Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Nafaka Hükümlerine Uymamak Suçunda İcra Emrinin Borçlu Vekiline Tebliğ Edilmeden Önce Yapılan Şikayet Üzerine Tazyik Hapsi Verilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 27.09.2026 | 75 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Müşteki/alacaklı tarafın, borçlu sanık hakkında ara karar ile hükmedilen tedbir nafakasını ödemediği gerekçesiyle nafaka hükümlerine uymamak suçundan tazyik hapsi ile cezalandırılması talepli şikayetidir[span_0](start_span)[span_0](end_span). Uyuşmazlık, icra emrinin borçlu vekiline tebliğ edilmesinden önceki bir tarihte yapılan şikayet üzerine sanık hakkında tazyik hapsine hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasında toplanmaktadır[span_1](start_span)[span_1](end_span). Davacı (Müşteki) Talebi: Müşteki/alacaklı vekili, borçlu sanık aleyhine ara kararla hükmedilen tedbir nafakası alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde, sanığın 2023 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin nafaka borcunu ödemediğini belirterek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca tazyik hapsi ile cezalandırılmasını talep etmiştir[span_2](start_span)[span_2](end_span). Davalı (Sanık) Cevabı: Davalı/borçlu sanık veya vekili sürece ilişkin itirazında icra takibinde vekil olduğu halde icra emrinin borçlu asile çıkarıldığını, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğunu ve tebligat usulsüzlükleri nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığını savunmuştur[span_3](start_span)[span_3](end_span). İlk Derece, Merci ve Temyiz (Kanun Yararına Bozma) Süreci: İlk Derece Mahkemesi (Mudanya İcra Ceza Mahkemesi), sanığın nafaka yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar vermiştir[span_4](start_span)[span_4](end_span). Sanık tarafının itirazı üzerine merci (Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesi) itirazın reddine karar vermiştir[span_5](start_span)[span_5](end_span). Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine dosya Yargıtay'a gelmiştir[span_6](start_span)[span_6](end_span). Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; borçlu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiği halde icra emrinin borçlu vekiline tebliğ edilmeden (25.07.2023) önce şikayette bulunulduğunu (28.04.2023), vekile tebliğ yapılmadan ceza sorumluluğunun doğmayacağını ve atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirterek merci kararını BOZMUŞ[span_7](start_span)[span_7](end_span), sanık hakkındaki tazyik hapsinin kaldırılmasına ve sanığın BERAATİNE karar vermiştir[span_8](start_span)[span_8](end_span). |
| Aracın Cam Filminin Görüşü Engellediğine Dair Tespit Ve Rapor Bulunmaması Halinde Yazılan Trafik İdari Para Cezasının İptal Edilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 19. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 26.09.2026 | 74 |
Oku
Taraflar ve Dava Konusu: Kabahatli hakkında aracının camlarının filmli olması gerekçesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 30/1-b maddesi uyarınca düzenlenen trafik idari para cezası tutanağına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Sulh Ceza Hakimliği kararına karşı Adalet Bakanlığı tarafından talep edilen kanun yararına bozma istemidir. Başvuran/Muteriz Talebi: Kabahatli, adına düzenlenen trafik idari para cezasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek iptalini talep etmiştir. Davalı/İdare Cevabı: İdari yaptırım tutanağı düzenleyen Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliği, aracın camlarının filmli olması sebebiyle mevzuat uyarınca idari para cezası uygulandığını belirtmiştir. İlk Derece ve Kanun Yararına Bozma Süreci: Sulh Ceza Hakimliği tarafından muterizin başvurusu reddedilmiştir. Adalet Bakanlığı, araçtaki cam filmlerinin görüşü engellediğine dair idari yaptırım tutanağında herhangi bir tespit yapılmadığı, buna ilişkin bir teknik rapor aldırılmadığı ve fotoğraflardan da filmlerin görüşü engellemediğinin açıkça anlaşıldığı gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasını talep etmiştir. Temyiz/Yargıtay Gerekçesi ve Sonucu: Yargıtay 19. Ceza Dairesi, ihbarname içeriğini yerinde bularak Sulh Ceza Hakimliğinin ret kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve kabahatli hakkındaki trafik idari para cezasının KALDIRILMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçunda Cezanın Alt Sınırının Beş Yıl Olması Nedeniyle Sanığın İstinabe Suretiyle Sorgulanamayacağına Ve Bizzat Mahkemesince Savunmasının Alınması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 24.09.2026 | 37 |
Oku
İddia ve Kanun Yararına Bozma İstemi: Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı; neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkûm olan sanığın, cezasının alt sınırının TCK m. 87/1-son uyarınca 5 yıl hapis cezası olması karşısında, CMK m. 196/2 uyarınca istinabe suretiyle sorgulanamayacağını, sanığın ek savunma için SEGBİS ile esas mahkemesine bağlanmak istemesine rağmen bizzat esas mahkemesince savunması alınmadan mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmün kanun yararına bozulmasını talep etmişlerdir. Sanık Savunması: Sanık talimat mahkemesinde alınan ifadesinde ek savunma için duruşmadan bağışık tutulma talebinin bulunmadığını, bizzat esas mahkemesine SEGBİS aracılığıyla bağlanarak savunma yapmak istediğini beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesince, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan TCK m. 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son, 29, 62 ve 53. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verilmiş ve bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Yargıtay İncelemesi ve Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi; sanığa atılı suç için öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle CMK m. 196/2 gereğince istinabe suretiyle sorgu yapılamayacağını, savunma ve ek savunmasının bizzat yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiğini belirterek kanun yararına bozma istemini kabul etmiş ve İlk Derece Mahkemesi kararının CMK m. 309/3 gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Hükmün Kesinleşmesi Ve İnfaza Geçilmesiyle Yurt Dışına Çıkış Yasağı Adli Kontrol Tedbirinin Kendiliğinden Sona Ereceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 62 |
Oku
Talep ve İtiraz Süreci: Göçmen kaçakçılığı suçundan hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşen ve infaz aşamasında olan hükümlü, yargılama sürecinde koyulan yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etmiş; bu talebin reddedilmesi üzerine yapılan itiraz Silivri 2. Ağır Ceza Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Adalet Bakanlığı, adli kontrolün kendiliğinden sona erdiği gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasını talep etmiştir. Gerekçe ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 4. Ceza Dairesi; kovuşturmanın mahkumiyet kararıyla sona erip hükmün kesinleşmesi, infaz aşamasına geçilmesi ve hatta hükümlünün şartla tahliye edilmesi karşısında, adli kontrol tedbirinin kendiliğinden sona erdiğini ve tedbirin devamında hukuki yarar bulunmadığını belirtmiştir. Bu doğrultuda, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunarak Silivri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddi kararının KANUN YARARINA BOZULMASINA oybirliğiyle karar verilmiştir. |
| Uzlaştırma Teklifinin Telefonla Yapılamayacağı Ve Usulüne Uygun Tebligat Yapılmadan İletişim Kurulamadığından Bahisle Uzlaşmanın Sağlanamadığına Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 6. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 14.09.2026 | 38 |
Oku
Dava ve Talep: Tehdit suçundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK m. 106/1-1 uyarınca açılan davada Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma ihbarında bulunulmuştur. Cevap ve Savunma: Dosya kapsamında kanun yararına bozma ihbarına ilişkin işlemler yürütülmüştür. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının TCK m. 58/6 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 6. Ceza Dairesi; uzlaştırmacı tarafından sanığa telefon ile ulaşılamaması üzerine uzlaştırma bürosunca gönderilen tebligatın bila tebliğ iade edilmesi gerekçesiyle uzlaşma sağlanamadığına dair rapor düzenlenmesini hukuka aykırı bulmuştur. Uzlaştırma teklifinin telefonla yapılması imkanının bulunmadığı, taraflara öncelikle açıklamalı ihtar içeren tebligat yapılması, tebligatın dönmesi halinde ise MERNİS şerhi verilerek Tebligat Kanunu m. 21/2 uyarınca tebliğ edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca tekerrüre esas alınan ilamın kanun yararına bozma sonucu kesinleşme tarihinin değişmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ifade edilmiş ve karar sanık yararına BOZULMUŞTUR. |
| Müştekilerin Şikayetten Vazgeçtiği Gözetilmeden Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Sanığın Mahkum Edilmesi Ve Savunması Alınmadan Hüküm Kurulmasının Kanun Yararına Bozmayı Gerektirdiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 41 |
Oku
İddia ve Suç: Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ve konut dokunulmazlığını ihlal etmek suçlarından kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanığın savunması alınmamıştır. İlk Derece Kararı: Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı her iki suçtan ayrı ayrı TCK m. 134/1 ve TCK m. 116/4 uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırmış ve mükerrirlere özgü infaz rejimine karar vermiştir. Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi; TCK m. 134 kapsamındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun takibinin şikayete bağlı olduğunu, duruşmada müştekilerin şikayetten vazgeçtiklerini, bu nedenle kamu davasının CMK m. 223/8 uyarınca düşürülmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca hak yoksunluğunun uygulanmasındaki hukuka aykırılığı ve sanığın savunması alınmadan karar verilmesini usul ve kanuna aykırı bularak yerel mahkeme kararını Kanun Yararına BOZMUŞTUR. |
| Avukatın Barolar Birliğine Verdiği Fotoğrafının Rızası Dışında Web Sitesinde Paylaşılmasının Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Suçunu Oluşturabileceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 51 |
Oku
İddia ve Şikayet: Konya Barosu Başkanlığı ve müşteki Avukat, avukatlık kimlik belgesinde kullanılmak üzere Türkiye Barolar Birliğine sunulan fotoğrafın, rıza dışında bir internet sitesinde (URL adresinde) yayımlanması nedeniyle kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirildiği ve yayıldığı iddiasıyla şikayetçi olmuştur. Savunma: Soruşturma aşamasında Meçhul Şüpheli tespit edilememiştir. Soruşturma ve İtiraz Süreci: Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, avukatın özel hayatına ilişkin fotoğrafının paylaşılmadığı, herkese açık avukatlık bilgilerinin ve Barolar Birliğine verilen fotoğrafın paylaşıldığı gerekçesiyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına (KYOK) karar vermiştir. Bu karara yapılan itiraz Konya 2. Sulh Ceza Hakimliğince reddedilmiştir. Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi; kamuya açık olsa veya sır niteliğinde olmasa dahi kişinin fotoğrafının kişisel veri olduğunu, hukuka uygunluk nedeni olmaksızın yayımlanmasının TCK m. 136 uyarınca suç oluşturduğunu vurgulamıştır. Etkili bir soruşturma yürütülmeden, şüphelinin tespiti için gerekli araştırmalar yapılmadan verilen takipsizlik kararını ve buna yönelik itirazın reddini hukuka aykırı bularak Konya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararını Kanun Yararına BOZMUŞTUR. |
| Bilişim Sistemi Aracılığıyla Hesabına Aktarılan Parayı Komisyon Karşılığı Yurtdışına Gönderen Sanığın Suç Kastının Bulunmaması Nedeniyle Beraat Etmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 65 |
Oku
İddia ve Dava: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesi ile sanık hakkında, müştekinin banka hesabından bilgisi dışında çekilen 2.000,00 TL'yi kendi hesabına aktarıp Rusya'daki kişilere transfer etmesi eylemi nedeniyle nitelikli hırsızlık suçundan TCK m. 142/2-e uyarınca kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanık, olay tarihinde doktora öğrencisi olduğunu, internet üzerinden tanıştığı kişilerce Türkiye'de yazılım satışı yapılması için iş teklifi aldığını, harçlığını çıkarmak amacıyla bunu kabul ettiğini, hesabına yatırılan paraları kandırılarak komisyon karşılığı belirtilen hesaplara havale ettiğini ve suç kastının bulunmadığını savunmuştur. İlk Derece Kararı: İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eylemini sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu kapsamında değerlendirerek TCK m. 244/4 uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar vermiş ve karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın benzer nitelikteki diğer eylemi sebebiyle verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nce sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu ve bozmaya uyularak beraat kararı verildiğini hatırlatmıştır. Sanığın İngilizce çeviri ve temsilcilik iş teklifine inanarak komisyon karşılığı işlemi gerçekleştirdiği, savunmasının aksine suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesini kanuna aykırı bularak yerel mahkeme kararını Kanun Yararına BOZMUŞ ve sanık hakkındaki cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. |
| Adli Para Cezasından Çevrilen Hapiste Firar Edenlerin Kapalıya İadesi Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 48 |
Oku
Süreç ve İnfaz Kararı: Adli para cezasından çevrilme hapis cezasını doğrudan açık ceza infaz kurumunda infaz etmekte iken firar eden hükümlü hakkında Ceza İnfaz Kurumu tarafından kapalı kuruma iade kararı verilmiş ve İnfaz Hakimliğinin onayına sunulmuştur. İnfaz Hakimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi Kararı: İzmir 1. İnfaz Hakimliği, adli para cezasından çevrilen hapis cezalarının infazına doğrudan açık cezaevinde başlandığını, doğrudan açığa gönderilenlerin kapalıya iade edileceğine dair açık hüküm bulunmadığını belirterek talebi reddetmiştir. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi de yapılan itirazı reddetmiştir. Yargıtay Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, adli para cezasından dönüştürülüp doğrudan açık cezaevinde infaza başlanan hükümlülerin firar etmesi halinde kapalı cezaevine gönderileceğine dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığını, ceza hukukunda sanık/hükümlü aleyhine kıyas yasağı ilkesinin geçerli olduğunu belirterek Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebinin REDDİNE karar vermiştir. |
| Denetimli Serbestlikteyken Tutuklanan Hükümlünün Kapalı Cezaevine İadesi Yargıtay Kararı | Yargıtay 6. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 43 |
Oku
Davacı/Hükümlü Talebi: Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilmekte olan hükümlünün, başka bir suçtan tutuklanması üzerine kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi gerekip gerekmediğine ilişkin talep değerlendirilmiştir. Mahkeme Süreci ve İtiraz: İskenderun İnfaz Hakimliği, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine yer olmadığına karar vermiş; bu karara yapılan itiraz İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay Kararı: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 5275 sayılı Kanun'un 105/A-7 maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanırken CMK 100 uyarınca tutuklama kararı verilen hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. İtirazın kabulü yerine reddedilmesini kanuna aykırı bularak İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |