Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Hakimin Hukuki Sorumluluğuna Dayalı Tazminat Davalarında Resen İhbar Zorunluluğu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 9 |
Oku
Dava Türü: Hâkimlerin Yargılama Faaliyetinden Dolayı Devlet Aleyhine Tazminat Davası (HMK m. 46) Davacı Talebi: Davacı vekili, icra hukuk mahkemesi hakiminin kanuna aykırı şekilde teminatsız tedbir kararı vererek icra takibini durdurduğunu ve zarara uğramalarına yol açtığını ileri sürerek 341.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın Hazineden tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı Hazine vekili, davanın süresinde açılmadığını ve HMK m. 46 şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılamada, hakimin vicdani kanaati doğrultusunda karar verdiğini ve HMK m. 46'daki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddine ve davacının disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Temyiz (Hukuk Genel Kurulu) Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, HMK m. 48/2 uyarınca Devlet aleyhine açılan tazminat davasının zarara neden olan kararı veren hakime resen ihbar edilmesinin zorunlu olduğunu, somut olayda tedbir kararını veren hakime ihbar yapılmayıp gerekçeli kararı yazan hakime ihbar yapıldığını tespit ederek usul ve yasaya aykırı bulunan kararın BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Usulüne Uygun Tebliğ Edilen Sözleşmenin Feshi İşlemine Karşı Açılan Davanın Süre Aşımı Nedeniyle Reddi Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: Uzman Erbaş Sözleşmesinin Feshi İşleminin İptali ve Parasal Hakların Ödenmesi Davacı Talebi: Davacı vekili, sağlık kurulu raporuna istinaden müvekkilinin sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Muğla İl Jandarma Komutanlığı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. Davalı (İdare) Cevabı: Davalı idare vekili, işlemin usulüne uygun tebliğ edildiğini ve davanın süresinde açılmadığını belirterek reddini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İdare Mahkemesince, fesih işleminin 15/01/2022 tarihinde imza karşılığı usulüne uygun tebliğ edildiği, 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra 28/09/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz (Danıştay 12. Dairesi) Kararı: Danıştay 12. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek davacının temyiz isteminin reddi ile kararın ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Akdeniz Anemisi Taşıyıcılığı Nedeniyle Uzman Erbaş Adaylığının Sonlandırılması İşleminin Hukuka Uygun Olduğu Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 15 |
Oku
Dava Türü: Uzman Erbaş Adaylığının Sonlandırılması İşlemi ile Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin İlgili Maddelerinin İptali İstemli İdari Dava Davacı Talebi: Davacı vekili, sınavları başaran müvekkilinin 'Akdeniz Anemisi Taşıyıcılığı' gerekçesiyle uzman erbaş adaylığının sonlandırılmasına ilişkin işlem ile dayanağı olan Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin EK-C ve EK-D listelerinde yer alan taşıyıcı hemoglobinopatileri elenme sebebi sayan düzenlemelerin iptalini talep etmiştir. Davalı İdarelerin Cevabı: Davalı idareler ve müdahil Milli Savunma Bakanlığı, askeri personelin çalışma şartlarının ağır olduğunu, taşıyıcılığın görev sırasında risk oluşturabileceğini ve idarece aranan sağlık şartlarını taşımadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Temyiz (Danıştay 12. Dairesi - İlk Derece) Kararı: Danıştay 12. Dairesi, ilk derece mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılamada; Jandarma teşkilatının ağır çalışma ve terörle mücadele şartları altında görev yapması nedeniyle idarenin yüksek fiziki kabiliyet gerektiren görevlerde tedbir mahiyetinde düzenleme yapabileceğini, bu çerçevede düzenleyici işlemde ve buna dayanılarak adaylığın sonlandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Hatalı Oto Ekspertiz Raporu Nedeniyle Oluşan Değer Kaybında Nispi Metodun Uygulanması Gerektiği Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 03.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: Ayıplı Hizmet Nedeniyle Tazminat (Oto Ekspertiz Raporundaki Hata Sebebiyle Araç Değer Kaybı) Davacı Talebi: Davacı vekili, davalı ekspertiz şirketinin tavanı ve kaputu boyasız olarak raporladığı aracı satın aldığını, sonrasında parçaların boyalı olduğunun ortaya çıktığını belirterek 150.000,00 TL değer kaybı zararının yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, ayıplı mal sorumluluğunun satıcı/üreticiye ait olduğunu, ekspertiz hizmeti ayıplı ise en fazla 400 TL ekspertiz ücretinin iade edilebileceğini ve zararın ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: Tüketici Mahkemesince, davacının ayıplı ekspertiz hizmeti nedeniyle zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ekspertiz işletmesinin rapordaki bilgilerin gerçek durumu yansıtmamasından sorumlu olduğunu teyit etmekle birlikte; değer kaybı hesaplanırken rayiç değerler arasındaki farkın doğrudan alınmasını hatalı bulmuştur. Daire, hesaplamanın ayıpsız ve ayıplı rayiç değerler oranının satış bedeline yansıtılması esasına dayanan 'nispi metod' uyarınca yapılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. |
| Göreve Başlamadan Önceki Hastalığın Tespiti Olmadıkça Adi Malullük Hükümlerinin Uygulanacağı Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 03.09.2026 | 23 |
Oku
Dava Türü: Adi Malul Kabul Edilmeme İşleminin İptali ve Yargılamanın Yenilenmesi Davacı Talebi: Davacı vekili, sağlık nedeniyle sözleşmesi feshedilen uzman çavuş müvekkilinin adi malul kabul edilmemesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı emekli ikramiyesi ve aylıklarının yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. Davalı (İdare) Cevabı: Davalı idare vekili, 5434 sayılı Kanun'un 44. maddesi uyarınca hastalığın göreve başlamadan önce de mevcut olması sebebiyle malul sayılmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İdare Mahkemesince, göreve başlamadan önce ve görev süresince alınan raporlarda rahatsızlığın tespit edilmediği, göreve girişte tespiti şartı gerçekleşmediğinden adi malullük hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle işlemin iptaline ve ödemelerin faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Temyiz (Danıştay 12. Dairesi) Kararı: Danıştay 12. Dairesi, İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile kararın ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Evlatlığın Saklı Payını İhlal Kastıyla Yapılan Bağışlamalarda Tenkis Talebinin Kabulü Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 03.09.2026 | 17 |
Oku
Dava Türü: Sağlararası Tasarrufların Tenkisi Davası Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilini evlat edinen murisin ölümünden dört yıl önce iki taşınmazını davalı Vakfa bağışlayarak müvekkilinin saklı payını ihlal ettiğini ileri sürerek kazandırmaların tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, temliklerin ölümden dört yıl önce yapıldığını, murisin saklı payı ihlal etme kastının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi ve Özel Daire Kararı: İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesince murisin tek mirasçısı olan evlatlığın saklı payını ihlal kastıyla hareket ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi saklı payı zedeleme kastının kanıtlanamadığı gerekçesiyle kararı bozmuş; mahkeme direnmiştir. Temyiz (Hukuk Genel Kurulu) Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, murisin 76 yaşında 45 yaşındaki davacıyı evlat edindiğini, mal varlığının çok büyük bir bölümünü oluşturan taşınmazları aralarının açıldığı dönemde Vakfa bağışlamasının evlatlığın saklı payını zedeleme kastını ortaya koyduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin direnme kararını USUL VE YASAYA UYGUN BULMUŞ ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı Özel Daireye göndermiştir. |
| Uzman Erbaş Adaylığının Sağlık Nedeniyle Sonlandırılmasına İlişkin Temyiz İsteminin Reddi Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 03.09.2026 | 16 |
Oku
Dava Türü: Uzman Erbaş Adaylığının Sağlık Şartları Nedeniyle Sonlandırılması İşleminin İptali ve Parasal Hakların Ödenmesi Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin uzman erbaş adaylık işlemlerinin sağlık şartlarını taşımadığından bahisle sonlandırılarak atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. Davalı (İdare) Cevabı: Davalı idare vekili, davacının sağlık şartlarını taşımadığının tespit edildiğini ve uyuşmazlığın temyize tabi olmadığını belirterek istemin reddini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İdare Mahkemesince, hakkında 'Uzman Erbaş Olamaz' raporu bulunan davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve parasal hak talebinin reddine karar verilmiş; Bölge İdare Mahkemesi ise istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir. Davacının temyiz başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesi, kararın temyize tabi olmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Temyiz (Danıştay 12. Dairesi) Kararı: Danıştay 12. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz isteminin reddine ve kararın ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Uzman Erbaşlığa Engel Sağlık Kurulu Raporu Nedeniyle Adaylığın Sonlandırılması İşleminin Onanması | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 03.09.2026 | 16 |
Oku
Dava Türü: Uzman Erbaş Adaylığının Sağlık Nedeniyle Sonlandırılması İşleminin İptali ve Parasal Hakların Ödenmesi Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin uzman erbaş adaylığının sağlık sebebiyle sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptalini ve bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. Davalı (İdare) Cevabı: Davalı idare vekili, davacı hakkında düzenlenen yetkili sağlık kurulu raporları uyarınca tesis edilen işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İdare Mahkemesince, "komando uzman erbaş olamaz, uzman erbaş olamaz" yönündeki sağlık kurulu raporı uyarınca davacının adaylığının sonlandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; Bölge İdare Mahkemesi ise istinaf başvurusunun ve ardından temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Temyiz (Danıştay 12. Dairesi) Kararı: Danıştay 12. Dairesi, adli yardım talebini kabul ederek yaptığı inceleme sonucunda; Bölge İdare Mahkemesinin temyiz isteminin reddine ilişkin kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek kararın ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Gayrimenkul Satış Vaadinden Doğan Para Alacağına İlişkin Kararların Kesinleşmeden İcraya Konulabileceği | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 03.09.2026 | 11 |
Oku
Dava Türü: İlamlı İcra Takibinde Takibin İptali Şikayeti (İlamın Kesinleşmeden İcraya Konulamayacağı İddiası) Davacı (Borçlular) Talebi: Şikayetçi borçlular vekili, takibe dayanak ilamın gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davası olduğunu, taşınmazın aynına ilişkin ilamların kesinleşmeden icraya konulamayacağını ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir. Davalı (Alacaklılar) Cevabı: Alacaklılar vekili, davada talebin ıslah edilerek tazminata dönüştürüldüğünü, mahkemece para alacağına hükmedildiğini, tapu sicilinde değişiklik yaratmayacağından kesinleşme şartı aranmayacağını savunarak şikayetin reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesi davanın temelde taşınmazın aynına ilişkin olduğu gerekçesiyle takibin iptaline karar vermiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi ise kararın tazminata ilişkin olduğunu ve sicilde değişiklik yaratmayacağını belirterek şikayetin reddine karar vermiş; Özel Daire bozması üzerine direnmiştir. Temyiz (Hukuk Genel Kurulu) Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ilamlı icra bakımından önemli olanın davanın türü değil hükmün niteliği olduğunu, infaz edilecek kısmın hüküm bölümü olduğunu, takibe konu kararda tazminat (para alacağı) hükme bağlandığından ve tapu sicilinde değişiklik yaratmayacağından HMK m. 367/2 anlamında kesinleşme zorunluluğunun bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını ONAMIŞTIR. |
| Yurt Dışında Bulunma Nedeniyle Engel Ortadan Kalktıktan Sonra 3 Gün İçinde Yapılan Gecikmiş İtirazın İncelenmesi Gerektiği | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 03.09.2026 | 15 |
Oku
Dava Türü: İlamsız İcra Takibinde Ödeme Emri Tebliğine İlişkin Gecikmiş İtiraz (İİK m. 65) Davacı (Borçlu) Talebi: Borçlu vekili, müvekkili aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, tebligat tarihinde müvekkilinin yurt dışında bulunduğunu ve tebligattan haberdar olamadığını, Türkiye'ye giriş yaptığı 21.11.2019 tarihinden itibaren engelin kalktığını ileri sürerek ödeme emri tebliğ işleminin iptalini ve öğrenme tarihinin düzeltilerek gecikmiş itirazının kabulünü talep etmiştir. Davalı (Alacaklı) Cevabı: Alacaklı vekili, tebligatın MERNİS adresine usulüne uygun yapıldığını, borçlunun takibi daha önceden e-Devlet üzerinden öğrendiğini ve kötüniyetli olduğunu belirterek şikayetin reddini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle şikayet reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise borçlunun e-Devletten öğrendiği tarihe göre 3 günlük sürenin geçtiğini belirterek gecikmiş itirazı süre aşımından reddetmiştir. Temyiz (Hukuk Genel Kurulu) Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, tebligat tarihinde yurt dışında olan borçlunun kusuru olmaksızın süresinde itiraz edemediğini, engel ortadan kalkarak yurda giriş yaptığı 21.11.2019 tarihinden itibaren 3 günlük yasal süre içinde (25.11.2019 Pazartesi) gecikmiş itirazda bulunduğunu tespit ederek; itirazın esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını BOZMUŞTUR. |