Gayrimenkul Satış Vaadinden Doğan Para Alacağına İlişkin Kararların Kesinleşmeden İcraya Konulabileceği
Dava Türü: İlamlı İcra Takibinde Takibin İptali Şikayeti (İlamın Kesinleşmeden İcraya Konulamayacağı İddiası)
Davacı (Borçlular) Talebi: Şikayetçi borçlular vekili, takibe dayanak ilamın gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davası olduğunu, taşınmazın aynına ilişkin ilamların kesinleşmeden icraya konulamayacağını ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir.
Davalı (Alacaklılar) Cevabı: Alacaklılar vekili, davada talebin ıslah edilerek tazminata dönüştürüldüğünü, mahkemece para alacağına hükmedildiğini, tapu sicilinde değişiklik yaratmayacağından kesinleşme şartı aranmayacağını savunarak şikayetin reddini istemiştir.
İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesi davanın temelde taşınmazın aynına ilişkin olduğu gerekçesiyle takibin iptaline karar vermiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi ise kararın tazminata ilişkin olduğunu ve sicilde değişiklik yaratmayacağını belirterek şikayetin reddine karar vermiş; Özel Daire bozması üzerine direnmiştir.
Temyiz (Hukuk Genel Kurulu) Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ilamlı icra bakımından önemli olanın davanın türü değil hükmün niteliği olduğunu, infaz edilecek kısmın hüküm bölümü olduğunu, takibe konu kararda tazminat (para alacağı) hükme bağlandığından ve tapu sicilinde değişiklik yaratmayacağından HMK m. 367/2 anlamında kesinleşme zorunluluğunun bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını ONAMIŞTIR.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2022/692 E. , 2023/264 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şikâyet isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikâyetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir.
Kararın alacaklılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikâyetin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı borçlular vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TALEP
Şikâyetçi borçlular vekili; alacaklılar vekili tarafından müvekkilleri aleyhine başlatılan ilâmlı icra takibinde icra emrinin 25.11.2020 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiğini, ilâmlı takibe dayanak olan Antalya Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 2019/377 Esas, 2020/275 Karar sayılı kararının kesinleşmeden icraya konulamayacağını, söz konusu ilâmın taşınmazın aynına taalluk eden davalara ilişkin olduğunu, karara göre alacaklıların düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine yargılama devam ederken alacaklıların tapu iptali ve tescil istemi ile açtıkları başka bir davanın bu dosya ile birleştirildiğini, alacaklıların asıl davayı ıslah ederek tazminat talep ettiklerini, birleşen davada ise tapu iptali ve tescil talebinde bulunduklarını ancak harç ikmal edilmediğinden mahkemece birleşen davanın açılmamış sayılmasına, asıl davada ise tazminat isteminin kabulüne karar verildiğini, davanın temelinin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayandığını, alacaklıların tapu iptali ve tescil istemlerini tazminata dönüştürmüş olmalarının davayı taşınmazın aynına yönelik olmaktan çıkarmayacağını, birleşen davada tapu iptal ve tescil isteminin bulunduğunu, tefrik kararı verilmediği gibi birleşen davada verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın da kesinleşmediğini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklılar vekili; müvekkilleri tarafından şikâyetçi borçlular aleyhine tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat talebi ile dava açıldığını, dava açıldıktan sonra davacıların talebini ıslah ederek tazminat talep ettiklerini, zira dava konusu taşınmazların aynen ifasına imkân kalmadığını, davaya tazminat davası olarak devam edilerek hüküm kurulduğundan artık terditli talepten söz edilemeyeceğini, takibe dayanak olan davada taşınmazın aynına ilişkin herhangi bir talebin kalmadığını, bu nedenle mahkemece tapu iptal ve tescil yönünden hüküm kurulmayarak tazminata hükmedildiğini, birleşen dava yönünden harç tamamlanamadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, sicilde değişikliğe yol açacak şekilde taşınmazın aynına ilişkin tescil hükmü bulunmadığından takibe dayanak ilâmın kesinleşmesinin gerekmediğini belirtilerek şikâyetin reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 2020/572 Esas, 2020/608 Karar sayılı kararı ile; davanın esası hakkındaki hüküm kesinleşmeden fer'i nitelikte olan vekâlet ücretine ilişkin kısım infaza ve icra takibine konu edilemeyeceği gerekçesiyle şikâyetin kabulü ile takibin davacılar (şikâyetçiler) yönünden iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarihli kararı ile; takip konusu ilâmın tarafların hukuki durumunda, sicil ve kayıtlarda değişiklik yaratacak nitelikte olmadığı, hakkın özü ile ilgili olmayıp mal varlığında değişiklik yaratacak nitelikte olduğu, takip konusu ilâmın kesinleşmeden infaz edilebileceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikâyetin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ İNCELEME SÜRECİ
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararı ile; temelde dava gayrimenkulün aynına taalluk ettiğinden ilam kesinleşmeden ilamlı icra takibine konulamayacağı gerekçesiyle karar bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince direnme kararı verilmiştir.
VI. TEMYİZ
D. Gerekçe
14. Şikâyet konusu ilâmlı icra takibinde alacaklılar vekili tarafından 5.757.815,22 TL asıl alacak ile karar ve ilâm harcı, yargılama gideri, vekâlet ücreti, işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.060.862,95 TL'nin tahsili talep edilmiştir. Bu açıklamalara göre alacaklılar tarafından ilâmlı icra takibine konu edilen mahkeme kararında para alacağının hüküm altına alındığı ve ilâmlı icra takibinde para alacağının tahsilinin talep edildiği dikkate alındığında, somut uyuşmazlıkta taşınmaz mal ile ilgili ayni hakka ilişkin bir kararın söz konusu olmadığı açıktır. Diğer taraftan takibe dayanak mahkeme kararının cebri icra yolu ile yerine getirilmesi durumunda tapu sicilinde herhangi bir değişikliğin ortaya çıkmayacağı da ortadadır. Bu anlamda taşınmaz mal ile ilgili ayni hakka ilişkin bir mahkeme kararının söz konusu olup olmadığı belirlenirken, kararın yerine getirilmesi durumunda tapu sicilinde değişikliğe yol açıp açmayacağı gözetilmek suretiyle sonuca gidilmelidir.
15. Özellikle vurgulamak gerekir ki, ilâmlı icra bakımından önemli olan davanın türü değil, hükmün niteliğidir. İlâmın infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Somut olayda takibe dayanak ilâm tapu sicil kayıtlarında değil, mal varlığında değişiklik oluşturacak nitelikte olduğundan ilâmın takibe konulması için kesinleşmesi gerekmemektedir.
18. Bu nedenle, usul ve yasaya uygun direnme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde yapılan ikinci görüşmede oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- İş Kazası Tazminat Davalarında Manevi Tazminatın Bölünemezliği ibraname ve Savunma Hakkı İhlali Emsal Karar
- Yurt Dışında Bulunma Nedeniyle Engel Ortadan Kalktıktan Sonra 3 Gün İçinde Yapılan Gecikmiş İtirazın İncelenmesi Gerektiği Emsal Karar
- Düğünde Takılan Ziynet Eşyalarının Erkek Tarafından Bozdurulduğunun Tanıklık Beyanlarıyla İspatlanması Halinde Ziynet Alacağı Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- İhalenin Feshinde Hukuki Yarar ve Usulsüzlüklerin Değerlendirilmesi Emsal Karar
- Hakimin Yargılama Faaliyetinden Kaynaklanan Tazminat Davasında Direnme Yasağı Emsal Karar
- Mal Rejiminin Tasfiyesi Davasında Davalı Eşin Hissedarı Olduğu Şirket Adına Kayıtlı Mal Varlığı Üzerine İhtiyati Tedbir Konulamayacağına İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Belediyelerde Hizmet Alım Sözleşmelerinde Muvazaa Ve Tanık Beyanlarına Karşı Resmî Kayıtların Üstünlüğüne İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Emsal Karar
- Boşandığı Eşiyle Fiilen Birlikte Yaşama Nedeniyle Kesilen Aylıkta Eksik İnceleme Kararı Emsal Karar
- Manevi Tazminat Miktarı Değiştirilerek Verilen Direnme Kararının Usulden Bozulması Emsal Karar
- Hakimin Yargılama Faaliyetinden Kaynaklanan Tazminat Davasının Reddi Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 129 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 90 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu