın paylaşımının kaba bir söylem niteliğinde olduğunu, somut bir suçun işlenmesine yönelik belirsiz sayıdaki insanı tahrik etmeye elverişli bulunmadığını, anlık öfke ürünü olup genel ve soyut kaldığını, kamu barışını somut olarak tehlikeye sokacak yoğunlukta olmadığını belirterek TCK m. 223/2-a gereğince BERAAT kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı BOZMUŞTUR. |
| 15 Temmuz Sonrası Askerlerin Durumuna İlişkin Sosyal Medya Paylaşımlarının Devletin Askeri Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturabileceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 5 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık ve müdafii temyiz dilekçesinde, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, suç işleme kastı bulunmadığını ve eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 216/1 uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın ifadelerinin devletin askeri teşkilatını alenen aşağılama niteliğinde olduğunu, bu nedenle TCK m. 301/1 ve 301/4 uyarınca Adalet Bakanlığından soruşturma izni alındıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiğini gözetmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülmesini ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı uyarınca lehe basit yargılama usulünün (CMK m. 251) değerlendirilmesi zorunluluğunu belirterek kararı BOZMUŞTUR. |
| Sosyal Medyada Dini Değerleri Aşağılama Suçunda Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı Sonrası Basit Yargılama Usulünün Değerlendirilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 4 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında Twitter adlı sosyal paylaşım sitesinden yapılan paylaşımlarla halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK m. 216/3) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık müdafii temyiz dilekçesinde; eylemin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, suçun manevi unsurunun oluşmadığını ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 216/3, 43/1 ve 62 uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; Anayasa Mahkemesinin CMK Geçici 5. maddesindeki "hükme bağlanmış" ibaresine ilişkin iptal kararı neticesinde, sanık lehine olan basit yargılama usulünün (CMK m. 251/3) uygulanma imkanının doğduğunu ve yerel mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçunda Kamu Güvenliği Açısından Somut Tehlikenin Tartışılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 7 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle devletin egemenlik alametlerini alenen aşağılama (TCK m. 300/1) ve halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/2) suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık müdafii temyiz dilekçesinde suçlama ve mahkumiyet kararlarına karşı çıkarak kararın bozulması gerektiğini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Van 3. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın her iki suçtan mahkumiyetine karar verilmiş; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Van Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Ceza Dairesi; devletin egemenlik alametlerini alenen aşağılama suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ONAMIŞTIR. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçu yönünden ise TCK m. 216/2 anlamında kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkıp çıkmadığının mahkemece tartışılması gerektiğini belirterek, yetersiz gerekçe ile kurulan mahkumiyet hükmünü BOZMUŞTUR. |
| Müştekilerin Şikayetten Vazgeçtiği Gözetilmeden Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Sanığın Mahkum Edilmesi Ve Savunması Alınmadan Hüküm Kurulmasının Kanun Yararına Bozmayı Gerektirdiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 18 |
Oku
İddia ve Suç: Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ve konut dokunulmazlığını ihlal etmek suçlarından kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanığın savunması alınmamıştır. İlk Derece Kararı: Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı her iki suçtan ayrı ayrı TCK m. 134/1 ve TCK m. 116/4 uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırmış ve mükerrirlere özgü infaz rejimine karar vermiştir. Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi; TCK m. 134 kapsamındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun takibinin şikayete bağlı olduğunu, duruşmada müştekilerin şikayetten vazgeçtiklerini, bu nedenle kamu davasının CMK m. 223/8 uyarınca düşürülmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca hak yoksunluğunun uygulanmasındaki hukuka aykırılığı ve sanığın savunması alınmadan karar verilmesini usul ve kanuna aykırı bularak yerel mahkeme kararını Kanun Yararına BOZMUŞTUR. |
| Tarafların Temyiz Dilekçesindeki Asıl İradesinin Şikayetten Vazgeçmeye Yönelik Olması Halinde Temyiz İncelemesi Yapılarak Kararın Düşme Amacıyla Bozulması Gerektiği Hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 19 |
Oku
İddia ve Yargılama Süreci: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık hakkında beraat kararı verilmiş; katılanın istinafı üzerine BAM 11. Ceza Dairesince eylemin haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz ve Dilekçe Aşaması: Temyiz aşamasında taraflar dilekçelerinde 'temyizden vazgeçtiklerini' belirtmekle birlikte, şikayetten vazgeçtiklerini ve davanın düşürülmesini istediklerini beyan etmişlerdir. Özel Daire, bu dilekçeleri temyizden vazgeçme sayarak incelemesizlik kararı vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise tarafların esas amacının şikayetten vazgeçme ile davanın düşürülmesini sağlamak olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Ceza Genel Kurulu; dilekçelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tarafların dilekçelerindeki asıl iradenin suçun şikayete tabi olması nedeniyle davanın düşürülmesini teminen kararın bozulmasını sağlamak olduğunu belirtmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek Yargıtay 12. Ceza Dairesinin temyiz incelemesine yer olmadığına dair kararını KALDIRMIŞ ve dosyanın esastan temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairesine gönderilmesine karar vermiştir. |
| Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Mağdurun Kovuşturma Aşamasındaki Şikayetten Vazgeçmesi Nedeniyle Sanık Hakkındaki Kamu Davasının Düşmesine Karar Verilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 18 |
Oku
İddia ve Suç: Sanık hakkında, evinde misafir olan mağdurenin rızası dışında cinsel ilişki anındaki çıplak görüntülerini kaydetmesi eylemi nedeniyle görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanık temyiz başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece Kararı: Yerel mahkemece sanığın TCK m. 134/1 uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; TCK m. 134 kapsamındaki suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının TCK m. 139/1 uyarınca şikayete tabi olduğunu belirtmiştir. Mağdurun kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği ve sanığın da buna karşı koymadığı anlaşıldığından, mahkumiyet hükmünün BOZULMASINA ve TCK m. 139/1, m. 73/1 ile CMK m. 223/8 uyarınca kamu davasının DÜŞMESİNE karar verilmiştir. |
| Avukatın Vekillik Görevini İfa Ederken Ceza Dosyasına Sunduğu Sağlık Kayıtları Nedeniyle Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Ele Geçirme Suçundan Beraat Etmesi ve CMK 223-2-a Maddesinin Uygulanması Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 15 |
Oku
Suç İddiası: Sanık avukat hakkında, cinsel taciz dosyasında müvekkilinin oğlundan temin ettiği katılana ait hastane kayıtlarını savunma amacıyla mahkemeye sunması nedeniyle 5237 sayılı TCK m. 136/1 uyarınca verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kamu davası açılmıştır[cite: 35]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece sanığın TCK m. 136/1 uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir[cite: 35]. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, evrakları delil niteliğinde görüp dosyaya sunan sanık avukatın suç işleme kastının bulunmadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararını kaldırarak sanığın beraatine karar vermiştir[cite: 35]. Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; sanık avukatın kast veya taksirinin bulunmadığını, eylemin suç oluşturmadığını belirterek beraat kararını yerinde bulmuştur[cite: 35]. Ancak beraat gerekçesi 'suçun unsurlarının oluşmaması' olduğundan uygulanan kanun maddesinin CMK m. 223/2-c yerine CMK m. 223/2-a olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmiştir[cite: 35]. |
| Ceza Sorumluluğu Olmayan 12 Yaşından Küçük Çocuğun Kandırılarak Evdeki Eşyanın Satın Alınması Eyleminin Dolandırıcılık Değil Hırsızlık Suçunu Oluşturacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 23. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 18 |
Oku
Dava Konusu Olay: Sanık, 8 yaşındaki çocuğun "anneme sürpriz yapacağım, evdeki buzdolabını satmak istiyorum" şeklindeki teklifini kabul ederek eve girmiş, çocuğa 25 TL verip buzdolabını alıp götürmüştür. Sanık hakkında dolandırıcılık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyet hükmü kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eylemini dolandırıcılık ve konut dokunulmazlığını ihlal olarak değerlendirmiş; konut dokunulmazlığını ihlalden HAGB kararı verirken dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmetmiştir. Temyiz İncelemesi ve Sonuç: Yargıtay 23. Ceza Dairesi; HAGB kararlarına karşı temyiz değil itiraz yolunun açık olduğunu belirterek ilgili kısmı mahalline iade etmiştir. Dolandırıcılık suçu yönünden ise; 12 yaşını bitirmemiş çocukların aldatılmaya elverişli bir iradelerinin ve algılama yeteneklerinin bulunmadığını, bu nedenle dolandırıcılık suçunun oluşmayacağını belirtmiştir. Sanığın eyleminin TCK m. 142/1-b uyarınca hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülmesi ve hak yoksunluklarının hatalı uygulanması gerekçeleriyle mahkumiyet kararı sanık yararına BOZULMUŞTUR. |
| Uyuşturucu Etkisindeki Kişiye Sağlık Yardımı Çağırmama Olayında Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali Suçu ve Vekalet Ücreti Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 14 |
Oku
Davacı/Katılan Talebi: Katılan vekilleri; sanıkların olası kastla nitelikli öldürme suçundan cezalandırılmaları gerektiğini ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararı temyiz etmişlerdir. Davalı/Sanıklar Savunması: Sanıklar ve müdafiileri, atılı suçlamaları reddederek beraat ve reddiyat taleplerinde bulunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık ...'ın olası kastla nitelikli öldürme suçundan beraatine; sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan TCK m. 98/2 uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir. İstinaf Kararı: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, sanık ... hakkındaki cezayı ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre düzelterek istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi; maktulün kendi iradesiyle uyuşturucu kullandığı, sanıkların durumu görmelerine rağmen vakit kaybetmeksizin sağlık kuruluşuna haber vermedikleri olayda eylemin yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali (TCK 98/2) oluşturmasını ve olası kastla öldürmeden verilen beraat kararını uygun bulmuştur. Sanık ...'in ceza miktarı nedeniyle temyiz talebini REDDETMİŞ; katılan vekilinin olası kast yönünden temyizini ONAMIŞ; ancak mahkumiyet alan sanık ... yönünden katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesini hukuka aykırı bularak kararı bu yönüyle DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR. |