Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Eşine Şiddet Uygulayan Ve Cimri Olan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Toptan Yoksulluk Nafakası Ve Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 12.09.2026 | 53 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek, kadının evi terk ettiğini ve sırf emekli maaşına sahip olma niyeti taşıdığını belirterek boşanma ve 20.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Birleşen davada davalı-davacı kadın ise erkeğin cimri olduğunu, kendisine harçlık vermediğini, çayına attığı şekere dahi karıştığını, üzerine sıcak çay dökerek şiddet uyguladığını ve kendisini hastaneye götürmediğini ileri sürerek boşanma, 100.000,00 TL tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, erkeğin cimri ve ilgisiz olması ile kadının kızıyla yaşamak için evi terk etmesi sebepleriyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek karşılıklı boşanmalarına, tazminat ve nafaka taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kadının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi; erkeğin kadına küfrettiği, sıcak çay dökerek şiddet uyguladığı ve başını çarpan kadını hastaneye götürmediği gerekçeleriyle erkeği ağır, kadını ise hafif kusurlu saymıştır. BAM, kararı düzelterek kadın lehine 40.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminat, tedbir nafakası ve tarafların sosyo-ekonomik durumuna uygun olarak 40.000,00 TL toptan yoksulluk nafakasına hükmetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Bölge Adliye Mahkemesinin kusur belirlemesi, tazminat ve toptan yoksulluk nafakasına ilişkin değerlendirmelerini usul ve kanuna uygun bularak hükmün ONANMASINA karar vermiştir. |
| Sigorta Tahkime Yapılan Başvuruda Verilen Kesin Sürede Bilirkişi Ücreti Yatırılmaması Halinde Davanın Esastan Değil Usulden Reddedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 12.09.2026 | 73 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kazada müvekkilinin yaralanarak %3 oranında malul kaldığını belirterek belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tahsilini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı sigorta şirketi vekili, sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur durumunun ispatlanması gerektiğini, hesaplamada teknik faiz uygulanması gerektiğini ve davanın reddini savunmuştur. Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti Kararları: Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davacıya verilen kesin sürede bilirkişi ücreti yatırılmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar vermiştir. Davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti, kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmamasının usule ilişkin olduğunu belirterek başvurunun usulden reddine ve davalı lehine vekalet ücretinin düzeltilmesine karar vermiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Davalı sigorta şirketi vekili; bilirkişi ücreti yatırılmamasının esastan red sebebi olduğunu ve kararın bozulması gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, İtiraz Hakem Heyetinin kararını usul ve kanuna uygun bularak kararın ONANMASINA karar vermiştir. |
| SGK Bildirimi Öncesindeki Kapıcılık Çalışmasının Tanık Beyanlarıyla İspatlanması Halinde Kıdem Tazminatı Hesabında Tüm Çalışma Süresinin Esas Alınması Gerekir | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 12.09.2026 | 45 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, müvellelinin davalılara ait apartmanda kapıcı olarak 01.05.1988-18.09.2019 tarihleri arasında çalıştığını, sigortasının geç yapıldığını, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, arabuluculuk sürecinde yapılan 30.000,00 TL'lik kısmi ödemeden arta kalan eksik kıdem tazminatının tahsilini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalılar vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini istemiş; davacının çalışmasının 01.10.2008 tarihinde başladığını ve aslında istifa ettiğini, buna rağmen iyiniyetle arabuluculuk sürecinde 30.000,00 TL ödeme yapıldığını savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, dinlenen tanıkların ortak beyanları doğrultusunda davacının SGK bildirim tarihinden önce de çalıştığı sabit görülerek 01.05.1988-18.09.2019 tarihleri arasındaki 31 yıl 4 ay 18 günlük hizmet süresi üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kararın kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf talebini esastan reddetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyadaki belgelere, ispat kurallarına ve mahkemenin hukuki değerlendirmesine dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak ONANMASINA karar vermiştir. |
| Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 89 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın vekili, TMK m. 166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, velayet, nafaka ve tazminat talep etmiştir[cite: 38]. Davalı Cevabı: Davalı erkek vekili, davanın reddini savunmuştur[cite: 38]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Bakırköy 5. Aile Mahkemesi; erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, velayet ve nafakaya karar vermiş, kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerini feragat nedeniyle reddetmiştir[cite: 38]. İstinaf Kararı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi; istinaf aşamasında tarafların istinaftan feragat dilekçesi ve anlaşmalı boşanma protokolü sunmaları üzerine, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma olarak görülüp tarafların bizzat dinlenmesi için dosyayı İlk Derece Mahkemesine göndermiştir[cite: 38]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ve gönderme kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı kadının temyiz başvurusunu reddederek kararı ONAMIŞTIR[cite: 38]. |
| Anlaşmalı Boşanma Davasında Davacının Ölümü Halinde Mirasçıların Sağ Kalan Eşin Kusur Tespiti Yönünden Davaya Devam Edemeyecekleri Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 43 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı erkek vekili, taraflar arasında imzalanan protokol doğrultusunda anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir[cite: 37]. Davacının vefatı üzerine mirasçıları, davalı kadının kusurlarının tespit edilmesini istemiştir[cite: 37]. Davalı Cevabı: Davalı kadın vekili, anlaşmalı boşanma davasında ölümle davanın konusuz kaldığını, mirasçıların davayı çekişmeli boşanmaya dönüştürerek kusur tespiti isteyemeyeceklerini savunmuştur[cite: 37]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Ankara 9. Aile Mahkemesi; erkeğin vefatı ile evlilik birliğinin sona erdiği ve davanın konusuz kaldığı, anlaşmalı boşanma davasında ölen eş dahi kusur tartışması yapamazken mirasçılarının kusur tespiti yapmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir[cite: 37]. İstinaf Kararı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi; davacı erkek mirasçılarının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 37]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı erkek mirasçılarının temyiz itirazlarını reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR[cite: 37]. |
| Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Dayanarak Açılan Tapu İptali ve Tescil Davasının Maktu Harca Tabi Olması Nedeniyle Davacı Lehine Maktu Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 59 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın vekili; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, kesinleşen boşanma protokolü gereğince taşınmazın kendisine devredilmesi gerektiğini belirterek davalı adına kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir[cite: 36]. Davalı Cevabı: Davalı erkek vekili; konut kredisinin devam ettiğini, kredi bedelinin düşülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur[cite: 36]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Kahramankazan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi; anlaşmalı boşanma protokolüne dayanarak davanın kabulü ile taşınmazın 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline karar vermiştir[cite: 36]. İstinaf Kararı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi; davalı tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 36]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; davanın esasına ilişkin temyiz itirazlarını reddetmiş; ancak anlaşmalı boşanma protokolüne dayalı tapu iptal ve tescil davalarının maktu harca tabi olduğunu, bu nedenle davacı lehine nispi değil maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı bu yönden DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR[cite: 36]. |
| Eşin Tehdit ve Baskısıyla Kabul Edilen Anlaşmalı Boşanma Protokolü Karşısında Yargılamanın İadesi Talebinin Kabul Edilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 60 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın vekili; müvekkilinin davalı erkek eşin silahlı tehdit ve baskısı altında anlaşmalı boşanma protokolünü ve istinaftan feragat dilekçesini imzalamak zorunda kaldığını, karara tesir eden hileli davranışlar bulunduğunu belirterek yargılamanın iadesine ve boşanma kararının tazminat ile mal rejimine ilişkin hükümlerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir[cite: 33]. Davalı Cevabı: Davalı erkek, dava dilekçesine cevap vermemiştir[cite: 33]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Amasra Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi; davacının protokoldeki imzaya veya duruşmaya katılan kişinin kendisi olmadığına yönelik itirazının bulunmadığı ve HMK m. 375'teki yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir[cite: 33]. İstinaf Kararı: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, davacı kadın vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir[cite: 33]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin kadını ve çocuğunu ölümle tehdit ettiği iddiası üzerine ceza mahkemesinde yapılan yargılamada tehdit suçundan cezalandırıldığını ve bu kararın kesinleştiğini belirtmiştir[cite: 33]. Ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağını ve kadının iradesinin serbestçe açıklanmadığının ispatlandığını vurgulayan Daire, yargılamanın iadesi talebinin kabulüyle esastan yargılama yapılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ORTADAN KALDIRMIŞ ve İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR[cite: 33]. |
| Harici Taşınmaz Satış Bedelinin İadesi Talebinde İspat Yükü, Senetle İspat Zorunluluğu ve Göndereni Tespitedilemeyen WhatsApp Ekran Görüntülerinin Delil Başlangıcı Sayılamayacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 46 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı; davalıdan 175.000 TL karşılığında haricen taşınmaz satın aldığını, bedeli elden ödemesine rağmen tapunun devredilmediğini ve paranın iade edilmediğini belirterek başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatını talep etmiştir[cite: 31]. Davalı Cevabı: Davalı; ödeme yapıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iddianın yazılı delille ispatlanması gerektiğini ve takibin kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatını istemiştir[cite: 31]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi; ispat yükünün davacıda olduğu, senetle ispat sınırı gereği iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiği, davacının telefonunda bulunmayan ve göndereni belirlenemeyen WhatsApp ekran görüntülerinin delil başlangıcı sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir[cite: 31]. İstinaf Kararı: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi; davacının iddiasını dosyadaki mevcut delillerle ispat edemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir[cite: 31]. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; HMK m. 200 gereğince miktar itibarıyla senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, elektronîk mesajların delil başlangıcı sayılabilmesi için karşı tarafça gönderildiğinin tereddütsüz olması gerektiğini, davalının açık muvafakati olmaksızın tanık dinlenemeyeceğini ve sunulan ekran görüntülerinin delil başlangıcı niteliği taşımadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONANMASINA karar vermiştir[cite: 31]. |
| Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davasında SGK Tarafından Yapılan Geçici İş Göremezlik Ödemesinin Hesaptan Düşülmesi ve Kusur Tespiti İçin Bilirkişi Raporu Alınması Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 47 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili; davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalının ZMSS poliçeli aracının karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının tahsilini talep etmiş; talebini ıslahla 233.994,22 TL sürekli ve 6.242,00 TL geçici iş göremezlik tazminatına yükseltmiştir[cite: 30]. Davalı Cevabı: Davalı vekili; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet ve kusur tespitinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı dışında kaldığını, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur[cite: 30]. Tahkim ve İtiraz Hakem Heyeti Kararı: Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davalıya sigortalı aracın %75 kusurlu kabul edilmesi ve %20 maluliyet oranı üzerinden toplam 245.336,22 TL tazminatın tahsiline karar vermiştir[cite: 30]. İtiraz Hakem Heyeti ise davalı vekilinin itirazlarını reddetmiştir[cite: 30]. Temyiz Kararı: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi; SGK tarafından davacıya yapılan 802,72 TL geçici iş göremezlik ödemesinin gerçek zararın tespiti ilkesi gereği hesaptan düşülmemesini ve uzman bilirkişiden tarafların kusur oranlarına ilişkin denetime açık rapor alınmaksızın eksik incelemeyle karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak İtiraz Hakem Heyeti kararını BOZMUŞTUR[cite: 30]. |
| Boşanma Davasında Düğün Ziynetlerinin Aidiyeti, İspat Yükünün Değişmesi ve Yeni Yargıtay İçtihadı İlkesi Uyarınca Ziynet Alacağının Kabulü Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 64 |
Oku
Davacı-Karşı Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili; erkeğin fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, düğün günü alınan ziynetlerinin iade edilmediğini belirterek boşanmalarına, velayete, maddi-manevi tazminata, tedbir ve yoksulluk nafakasına, ayrıca ziynet eşyalarının aynen iadesine veya bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir[cite: 26]. Davalı-Karşı Davacı Erkek Cevabı: Erkek vekili; iddiaları reddederek kadının hakaret ettiğini, ev işleriyle ilgilenmediğini, ziynet eşyalarını yanına alarak evden ayrıldığını savunmuş; boşanma, velayet ve tazminat talepli karşı dava açmıştır[cite: 26]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Sivas 1. Aile Mahkemesi; tarafları eşit kusurlu kabul ederek her iki boşanma davasının kabulüne, velayetin anneye verilmesine, tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri ile ispatlanamayan ziynet alacağı davasının reddine karar vermiştir[cite: 26]. Ek kararla erkek lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir[cite: 26]. İstinaf Kararı: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, kadının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 26]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Dairenin ziynet eşyalarına ilişkin yeni ilkesel görüşünü hatırlatmış[cite: 26]; erkeğin mesajlarında "ziynetleri getireceğini" beyan etmesiyle ispat yükünün erkeğe geçtiğini, erkeğin ise ziynetleri kadına iade ettiğini kanıtlayamadığını belirtmiştir[cite: 26]. Bu doğrultuda ziynet alacağı davasının reddi usul ve yasaya aykırı bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı KALDIRILMIŞ, İlk Derece Mahkemesi kararı ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden kadının yararına BOZULMUŞ, diğer yönlerden ONANMIŞTIR[cite: 26]. |