Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Eczanede Reçetesiz İlaç Satılması Nedeniyle Uyuşturucu Ticareti Suçundan Mahkumiyet Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Suç Türü: Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama Suçu Sanık ve Savcı Talebi: Sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı; sanığın suç kastının bulunmadığını, delillerin yetersiz olduğunu ve üzerine atılı suçu işlemediğini belirterek beraat kararı verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince sanık eczacının sattığı hapsin suistimal edilip edilmeyeceğini bilemeyeceği ve suç kastının ispatlanamadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise yüksek dozda uyuşturucu etkisi doğuran Lyrica isimli ilacın reçetesiz, sistem kayıtlarına girmeden ve kasa hesabına dahil edilmeden nakit satılması sebebiyle beraat kararı kaldırılarak sanığın TCK 188/3, 188/6, 188/8, 62 uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine göre beyaz reçeteye tabi pregabalin etkin maddeli ilacın eczacı tarafından reçetesiz ve kayıt dışı satılamayacağını, sanığın mesleği gereği bu durumu bildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin mahkumiyet hükmünü ONAMIŞTIR. |
| Affedilen Eylemlerin Kusur Sayılamayacağı ve Yoksulluk Nafakası Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 11 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı kadın, erkeğin davasının reddini, kendi davasının kabulü ile lehine yoksulluk nafakası ve tazminat verilmesini talep etmiştir. Davalı-Davacı Cevabı ve Talebi: Davalı-davacı erkek, kadının davasının reddini ve kendi boşanma davasının kabulünü talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince erkek tam kusurlu bulunarak davasının reddine, kadının davasının kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise erkeğin mesaj atarak barışma isteğinin af sayılmayacağı, kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin davası da kabul edilerek kadının nafaka ve tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin mesaj kayıtlarında eşini sevdiğini ve af dilediğini belirterek kadının önceki davranışlarını affettiğini, affedilen davranışların kusur yüklenemeyeceğini ve erkeğin tam kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Kadının boşanma davası temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden erkeğin boşanma davası konusuz kalmış olup karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi, tam kusurlu erkek karşısında kadına yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve maddi tazminat (TMK m. 174/1) ödenmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Uzun Süreli Haksız Tutuklama Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat (CMK 141 vd.) Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin uyuşturucu ticareti suçundan 2604 gün haksız yere gözaltında ve tutuklu kaldığını, yargılamanın yenilenmesi sonucu beraat ettiğini belirterek 3.000.000 TL maddi ve 3.000.000 TL manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı Hazine vekili, davanın reddini, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunmuştur. İlk Derece ve Bozma Süreci: İlk Derece Mahkemesince verilen kararın manevi tazminat miktarının azlığı sebebiyle Yargıtay tarafından bozulması üzerine; Mahkemece bozmaya uyularak davacı lehine 1.000.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Maddi tazminat yönünden bozma öncesi karar verilmiş ancak ikinci kararda açıkça hüküm kurulmamıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bozma sonrası maddi tazminat hakkında yeniden yazılı bir karar kurulmamış olmasının mahallinde her zaman verilebilecek bir karar olduğunu kabul etmiş; 2604 günlük tutukluluk süresi, tutuklama tarihi ve hak nesafet ilkeleri dikkate alındığında 1.000.000 TL manevi tazminatın makul olduğunu belirterek yerel mahkeme kararlarını ONAMIŞTIR. |
| Şirket Mülkiyetinin Boşaltılması ve Kötüniyetli Faaliyet Nedeniyle Limited Şirketin Feshi Kararı | Yargıtay 11. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 13 |
Oku
Dava Türü: Haklı Nedenlerle Limited Şirketin Feshi, Kar Payı ve Sermaye Payının Tahsili Davacı Talebi: Davacı %50 ortak, diğer ortağın şirketi boşalttığını, eşi adına rakip şirket kurdurarak müşteri portföyünü ve şirket faaliyetlerini bu şirkete aktardığını, bilgi ve defterlere erişimini engellediğini ileri sürerek şirketin haklı nedenle feshine, kar payı ve sermaye payının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı şirket vekili, davacının şirketi zarara uğrattığını, kar payı dağıtım kararı bulunmadığını ve iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: Asliye Ticaret Mahkemesince; davalı şirket yöneticisinin eşi adına şirket kurdurup faaliyetleri buraya yönlendirmesi, şirketi gayrifaal hale getirmesi haklı fesih sebebi kabul edilerek feshine ve tasfiyesine; genel kurul kararı olmaması sebebiyle kar payı talebinin reddine karar verilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin çekilmez derece zedelendiği ve şirketin işlemez hale getirildiği gerekçesiyle verilen fesih ve tasfiye kararını usul ve yasaya uygun bularak ONAMIŞTIR. |
| Uyuşturu Madde Ticareti Suçunda Etkin Pişmanlık ve Ceza Tayini Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 12 |
Oku
Suç Türü: Uyuşşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Yapma Suçu Sanıklar Talebi / Temyiz Sebepleri: Sanıklar müdafileri; suçun unsurlarının oluşmadığını, delillerin hukuka aykırı toplandığını, aramanın usulsüz olduğunu, etkin pişmanlık indirim oranının yetersiz olduğunu ve beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmişlerdir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: Ağır Ceza Mahkemesince sanık ... hakkında TCK 188/3, 188/4-a, 62/1 uyarınca 15 yıl hapis ve 45.000 TL adli para cezası; sanık ... hakkında ise etkin pişmanlık uygulanarak TCK 188/3, 188/4-a, 192/3, 58 uyarınca 12 yıl hapis ve 36.000 TL adli para cezası verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, önleme araması kararı, olay ve arama tutanakları ile ele geçirilen uyuşdurucu maddelerin sübut için yeterli olduğunu, sanık ... hakkında diğer sanığın suçunun ortaya çıkarılmasına yardım etmesi sebebiyle 1/3 oranında etkin pişmanlık indirimi uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümleri ONAMIŞTIR. |
| İrade Fesadı ve Aşamalı Hak Kaybına Yol Açan İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının Geçersizliği Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 12 |
Oku
Dava Türü: İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının İptali (Geçersizliğinin Tespiti) Davası Davacı Talebi: Davacı işçi vekili, müvekkilinin psikolojik rahatsızlığı (anksiyete ve depresif bozukluk) ve kullandığı ilaçların ağır yan etkileri altında bulunduğu gün işveren tarafından apar topar arabulucuya götürüldüğünü, fahiş oranda eksik ödemeyi içeren arabuluculuk tutanağının gabin ve irade fesadı nedeniyle iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı işveren vekili, davacının kendi isteğiyle çalışmak istemediğini, sürecin usulüne uygun yürütüldüğünü ve davacının rahatsızlığının iradesini sakatlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince, fesih tarihi ile arabuluculuk tutanağının aynı gün düzenlendiği, işçiye düşünme süresi verilmediği, makul yarar sağlanmadığı gerekçesiyle tutanağın geçersizliğine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince işverenin dayatmasıyla aynı gün süreç yürütüldüğü, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, arabuluculuğun salt işçinin dava açmasını engellemek amacıyla kullanılamayacağını belirterek kararı ONAMIŞTIR. |
| Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Taşınmazın İdare Adına Tescili Kararı | Yargıtay 5. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 12 |
Oku
Dava Türü: 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. Maddesine Dayanan Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescil Davası Davacı Talebi: Davacı idare vekili, Batman ili merkez köyünde bulunan 231 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescilini ve tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili ile terkinine karar verilmiştir. Davacı idarenin fahiş bedel, kapitalizasyon faiz oranı (%4) ve objektif değer artışına (%300) yönelik istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde, kapitalizasyon faiz oranında ve objektif değer artışı uygulanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR. |
| Çocuğun Baba İle Kişisel İlişkisini Sürekli Engelleyen Anneden Velayetin Alınması Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 12 |
Oku
Dava Türü: Velayetin Değiştirilmesi Davası Davacı Talebi: Davacı baba vekili, boşanma kararı ile velayeti anneye verilen müşterek çocukla kişisel ilişki kurulmasına rağmen annenin çocuğu göstermediğini, 2 yıldır icra yoluyla görebildiğini ve çocuk teslimine muhalefetten yaptırım uygulandığını belirterek velayetin anneden alınarak kendisine verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı anne vekili, iddiaların asılsız olduğunu, çocuğun anne yanında mutlu ve huzurlu olduğunu, babanın nafaka dahi ödemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece ve Direnme Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesi, çocuğun anne yanında bakım ve ihtiyaçlarının karşılandığı ve gelişim için anne yanında kalmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; Yargıtay bozması sonrasında da önceki gerekçelerle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, TMK'nın 324. maddesi uyarınca velayet sahibi velinin diğer tarafın kişisel ilişkisini engellememekle yükümlü olduğunu, davalı annenin babayla görüşmeyi sürekli engelleyerek çocuk teslimine muhalefetten yaptırıma maruz kaldığını ve bu durumun velayet hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu kabul ederek direnme kararını BOZMUŞTUR. |
| Azami Tamir Süresi Aşılan Ayıplı Sanayi Malında Fatura Bedelinin İadesi Kararı | Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Kararının İptali ve Fatura Bedelinin İstirdadı Davacı Talebi: Davacı tüketici, satın aldığı cep telefonunun garanti süresi içinde arızalandığını, tamir için teslim edilmesine rağmen yasal 30 günlük azami tamir süresinde onarılmadığını belirterek Tüketici Hakem Heyetinin tamir ve teslim yönündeki kararının iptalini ve ürün bedelinin iadesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı taraf yargılamaya katılmamıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla), Hakem Heyeti kararından sonra üründeki arızanın giderildiği ancak davacının telefonu teslim almadığı gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Kanun Yararına Temyiz (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz başvurusunu incelemiş; 4077 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca 30 günlük azami tamir süresinin aşılması durumunda tüketicinin bedel iadesi seçimlik hakkını kullanabileceğini, servis raporunda kullanıcı hatası bulunmadığını ve sürenin aşıldığını belirterek mahkemenin reddine ilişkin kesin kararını KANUN YARARINA BOZMUŞTUR. |
| İş Akdini Haklı Nedenle Fesheden İşçinin İhbar Tazminatı Alamayacağı Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: İşçilik Alacakları (İhbar Tazminatı, Fazla Çalışma, Tatil Ücretleri) Davacı Talebi: Davacı işçi vekili, iş akdinin haksız feshedildiğini, primlerin ödenmediğini ve gerçek ücretin sigortaya yansıtılmadığını ileri sürerek ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı işveren vekili, davacının izinsiz ve mazeretsiz işe gelmediğini, gönderilen ihtarnameye cevap vermediğini ve iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İş Mahkemesince feshin davalı tarafından haklı nedenle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ihbar tazminatı ve diğer alacakların tahsiline karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyadaki tanık beyanlarından davacının primlerin dağıtılmaması ve sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmaması sebebiyle işi kendisinin bıraktığını tespit etmiştir. Ücretin sigorta kayıtlarına eksik yansıtılmasının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-f maddesi uyarınca işçiye haklı fesih imkanı verdiğini; ancak iş akdini kendisi haklı nedenle dahi olsa fesheden tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceğini belirterek ihbar tazminatının kabulünü usul ve yasaya aykırı bulup kararı BOZMUŞTUR. |