Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Sendika Başkanının Sosyal Medya Paylaşımının Şiddete Çağrı İçermediği Ve Düşünce Özgürlüğü Kapsamında Kaldığı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 16 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sendika şube başkanı olan sanık hakkında Facebook hesabından yaptığı siyasi eleştiri niteliğindeki paylaşım sebebiyle tehdit, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme ve halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (TCK m. 213) suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık müdafileri temyiz dilekçesinde suçun unsurlarının oluşmadığını, kararın gerekçesiz olduğunu ve eylemin ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığını savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesince ek savunma verilerek sanığın halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; suça konu ifadelerin halkın bir kesimine veya tamamına yönelik olmaması nedeniyle TCK m. 213 ve TCK m. 216 suçlarının oluşmadığını, paylaşımın şiddet veya tehdit çağrısı içermediği ve sivil itaatsizlik/protesto iması taşıdığı, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlayıcı değil özgürlükçü yorumlanması gerekliliği karşısında eylemin düşünce özgürlüğü kapsamında kaldığını belirterek mahkumiyet hükmünü BOZMUŞTUR. |
| Sosyal Medyada Dini Değerleri Aşağılama Suçunda Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı Sonrası Basit Yargılama Usulünün Değerlendirilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 12 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında Twitter adlı sosyal paylaşım sitesinden yapılan paylaşımlarla halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK m. 216/3) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık müdafii temyiz dilekçesinde; eylemin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, suçun manevi unsurunun oluşmadığını ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 216/3, 43/1 ve 62 uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; Anayasa Mahkemesinin CMK Geçici 5. maddesindeki "hükme bağlanmış" ibaresine ilişkin iptal kararı neticesinde, sanık lehine olan basit yargılama usulünün (CMK m. 251/3) uygulanma imkanının doğduğunu ve yerel mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Halkın Bir Kesiminin Benimsediği Dini Değerleri Alenen Aşağılama Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmünün Onanması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 17 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK m. 216/3) suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık müdafii temyiz dilekçesinde suçun unsurlarının oluşmadığını, sanıkta suç kastı bulunmadığını, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, Anayasa'nın 24. maddesi ile AİHS'e aykırı olduğunu ve aleniyet unsurunun gerçekleşmediğini belirterek beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Kararı: Asliye Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; toplanan delillere, oluşa ve mahkemenin takdirine göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarını reddederek usul ve kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA karar vermiştir. |
| Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçunda Kamu Güvenliği Açısından Somut Tehlikenin Tartışılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 14 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle devletin egemenlik alametlerini alenen aşağılama (TCK m. 300/1) ve halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/2) suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık müdafii temyiz dilekçesinde suçlama ve mahkumiyet kararlarına karşı çıkarak kararın bozulması gerektiğini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Van 3. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın her iki suçtan mahkumiyetine karar verilmiş; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Van Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Ceza Dairesi; devletin egemenlik alametlerini alenen aşağılama suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ONAMIŞTIR. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçu yönünden ise TCK m. 216/2 anlamında kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkıp çıkmadığının mahkemece tartışılması gerektiğini belirterek, yetersiz gerekçe ile kurulan mahkumiyet hükmünü BOZMUŞTUR. |
| Birden Fazla Kadınla Otellerde Konaklayan Ve Duygusal Yazışmalar Yapan Erkeğin Eylemlerinin Zina Sayılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 15 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, zina (TMK m. 161) olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1) sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Yerel Mahkemece erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı kabul edilerek davanın TMK m. 166/1 uyarınca kabulü ile boşanmaya karar verilmiş, zina sebebine dayalı talep reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin evlilik süresince sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek farklı tarihlerde kadınlarla otellerde kaldığı, telefon kayıtlarında birden fazla kadınla olağan dışı sayıda görüşmesinin bulunduğu ve sosyal medyada duygusal yazışmalar yaptığının sabit olduğunu belirtmiştir. Bu durum karşısında kadının zinaya dayalı (TMK m. 161) boşanma davasının kabulü gerekirken yetersiz gerekçe ile reddini usul ve kanuna aykırı bularak kararı BOZMUŞTUR. |
| Sadakat Yükümlülüğünü İhlal Ederek Başka Erkeklerle Müstehcen Yazışmalar Yapan Kadının Ağır Kusurlu Bulunması Karşısında Erkeğin Boşanma Ve Tazminat Davasının Kabulü Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 10 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek, kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, başka erkeklerle müstehcen yazışmalar, görüntülü görüşmeler yaptığını, kendisini ve ortak çocuğu evden kovduğunu, hakaret ve aşağılamalarda bulunduğunu ileri sürerek TMK m. 166 uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velayetine, 105.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı kadın ise erkeğin hakaret ettiğini ve ziynetlerini aldığını savunarak davanın reddini, karşı davasının kabulü ile boşanma, nafaka, velayet, tazminat ve ziynet alacağına karar verilmesini istemiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı iddiaları reddederek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kadının başka erkeklerle müstehcen yazışmalar, görüntülü konuşmalar yapıp buluşarak sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, erkeği ve çocuğu evden kovduğu, yatağını ayırdığı ve ağır kusurlu olduğu kabul edilerek asıl, karşı ve birleşen davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına, velayetin babaya verilmesine, kadın lehine tazminat ve nafaka taleplerinin reddine, erkek lehine 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminat ile çocuk lehine iştirak nafakasına karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Davalı-karşı davacı kadının temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kararın usul, kanun ve delillerin takdirine uygun olduğu gerekçesiyle ONANMASINA karar vererek hükmü kesinleştirmiştir. |
| Eşinin Otelde Başka Bir Kadınla Geceyi Geçirmesi Nedeniyle Zina Sebebine Dayalı Açılan Boşanma Davasının Kabulü Ve Kadın Lehine Hükmedilen Tazminatlar İle İştirak Nafakasının Onanması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 17 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı kadın vekili; davalı erkeğin psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, başka kadınlarla sadakatsizlik eylemlerinde bulunduğunu, farklı tarihlerde otellerde başka bir kadınla konukladığının tespit edildiğini ileri sürerek TMK m. 161 (Zina) olmadığı takdirde TMK m. 166/1 (Evlilik birliğinin temelinden sarsılması) uyarınca tarafların boşanmalarına, velayete, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakasına, 150.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata ve ziynet eşyası alacağına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı-davacı erkek vekili; iddiaların gerçek dışı olduğunu, delillerin hukuka aykırı kurgulandığını savunarak asıl davanın reddini; TMK m. 166/1 uyarınca karşı boşanma davasının kabulü ile 100.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL maddi tazminat ödenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince; erkeğin cinsel partner arama sitesine üye olması, başka bir kadınla otel odasında geceyi geçirmesinin sabit olması nedeniyle zinanın ispatlandığı kabul edilerek erkeğin tam kusurlu olduğuna, kadının TMK m. 161 uyarınca zina sebebiyle boşanma davasının kabulüne, erkeğin karşı davasının ve kadının ziynet alacağı davasının reddine, kadın lehine 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat ile çocuk lehine iştirak nafakasına karar verilmiştir. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesince; kadının tazminatlara yasal faiz uygulanması ve nafaka/tazminat miktarlarına yönelik istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek kadın lehine hükmedilen maddi tazminat 40.000,00 TL'ye, manevi tazminat 40.000,00 TL'ye çıkartılmış ve boşanmanın kesinleşme tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, ortak çocuk lehine iştirak nafakasının aylık 1.000,00 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş; sair istinaf talepleri reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Davalı-davacı erkek vekilinin temyiz incelemesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle kararın ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Eşinin Maaş Kartına El Koyarak Ekonomik Şiddet Uygulayan Ve Küserek Yatağını Ayıran Erkeğe Kusur Yüklenmesi Ve Tazminatın Artırılması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 23 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, erkeğin kendisini azarladığını, hor gördüğünü, yatağını ayırdığını, başka kadınlarla mesajlaştığını ve maaş kartına el koyarak ekonomik şiddet uyguladığını ileri sürerek TMK m. 166 gereğince boşanma, velayet, nafaka ile 250.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş; ıslahla terditli olarak zina sebebiyle de boşanma istemiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek, kadının güven sarsıcı davranışları olduğunu ve evin kilidini değiştirdiğini ileri sürerek boşanma, velayet ve 60.000,00 TL tazminat talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince zinanın ispatlanamadığı, güven sarsıcı davranışlarda bulunan erkeğin ağır kusurlu, evin kilidini değiştiren kadının ise az kusurlu olduğu kabul edilerek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmaya, kadın lehine 70.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminat ile çocuk lehine iştirak nafakasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince tazminat miktarları indirilerek kadın lehine 50.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin küserek yatağını ayırmayı alışkanlık haline getirdiği ve kadının maaş kartını elinde tutarak ekonomik şiddet uyguladığı hususlarının da erkeğe ek kusur olarak yüklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasının ve kadın lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının az olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kadın yararına BOZMUŞTUR. |
| Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 22 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebeplerine terditli olarak dayanarak boşanma davası açmış ve delil olarak erkeğin konakladığı otel kayıtlarının İçişleri Bakanlığı'ndan istenilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek davanın reddini savunmuş, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden kararı temyiz etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince ara kararı ile somut otel ismi ve tarih aralığı bildirildiği takdirde müzekkere yazılmasına karar verilmiş, ancak bu ara kararın gereği yerine getirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. İstinaf başvurusu da reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; otel kayıtlarına ilişkin ara karar gereği yerine getirilmeden eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesini usul ve kanuna aykırı bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Eşine Fiziksel Sözlü Ve Ekonomik Şiddet Uygulayan Erkeğin Ağır Kusurlu Sayılması Karşısında Kadın Lehine Hükmedilen Tazminatların Artırılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 18 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı kadın, erkeğin kendisine fiziksel, sözlü, psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını, hakaret edip uyuşturucu kullandığını ileri sürerek TMK m. 166/1 uyarınca boşanma, ortak çocukların velayeti, nafaka ile 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Davalı-davacı erkek ise kadının evi terk ettiğini ve birlik görevlerini ihmal ettiğini ileri sürerek karşı boşanma davası açmış, 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı davaların reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır kusurlu, kadının ise ortak konuttan ayrı kalarak evi ihmal etmesi sebebiyle az kusurlu olduğu kabul edilerek her iki boşanma davasının kabulüne, kadın lehine 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş; yoksulluk nafakası talebi reddedilmiştir. İstinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; tarafların kusur dereceleri ve ekonomik durumları karşısında kadın lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminatların az olduğu gerekçesiyle hükmü tazminat miktarları yönünden bozmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak kadın lehine 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş; erkeğin bu kararı yeniden temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bozmaya uygun olarak verilen kararı ONAMIŞTIR. |