Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Karşılıklı Boşanma Davasında Asıl Davanın Kesinleşmesi Halinde Karşı Davanın Konusuz Kalması Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 24.09.2026 | 82 |
Oku
Taraflar ve Dava Konusu: Davacı-davalı kadın ve davalı-davacı erkek tarafından karşılıklı olarak açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma ve fer'ileri (tazminat, nafaka, yargılama gideri) davasıdır. Davacı Talebi: Davacı-davalı kadın vekili, tarafların boşanmalarına, kadın lehine maddi ve manevi tazminat ile nafakaya hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı ve Karşı Dava Talebi: Davalı-davacı erkek vekili, asıl davanın reddini savunmuş; karşı davasında ise tarafların boşanmalarına, erkek lehine tazminatlara hükmedilmesini ve kadının tazminat taleplerinin reddini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince her iki boşanma davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmiş; kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi eksik inceleme gerekçesiyle kararı kaldırmıştır. Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, kadının boşanma davası ilk kararda erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden kadının davası hakkında 'karar verilmesine yer olmadığına', erkeğin karşı davasının ise kabulü ile yeniden boşanmaya karar verilmiştir. Taraf vekillerinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Gerekçesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yaptığı incelemede; kadının açtığı asıl boşanma davasının kabulü kararı erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden, evlilik birliğinin boşanma ile sona erdiğini ve dolayısıyla erkeğin karşı boşanma davasının da konusuz kaldığını tespit etmiştir. Konusuz kalan karşı dava hakkında yeniden boşanma kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece erkeğin karşı davası hakkında da 'karar verilmesine yer olmadığına' karar verilmesi ve dava tarihi itibarıyla haklılık durumuna göre yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkeğin karşı davasının kabulü yönünden kadın yararına ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönüyle bozulmasına, erkeğin tüm ve kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile diğer kısımların onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir. |
| Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Otelde Ardışık Odalarda Konaklama Ve Eşini Ailesiyle Yaşamaya Zorlama Sebebiyle Kusur Belirlemesine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 44 |
Oku
Davacı (Kadın) Talebi: Davacı-davalı kadın vekili; erkeğin evlilik sorumluluklarını yerine getirmediğini, kadını ailesiyle birlikte yaşamaya zorladığını, hakaretlerde bulunarak evden kovduklarını, maaşını babasına verip kadına harçlık dahi vermediğini ve hırsızlıkla suçlandığını ileri sürerek TMK m. 166/1 uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminat ile ziynet ve çeyiz eşyalarının iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (Erkek) Cevabı ve Karşı/Birleşen Dava Talebi: Davalı-davacı erkek vekili; iddiaların asılsız olduğunu, kadının dengesiz davrandığını ve evi terk ettiğini ileri sürerek karşı boşanma davasının (TMK m. 166/1) kabulü ile tazminat ödenmesini; birleşen dava dilekçesinde ise kadının başka bir erkekle otel rezervasyonu yaptırdığını ve hediye aldığını belirterek zina (TMK m. 161) ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163) nedenleriyle boşanmalarına ve tazminata karar verilmesini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, kadın ile dava dışı erkeğin aynı otelde yakın ve ardışık odalarda konaklamaları ve birlikte çıkmaları cinsel birlikteliğe karine kabul edilerek zinanın sabit olduğu gerekçesiyle erkeğin birleşen zinası (TMK m. 161) kabul edilmiş, asıl ve karşı TMK m. 166/1 davaları reddedilmiş, kadın yararına tedbir nafakası, erkek yararına ise tazminat hükmedilmiştir. İstinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi; zinanın ispatlandığı kabul edilmekle birlikte, erkeğin de eşini ailesiyle yaşamaya zorlaması, bağımsız ev sağlamaması ve kadını aşağılaması nedeniyle kusurlu olduğunu belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle kadının asıl davasının da (TMK m. 166/1) kabulüne karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin İlk Derece Mahkemesinde kararı istinaf etmediği tedbir nafakası yönünden temyiz dilekçesinin reddine; tarafların karşılıklı temyiz itirazlarının ise reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı | Yargıtay 5. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 90 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı, apartmanda bağımsız bölüm maliki olduğunu, binanın çatısından dairesine su sızması nedeniyle zarar gördüğünü, çatının Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca ortak yerlerden olması sebebiyle tamir edilmesini talep ettiğini, ancak kat malikleri kurulunca dairenin dubleks çatı katı olması gerekçesiyle bu talebin reddedildiğini belirterek kat malikleri kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı apartman yönetimi, çatının dubleks daireye eklenti olarak tapuya dahil edildiğini, ortak kullanımdan çıkıp şahsi mülkiyet niteliği kazandığını ve 634 sayılı Kanun'un ortak alan hükümlerinin bu alan için geçerli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, binanın çatısının ortak alan olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve ilgili kat malikleri kurulu kararının iptaline karar verilmiştir. Davalı apartman yönetiminin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi; anagayrimenkule ait yönetim planı hükümleri ve Kat Mülkiyeti Kanunu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Aracın Boya Kavlaması Gizli Ayıbında Tüketicinin Misli İle Değişim Talebinin Dürüstlük Kurallarına Aykırılık Oluşturması Halinde Satış Tarihi İtibarıyla Nispi Metoda Göre Bedel İndirimine Hükmedilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 40 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, sıfır kilometre olarak satın alınan aracın sağ arka direk bölümünde boya kalkması problemi meydana geldiğini, yetkili servisin bakımların dışarıda yaptırıldığı gerekçesiyle talebi reddettiğini, boya kavlamasının gizli ayıp olduğunu ve garanti kapsamında kaldığını ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı satıcı ve ithalatçı vekilleri; davacının periyodik bakımları özel serviste yaptırması sebebiyle ayıbın kendi kusurundan kaynaklandığını, garanti süresinin dolduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını ve 5 yıl sorunsuz kullanılan araçta değişim isteminin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, araçtaki boya kavlamasının imalattan kaynaklı gizli ayıp olduğu, ancak misli ile değişimin orantısız güçlük yaratacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve dava tarihi itibarıyla belirlenen 12.724 TL bedel indiriminin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; davacının misli ile değişim talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu onaylanmış, ancak değer kaybının dava tarihi yerine satış tarihi itibarıyla nispi metoda göre 3.332 TL olarak hesaplanması gerektiği belirtilerek karar kaldırılmış ve davanın 3.332 TL bedel indirimi üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; ayıbın niteliğine göre misli değişim yerine bedel indirimine hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olduğunu ve değer kaybının satış tarihindeki değer esas alınarak nispi metoda göre hesaplanmasında bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Açılır Tavandan Gelen Ayıplı Ses Nedeniyle Misli İle Değişimine Karar Verilen Aracın İnfaz Aşamasındaki İİK 24 Hükmünde Fatura Bedeli Sınırlaması Yapılamayacağına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 61 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin satın aldığı sıfır kilometre aracın açılır tavanından gelen ses şikayetiyle defalarca servise götürülmesine rağmen ayıbın giderilemediğini ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalılar vekilleri, araçta ayıp bulunmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini ve ücretsiz onarım hakkının kullanılması nedeniyle misli ile değişim talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile aracın ayıpsız misli ile değişimine, bunun mümkün olmaması halinde İİK 24 uyarınca fatura bedelinden az olmamak üzere işlem yapılmasına karar verilmiştir. Davalıların istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; araçta ses ölçüm aleti ile yapılan tespitle ayıbın sabit olduğunu belirterek davalıların tüm temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ancak hüküm fıkrasına eklenen '(fatura bedeli olan 395.132,52 TL'den az olmamak üzere)' ibaresinin infaz aşamasında tereddüt oluşturabileceği ve tarafların haklarını kısıtlayabileceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını bu ibareyi çıkartmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR. |
| Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmesinde Satıcının Konutu Süresinde Teslim Etmemesi Nedeniyle Tüketicinin Sözleşmeyi Feshi Halinde Haksız Cezai Şart Ve Noter Kesintilerinin İadesi İle Menfi Zararın Tazminine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 47 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin davalı yükleniciden gayrimenkul satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi ile satın aldığı ön ödemeli konutun taahhüt edilen tarihte teslim edilmediğini, bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ileri sürerek; davalı tarafça haksız ve mesnetsiz olarak kesilen 19.060,50 USD cezai şart ve kesintinin faiziyle iadesini, 7.204,00 TL noter masrafını ve sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan menfi zararın tazminini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, davacının fesih ve tazminat taleplerinin hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığını, yapılan cezai şart ve noter masrafı kesintilerinin yasal ve sözleşmeye uygun olduğunu, gecikmeye rağmen uzun süre bekleyip teslim davetinden sonra fesih bildiriminde bulunulmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, davalının 6502 sayılı Kanun'un 44. maddesindeki azami teslim süresine uymadığı, teslim edimini yerine getirmediği için tüketiciden %2 fesih cezası ve masraf kesintisi yapamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne; kesilen 19.060,50 USD ile 7.204,00 TL noter masrafının ve hesaplanan menfi zararın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Tarafların istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; satıcının konutu süresinde teslim etmeyerek edimini yerine getirmediği, tüketicinin sözleşmeden dönme ve yapılan kesintiler ile menfi zararını talep etme hakkının bulunduğu, harç ve vekalet ücretinin dava tarihindeki döviz kuru üzerinden hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle tarafların temyiz itirazlarını reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Terditli Açılan Tapu İptali ve Tescil İle Bedel İadesi Davasında İkinci Kademedeki Alacak Talebinin Kabulü Halinde Reddoluunan Birinci Kademe İçin Davalı Arsa Sahipleri Lehine Vekalet Ücreti Ve Yargılama Giderine Hükmedilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 6. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 20.09.2026 | 79 |
Oku
Davacı Talebi: Yüklenici ile düzenlenen harici satış sözleşmesine dayalı olarak öncelikle tapu iptali ve tescil, bunun mümkün olmaması halinde ise ödenen satış bedelinin iadesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı arsa sahipleri vekili davanın reddini savunarak ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil isteminin reddine, ikinci kademedeki bedel iadesi isteminin kabulü ile 40.000 GBP'nin dava tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık İngiliz Sterlini mevduatına uyguladıkları en yüksek faizle yükleniciden tahsiline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, arsa sahipleri vekilinin istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış; bedel iadesi istemini kabul ederken reddedilen birinci kademedeki tapu iptal tescil istemi nedeniyle davalı arsa sahipleri yararına vekalet ücreti, harç ve yargılama giderine hükmetmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, terditli (kademeli) davalarda tüm talepler reddedilmedikçe fer'i (ikinci kademedeki) talep kabul edildiğinde reddedilen asli talep nedeniyle karşı taraf lehine avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı arsa sahipleri lehine vekalet ücreti, harç ve yargılama giderine ilişkin bentlerinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Sıfır Kilometre Araçtaki Gizli Ayıp Ve Süreklilik Arz Eden Arızalar Nedeniyle Aracın Ayıpsız Misli İle Değişimi Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 11. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 50 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bayiden sıfır kilometre olarak satın aldığı aracın garanti süresi içinde krank keçesinden sürekli yağ kaçırdığını, defalarca yetkili servise götürülüp motorunun sökülmesine ve parçaların değiştirilmesine rağmen arızanın giderilemediğini ve araçta gizli ayıp bulunduğunu ileri sürerek, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde araçta meydana gelen değer kaybının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalıların Cevabı: Davalılar vekilleri; davanın zamanaşımına uğradığını, husumet yokluğunu, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, davacının ücretsiz onarım seçimlik hakkını kullanıp tükettiğini, aracın serviste onarılarak sorunsuz teslim edildiğini ve dürüstlük kuralına aykırı hareket edildiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Alaca Asliye Hukuk Mahkemesi; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda araçtaki hatanın