Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Nişanın Bozulması Nedeniyle Manevi Tazminat ve Düğün Hazırlıkları Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 13.10.2026 | 26 |
Oku
Asıl dava ve karşı dava, nişanın bozulmasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat ile hediyelerin geri verilmesi istemine ilişkindir. Düğün hazırlıklarının tamamlandığı, davetiyelerin dağıtıldığı ve kına gecesinin yapıldığı aşamada, erkeğin ailesinin olumsuz davranışlarına sessiz kalarak nişanın bozulmasına sebebiyet vermesi kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu durumun olağan bir nişan bozulmasının doğurduğu üzüntünün ötesine geçerek manevi tazminat koşullarını oluşturduğunu belirterek, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini bozmuştur |
| Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesine İlişkin Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarının Temyiz Edilemeyeceği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.10.2026 | 22 |
Oku
Taraflar ve Dava Türü: Davacı veli tarafından açılan, velayeti altındaki çocuğun adının değiştirilmesi (nüfus kaydının düzeltilmesi) davasında, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık: Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı temyiz kanun yolunun açık olup olmadığı ve Yargıtayca esastan inceleme yapılıp yapılamayacağı noktasındadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-d maddesi uyarınca, soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin olduğunu ve bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağını vurgulamıştır. Ayrıca HMK m. 23/2 uyarınca göreve ilişkin kesinleşen kaldırma kararının mahkemeyi bağladığı hatırlatılmıştır. Bu gerekçelerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. |
| Maden Ocağındaki İş Kazası Sonucu Vefat Eden Sigortalının Yakınlarının Manevi Tazminat Talebi ve Asıl İşveren Alt İşveren Sorumluluğu Yargıtay Kararı | Yargıtay 10. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 44 |
Oku
Dava Konusu: İş kazası sonucu vefat eden sigortalının babası ve kardeşleri tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Süreç ve Uyuşmazlık: İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı kurumun istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine uyuşmazlık; kardeşler yönünden temyiz kesinlik sınırı, ruhsat sahibi kurumun (TKİ) asıl işveren sıfatı ile sorumluluğu ve takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygunluğu noktalarında toplanmaktadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi yaptığı incelemede;
|
| Akaryakıt İstasyonunda Yanlış Yakıt Doldurulması Nedeniyle Oluşan Ayıplı Hizmetten Dağıtıcı Şirket İle Bayinin Müteselsilen Sorumlu Olduğuna Ve Husumet Yokluğundan Davanın Reddedilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 24.09.2026 | 38 |
Oku
Davacı (Sağlayıcı Şirket) Talebi: Davacı dağıtıcı akaryakıt şirketi vekili; davalı tüketicinin bayi akaryakıt istasyonundan yanlış yakıt alması sonucu oluşan zarar nedeniyle Tüketici Hakem Heyetince verilen kabul kararının haksız olduğunu, akaryakıt dolum hizmetinin bağımsız bayi tarafından sunulduğunu ve husumetin bayiye yöneltilmesi gerektiğini belirterek Tüketici Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını ve başvurunun pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etmiştir. Davalı (Tüketici) Cevabı: Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Tüketici Mahkemesince; husumetin ayıplı hizmette bulunan bayi akaryakıt şirketine yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve Tüketici Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir. Temyiz Kararı (Kanun Yararına Temyiz): Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; 6502 sayılı Kanun'un 3, 13, 14 ve 15. maddeleri uyarınca sunulan hizmetin ayıplı olduğunu, sağlayıcı konumundaki ana akaryakıt şirketi ile bayinin ayıplı hizmetten ve doğan zarardan tüketiciye karşı müteselsilen sorumlu bulunduklarını tespit etmiştir. Mahkemece sağlayıcı şirketin sorumluluğu göz ardı edilerek husumet yokluğundan davanın kabul edilmesini usul ve yasaya aykırı bularak İlk Derece Mahkemesi kararının sonuca etkili olmamak üzere HMK m. 363/1 uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Kiralanan Taşınmazın Konut ve Çatılı İşyeri Kirası Mı Yoksa Genel Hükümlere Tabi Adi Kira Mı Olduğunun Tespiti İçin Keşif Yapılarak Üstün Vasfının Belirlenmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 44 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, dava konusu taşınmazın murislerinden intikal ettiğini, müvekkilinin taşınmaya ihtiyacı olduğunu ve kira sözleşmesi süresinin dolacak olduğunu ileri sürerek kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı, davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince, kira sözleşmesinin konut ve çatılı işyeri kirası kapsamında kaldığı, davacıların ihtiyaç iddiasının samimi ve objektif olmadığı ve süreye dayalı tahliye şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Temyiz (Kanun Yararına Temyiz) Kararı: Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; taşınmazın tapuda tarla vasfında olduğu, sözleşmede arsa ve yediemin deposu/otopark olarak belirtildiği, mahkemece keşif yapılmadan taşınmazın üstün (galip) vasfının ve TBK'nın genel hükümlerine mi yoksa konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine mi tabi olduğunun tespit edilmeksizin eksik incelemeyle karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak kararın KANUN YARARINA BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Düğünde Takılan Ziynet Eşyalarının Erkek Tarafından Bozdurulduğunun Tanıklık Beyanlarıyla İspatlanması Halinde Ziynet Alacağı Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 51 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, düğünde takılan 350 gr ağırlığında 20 adet bilezik, 30 gr set, 2 adet kelepçe bilezik ve 42 adet çeyrek altından oluşan ziynet eşyalarının evde muhafaza zorluğu gerekçesiyle kendisinden alındığını ve iade edilmediğini belirterek ziynetlerin aynen iadesini, olmaması halinde 43.070,00 TL bedelin faiziyle tahsilini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek vekili, iddiaları inkar ederek ziynet eşyalarının hiçbir zaman kendisi tarafından alınmadığını, kadının evi terk ederken tüm takıları yanında götürdüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, kadının evi abisiyle birlikte terk ettiği ve takıların erkek zilyetliğine bırakıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiş; temyiz üzerine Özel Daire tanık beyanlarının değerlendirilmesi gerekçesiyle kararı bozmuştur. Yerel Mahkemenin direnmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı: Hukuk Genel Kurulu, davacı kadının dayandığı tanık beyanlarıyla ziynet eşyalarının güvenlik gerekçesiyle erkeğin ailesinin kasasına konulduğunu ve borçlar ile araba alımı için bozdurulduğunu şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatladığını kabul etmiştir. Direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın kadın yararına BOZULMASINA oy birliğiyle karar verilmiştir. |
| Poliçede İsmi Bulunmayan İşçinin Riziko Tarihinde Teminat Kapsamında Olmaması ve Temlik Yasağı Kararı | İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 41 |
Oku
Dava Türü: Sigorta Poliçesinden Doğan Tazminatın Alacağın Temliki Hükümleri Uyarınca Tahsili Davacı Talebi: Davacı şirket vekili, müvekkilinin tüm işçileri lehine işveren sorumluluk ve ferdi kaza sigortası yaptırdığını, iş kazasında ölen işçi ...'ün mirasçılarının alacaklarını davacıya temlik ettiğini belirterek Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi kapsamındaki 20.000,00 TL tazminatın avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı sigorta şirketi vekili, ölen işçinin ana poliçe ve zeyilnamelerde isminin yer almadığını, kaza günü saat 09:30'da ölen işçi için aynı gün saat 12:00'den sonra geçerli olmak üzere zeyilname düzenlendiğini, bu nedenle riziko tarihinde teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince, ölen işçinin isminin riziko tarihinde teminat kapsamında yer almadığı ve 7251 sayılı Kanun ile Sigortacılık Kanunu'na eklenen Ek 6. madde uyarınca sigorta alacaklarının temlik edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi de yerel mahkeme gerekçelerini usul ve yasaya uygun bularak davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Başka Bir Şirketin Arşivinde Saklanan Defterlerin Kaçırıldığı İddiasıyla Zayi Belgesi Verilemeyeceği Kararı | İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 41 |
Oku
Dava Türü: Ticari Defter ve Belgelerin Ziyaı Nedeniyle Zayi Belgesi Verilmesi İstemli Hasarsız Yargı İşi Davacı Talebi: Davacı şirket vekili, davacı şirkete ait saklanması zorunlu ticari defter ve evrakların şirket ortağının tek başına sahip olduğu diğer bir şirketin arşivinde saklandığını, boşanma davası ve aradaki husumet nedeniyle verilmediğini ve kaçırıldığını ileri sürerek ticari defterler için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. İlgili Kişi Beyanı: İlgili kişi şirket ortağı vekili, ticari defter ve belgelerin davacı şirket müdürüne imza karşılığı teslim edildiğini, kötüniyetli olarak delil karartılmaya çalışıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince, defterlerin mücbir sebep veya irade dışı bir suç nedeniyle kaybolduğunun ispatlanamadığı, gerekli tedbir ve özenin gösterilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi ise bizzat adres belirtilerek defterlerin diğer şirkette olduğunun iddia edilmesinin defterlerin zayi olduğu anlamına gelmeyeceğini belirterek davacı vekilinin istinaf başvurusunu ESASTAN REDDETMİŞTİR. |