Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Şirket Mülkiyetinin Boşaltılması ve Kötüniyetli Faaliyet Nedeniyle Limited Şirketin Feshi Kararı | Yargıtay 11. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 13 |
Oku
Dava Türü: Haklı Nedenlerle Limited Şirketin Feshi, Kar Payı ve Sermaye Payının Tahsili Davacı Talebi: Davacı %50 ortak, diğer ortağın şirketi boşalttığını, eşi adına rakip şirket kurdurarak müşteri portföyünü ve şirket faaliyetlerini bu şirkete aktardığını, bilgi ve defterlere erişimini engellediğini ileri sürerek şirketin haklı nedenle feshine, kar payı ve sermaye payının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı şirket vekili, davacının şirketi zarara uğrattığını, kar payı dağıtım kararı bulunmadığını ve iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: Asliye Ticaret Mahkemesince; davalı şirket yöneticisinin eşi adına şirket kurdurup faaliyetleri buraya yönlendirmesi, şirketi gayrifaal hale getirmesi haklı fesih sebebi kabul edilerek feshine ve tasfiyesine; genel kurul kararı olmaması sebebiyle kar payı talebinin reddine karar verilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin çekilmez derece zedelendiği ve şirketin işlemez hale getirildiği gerekçesiyle verilen fesih ve tasfiye kararını usul ve yasaya uygun bularak ONAMIŞTIR. |
| İrade Fesadı ve Aşamalı Hak Kaybına Yol Açan İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının Geçersizliği Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 10 |
Oku
Dava Türü: İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının İptali (Geçersizliğinin Tespiti) Davası Davacı Talebi: Davacı işçi vekili, müvekkilinin psikolojik rahatsızlığı (anksiyete ve depresif bozukluk) ve kullandığı ilaçların ağır yan etkileri altında bulunduğu gün işveren tarafından apar topar arabulucuya götürüldüğünü, fahiş oranda eksik ödemeyi içeren arabuluculuk tutanağının gabin ve irade fesadı nedeniyle iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı işveren vekili, davacının kendi isteğiyle çalışmak istemediğini, sürecin usulüne uygun yürütüldüğünü ve davacının rahatsızlığının iradesini sakatlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince, fesih tarihi ile arabuluculuk tutanağının aynı gün düzenlendiği, işçiye düşünme süresi verilmediği, makul yarar sağlanmadığı gerekçesiyle tutanağın geçersizliğine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince işverenin dayatmasıyla aynı gün süreç yürütüldüğü, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, arabuluculuğun salt işçinin dava açmasını engellemek amacıyla kullanılamayacağını belirterek kararı ONAMIŞTIR. |
| Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Taşınmazın İdare Adına Tescili Kararı | Yargıtay 5. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 11 |
Oku
Dava Türü: 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. Maddesine Dayanan Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescil Davası Davacı Talebi: Davacı idare vekili, Batman ili merkez köyünde bulunan 231 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescilini ve tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili ile terkinine karar verilmiştir. Davacı idarenin fahiş bedel, kapitalizasyon faiz oranı (%4) ve objektif değer artışına (%300) yönelik istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde, kapitalizasyon faiz oranında ve objektif değer artışı uygulanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR. |
| Bozma Kapsamı Dışında Kalarak Kesinleşen Vekalet Ücreti Hakkında Yeniden Hüküm Kurulamayacağı Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 15 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası (Bozma Sonrası Vekalet Ücreti) Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı erkek vekili, boşanma, velayet, tazminat ve fer'ilerine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Davacı Cevabı ve Talebi: Davalı-davacı kadın vekili, erkeğin davasının reddini, kendi davasının kabulü ile tazminat ve nafakaya hükmedilmesini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulüne ve taraflar yararına vekalet ücretine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Bozma ve Sonrası Süreç: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, nafaka miktarlarının azlığı gerekçesiyle kararı nafaka yönünden bozmuş, vekalet ücretine ilişkin kısmı ise bozma kapsamı dışında bırakarak kesinleştirmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduktan sonra verilen kararda tekrar vekalet ücretine hükmedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vekalet ücretine ilişkin ilk hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğini, bozma sonrası yeniden vekalet ücreti hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını vekalet ücreti yönünden BOZMUŞTUR. |
| İkrarın Zina İspatına Yeterli Olmadığı Ve Erkeğin Ağır Kusurlu Sayılması Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 16 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası (Zina ve Evlilik Birliğinin Sarsılması) Davacı-Karşı Davalı Talebi: Kadın eş, TMK m. 166/1 uyarınca evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmaya, tazminat ve nafakaya karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı Talebi: Erkek eş, zina (TMK m. 161) ve terditli olarak evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle karşı boşanma davası açmıştır. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince kadın zina sebebiyle ağır kusurlu sayılarak erkeğin zina davası kabul edilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince taraflar eşit kusurlu kabul edilerek erkeğin tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının eve bir erkeğin kitap getirdiğine dair beyanının zinayı ispata yeterli ikrar sayılamayacağını, zinanın kanıtlanamadığını vurgulamıştır. Kadının sosyal medya paylaşımı ile güven sarsıcı davranışta bulunarak az kusurlu olduğu, erkeğin ise kadına ekonomik ve psikolojik şiddet uygulayarak ağır kusurlu olduğu belirtilmiştir. Erkeğin zinaya dayalı davasının reddi ile kadının boşanması kesinleştiğinden erkeğin terditli davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kadın yararına kararı BOZMUŞTUR. |
| Mal Ayrılığı Rejiminde Ev İçi Katkının İspatlanamaması Sebebiyle Onama Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Dava Türü: Katkı Payı Alacağı Davası Davacı Talebi: Davacı kadın, evlilik birliği içinde alınan taşınmazın edinilmesine ziynet eşyaları, konfeksiyon ve temizlik işlerinde çalışarak elde ettiği gelirle katkıda bulunduğunu belirterek 150.000,00 TL katkı payı alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek, taşınmazın kendisine miras kalan malların satışından elde edilen gelirle alındığını, davacının parasal bir katkısının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesi, mal ayrılığı döneminde yapılan katkının parasal bir değerle ispatlanması gerektiğini, ev içi katkının alacağa konu edilemeyeceğini ve tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığını belirterek davanın reddine karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dosyadaki delillerin değerlendirilmesinde ve hukuki nitekimde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR. |
| Düzenli Geliri Bulunan Kadın Lehine Yoksulluk Nafakasına Hükmedilemeyeceği Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 9 |
Oku
Dava Türü: Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması Nedenine Dayalı Boşanma Davası Davacı Talebi: Davacı kadın eş, boşanma kararı verilerek lehine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek eş vekili, davanın reddini ve tazminat ile nafaka taleplerinin haksız olduğunu savunarak kararı temyiz etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve kadın lehine yoksulluk nafakası ile tazminatlara hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yapılan araştırmada davacı kadının gassal olarak çalışıp aylık 52.000,00 TL düzenli ve sürekli gelirinin bulunduğunun anlaşıldığını, bu durumda boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceğinden kadın lehine yoksulluk nafakası şartlarının oluşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını yoksulluk nafakası yönünden davalı erkek yararına BOZMUŞ, sair temyiz itirazlarını ise ONAMIŞTIR. |
| İndirim Yapılan Fazla Mesai Davasında Hüküm Fıkrasının Düzeltilerek Onanması Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: İşçilik Alacakları (Fazla Çalışma ve Genel Tatil Ücreti) Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek bu alacakların davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının departman müdürü olduğunu ve çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince mesai saatlerinin üst yöneticilerce belirlendiği, fazla çalışmanın sabit olduğu gerekçesiyle ve takdiri indirim yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, indirim yapılarak alacağın kısmen kabul edildiği hallerde hüküm fıkrasına 'Kabulüne' yerine 'Kısmen Kabulüne' yazılması gerektiğini belirterek, bu hatayı düzeltip İlk Derece Mahkemesi kararını DÜZELTEREK ONAMIŞTIR. |