fabrikasyon kaynaklı gizli ayıp olduğu, sıfır kilometre araç satın alan davacının bu derece ağır bir ayıba katlanmasının beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu aracın takyidatlardan ari şekilde ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve davalılara iadesine karar vermiştir. İstinaf ve Temyiz Kararı: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi davalıların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Sadakat Yükümlülüğünü İhlal Ederek Başka Erkeklerle Müstehcen Yazışmalar Yapan Kadının Ağır Kusurlu Bulunması Karşısında Erkeğin Boşanma Ve Tazminat Davasının Kabulü Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 42 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek, kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, başka erkeklerle müstehcen yazışmalar, görüntülü görüşmeler yaptığını, kendisini ve ortak çocuğu evden kovduğunu, hakaret ve aşağılamalarda bulunduğunu ileri sürerek TMK m. 166 uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velayetine, 105.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı kadın ise erkeğin hakaret ettiğini ve ziynetlerini aldığını savunarak davanın reddini, karşı davasının kabulü ile boşanma, nafaka, velayet, tazminat ve ziynet alacağına karar verilmesini istemiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı iddiaları reddederek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kadının başka erkeklerle müstehcen yazışmalar, görüntülü konuşmalar yapıp buluşarak sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, erkeği ve çocuğu evden kovduğu, yatağını ayırdığı ve ağır kusurlu olduğu kabul edilerek asıl, karşı ve birleşen davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına, velayetin babaya verilmesine, kadın lehine tazminat ve nafaka taleplerinin reddine, erkek lehine 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminat ile çocuk lehine iştirak nafakasına karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Davalı-karşı davacı kadının temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kararın usul, kanun ve delillerin takdirine uygun olduğu gerekçesiyle ONANMASINA karar vererek hükmü kesinleştirmiştir. |
| Eşinin Otelde Başka Bir Kadınla Geceyi Geçirmesi Nedeniyle Zina Sebebine Dayalı Açılan Boşanma Davasının Kabulü Ve Kadın Lehine Hükmedilen Tazminatlar İle İştirak Nafakasının Onanması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 74 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı kadın vekili; davalı erkeğin psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, başka kadınlarla sadakatsizlik eylemlerinde bulunduğunu, farklı tarihlerde otellerde başka bir kadınla konukladığının tespit edildiğini ileri sürerek TMK m. 161 (Zina) olmadığı takdirde TMK m. 166/1 (Evlilik birliğinin temelinden sarsılması) uyarınca tarafların boşanmalarına, velayete, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakasına, 150.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata ve ziynet eşyası alacağına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı-davacı erkek vekili; iddiaların gerçek dışı olduğunu, delillerin hukuka aykırı kurgulandığını savunarak asıl davanın reddini; TMK m. 166/1 uyarınca karşı boşanma davasının kabulü ile 100.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL maddi tazminat ödenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince; erkeğin cinsel partner arama sitesine üye olması, başka bir kadınla otel odasında geceyi geçirmesinin sabit olması nedeniyle zinanın ispatlandığı kabul edilerek erkeğin tam kusurlu olduğuna, kadının TMK m. 161 uyarınca zina sebebiyle boşanma davasının kabulüne, erkeğin karşı davasının ve kadının ziynet alacağı davasının reddine, kadın lehine 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat ile çocuk lehine iştirak nafakasına karar verilmiştir. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesince; kadının tazminatlara yasal faiz uygulanması ve nafaka/tazminat miktarlarına yönelik istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek kadın lehine hükmedilen maddi tazminat 40.000,00 TL'ye, manevi tazminat 40.000,00 TL'ye çıkartılmış ve boşanmanın kesinleşme tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, ortak çocuk lehine iştirak nafakasının aylık 1.000,00 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş; sair istinaf talepleri reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Davalı-davacı erkek vekilinin temyiz incelemesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle kararın ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |