Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Sel Felaketinde Ruhsatsız Yapılaşma ve Altyapı Eksikliğinde İdarenin Hizmet Kusuru | Danıştay 8. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.10.2026 | 26 |
Oku
📌 Dava Konusu ve Süreç
⚖️ Danıştay'ın Hukuki Değerlendirmesi ve Kararı
|
| İptal Edilen Yönetmelik Hükmüne Dayalı Yeterlilik Sınavı Nedeniyle İlişik Kesme İşlemi Hukuka Aykırı: Danıştay 2. Dairesi Bölge İdare Mahkemesi Kararını Bozdu | Danıştay 2. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 12.10.2026 | 24 |
Oku
Konu: Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Eğitim Merkezi Komutanlığında eğitim gören davacının, yeterlilik sınavında başarısız sayılarak öğrencilikle ilişiğinin kesilmesi işleminin iptali ve mahrum kalınan özlük ve parasal hakların iadesi istemi. Olay: Davacı, 2019 yılındaki ilk yeterlilik sınavında başarısız sayılmış ve ilişiği kesilmiştir. Bu işlem yargı kararıyla iptal edilince Akademiye dönen davacının sağlık raporu nedeniyle ilişiği bir kez daha kesilmiş, bu işlem de yargı kararıyla iptal edilmiştir. Yeniden akademiye katılan davacı, yeniden girdiği yeterlilik sınavında 35,74 puan alarak başarısız sayılmış ve 08/03/2022 tarihli işlemle ilişiği kesilmiştir. Sınavın atış kısmından 10, spor kısmından 0, sözlü kısmından 48,91 puan almıştır. Yargılama Süreci: İdare Mahkemesi, sınavın Yönetmelikte yer alan usullere uygun yapıldığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge İdare Mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetmiştir. Davacı; sözlü sınavın ses ve görüntü kaydının alınmadığını, komisyon tutanaklarının çeliştiğini, sınava hazırlanma imkânı tanınmadığını ve atış puanlama sisteminin ölçme ve değerlendirme ilkelerine aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz etmiştir. Danıştayın Gerekçesi: Yeterlilik sınavı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Eğitim Merkezi Komutanlığı Eğitim-Öğretim Yönetmeliği uyarınca yapılmıştır. Danıştay İkinci Dairesi, daha önce verdiği 13/11/2025 tarihli kararıyla Yönetmeliğin 25. maddesinin 1. fıkrasındaki, sınavın uygulama yöntemi ve konu kapsamının Senato tarafından belirleneceğine dair hükmü ile 26. maddesinin 1. fıkrasını iptal etmiştir. İptal gerekçesi, bu hususların genel, objektif ve somut kriterlerle, hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleri gereği önceden öngörülebilir şekilde yönetmelikle düzenlenmesinin zorunlu olması, her yıl değişebilecek Senato kararlarına bırakılmasının hukuka uygun olmamasıdır. Hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan Yönetmelik hükümlerine dayalı sınav sonucunda tesis edilen ilişik kesme işleminde hukuka uygunluk bulunmamıştır. Sonuç: Danıştay İkinci Dairesi, davacının temyiz isteminin kabulüne ve Bölge İdare Mahkemesi kararının İYUK m. 49/2-b uyarınca bozulmasına, dosyanın yeniden karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine oybirliğiyle karar vermiştir. Karar düzeltme yolu kapalıdır. |
| Sınav Kurulu Üyelerinde Lisansüstü Şartı Aranmaz: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Demiryolları Görevde Yükselme Yönetmeliği İptalini Bozdu | Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 12.10.2026 | 24 |
Oku
Konu: Demiryolu işletmesi personeli görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliğinin bazı hükümlerinin iptali istemiyle sendika tarafından açılan davada, Danıştay İkinci Dairesi kararının taraflarca karşılıklı temyizi. Taraflar ve Uyuşmazlık: Davacı sendika; yönetmeliğin 5. maddesinde "başrepartitör" unvanına yer verilmemesinin, 8. maddesindeki özel şartların ve "programcı" unvanının düzenlenmemesinin, 13. maddenin 2. fıkrasındaki sözlü sınav düzenlemesinin, 14. maddenin 1. fıkrasındaki başarı sıralamasının, 17. maddedeki "lisansüstü öğrenim hariç" ibaresinin ve Geçici 1. maddedeki öğrenim şartının iptalini istemiştir. Davalı idare ise düzenlemelerin takdir yetkisi kapsamında, Genel Yönetmeliğe ve Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşüne uygun hazırlandığını savunmuştur. Daire Kararı: Danıştay İkinci Dairesi, yalnızca yönetmeliğin 17. maddesindeki "lisansüstü öğrenim hariç" ibaresini Genel Yönetmeliğe aykırı bularak iptal etmiş, diğer düzenlemeler yönünden davayı reddetmiştir. Kurulun Gerekçesi: Davanın reddine ilişkin kısımlar aynı gerekçeyle uygun bulunmuştur. İptale ilişkin kısım yönünden Kurul, Genel Yönetmeliğin 13. maddesindeki "öğrenim seviyesi" kavramının, atanılacak unvan için kurumlarca aranan öğrenim düzeyi olarak anlaşılması gerektiğini belirtmiştir. Sınav kurulunun görevi atama yapılacak kadronun gerektirdiği düzeydeki bilgi ve liyakati ölçmek olduğundan, adayın sahip olduğu lisansüstü diploma nedeniyle kurul üyelerinin de lisansüstü düzeyde olması gerekmez. Yönetmelik kapsamındaki hiçbir unvan için lisansüstü öğrenim şartı aranmadığından, söz konusu ibare 657 sayılı Kanun'daki liyakat ilkesine ve Genel Yönetmeliğe uygun, makul, ölçülü ve amaca uygun bir düzenlemedir. Sonuç: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, davacının temyiz isteminin reddine, İkinci Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne ve iptale ilişkin kısmın bozulmasına karar vermiştir. Karar, yönetmeliğin 13. maddesinin 2. fıkrası ile 17. maddesindeki "lisansüstü öğrenim hariç" ibaresi yönünden oy çokluğuyla, diğer düzenlemeler yönünden oy birliğiyle verilmiştir. Karşı oylarda, sözlü sınav kriterlerinin not ağırlıklarının yönetmelikte belirtilmemesi nedeniyle düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ve iptal kısmının onanması gerektiği görüşleri dile getirilmiştir. |
| Askerlik Görevi Esnasında Birlik Misafirhanesinde Şofben Gazından Zehirlenerek Vefat Eden Personelin Vazife Malulü Sayılması Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 03.10.2026 | 33 |
Oku
Dava; Jandarma Tabur Komutanlığında asteğmen olarak görev yapmakta iken birlik içindeki odasında şofbenden çıkan gaz nedeniyle zehirlenerek vefat eden personelin babasının, 5434 sayılı Kanun'un 72. maddesi uyarınca kendisine aylık bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı sonrasında yapılan yargılamada; vefat eden personelin kaldığı misafirhanenin hizmetin devamlılığı için verilen emre dayandığı, istirahat halinde olunsa dahi vazife ile irtibatın kesilmediği, zehirlenmenin teknik arızadan kaynaklandığı ve personelin kusurunun bulunmadığı tespiti yapılmıştır. Olayın yeri, zamanı ve mekanı itibariyle askerlik vazifesinden bağımsız düşünülemeyeceği, ölümün vazifenin neden ve tesiriyle gerçekleştiği gerekçesiyle red işlemi iptal edilmiştir. Danıştay 12. Dairesi temyiz incelemesinde; İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararı bozacak nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasına karar vermiştir. |
| Güvenlik Soruşturması Nedeniyle İptal Edilen Sözleşmeli Er Adaylığının Yargı Kararı Sonrası İhyasında İdarenin Yeniden Sağlık Raporu İsteyemeyeceği ve Tesis Edilen Sözleşme Feshi İşleminin İptali Hakkında Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 27.09.2026 | 37 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Davacı sözleşmeli er adayı, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açtığı davada verilen iptal kararı sonrası görevine iade edilmiştir. Ancak idarece, ilk sağlık raporunun 1 yıllık geçerlilik süresinin dolduğu ileri sürülerek davacı yeniden sağlık muayenesine sevk edilmiş ve 'Sözleşmeli Er Olamaz' raporuna dayanılarak sözleşmesi tekrar feshedilmiştir. Uyuşmazlık, yargı kararının uygulanması aşamasında idarenin davacıyı yeniden sağlık kuruluna sevk etme yetkisinin bulunup bulunmadığı ve tesis edilen ilişik kesme işleminin hukuka uygunluğu noktasındadır. Davacı Talebi: Davacı vekili, Deniz Er Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda sözleşmeli er adayı olarak görev yaparken 'Sözleşmeli Er Olamaz' raporu gerekçe gösterilerek sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptalini, daha önce alınan sağlık raporunun geçerli olduğunu ve bu konuda kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idare vekili, mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporlarının geçerlilik süresinin 1 yıl olduğunu, sürenin dolması sebebiyle davacının yeniden sağlık muayenesine sevk edilmesinde ve yetkili sağlık kuruluşunca düzenlenen rapora istinaden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Yargılama Süreci ve Temyiz Sonucu: İlk Derece Mahkemesi (İdare Mahkemesi), yargı kararı üzerine davacının eğitimine kaldığı yerden devam ettirilmesi gerekirken yeniden sağlık muayenesine tabi tutulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle işlemin İPTALİNE karar vermiştir. Davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesi, idarenin 1 yıllık sürenin dolması sebebiyle yeniden rapor istemesinde hukuki engel bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın REDDİNE karar vermiştir. Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay 12. Dairesi; yargı kararlarının idareyi mutlak olarak bağladığını, iptal kararı üzerine davacının hiç ilişiği kesilmemiş gibi emsalleriyle aynı hukuki sürece tabi tutulması gerektiğini, eğitime ilk başlatıldığında gerekli sağlık şartını taşıyan davacının yeniden sağlık muayenesine tabi tutulmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA oyçokluğuyla karar vermiştir. |
| Danıştay Kararı: Ceza Yargılaması Süreci Devam Ederken Aynı Fiile Dayalı Meslekten Çıkarma Disiplin Cezasında Ceza Mahkemesi Sonucunun Beklenmesi Gerekir | Danıştay 2. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 27.09.2026 | 67 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Davacı polis memuru, yürütülen disiplin soruşturması neticesinde "sahtecilik" fiilini işlediği iddiasıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca verilen "meslekten çıkarma" cezasının iptalini ve mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. Davacı Talebi: Davacı, lehe olan 7068 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, suçlamaların somut delillere dayanmadığını, eşitlik ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edildiğini ve aynı eylemler nedeniyle yargılandığı ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini belirterek işlemin iptalini istemiştir. Davalı Cevabı: Davalı idare, yürütülen disiplin soruşturması ve ceza yargılamasındaki tespitler doğrultusunda tesis edilen meslekten çıkarma işleminin usul ve mevzuata uygun olduğunu savunarak temyiz isteminin reddini talep etmiştir. İlk Derece, İstinaf ve Danıştay Süreci: İlk Derece Mahkemesince, disiplin cezasına dayanak alınan tüzük maddesindeki fiilin 7068 sayılı Kanun'da meslekten çıkarma cezasını gerektiren haller arasında sayılmadığı ve lehe olan kural ilkesi gereği dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. İstinaf incelemesinde Bölge İdare Mahkemesi, ceza mahkemesinde verilen mahkûmiyet kararını esas alarak fiilin sübuta erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Danıştay 2. Dairesi ise, ceza mahkemesi kararının istinaf incelemesinde bozulduğunu ve yargılamanın henüz kesinleşmediğini tespit etmiştir. Disiplin cezasına konu fiil ile ceza yargılamasındaki suç nitelendirmesinin birebir örtüşmesi sebebiyle, ceza yargılaması sonucunda verilecek kararın kesinleşmesi beklenerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Uzman Erbaş Sözleşmesinin Kendisinden İstifade Edilememe Sebebiyle Feshine İlişkin İşlemin Kanuni Dayanağının Anayasa Mahkemesince İptal Edilmesi Nedeniyle İptali Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 26.09.2026 | 64 |
Oku
Taraflar ve Dava Konusu: Uzman çavuş olarak görev yapan davacı ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı (Milli Savunma Bakanlığı) arasındaki sözleşmenin feshi işleminin iptali davasıdır. Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin kendisinden istifade edilemeyeceğinden bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığının 14/02/2018 tarihli işleminin iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idare vekili, davacının kan ve idrar örneklerinde uyuşturucu madde tespit edildiğini, ifa ettiği görevin hassasiyeti ve yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca kendisinden istifade edilememe halinin gerçekleştiğini, işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, davacıdan istifade edilemeyeceği gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Temyiz ve Danıştay Gerekçesi: Temyiz incelemesini yapan Danıştay 12. Dairesi; dava konusu işlemin yasal dayanağını oluşturan 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. ve 19. maddelerindeki 'kendisinden istifade edilememe hallerinin yönetmelikle düzenleneceğine' ilişkin ibarelerin, Anayasa Mahkemesinin 01/06/2022 tarihli ve E:2022/4, K:2022/64 sayılı kararı ile Anayasa'nın 13. ve 70. maddelerine aykırı bulunarak iptal edildiğini vurgulamıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının bağlayıcılığı ve Anayasa'nın üstünlüğü ilkeleri gereğince, iptal edilen kanun hükmüne dayanılarak çıkarılan Yönetmelik uyarınca tesis edilen fesih işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç: Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir. |
| Jandarma Genel Komutanlığında Görev Yapamaz Sağlık Raporu Alan Uzman Erbaşın Sözleşmesinin Feshedilmesine İlişkin İşlemin Hukuka Uygun Olduğuna Dair Danıştay Onama Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 19.09.2026 | 83 |
Oku
Davacı Talebi: Konya ili, İlçe Jandarma Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapmaktayken 'Jandarma Genel Komutanlığında görev yapamaz' kararlı sağlık kurulu raporuna istinaden sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 15/05/2020 tarihli işlemin iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idarece temyiz isteminin reddi ve kararın onanması savunulmuştur. İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince aldırılan Konya Şehir Hastanesi sağlık kurulu raporunda davacıda 'anksiyete bozukluğu, orta düzeyde aort darlık, orta düzeyde aort yetmezliği' tespit edilerek Jandarma Genel Komutanlığında görev yapamayacağının belirtildiği, uzman erbaşların Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin 30. maddesi kapsamında geri hizmet veya karargahta değerlendirilecek personelden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Danıştay Onikinci Dairesi; Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz isteminin reddi ile kararın ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Komando Olamaz Uzman Erbaş Olur Raporu Alan Uzman Onbaşının Başka Sınıf Veya Branşta İstihdamı Değerlendirilmeden Sözleşmesinin Feshedilemeyeceğine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 19.09.2026 | 49 |
Oku
Davacı Talebi: Kayseri 1. Komando Tugay Komutanlığında uzman onbaşı olarak görev yapmaktayken hakkında verilen 'Komando olamaz, uzman erbaş olur' raporuna dayanılarak sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idare temyiz aşamasında savunma vermemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, davacı hakkında düzenlenen sağlık raporlarına ilişkin idarece gerek tıbbi gerekse kadro durumu açısından bir değerlendirme yapılmadan feshin tesis edilmesi hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline, parasal ve özlük haklar bakımından ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise davacının komando sınıfı için belirlenen sağlık şartlarını kaybetmesiyle kendisinden istifade edilememe halinin ortaya çıktığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Danıştay Onikinci Dairesi; davacı hakkında verilen raporda 'uzman erbaşlığa devam eder, sınıfı görevini yapar' tespitinin yer aldığı, askerliğe elverişli (A) diliminde kaldığı dikkate alındığında Kara Kuvvetleri Komutanlığında uygun başka bir sınıf veya branşta yetiştirilmek üzere görevine devam imkanının idarece değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Komando Olamaz Uzman Erbaş Olur Raporu Alan Uzman Onbaşının Feshinde İptal Kararı Onanırken Parasal Ve Özlük Haklar Yönünden Karar Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 19.09.2026 | 40 |
Oku
Davacı Talebi: Bingöl 49. Komando Tugay Komutanlığında uzman onbaşı olarak görev yapmaktayken hakkında verilen 'Komando olamaz, uzman erbaş olur' sağlık raporuna dayanılarak sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davacının ilköğretim mezunu derecesiyle piyade sınıfının komando branşına temin edildiği, komando sağlık şartını kaybetmesi sebebiyle kendisinden istifade edilemeyeceğinin anlaşıldığı ve işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasını savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, davacının uzman erbaş olma niteliklerini kaybetmediği, başka bir branşta değerlendirilmeksizin sözleşmesinin feshedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline, özlük haklarının iadesine ve parasal hakların hak edildiği tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Danıştay Onikinci Dairesi; dava konusu fesih işleminin iptaline ilişkin kısmı ONAMIŞ; ancak idarece iptal kararı doğrultusunda yeniden bir değerlendirme yapılacağından ve doğrudan sözleşme yapılması söz konusu olmadığından bu aşamada kesin bir parasal ve özlük hak kaybından bahsedilemeyeceğini belirterek, parasal ve özlük haklar yönünden 'karar verilmesine yer olmadığına' karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesini hukuka aykırı bularak bu kısmı BOZMUŞTUR. |