Hatalı Oto Ekspertiz Raporu Nedeniyle Oluşan Değer Kaybında Nispi Metodun Uygulanması Gerektiği Kararı
Dava Türü: Ayıplı Hizmet Nedeniyle Tazminat (Oto Ekspertiz Raporundaki Hata Sebebiyle Araç Değer Kaybı)
Davacı Talebi: Davacı vekili, davalı ekspertiz şirketinin tavanı ve kaputu boyasız olarak raporladığı aracı satın aldığını, sonrasında parçaların boyalı olduğunun ortaya çıktığını belirterek 150.000,00 TL değer kaybı zararının yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabı: Davalı vekili, ayıplı mal sorumluluğunun satıcı/üreticiye ait olduğunu, ekspertiz hizmeti ayıplı ise en fazla 400 TL ekspertiz ücretinin iade edilebileceğini ve zararın ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: Tüketici Mahkemesince, davacının ayıplı ekspertiz hizmeti nedeniyle zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Temyiz (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ekspertiz işletmesinin rapordaki bilgilerin gerçek durumu yansıtmamasından sorumlu olduğunu teyit etmekle birlikte; değer kaybı hesaplanırken rayiç değerler arasındaki farkın doğrudan alınmasını hatalı bulmuştur. Daire, hesaplamanın ayıpsız ve ayıplı rayiç değerler oranının satış bedeline yansıtılması esasına dayanan 'nispi metod' uyarınca yapılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/585 E. , 2023/2577 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1406 E., 2022/1377 K.
DAVA TARİHİ : 08.09.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/742 E., 2022/390 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 83.545 kilometrede 2015 model marka aracı ihbar olunan Otomotiv Şirketi'nden 24.09.2020 tarihinde 850.000 TL karşılığında satın aldığını, satın aldığı aracın satıcının vadettiği nitelikte olup olmadığının tespiti amacıyla satış işleminden önce aynı tarihte davalı şirketten ekspertiz raporu aldığını, raporda aracın tavanının orijinal olduğu, motor kaputunun uç kısmında boyasız onarım işleminin mevcut olduğunun belirtildiğini, bu rapora itibar ederek aracı satın aldığını, 10.10.2020 tarihinde aracını satmak istediğinde farklı bir şirketten aldığı iki ayrı ekspertiz raporunda aracın motor kaputu ve tavanın boyalı olduğunun belirtildiğini, davalı şirket tarafından hatalı rapor düzenlendiğini, araçtaki ayıpların ve değer kaybının tespiti için açılan davada düzenlenen 30.03.2021 tarihli raporda; tavanı ve kaputu boyalı araçta 150.000 TL değer kaybı meydana geleceğinin belirtildiğini, davalı şirketin davaya konu araç için düzenlediği 24.09.2020 tarihli ekspertiz raporunun hatalı olması ve bu rapora güvenerek aracı piyasa değerinden çok daha yüksek bir bedelle almış olması nedeniyle uğradığı zararın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; ayıplı maldan sadece satıcı, üretici ve ithalatçı firmanın sorumlu olduğunu, şirketin aracın satıcısı, üreticisi ve ithalatçısı olmadığını, davacı ekspertiz hizmetinin ayıplı olduğunun ispatlanması halinde sadece ekspertiz bedeli olan 400 TL'nin iadesini talep edebileceğini, davacı araç alım satım ile iştigal ediyorsa, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi, davalı alım satım işi ile iştigal etmiyorsa asliye hukuk mahkemesinin görevli, ekspertiz hizmetinin ayıplı olduğu gerekçesi ile dava açılmış ise görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, aracın 24.09.2020 tarihinde mevcut durumunun rapora yansıtıldığı gibi olduğunu, tazminatın şartları oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin kararıyla; davacının ayıplı hizmet dolayısıyla 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 15 inci maddesi uyarınca uğradığı zararı davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince; İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
C. Gerekçe
2. İlgili Hukuk
1. 6502 sayılı Kanun'un "tüketicinin seçimlik hakları" başlıklı 15 inci maddesi.
2. İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin 5 numaralı bendi.
3. Ayıp ve kusurlu imalatlar nedeni ile satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde nispi metod hesaplama yöntemi benimsenmektedir. Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıması miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır.
3. Değerlendirme
2. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ve Bölge Adliye Mahkemesince de doğru olduğu kabul edilen bilirkişi raporunda araçta oluşan değer azalmasının tespiti yapılırken yukarıda yer verilen nisbi yöntemin yanlış şekilde yorumlandığı anlaşılmış olup, dava konusu aracın satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıması miktarı belirlenerek sonucu dairesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin de kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 41 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 41 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 37 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 41 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 37 kez okundu
- Eşini Genç Sekreteriyle Aldatan Koca Aleyhine 200.000 TL Manevi Tazminat Onaması 37 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 37 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 35 kez okundu